Güveni Kötüye Kullanma, Hırsızlık ve Dolandırıcılık Şikayet Dilekçesi

Güveni Kötüye Kullanma, Hırsızlık ve Dolandırıcılık Şikayet Dilekçesi

X CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

MÜŞTEKİ              :

VEKİLLERİ             :

ŞÜPHELİ                :

SUÇLAR                : Güveni Kötüye Kullanma (TCK md 155) Dolandırıcılık (TCK md 157) Hırsızlık (TCK md 141) Ve diğer Suçlar

AÇIKLAMALAR :

(Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımızı saklı tuttuğumuzu bildiririz.)

A. OLAYIN ÖZETİ

Müvekkil şirket, ….vergi dairesine kayıtlı olup, müvekkil şirketin Bafra köyleri elektrik direği işi olan … şebeke işlemlerini yapmak üzere, … da bir şantiyesi mevcuttur. …şantiyesinin adresi X

Şantiyelerde saha sorumlusunun görevlerinden biri, şantiye işlemlerinin aksamadan yürümesi için, sahada kullanılacak malzeme ve makinaları, önceden araştırarak tedarik edip, saha içindeki sorumlulara dağıtmaktır. Eksik malzeme ve makinalar saha sorumlusu tarafından genel müdürlüğe bildirilir ve malzemeler vakit geçirmeksizin saha içindeki elemanlara dağıtılır. Bafra Şantiyesinde görevli saha sorumlusu şüpheli X’dır. Şüpheli, sahada ihtiyaç duyulan malzemeleri önceden tedarik ederek, bu malzemelerin şantiyedeki işçilere dağıtımından sorumludur. Devredilen her malzeme için sipariş fişi düzenlenerek teslim alan kişi olarak şüpheli X gösterilmektedir. Bu malzemelerin zilyetliği teslimden sonra şüpheliye geçmektedir.

MÜVEKKİL ŞİRKETİN …. ŞANTİYESİNDE ANLAŞILAMAYAN NEDENLERLE İŞLERİN YOLUNDA GİTMEDİĞİ İÇİN TAMAMLANAMADIĞI VE SÜREKLİ AKSAMALARIN YAŞANDIĞI TESPİT EDİLMİŞTİR. İşler eksik kalmakta ve ihtiyaç duyulan malzemeler şantiye çalışanlarına gönderilmediğinden dolayı işler tamamlanamamaktadır. Şantiyedeki görevlilere bunun sebebi sorulduğunda ise, çalışmak için ihtiyaç duyulan malzemelerin kendilerine ulaşmadığını, saha sorumlusu X’ya malzemelerin ne zaman geleceği sorulduğunda ise, kendilerini geçiştirdiklerini belirtmişlerdir.

Saha çalışanı ve aynı zamanda ekipbaşı olan ………, 29.11.2016 tarihli tutanakta, “işinde yaşadığı başarısızlığının nedeninin saha sorumlusu olan ….nın, ihtiyaçları olan malzemenin mevcut olduğu halde kendilerine getirmediğini” beyan etmiştir. Yine aynı tutanakta ekipbaşı ….., kullanmadıkları fazla malzeme olan 80 adete yakın sağlam sokak armatürünün, …… tarafından sonradan alınmak üzere,  yol kenarına bırakıldığını ancak bu malzemelerin daha sonrasında ambara teslim edilmediğini bildirmiştir. Ayrıca, şüpheli ……, saha içindeki aksaklıkların patronlara iletilmemesi için de çalışanları sert bir şekilde uyarmıştır. (İlgili tutanak örneğini dilekçemiz ekinde sunuyoruz.EK-1)

Şüpheliye sipariş fişi düzenlenerek teslim edilen ve şantiyedeki aksaklıkların nedeni olan malzemeler şantiyeye getirilmemiştir. Tutanakta belirtilen ve zilyetliği ….’ya devredilen birçok ürün saha çalışması için kullanılmak üzere şantiyeye getirilmemiştir ve nerede olduğu da bilinmemektedir. (İlgili sipariş fişlerinin örneklerini dilekçemiz ekinde sunuyoruz EK-2)

ŞİKAYET GEREKÇELERİMİZ

Şüpheli ….’nın TCK madde 155’teki güveni kötüye kullanma suçunu işlediği açıktır. TCK madde 155/2’de; “Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir.

Müvekkil şirket ile şüpheli arasında bir iş sözleşmesi mevcut olup, müvekkil şirket ile şüpheli arasında bir hizmet ilişkisi vardır. Şüpheli, hizmet sözleşmesinden kaynaklanarak kendisine zilyetliği devredilen malzemeleri, amacı dışında kullanarak kendisine bir menfaat sağlamıştır. Bu nedenle de TCK 155/2 maddesindeki hizmet ilişkisi gereği kendisine tevdi ve teslim edilen malları zilyetliğinin devri amacı dışında kullanmış ve kendisine menfaat sağlamıştır. Bu nedenle de TCK madde 155’te düzenlenen suçu işlemiştir.

TCK 43/1 maddesinde zincirleme suç hükümleri düzenlenmiştir. Bu hükme göre; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.”

Dilekçemiz ekinde sunduğumuz, ilgili malzemelerin şüpheliye teslimini gösteren evraklar incelendiğinde, şüpheliye farklı tarihlerde çok büyük miktarlarda malzemenin zilyetliği devredilmiş ve bu malzemelerle şüpheli haksız bir menfaat sağlamıştır.

Şüpheli bu suçu tek bir eylemiyle değil, değişik zamanlarda birden fazla eylemiyle bu suç işlemiştir. Dolayısıyla TCK madde 155/2’te düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu, aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda eylemin birden fazla işlenmesi suretiyle haksız menfaat elde edilmiş olması, TCK madde 43’te düzenlenen zincirleme suç hükümlerini oluşturmuştur.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/20831 Esas ve 2014/13948 Karar sayılı kararında; “…Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir… …5237 sayılı TCK’nın 43/1 inci maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi ” şeklinde karar verilmiştir. (İlgili Yargıtay kararını dilekçemiz ekinde sunuyoruz. EK-3)

TCK madde 157’de düzenlenen dolandırıcılık suçunu da işlediği kanısındayız. TCK madde 157’de; “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir.” şeklinde dolandırıcılık suçu düzenlenmiştir. Söz konusu malzemelerin zilyetliği, şüphelinin işi dolayısıyla şüpheliye devredilmiştir. Bu devir sonrasında, şüpheli teslim aldığı malzemelerin şantiyede kullanıldığına inandırmış bu konuda, müvekkil şirket sorumlularını aldatmıştır.  Şüpheli bu malları zilyetliğinin devri amacı dışında kullanarak kendisine haksız bir menfaat sağlamıştır. Bu nedenlerle şüphelinin dolandırıcılık suçunu işlediği açıktır.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/13671 Esas ve 2012/38276 Karar sayılı kararında; “Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. (İlgili Yargıtay Kararını dilekçemiz ekinde sunuyoruz. EK-4)

TCK md 141’de “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” şeklinde hırsızlık suçu düzenlenmiştir. Şüpheli, farklı zamanlarda, zilyetliği müvekkil şirkete ait malzemeleri, müvekkil şirketin haberi olmaksızın izinsiz olarak alıp kendisine menfaat sağlamıştır. Şüphelinin bu eylemleri açıkça, hırsızlık suçunu işlediğini göstermektedir.

Yukarıda açıklandığı üzere, aynı suç işleme kararıyla, TCK md 157’de düzenlenen dolandırıcılık suçunun ve TCK madde 141’de düzenlenen hırsızlık suçunun, değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal edilerek haksız bir menfaat sağlanması nedeniyle de TCK md 43’de düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin dolandırıcılık suçu ve hırsızlık suçu içinde uygulanması gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle şüphelinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun madde 155/2’de düzenlenen güveni kötüye kullanma ve madde 157’de düzenlenen dolandırıcılık suçunu işlediği açıktır. Ayrıca her iki suç bakımından, değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal edilerek haksız bir menfaat sağlanması nedeniyle de TCK md 43’de düzenlenen zincirleme suç hükmü uygulama alanı bulmuştur. Bu nedenlerle şüpheli hakkında gerekli tahkikatın yapılarak cezalandırılmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğumuz doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer ilgili yasal mevzuat

SONUÇ VE İSTEM : (Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli X hakkında gerekli tahkikatın yapılarak cezalandırılması için kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımızla ve vekaleten talep ederiz. tarih

                                              MÜŞTEKİ VEKİLİ

EKLER    :

  1. Tutanak Örneği
  2. Sipariş Fişleri Örnekleri
  3. Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/20831 Esas ve 2014/13948 Karar sayılı kararı
  4. Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/13671 Esas ve 2012/38276 Karar sayılı kararı
  5. Bir Adet Onaylı Vekaletname Örneği

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 01:41

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.