Mahkemeye (Duruşmaya) Gidilmezse Ne Olur?

Duruşma, adaletin tecelli ettiği, davaların görüldüğü bir süreçtir. Duruşmaya katılmak hem anayasal bir haktır hem de vatandaşlık görevidir. Adil bir yargılanma için duruşmada tüm ilgili tarafların bulunması gereklidir. Herhangi bir geçerli sebep olmadan duruşmaya katılmamak, ceza yaptırımı ile sonuçlanabilir.

Duruşmada hazır bulunulmaması davanın aleyhte sonuçlanmasına ve hak kaybına neden olabilir. Bu yüzden mazereti olanların duruşmadan önce bunu mahkemeye bildirmesi önemlidir. Bu yazımda, duruşmaya gitmezseniz ne olur, ceza ile hukuk davalarında tanık-müşteki-sanık-davacı-davalı gibi sıfatlarla davaya katılmazsanız ne olur, bu davranışın olası sonuçları nedir gibi soruları cevaplayacağım. Okuyuculara mevzuat hakkında bilgi ve gerçek hayattan örnekler vereceğim.

Duruşmaya Gitmezsem Ne Olur?

Öncelikle duruşmanın bir ceza mahkemesine mi yoksa hukuk mahkemesine mi ait olduğunu belirlemek gerekir. Çünkü duruşmaya gitmemenin sonuçları ceza ve hukuk mahkemelerinde farklıdır.

Ceza Mahkemesinde Duruşmaya Gidilmezse Ne Olur?

Asliye Ceza, Ağır Ceza ve Çocuk Mahkemeleri “ceza mahkemeleri” olarak kabul edilirler. Bu mahkemelerde bulunan tarafınıza ait bir duruşmaya katılmazsanız ne olur?

Ceza davasındaki sıfatınıza göre duruşmaya katılmamanızın yol açacağı yaptırımlar değişir. Ceza davasında başlıca müşteki, sanık veya tanık sıfatlarıyla kişiler yer almaktadır. Bu sıfatlardan hangisine sahip olduğunuza göre aşağıda duruşmaya katılmamanızın sonuçlarını açıklayalım.

  • Müşteki iseniz: Müşteki duruşmaya katılmaması durumunda, hâkim duruşmayı erteleyebilir. Müştekinin katılımı için başka bir duruşma günü belirlenir ve müştekiye yeni duruşma tarihi bildirilir. Katılmamaya devam ederse hakim müştekinin taleplerini reddedebilir ve dava düşebilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 145. maddesinde ifadeye çağrıldığı halde gelmeyen taraf müşteki dahi olsa hakkında zorla getirme kararı verilebileceği yazmaktadır: “İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır.”

  • Sanık iseniz: Mazeretsiz bir şekilde duruşmaya katılmamak cezai sorumluluk doğurur. Duruşmada hazır bulunma yükümlülüğüne uymayan sanık hakkında zorla getirme kararı verilir. Bu durumda sanık zorla duruşmaya getirilir. Zorla getirme kararına rağmen duruşmaya katılmazsa sanık hakkında gıyabi yakalama kararı çıkarılabilir. Sanık bulunduğu yerde yakalanır ve en yakın savcılık kanalıyla ifadesi alınır.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 146. maddesinde çağrıldığı halde gelmeyen sanık hakkında yakalama kararı verilebileceği düzenlenmiştir: “Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145. maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.”

  • Tanık iseniz: Tanığın duruşmaya katılmaması ve geçerli bir mazereti olmaması durumunda, mahkeme tanığın duruşmaya zorla getirilmesine karar verebilir. Zorla getirme, tanığın duruşmaya katılımının zorunlu olduğu durumlarda geçerlidir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 43. maddesinde tanıkların duruşmaya gelmemesi durumunda hakim tarafından zorla getirme kararı verilebileceği ifade edilmiştir: “Tanıklar çağrı kağıdı ile çağrılır. Çağrı kağıdında gelmemenin sonuçları bildirilir. Tutuklu işlerde tanıklar için zorla getirme kararı verilebilir. Karar yazısında bu yoldan getirilmenin nedenleri gösterilir ve bunlara çağrı kağıdı ile gelen tanıklar hakkındaki işlem uygulanır.”

Yine Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 43. maddesinde tanıkların mazeretsiz şekilde duruşmaya gelmemesi durumunda duruşmanın gecikmesi sebebiyle ortaya çıkan maddi zararların kendisine ödettirilmesine karar verilebileceği ifade edilmiştir: “Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması halinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de tanığa bildirilir.”

Hukuk Mahkemesinde Duruşmaya Gidilmezse Ne Olur?

Aile, Asliye, Sulh ve Tüketici Mahkemeleri “hukuk mahkemesi” olarak kabul edilir. Peki bu mahkemelerdeki bir duruşmaya katılmazsanız ne olur?

  • Davacı iseniz: Davacı duruşmada bulunmazsa ve haklı bir mazereti yoksa ve davalı da davayı takip etmek istemediğini belirtmişse, hâkim davanın düşmesine hükmeder. Bu durumda davayı yeniden açmak zorunda kalırsınız. Dava yeniden açılmazsa yargılama giderleri davacıya yüklenir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150. maddesine göre duruşmaya katılmayan davacının davası işlemden kaldırılır: “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.”

Aynı maddeye göre davacının duruşmaya katılmaması durumunda davalı tarafından yargılamaya devam edilebilir: “Gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir”

Davacının duruşmaya katılmaması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi durumunda karşı avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderleri davacıya yüklenir. Bu husus HMK madde 331’in 3. fıkrasında şu şekilde ifade edilmiştir: “Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.”

  • Davalı iseniz: Davalının duruşmaya mazeretsiz bir şekilde katılmaması durumunda, yokluğunda yargılama yapılabilir. Davacı tarafından davalının aleyhine olacak şekilde iddia ve savunma genişletilebilir. Bu durum da davalının savunma hakkını kullanamamasına yol açar.
  • Tanık iseniz: Bir tanık duruşmaya katılmazsa ve tanığın duruşmada bulunması kritikse, yargıç tanığın duruşmaya zorla getirilmesine karar verebilir. Bu durumda, tanığın, polis tarafından duruşmaya getirilmesi sağlanır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 245. maddesine göre tanık olarak bildirilen kişinin duruşmaya katılması zorunludur, aksi taktirde sebep olduğu giderler kendisinden istenir ve 500 TL disiplin para cezası uygulanır: “Kanunda gösterilen hükümler saklı kalmak üzere, tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun olarak çağrıldığı halde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve beşyüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur. Zorla getirtilen tanık, evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse, aleyhine hükmedilen giderler ve disiplin para cezası kaldırılır”

Mazeret Bildirip Duruşmaya Katılmazsam Ne Olur?

Eğer duruşmaya gelemeyeceğinizi mahkemeye önceden bildirirseniz, mahkeme duruşmayı başka bir tarihe ertelemekte ve sizin yokluğunuzda duruşma yapmamaktadır. Mazeret bildirmek için öncelikle duruşmadan önce mahkemeye dilekçe vermeniz gerekmektedir. Dilekçede mazeretinizi belirterek duruşmaya katılamayacağınızı açıklamalısınız. Mazeret olarak sadece ciddi bir hastalık ya da birinci dereceden yakınlarınızın vefatı gibi önemli bir sebep gösterilebilir.

Dilekçe ile birlikte mazeretinizi kanıtlayan belgeleri de mahkemeye sunmalısınız. Örneğin hastalık mazereti için doktor raporu, yakının vefatı için ölüm belgesi gibi. Aksi halde mahkeme mazeretinizi kabul etmeyebilir.

Ayrıca mazeretinizin mahkeme tarafından kabul edilip edilmediğini öğrenmek için duruşma günü mahkeme kalemini aramanızda fayda vardır. Böylece duruşmanın ertelenip ertelenmediğini öğrenebilirsiniz.

Duruşmaya Gitmemek İçin Mazeretler

Sanığın ya da davacının kabul edilebilir bir mazereti varsa duruşmaya katılmaması mümkündür. Kabul edilebilir mazeretlere şu örnekleri verebilirim:

  • Ciddi bir hastalık veya yaralanma
  • Yakın bir aile üyesinin ölümü
  • Doğal afet ya da beklenmedik bir olay
  • Askerlik veya adli tatil gibi resmi izinler
  • Ulaşım engeli veya yolculuk kısıtlaması
  • Belgelenmiş iş seyahati
  • Hamilelik, doğum veya çocuk bakımı
  • Üniversite sınavı veya zorunlu eğitim

Mazeretin geçerli olup olmadığı hakimin takdirindedir. Sanık veya davacı mazeretini belgelemeli ve mahkemeye önceden bildirmelidir.

Duruşmaya Katılması İçin Avukata Vekalet Vermek

Duruşmaya çeşitli sebeplerle katılamıyorsanız ve bu duruşma sizin için önem arz ediyorsa, bir avukata vekalet vererek sizi temsilen duruşmaya katılmasını talep edebilirsiniz. Türk Hukukunda avukat harici bir kimseye davanızı takip etmesi için vekalet veremezsiniz. Dava takip yetkisi sadece resmi olarak avukat olan bir kişiye verilebilir. Türkiye’de iseniz herhangi bir noter aracılığı ile, yurt dışında iseniz Konsolosluk aracılığı ile avukata vekalet vermeniz mümkün. Vereceğiniz vekalet sadece katılamadığınız o günkü duruşmaya yönelik ise bunu vekaletnamede belirtmelisiniz, aksi taktirde vekalet tüm yargılama sürecini kapsar.

Ancak özellikle ceza mahkemelerinde görülen duruşmalara katılamayacak olmanız durumunda vekalet vermeniz de bir anlam ifade etmeyebilir. Bu durumlara birkaç örnek vermem gerekirse:

  • Ağır ceza suçlarında sanığın bizzat duruşmada hazır bulunması istenebilir.
  • Tanık ve bilirkişilerin ifadeleri sırasında sanık veya davacının duruşmada olması gerekebilir.
  • Hâkim, sanığın veya davacının doğrudan kendi ifadesini almak isteyebilir.

Kısaca, vekâleten katılım belirli kurallar çerçevesinde sınırlı bir şekilde mümkündür ve her zaman kabul edilmeyebilir. Sanığın veya davacının mümkün olduğunca duruşmaya bizzat katılması önemlidir.

Duruşmadan Kaçınmanın Sonuçları

Duruşmaya katılmamak ya da duruşmaya geç kalmak birçok olumsuz sonuca yol açabilir.

  • Duruşma gıyabınızda yapılabilir. Bu durumda mahkeme sizi dinlemeden ve savunmanızı almadan karar verecektir.
  • Mahkeme sizi tutuklamaya karar verebilir. Eğer bir tutuklama kararı verilmişse, polis tarafından yakalanıp cezaevine gönderilebilirsiniz.
  • Mahkeme para cezası kesebilir. Duruşmaya mazeretsiz olarak katılmamanız durumunda mahkeme sizi para cezası ile cezalandırabilir.
  • Davanız aleyhinize sonuçlanabilir. Savunmanızı yapamadığınız için mahkeme kararı sizin aleyhinize çıkabilir.
  • Zamanaşımı ihlali oluşabilir. Bazı suçlar için zamanaşımı süreleri duruşmalarla kesilir. Duruşmaya katılmamanız, zamanaşımının ihlaline yol açabilir.
  • Mahkeme masrafları artabilir. Sürecin uzaması mahkeme masraflarının artmasına neden olur.

Bu nedenle duruşmaya katılmamak çok ciddi hukuki sonuçlara yol açabilir. Eğer mazeretiniz varsa mahkemeye bildirmeli, mazeretsiz iseniz mutlaka duruşmaya katılmalısınız.

Sonuç

Sonuç olarak, adil yargılanma hakkınızı kullanmak ve hak kaybı yaşamamak için duruşmalara katılmanızı öneriyorum. Haklarınızı korumak için duruşmada hazır bulunun veya geçerli bir mazeretiniz varsa bunu mahkemeye bildirin.

Sık Sorulan Sorular

Duruşmaya Gitmemek Suç mudur?

Duruşmaya gitmemek bazı durumlarda suç sayılırken, bazı durumlarda suç sayılmamaktadır. Örneğin hukuk davalarında duruşmaya gitmezseniz davanız düşer, ceza davalarında duruşmaya gitmezseniz hakkınızda zorla getirilme ve hatta yakalama kararı çıkartılabilir.

Mazeretsiz Duruşmaya Gitmezsem Ne Olur?

Duruşmaya mazeret bildirmeden katılmazsanız, sanık veya tanık konumunda iseniz hakkında zorla getirme ve hatta yakalama kararı çıkarılabilir. Davacı konumunda iseniz davanız düşebilir, davalı konumunda iseniz yokluğunuzda işlemler yapılır ve aleyhinize bir sonuç ortaya çıkabilir.

İlgili Kanun Maddeleri

Ceza Muhakemeleri Kanunu Madde 145 - İfade veya sorgu için çağrı

Madde 145 – (1) İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır.

Ceza Muhakemeleri Kanunu Madde 146 - Zorla getirme

Madde 146 – (1) Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145. maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.

(2) Zorla getirme kararı, şüpheli veya sanığın açıkça kim olduğunu, kendisiyle ilgili suçu, gerektiğinde eşkalini ve zorla getirilmesi nedenlerini içerir.

(3) Zorla getirme kararının bir örneği şüpheli veya sanığa verilir.

(4) Zorla getirme kararı ile çağrılan şüpheli veya sanık derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmidört saat içinde çağıran hakimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir veya ifadesi alınır.

(5) Zorla getirme, bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve hakim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından, sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder.

(6) Zorla getirme kararının yerine getirilememesinin nedenleri, köy veya mahalle muhtarı ile kolluk görevlisinin birlikte imzalayacakları bir tutanakla saptanır.

(7) Çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikayetçi ile ilgili olarak da zorla getirme kararı verilebilir.

Ceza Muhakemeleri Kanunu Madde 43 - Tanıkların çağrılması

Madde 43 – (1) Tanıklar çağrı kağıdı ile çağrılır. Çağrı kağıdında gelmemenin sonuçları bildirilir. Tutuklu işlerde tanıklar için zorla getirme kararı verilebilir. Karar yazısında bu yoldan getirilmenin nedenleri gösterilir ve bunlara çağrı kağıdı ile gelen tanıklar hakkındaki işlem uygulanır.

(2) Bu çağrı telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, çağrı kağıdına bağlanan sonuçlar, bu durumda uygulanmaz.

(3) Mahkeme, duruşmanın devamı sırasında hemen dinlenilmesi gerekli görülen tanıkların belirteceği gün ve saatte hazır bulundurulmasını görevlilere yazılı olarak emredebilir.

(4) Cumhurbaşkanı kendi takdiri ile tanıklıktan çekinebilir. Tanıklık yapmayı istemesi halinde beyanı konutunda alınabilir ya da yazılı olarak gönderebilir.

(5) Bu madde hükümleri, kişinin ancak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi halinde uygulanabilir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 150 - Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması

Madde 150

(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.

(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.

(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hallerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.

(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.

(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.

(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde dava açılmamış sayılır.

(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 245 - Çağrıya uyma zorunluluğu

Madde 245

(1) Kanunda gösterilen hükümler saklı kalmak üzere, tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun olarak çağrıldığı halde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve beşyüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur. Zorla getirtilen tanık, evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse, aleyhine hükmedilen giderler ve disiplin para cezası kaldırılır.

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir