Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine Dayalı Tapu Tescil Davası

Davalının, müvekkiller ile noter huzurunda imzaladığı sözleşmede kararlaştırılan paylaşım esasına aykırı olarak, %50 hisseyi farklı bir paylaşım esasıyla sağlamasının müvekkiller açısından hiçbir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Davalı arsa sahiplerince kendisine verilen vekalet görevini kötüye kullanarak, müvekkillerin onayı ve talimatı olmaksızın 10 numaralı bağımsız bölümü tam hisse ile kendi adına tescil ettirerek, esasen %50-%50 paylaşımı sağladığını göstermeye çalışmışsa da, bu durumun sözleşmeye aykırılık ve vekalet görevinin kötüye kullanımını teşkil etmesi yanında ayrıca müvekkillerin mülkiyet hakkını ihlal ettiği de açıktır.

Satış vaadinden kaynaklı tapu iptal ve tescil davaları uzmanlık gerektiren bir alandır. Adana İncekaş Hukuk Bürosu satış vaadinden kaynaklı uyuşmazlıklar hakkında profesyonel avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine Dayalı Tapu Tescil Dava Dilekçesi

ADANA (  ). ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

-İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR.-

DAVACILAR             :

VEKİLLERİ                   :

DAVALI                     :

DAVA DEĞERİ          :

KONU                         :

AÇIKLAMALAR

Müvekiller ve dava dışı birtakım arsa sahipleri ile davalı şirket arasında X Noterliği’nde X tarih ve X yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalanmıştır. (EK-1)

Mezkur sözleşme uyarınca davalı yüklenici şirket; X mahallesinde kain ve tapuda X Ada, X Parsel numaralarında kayıtlı taşınmaz üzerinde X adet dükkan ve X adet daire olmak üzere toplamda X adet bağımsız bölüm inşa edecek ve yüklenicinin bu edimine karşılık arsa sahiplerince taşınmazın %50 hissesi yükleniciye devredilecektir. Sözleşmeye ek olarak, uyuşmazlık konusu taşınmazların iskan, tapu devir ve tescil ve sair işlemlerin yerine getirilebilmesi için arsa sahipleri tarafından X Noterliği’nin tarih ve  yevmiye numaralı vekaletnamesi ile yüklenici şirket vekil tayin edilmiştir.

Mezkur sözleşmenin 2. sayfa 1. paragraf 1. cümlesinde, “…inşaat tamamlandıktan sonra sözleşme ekinde krokide gösterildiği şekilde zemin katta bulunan 1, 2 ve 3 no’lu bağımsız bölümlerin (dükkanların) (tapuda 9-10-11 no’lu), %50 hissesi müteahhide, %25 hissesi ‘a ve %25 hissesi ‘a ait olacak…” denilmekle ve sözleşme ekinde yer alan paylaşım tablosu üzerinde de benzer şekilde gösterilmekle paylaşım esasları belirlenmiştir.

Davalı şirket sözleşme ile üstlendiği inşa borcunu yerine getirmekle birlikte sözleşme ile kararlaştırılan paylaşım esaslarına riayet etmeyerek; 9 no’lu bağımsız bölümü 1/2’şer paylarla kendi ve müvekkil adına, 10 no’lu bağımsız bölümü tam hisse ile kendi adına ve 11 no’lu bağımsız bölümü tam hisse ile müvekkil adına tescil ettirmiştir.

Bilindiği üzere, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan bütün sözleşmelerin geçerliliği resmi şekilde yapılmasına bağlıdır (MK md.706). Resmi şekilde yapılmayan gayrimenkul satış sözleşmeleri geçersiz olup taraflar arasında hiçbir bağlayıcılıkları da yoktur. Bununla birlikte, bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin önsözleşmelerin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmelerin şekline bağlıdır (TBK md.29). Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi de ileride taşınmaz mülkiyetinin tapuda devrini yapmayı taahhüt eden bir önsözleşmedir. Dolayısıyla bu sözleşmeler de resmi senet şeklinde düzenlenmesi ve noter huzurunda iki tarafça imzalanması suretiyle geçerlilik kazanacaktır. (Noterlik K. md. 60/3, md.89).

Resmi şekle tâbi olan bir sözleşmedeki esaslı unsurları değiştiren sözleşmelerin de resmî şekilde yapılması zorunludur. Bu şekil şartına uyulmaksızın sözleşmede bir değişiklik yapılması halinde, tarafların bu değişiklikle bağlı olmayacağı sabittir.

Uyuşmazlığı konu alan hukuki düzenlemelerin yukarıda yer verilen kısa bir izahı doğrultusunda; davalının, müvekkiller ile noter huzurunda imzaladığı sözleşmede kararlaştırılan paylaşım esasına aykırı olarak, %50 hisseyi farklı bir paylaşım esasıyla sağlamasının müvekkiller açısından hiçbir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Davalı arsa sahiplerince kendisine verilen vekalet görevini kötüye kullanarak, müvekkillerin onayı ve talimatı olmaksızın 10 numaralı bağımsız bölümü tam hisse ile kendi adına tescil ettirerek, esasen %50-%50 paylaşımı sağladığını göstermeye çalışmışsa da, bu durumun sözleşmeye aykırılık ve vekalet görevinin kötüye kullanımını teşkil etmesi yanında ayrıca müvekkillerin mülkiyet hakkını ihlal ettiği de açıktır.

Bununla birlikte; müvekkil adına tam hisse ile tescil edilen 11 no’lu bağımsız bölüme ilişkin olarak, sözleşme uyarınca yüklenici adına 1/2 payla tescil edilmesi hususunda müvekkilimizin rızası vardır. Buna karşılık, yüklenicinin sözleşmeye aykırılık teşkil eden fiillere ağır kusurlu olarak tek başına sebebiyet vermiş olması nedeniyle, belirtilen pay devrine ilişkin masraflardan ve buna bağlı olarak doğacak zararlardan da yüklenici tek başına sorumlu olacaktır. Dolayısıyla bu noktada davalının işbu taşınmaza ilişkin olarak yapacağı savunmalara itibar edilmemelidir.

6100 sayılı HMK’nın 389/1 maddesinde, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” denilmektedir. Davaya konu taşınmaz tapuda halen davalı şirket adına kayıtlı olmakla birlikte, davalı şirketin esas faaliyet alanı inşaat sektörü olduğundan davaya konu taşınmazın devredilmesi veya üzerinde mülkiyet hakkını kısıtlayacak bir ayni hak tesis edilmesinin kuvvetle muhtemel olması ve taşınmazlarda tapu siciline güven ilkesinin hakim olması karşısında; uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi elzemdir.

HMK’nın 392/1 maddesinde, “İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla TEMİNAT ALINMAMASINA da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.” denilmektedir.

Talebimize dayanak teşkil eden ve dava dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz X Noterliği’nde tarih ve  yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nin ilgili kanun hükmünde belirtilen nitelikleri taşıması yanında talebimizin haklılığının sözleşmeden açıkça anlaşılıyor olması dolayısıyla dava konusu taşınmaz üzerinde TEMİNATSIZ OLARAK İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini talep etmekteyiz.

HUKUKİ NEDENLER : TMK, TBK, HMK, Noterlik Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri.

HUKUKİ DELİLLER   :

X Noterliği’nde  tarih ve yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve ekleri,

X Noterliği tarih ve  yevmiye numaralı Vekaletname,

X mahallesinde kain ve tapuda X Ada, X Parsel numaralarında kayıtlı taşınmaza ilişkin tapu kayıtları,

Tanık

Keşif ve Bilirkişi

Yemin ve sair her türlü hukuki deliller.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle Davanın Kabulü ile;

X mahallesinde kain ve tapuda X Ada, X Parsel numaralarında kayıtlı taşınmazda yer alan X no’lu depolu dükkan niteliğindeki Taşınmazın Davalıya Ait 1/2 Hissesinin İptali ile Müvekkiller Adına Eşit Paylarla Tesciline,

Tapu iptal ve tescil talebimizin mümkün olmaması halinde taşınmazın güncel değerinin hesaplanarak müvekkillere isabet eden paylar oranında Bedelinin Davalıdan Alınarak Eşit Paylarla Müvekkillere Ödenmesine,

Müvekkillerin zarara uğratılmasının önüne geçmek adına, davalının taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunması engelleyecek şekilde uyuşmazlık konusu taşınmaza Teminatsız Olarak İhtiyati Tedbir Konulmasına,

Her halükarda taşınmazın tapu kaydına Davalıdır Şerhi Konulmasına,

Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederiz. tarih

Davacılar Vekilleri

Son düzenleme tarihi 4 Ağustos 2020 12:36

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.