Evliliğin Temelinden Sarsıldığının Kanıtlanamaması Nedeniyle Davanın Reddi

Evliliğin Temelinden Sarsılmasının Kanıtlanamaması Nedeniyle Davanın Reddi Kararı -1-

-KARAR-

Davacı tarafından mahkememizde açılan BOŞANMA DAVASININ yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı dava dilekçesi ile, davalı ile evlendikleri tarihten itibaren ruhen ve fikren anlaşamadıklarını, bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, davalı ile 2002 yılında evlendiklerini davalı ile kısa bir süre evli kaldıklarını, davalının kendisine 2002 yılında boşanma davası açtığını, davanın kabul edildiği ancak davalının daha sonra davasından feragat ettiğini, evliliklerinin fiilen sona erdiğinin artık bir arada yaşamalarının mümkün olmadığının, davalıdan maddi ve manevi taleplerinin bulunmadığını, bu şekilde davalı ile boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davacı duruşmadaki beyanında; eşi ile daha önce boşandıklarını, ancak eşinin daha sonra vazgeçtiğini, şuan üç yıla yakın süredir ayrı evde yaşadıklarını, bu nedenle boşanmalarına karar verilmesini talep ve beyan etmişlerdir.

Davalı duruşmadaki beyanında; eşi ile ayrılmak istemediğini, davanın reddini talep ve beyan etmiştir.

Davalı vekili duruşmadaki beyanlarında; müvekkiline yüklenecek bir kusur olmadığını, bu nedenle davanın reddini talep ve beyan etmiştir.

Celp edilen Küçükçekmece l.Aile Mahkemesinin 2004/1669 Esas ve 2004/3118 karara saydı dosyada davalı için 80.000.000 TL tedbir nafakasına hükmedildiği görüldü.

Celp edilen Küçükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/289 esas, 2002/722 karar saydı dosyası de tarafların boşanmalarına karar verildiği , ancak davacının feragat ettiği ve davacının feragat etmesi nedeniyle 27.05.2004 tarihli ek karar ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yapılmış, nüfus kayıtları celp edilmiş, tüm deliller toplanmış duruşmada dinlenen davacı tanıkları genel beyanlarında; tarafların üç yıla yakın süredir ayrı olduklarını, beraberlikleri bulunmadığını, ve birbirleri de anlaşamadıklarını beyan etmişlerdir.

Dinlenen davalı tanığı duruşmadaki beyanında; tarafların evlenmeden önce bir yıla yakın nikahsız yaşadıklarını, bir ara Ayten hanımın babasının maaşını alabilmek için boşandıklarını, tekrar bu olaydan dolayı Ayten hanımın davasından vazgeçtiğini, bir yıla yakın süredir tarafların ayrı yaşadığını beyan etmiştir.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu , sosyal ekonomik durum araştırması dinlenen tanık beyanları ve celp edilen Asliye ve Aile mahkemesi dosyalan , tüm delillere göre dava Medeni Yasa 166/1. maddesine davalı boşanma davası olup, şayet evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her birisi boşanma davası açabilir. Hakim, temelinden sarsılma olayını, tarafların sosyal ve ekonomik durumları yaşam biçimleri ve çevre koşullarına göre takdir edecektir. Somut olayda; tarafların daha önceden anlaşmak şekilde boşandıkları, ancak davadan feragat edilip 27.05.2004 tarihinde davanın reddine karar verildiği, davalı Ayten’in ayn yaşamada haklı olması sebebine dayanarak nafaka davası açtığı 1. Aile Mahkemesinin 30.12.2004 tarih 2004/1669 Esas -3118 sayılı kararı ile kendisine tedbir nafakası takdir edilip, hükmün kesinleştiği tanık anlatımları ve celp edilen dosyalara göre davacı tarafın davasını ispat edecek delilleri ortaya koymadığı gibi fiilen ayrı yaşamadan dolayı terke dayalı bir boşanma davası da ortada olmadığından yerinde olmayan davanın reddine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

Her ne kadar davalı taraf tedbir nafakası talebinde bulunmuş ise de 1. Aile Mahkemesinin davalı yararına ayrı yaşamadan dolayı tedbir nafakasına hükmedip nafakanın halen devam ettiği anlaşıldığında, tedbir nafakasına yönelik talep konusunda karar verilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Taraflar arasında evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren vaka ve olaylar ispat edilemediğinden ve tanık beyanları evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, gösterecek bir şekilde kabule elverişli olmadığından yerinde olmayan davanın REDDİNE,

2- Aile Mahkemesinin 2004/1669 Esas ve 2004/3 118 Karar sayılı ilamı ve davalı yararına tedbir nafakasına hükmedilmiş olup bu nafaka devam ettiğinden tedbir nafakası yönünden karar vermeye yer olmadığına,

3- Yapdan yargdama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

4- Avukatlık ücreti olan 350,00 YTL’nin davacıdan tahsili ve davalı tarafa

5-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına.

Dair iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere davacı, davalı ve davalı vekilinin yüzüne verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15.06.2005

Katip

Hakim

Evliliğin Temelinden Sarsılmasının Kanıtlanamaması Nedeniyle Davanın Reddi Kararı -2-

-KARAR-

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan BOŞANMA, VELAYET, NAFAKA, MADDÎ VE MANEVİ TAZMİNAT davasının yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalının 28.02.200 tarihinde evlendiklerini ve bu evlilikten 2001 doğumlu E. isminde müşterek bir çocuklarının olduğunu, müvekkili ile davalı eşinin tamamen doğu kültür ve geleneklerine göre hiç tanımadığı ve istemediği bir kişi ile evlenmek zorunda bırakıldığını, müvekkilinin bu evliliği idame ettirmeye çalıştığını, ailesinin baskıları, çocuğun şart olduğu baskıları ve kendisinin de her şeyin daha iyi olacağını düşünerek evliliğin ilk yıllarında çocuk sahibi olduğunu ancak bu gelişmelere rağmen evliliğin ilk yıllarından beri taraflar arasında şiddetli geçimsizlik ve telafisi mümkün olmayacak derin görüş ayrılıklarının ortaya çıktığını, davalının müşterek çocuğu her zaman müvekkiline karşı pazarlık konusu yaptığını, davalının geçimsiz tavırlarının geçimsizliği şiddetlendirdiğini müvekkilinin bütün bu iyi niyeti ve zorla evlendirilmiş olmasına rağmen evliliğini kurtarma çabalarının sonuç vermediğini ve müşterek hayatı imkansız hale getirdiğini, davalı eşin kendi dünyasında kendi hayatını yaşamaya başladığını böylece müşterek hayatın telafisi mümkün olmayacak şekilde imkansız hale geldiğini en son olarak da davalı eşin evi terk ettiğini giderken 5.000.000.000.-TL değerinde ziynet eşyasının tamamını, bütün altınları ve müşterek çocuğu da alarak memleketine gittiğini, tarafların 15.07.2004 tarihinden beri fiilen ayrı yaşadıklarını, davalı eşin ve ailesinin olumsuz davranışları sonucu müşterek evlilik hayatının çekilmez hale geldiğini ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve şiddetli geçimsizlik sebebiyle tarafların boşanmalarına, müşterek çocuk E.’nin İstanbul’da babasının yanında daha verimli bir eğitim alacağı, kültürlü ve sosyal bir çevrede yetişme imkanı bulacağı ve daha rahat yaşayacağının oysaki velayetin anneye verilmesi durumunda annenin eğitim seviyesinin düşük olması, kız çocuğu olması sebebiyle bölge şartlarına göre belki de okula bile gönderilmeme ihtimali ile karşı karşıya kalmaması için velayetin müvekkiline verilmesine, mahkeme masraflarının ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf cevap dilekçesinde, müvekkili ile davacının evlilik birliğinde anlaşamadıklarını, kusurun davacıya ait olup, davacının eşi ve çocuğunu koyarak tehdit ettiğini, davalının evlilik birliği içinde tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini yerinde olmayan davanın reddini şayet boşanmaya karar verilecekse 5.000.000.000.-TL,maddi 5.000.000.000.-TL manevi tazminat ve 400.000.000.-TL nafakaya hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yapılmış, nüfus kayıtlan celp edilmiş, tüm deliller toplanmış, duruşmada dinlenen davacı tanıkları genel olarak beyanlarında, tarafların evlilik birliği içinde anlaşamadıklarını davacının bu yüzden çalışma performansının düştüğünü ev ortamında herhangi bir tartışma ve kavgaya tanık olmadıklarını beyan etmişlerdir. Dinlenen davalı tanıkları beyanlarında, 2004 yılı yaz ayında davalının çocuğu ile gezmeye geldiğini ve Erzincan’da kaldığını evlilik birliği içinde rastladığı bir probleminin bulunmadığını, davalının eşini ve ailesini sevdiğini beyan etmişlerdir.

M.Y.’nın 185. maddesine göre evlenme ile eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler birlikte yaşamak,birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar aynca eşler evlilik birliği mutluluğunun el birliği ile sağlamak çocukların bakımı eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu, dinlenen tanık beyanları ve tüm delillere göre dava M.Y’nın 166/1 maddesine davalı açılmış boşanma davası olup, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir,Hakim tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, çevre koşullarının dikkate alınarak temelinden sarsılma olayını takdir edecektir.

Yapılan sosyal ve ekonomik araştırma toplanan deliller dikkate alındığında,Somut olayda, evlilik birliği içinde davalıya yüklenebilecek bir kusur olmadığı gibi sunulan delillere göre ve tanık anlatımlarına göre tanık beyanları taraflar arasındaki geçimsizliği ispata yarayacak nitelikte görülmediğinden yerinde olmayan davanın reddine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

Dosyaya celp edilen sosyal ekonomik durum araştırmasına göre Türk Medeni Kanununun 195. maddesi uyarınca evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte Hakimin müdahalesini isteyebilirler.Hakim gerektiği taktirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda ön görülen önlemleri alır.

Aynı yasanın 197. maddesine göre eşlerden biri ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.Somut olayda, davacı tarafın açtığı boşanma davası dikkate alınarak tarafların sosyal ve ekonomik durumu, hakkaniyet ilkesi gereği dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacı için 100 YTL yanında kalan çocuk için 75,00 YTL toplam 175 YTL tedbir nafakasının davacı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren olaylar ve vakalar ve davalının kusuru hususu ispat edilemediğinden yerinde olmayan davanın REDDİNE,

2- Dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacı için 100 YTL yanında kalan müşterek çocuk için 75.00 YTL toplam 175 YTL aylık tedbir nafakasının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

3- Aşağıda dökümü yazılı olan mahkeme masraflarının davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

7- Avukatlık ücreti olan 350 YTLnin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

4- Bakiye harç 1,10- YTL’nin davacıdan tahsiline,

Dair yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26.01.2005

Katip

Hakim

Evliliğin Temelinden Sarsılmasının Kanıtlanamaması Nedeniyle Davanın Reddi Kararı -3-

-KARAR-

Davacı vekili tarafından mahkememizde açılan BOŞANMA, NAFAKA, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT davasının yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının müvekkilini 18 yaşını ikmal etmeden kaçırıp ailesinin yanına götürmüş olduğunu, müvekkilinin 18 yaşını doldurduğunda nikahının kıyılmış olduğunu, fakat davalı eşin müvekkiline kötü davranmaya başlamış olduğunu, ayrıca davalı eşin alkol alıp küfür ettiğini, müvekkilini hırpaladığını, 11 Temmuz 2004 gecesinde ise davalının müvekkilini tekme ve yumrukla dövmüş olduğunu, hatta olay sokağa taşıp bıçakla müvekkiline saldırmış olduğunu bu olayın Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığına intikal etmiş olduğunu, bu sebeple tarafların artık bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını, fiilen biten evliliğin hukuken de bitmesinin gerektiğini, yapılacak yargılama sonucunda ise öncelikle 300,00 YTL tedbir nafakasına ve tetkikat neticesinde iddia sabit olacağından tarafların boşanmalarına, 10.000,00 YTL maddi tazminata, 20.000,00 YTL manevi tazminata hükmedilmesine, yapılan yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davacı vekili duruşmadaki beyanlarında; müvekkili yaptığı görüşme neticesinde evliliğin devamının mümkün olmadığını, tarafların boşanmalarına karar verilmesini ve maddi manevi tazminata hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı vekili duruşmadaki beyanlarında; müvekkili ile yaptığı görüşme sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, evlilik birliğindeki kusurun davacıya ait olduğunu, bu nedenle nafaka ve tazminat konusunda haksız olunduğunu, tarafların boşanmalarına karar verilmesini fakat maddi ve manevi tazminatlarının reddini talep ve beyan etmiştir.

Tarafların nüfus kayıtları celp edilmiş,tüm deliller toplanmış, duruşmada dinlenen davacı tanıkları genel olarak beyanlarında; tarafların evlilik birliği ile ilgili görgüye dayalı bir bilgilerinin bulunmadığını davacı Melike’nin eşinin kendisine şiddet uygulayıp bıçakla kovaladığını anlattığını, bunun dışında evlilik içinde geçen olaylardan bilgileri bulunmadığını söylemişlerdir.

Duruşmada dinlenen davalı tanıkları genel olarak beyanlarında; tarafların evlilik birliği içinde anlaşmazlıkları ve huzursuzlukları bulunmadığını, kendilerinin ailelerinin isteklerine karşı çıkarak kaçarak evlendiklerini bundan dolayı davacının babasının evliliği baştan beri istemediğini, bir çok kez davalıyı tehdit ettiğini evlilik birliğinin yürümemesindeki nedenin davacının ailesi olduğunu beyan etmişlerdir.

Celp edilen Küçükçekmece 4.Asliye Ceza Mahkemesini 2003/591 Esas 2004/1014 karar sayılı dosyanın yapılan incelemesinde; davanın reşit olmayan mağdurenin rızası ile kaçırıp alıkoymak olduğu, tarafların evlendiğinden davanın teciline karar verildiği yapılan incelemeden anlaşılmıştır.

Dosyaya ibraz edilen Küçükçekmece C.Başsavcılığının 2004/21095 Hz. 2005/1014 karar sayılı takipsizlik kararında darp,tehdit suçlarına yönelik soyut iddiadan başka delil olmadığı, Adli göre de davacıda fiziki şiddete ilişkin iz ve emar olmadığından kamu adına dava açılmasına yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu, dinlenen tanık beyanları ve tüm delillere göre dava M.K’nın 166/1 maddesine dayalı açılmış boşanma davası olup, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Hakim tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının çevre koşullarının dikkate alınarak temelinden sarsılma olayını takdir edecektir.

Somut olayda; tanık anlatımları duyumdan ibaret olup, evlilik birliği içinde geçen olayları izahtan uzaktır.Bu durum dikkate alındığında taraflar arasında evlilik birliği içinde geçen olaylar temelinden sarsılmayı gerektirecek nitelikte olmayıp, aileler arasındaki çekişmeden kaynaklanıp evlilik birliği içinde geçen süre dikkate alındığında ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekli ve yerinde görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Dosyaya ibraz edilen deliller, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında taraflar arasındaki evlilik birliği içinde temelinden sarsılmaya neden olan olaylar ispat edilemediğinden yerinde olmayan DAYANIN REDDİNE,

2- Yapılan yargılama giderleri ve Avukatlık ücreti vekalet giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

3- Davalı taraf kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden 350,00 YTL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

4- Alınması gereken harç peşin ahndığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına Dair iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yasa yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04.07.2005

Katip

Hakim

Evliliğin Temelinden Sarsılmasının Kanıtlanamaması Nedeniyle Davanın Reddi Kararı -4-

-KARAR-

Davacı vekili tarafından mahkememizde açılan BOŞANMA VE VELAYET davasının yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile, tarafların 2001 yılında evlendiklerini ve bu evlilikten müşterek bir çocukları bulunduğunu, tarafların aralarında kültürel farklılıklar olduğunu, davalının ailesi yüzünden müvekkilinin zor durumda kaldığını, tarafların müşterek çocukları Mert nedeni ile çıkan tartışmada davalının küçüğü de alarak müşterek haneyi terk ettiğini, davalının küçüğün bakımı ile yeterince ilgilenmediğini, bu nedenlerle tarafların evliliklerinin artık çekilmez bir hal aldığını, evliliklerinin fiilen bittiğini, bu nedenle müvekkilinin boşanmaya karar verdiğini, bu sebeple yapılacak yargılama sonucunda tarafların boşanmalarına karar verilerek müşterek çocuğun velayetinin davacı babaya verilmesini, yapılan yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir.

Davacı duruşmadaki beyanlarında; eşi ile aralarındaki sorunların çözümü mümkün olmadığını, boşanmalarına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davacı vekili duruşmadaki beyanlarında; talepleri gibi karar verilmesini tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve beyan etmişlerdir.

Davalı duruşmadaki beyanlarında; ileride müşterek çocuğun mutluluğu için eşi ile boşanmak istemediğini, bu nedenle açılan davanın reddini talep ve beyan etmiştir.

Duruşmada dinlenen davacı tanıkları genel olarak beyanlarında; tarafların evlilik birliği içinde problemler yaşandığını, çocuğun doğumundan sonrada bunların devam ettiğini, davalının evlilik birliği içinde birkaç kez eşine karşı hakaret ettiğini, davalının ailesinin davalıya yakın olduğunu ve sürekli yardıma geldiklerini, bunun dışında taraflar arasında bir probleme rastlamadıklarını beyan etmişlerdir.

Dinlenen davalı tanıkları genel olarak beyanlarında; taraflar arasında evlilik birliği içinde fazla bir problem olmadığını, kavga ve tartışmaların bulunmadığını davacının ailesi nedeniyle problemler çıktığını beyan etmişlerdir.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu ve tüm delil ve belgelere göre dava M.Y’mn 166/1 maddesine davalı açılmış boşanma davasi olup, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir,Hakim tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının çevre koşullarının dikkate alınarak temelinden sarsılma olayını takdir edecektir.

Somut olayda; taraflar arasında evlilik birliği içinde geçen olaylar dikkate alındığında, sadece davacı tanığı Zeliş Pedük’ün evliliğin üçüncü ayında tarafların kavga edip davalının eşine hakaret ettiğini beyan etmiştir. Bu olayın üzerinden uzunca süre geçmiş olması ve tarafların evlilik birliğini tekrar tesis ederek yaşamlarına devam etmeleri ve daha sonra da çocuklarının olması dikkate alındığında evlilik birliği içinde yaşanmış olaylar zamanla tarafların karşılıklı çabaları ile aşılabilecek boyutta olduğundan evlilikte geçen süre ve tarafların yeni çocuklarının oluşu da dikkate alınarak evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı hususunun da mahkememize kanaat gelmemiş bu nedenle yerinde olmayan davanın reddine karar verilmesi gerekli ve yerinde görülmüştür.

HUKUM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Taraflar arasında evlilik birliği içinde geçen olaylar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını gerektirecek nitelikte olmadığından ve aşılabilecek problemler olarak görüldüğünden tarafların evlilikteki geçen süre ve tarafların çocuklarının yaşı dikkate alınarak yerinde olmayan davanın REDDİNE,

2- Yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 

3- Avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

4- Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmamasına

Dair iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yasa yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalının yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18.07.2005

Katip

Hakim

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.