Evlilik Öncesi Yapılan Katkı Hangi Hukuka Tabidir?

Ara 14, 2020 | Boşanmada Mal Paylaşımı

Evlilik öncesindeki döneme “nişanlılık” veya “fiili birliktelik” ismi verilir. Peki evlilik öncesinde yer alan nişanlılık veya fiili birliktelik dönemlerinde eş tarafından diğer eşe yapılan katkının hukuki durumu nedir? Geri istenebilir mi? Avukat Saim İNCEKAŞ tarafından bu sorularınız yazımızda cevaplandı.

İlk olarak evlilik öncesi nişanlılık veya fiili birliktelik döneminde yapılan katkı nedeniyle Aile Mahkemesi’nde “katkı payı” davası açılamaz. (Açılması durumunda görevsizlik kararı verilir.) Böyle bir durumda ancak Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine dayanabilirsiniz.

Evlilik dışında yapılan katkılar mal rejimleri hukukunun konusunu oluşturmamaktadır. Resmi evlilik gerçekleşmeden önce müstakbel eş adına yapılan katkı genel mahkemeleri ilgilendirir. Böyle bir durumda yapılan katkıya ait dekont veya belge varsa yazılı delil başlangıcı sayılır.

Aşağıda ele aldığımız Yargıtay kararı da evlilik öncesi yapılan katkının hangi hukuk alanına girdiğini açıklamaktadır:

Yasa’nın tanıdığı ve kabul ettiği evlenme şekli dışında gerçekleşen birliktelikler ne ad altında yapılmış olursa olsun, evlilik olarak değerlendirilemez. Medeni Kanun’un yasal görmediği birliktelikler sırasında edinilen mallara yönelik olarak da, evlilik birliği içinde edinilen mallara ilişkin olan kurallara ve değerlendirmelere dayanılarak katkı payı alacağı, değer artış payı alacağı ve katılma alacağı istekli talepte bulunulamaz.

Taraflar arasında mal rejiminin tasfiyesi bakımından dava konusu meskenin tasfiyede dikkate alınabilmesi için evlilik birliği içinde alınmış olması veya evlilik öncesi alınmakla beraber ödemelerinin evlilik içinde yapılmış olması gerekir. Eldeki davada dava konusu mesken evlilik tarihinden önce satın alındığına, evlilik içine sarkan herhangi bir ödeme de bulunmadığına, evlilik öncesi dönemde edinilen meskenin evlilik içinde geçerli kurallar dikkate alınarak tasfiyesi de mümkün olmadığına göre meskenin tasfiyeye dahil edilme imkanı bulunmamaktadır.

Dava konusu 9933 parsel sayılı taşınmaz, 28.07.1998 tarihinde davalı İsmail tarafından satın alınarak tapuya tescil edilmiştir. Bu durumda taşınmazın edinme tarihi itibarıyla davacının mal rejiminin tasfiyesine yönelen katkı payı alacağı isteğinin reddi gerekir.

Davacının evlilik öncesi taşınmazın alımı sırasında yaptığı katkı nedeni ile genel mahkemelerde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açma hakkı mevcuttur. (İlgili Yargıtay kararının tam metni)

Resmi evlilik gerçekleşmeden eşlerden birisinin diğerine ait eve yaptığı katkı söz konusu ise bu durumda da sebepsiz zenginleşme konulu alacak davası açılmalıdır. Yargıtay bu durumu şu şekilde açıklamıştır:

“…Dosya içinde bulunan faturalar ve Bilirkişi raporuna evlilik öncesinde davalıya ait taşınmaza yapılan tadilat ve alınan eşyalara ilişkin taleple ilgili olarak, taraflar arasında resmi evlilik bulunmadığından bu amaçla yapılan harcamalar ile alınan eşyalardan kaynaklanan alacağın mal rejimi hükümlerine göre istenmesi mümkün değilse de, davalının mal varlığında oluşan artış nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince istenmesi mümkün olduğuna, hukuki nitelendirme hakime ait olup Mahkemece buna ilişkin istem doğru şekilde nitelendirildiğine, evlilik öncesi davalı kadına takılan takılar kadına ait bulunduğuna göre, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin buna ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün esasının ONANMASINA”(İlgili Yargıtay kararı tem metni)


Evlilik Öncesi İpotekle Alınan Taşınmaza Yapılan Katkının Hukuki Yeri Nedir?

Evlilik öncesinde ipotekle alınan ve ödemeleri evlilik sonrasına isabet eden bir taşınmazda da diğer eşin katkı yaptığı tarih göz önüne alınacaktır. (3 no’lu kaynağı inceleyiniz.) Yargıtay katkının yapıldığı zamanı önemsemektedir. Yani evlilik öncesinde elden verilen peşin bir miktar varsa, bu miktarın geri iadesi ancak genel hükümlere göre olacaktır. Genel hükümlerden kastımız sebepsiz zenginleşme, bağıştan rücu, inançlı işlem gibi kavramlardır.

Kaynak: 1, 2, 3

Dipnot: Evlilik öncesi nişan hediyesi hususu göz önüne alınmalıdır.

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.