Evliliği Ayakta Tutmaya-Kurtarmaya Yönelik Davranışlar Affetme Sayılmaz – Yargıtay Kararı

Evliliği Ayakta Tutmaya-Kurtarmaya Yönelik Davranışlar Affetme Sayılmaz

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından, kadının davasının kabulü ve kendi davasının reddi yönünden; davacı-davalı (kadın) tarafından ise manevi tazminat miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Mahkemece evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle kadının davasının kabulü suretiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş, bu sonuca ulaşılmasında davalı-karşı davacı (koca)’nın kadının bakire olmadığını iddia etmesi sebebiyle tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek, kocanın açtığı boşanma davası reddedilmiştir.
Mahkemece, davalı-davacı (koca)’nın eşi ile barışıp yeniden evliliği yürütmek için girişimlerde bulunduğu ve kadından kaynaklanan kusurlu davranışları affettiği veya en azından hoşgörü ile karşıladığı gerekçesiyle kocanın karşı boşanma davası reddedilmiş ise de; davalı-davacı (koca)’nın girişimleri af niteliğinde olmayıp, evliliği kurtarmaya yönelik bulunduğu, bu durumda davalı-davacı (koca)’nın eşinin kusurlu davranışlarını affettiği veya hoşgörü ile karşıladığı gerekçesinin gerçekleştiği söylenemez.
Bununla birlikte koca tanıklarının beyanları ve özellikle davalı-davacı (kadın) tarafından kocaya yazıldığı anlaşılan on iki sayfalık tarihsiz mektup içeriğinden kocanın, kadının bakire olup olmadığının tespiti açısından rapor alınmasına yönelik bir talebinin olmadığı, hatta eşinin bu konuda doktora gitmesine dahi müsaade etmediği, kadının kendi babası tarafından götürülerek bu konuda rapor alındığı anlaşılmakla kocanın, kadının bakire olmadığı yönünde bir iddiada bulunduğundan bahsedilemez.
Yapılan tahkikat ve toplanan delillerden; tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakaretlerinin yanında, davacı-davalı (kadın)’ın kendisine tacizde bulunulduğu yönünde eşine yalan söylediği, babasının eşine hakaret ve olumsuz davranışlarına müdahale etmediği, davalı-davacı (koca)’nın da eşinin ailesine saygısızca davrandığı anlaşılmaktadır.
O halde, kocanın davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yazılı gerekçeyle kocanın davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen kadının davası ve ferilerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle 01.10.2014 tarihinde karar verildi.(T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2014/7983 K. 2014/18983 T. 1.10.2014 )

Son düzenleme tarihi 7 Haziran 2020 09:17

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.