Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Hırsızlık Suçu İstinaf Başvuru Dilekçesi

Hırsızlık Suçu İstinaf Başvuru Dilekçesi

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ’NE

Sunulmak Üzere

ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO                                    :

İSTİNAF KANUN

YOLUNA BAŞVURAN SANIK   :

KONUSU                                  : X Asliye Ceza Mahkemesinin X Esas ve X Karar Sayılı 13.10.2017 tebliğ tarihli Kararının istinaf incelemesi istemine ilişkin talebimizdir.

AÇIKLAMALAR

Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan …………..Asliye Ceza Mahkemesinin ………… Esas ve ………… Karar Sayılı Kararını kabul etmek mümkün değildir. Şöyle ki:

  • Atılı suçlamaların hukuki nitelendirilmesinde hataya düşülmüştür. Somut olayın gerçekleştiği yer, sözleşme ile kiralanan bir evdir. Diğer sanık …… tarafından günlük olarak hukuki bir sözleşme ile kiralanan ve müştekinin de bu durumu kabul ettiği bir evdir. Zilyetliği devredilen taşınmazdaki eşyalarında zilyetliği tarafımıza devredilmiştir. Dosya bir bütün olarak değerlendirildiği zaman zilyetliğin devri amacına aykırı hareket edildiği kabul edilmelidir. TCK md 155/1: (1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(1)” hükmü ile Yargıtay kararları bir bütün olarak değerlendirildiği zaman dosya kapsamındaki suçlamanın Güveni Kötüye Kullanma suçu olarak değerlendirilmesi gerektiği ortadadır. Evin kiralanması zilyetliğin devri niteliğini taşımaktadır ve  X tarafından kiralanan evde  zilyetliğin devri amacına aykırı olarak hareket edildiği düşünülebilir. Bu nedenle verilen karar haksız ve hukuka aykırıdır. Ayrıca Güveni kötüye kullanma suçu CMK md 253. ve 254’te düzenlenen uzlaştırma hükümleri kapsamındadır.

  • Hırsızlık suçlamaları kabul edilse bile; dosya kapsamından anlaşılacağı üzere varlığı iddia edilen eylemler basit nitelikte bir hırsızlık suçuna vücut vermektedir. Dolaysıyla atılı suçlama CMK md 253. ve 254’de düzenlenen uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği aşikardır. Bu nedenle uzlaşma hükümleri uygulanmadan verilen bu karar hatalıdır.

  • Dosya kapsamında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına ilişkin karar hakkaniyete uygun bir karar değildir. Her halükarda suçun faili olarak ben ve diğer sanık ceza almış bulunmaktayız. Kollukta ve mahkeme huzurunda verilen beyanlarda televizyonun alındığını ve satıldığını belirttik. Bu hususta herhangi bir ihtilaf yoktur. Ancak kimin asıl sorumlu olduğu kiminde yardım eden sıfatına sahip olduğu araştırılmadan hatalı bir hüküm kurulmuş ve ayrıca sabit olan bir eylem için samimi ikrar olmadığından bahisle takdiri indirim uygulanmayacağı belirtilmiştir. Böylesi bir durum Türk Ceza Kanunu’nun genel amacına ters düşmektedir. İhtilaflı olmayan bir eylem bulunmaktadır ve bu nedenle de takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

  • Eylemin hırsızlık suçu olduğu kabul edilirse; Çalındığı iddia edilen şey ikinci el bir televizyondur. Piyasa fiyatı en fazla 500-600 Türk lirası civarındadır. Yani satılan malın değeri oldukça düşüktür. TCK md 145 : Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” Hükmü bulunmaktadır. İkinci el olan ve piyasa fiyatı çok az olan bir televizyon için beş yıllık bir ceza verilmesi hakkaniyete uygun bir durum değildir. Kanunun açık hükmü karşısında herhangi bir indirim uygulanmamıştır. Böylesi bir durum kabul edilebilir değildir. Çalındığı iddia edilen malın değerinin az olması nedeniyle indirim yapılması gerektiği aşikar bir durumdur.

SONUÇ VE İSTEM   :

Yukarıda ve Yerel Mahkeme dosyasında arz ve izah ettiğimiz ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle;

Yasaya ve hukuka aykırı olan X Asliye Ceza Mahkemesinin X Esas ve X karar Sayılı Kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak adilane bir kanaate bir varılarak yeniden karar verilmesini;

Ceza davasının Sayın mahkemenizce yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere Yerel Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. tarih

    SANIK

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 02:54

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.