Evlenmeye İzin Davası

Hukukumuzda kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın evlenme yaşı 18 olarak belirlenmiştir. (TMK 124/1). Ancak maddenin 2. fıkrası uyarınca; 16 yaşını doldurmuş, yani 17 yaşından gün almış kadın veya erkeğin içinde bulunmuş oldukları olağanüstü durumlar veya pek önemli bir sebebin varlığı halinde mahkemeden izin almaları şartıyla evlenmelerine imkan tanınmıştır.

16 Yaşını Doldurmuş Kişi Nasıl Evlenebilir?

Bu yönde karar verilebilmesi için evlenme izni isteyen 16 yaşını bitirip 18 yaşından gün almamış küçüğün ana ve babasının olanak bulundukça bu konuda dinlenmeleri gerekir. Mahkemece davanın esasa kaydedilip duruşma açılarak delilerin toplanmasına müteakip karar verilecektir. Değişik işlere kaydedilerek, evrak üzerinde karar verilmesi ise bozma nedenidir.

Maddede açıkça ana ve babanın dinlenmeleri gerektiği belirtilmiş olmakla küçüğün ana ve babasının boşanmış olmalarının önemi yoktur. Başka bir anlatımla boşanma halinde sadece velayetin verildiği ana yada babanın dinlenmesi ile yetinilmemeli gerek velayet kendisine verilen ana/baba gerekse diğer eş olanak bulundukça dinlenmelidir.

Küçüğe vasi atanması halinde ise aynı husus küçüğün vasisi için de geçerlidir. Yani TMK’mn 404. maddesi uyarınca kendisine vasi atanan küçüğün evlenmeye izin talebinde olanak bulundukça vasinin dinlenmesi gerekir. Bu hususların ihmali ise kararın bozulması nedenidir. Davanın ana-baba veya vasi tarafından açılması halinde ise olanak oldukça değil mutlaka evlenmesine izin istenen mümeyyiz küçüğün dinlenmesi şarttır.

Başka bir anlatımla mümeyyiz küçüğün ana-baba veya vasisi tarafından evlenmeye izin davasının açılması halinde mümeyyiz küçüğün bizzat dinlenmemesi kararın başlı başına bozulması nedenidir. Mahkemece böyle bir davada ayrıca küçüğün evlenme için gerekli kişiliğe, bedeni ve fikri olgunluğa erişip erişmediği hakim tarafından gözlemlenecek gerekirse bu konularda uzman bilirkişiden rapor da alınacaktır.

Uygulamada müşahade yapıldığı gibi tensiben küçüğün kimlik bilgileri de kontrol edilip, hastaneye gönderilen kişi ile evlenmesine izin istenen kişinin aynı kişi olduğunu denetleyecek şekilde küçüğün sol kolu da mahkemece mühürlenmek suretiyle uzman doktordan küçüğün ayırt etme gücüne sahip olup olmadığı, evlenmesine fikren ve bedenen bir engelinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilmekte ve rapor alınmaktadır.

Bu itibarla talep halinde mutlaka küçüğün ana ve babasını da gösterir tarzda nüfus aile akit tablosu celbedilerek, küçüğün dava tarihi itibariyle 17 yaşından gün alıp almadığı, ana ve babanın hayatta olup olmadıkları belirlenmeli, hayatta olmaları halinde olanak bulundukça ana ve baba dinlenmelidir. Küçüğün 17 yaşından gün almadığının tespiti halinde ise dava şartı gerçekleşmediğinden davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekecektir. Maddede açıkça 16 yaşını dolduran mümeyyiz küçüğün diğer yasal şartların gerçekleşmesi halinde evlenmesine izin verilebileceğini belirttiğinden, TMK’nın 12. maddesi uyarınca henüz 16 yaşını doldurmamış ancak 15 yaşını doldurup da mahkeme kararı ile ergin kılınan kişi ise ergin kılınmış olmasına rağmen henüz 124. madde uyarınca 16 yaşını ikmal etmediğinden evlenmesine izin talebinin reddi gerekecektir.

Aynı şekilde evlenmesine izin verilmesi talep olunan küçüğün ayırt etme gücüne sahip olmaması da talebin reddi nedenidir. Evlenme sırasında devamlı veya geçici ayırt etme gücünden yoksunluk TMK’nın 145 ve 148. maddeleri uyarınca evlenmenin mutlak ve nispi butlan sebebi olarak kabul edilmiştir. Bu durum aynı zamanda Evlendirme Yönetmeliğinin değişik 14. maddesinde: “Ancak ayırt etme gücüne sahip olmayanlar ile on beş yaşını dolduran küçükler, mahkemece reşit kılınsa dahi evlenemez.” biçiminde belirtilmiştir. Küçüğün dava dilekçesinde ana ve babasının dinlenmeden karar verilmesi istemine ise itibar edilmeyecektir.

Ana yada babanın küçüğün evlenmelerine izin vermemeleri halinde ise bu durumun varlığı başlı başına davanın reddi sebebi yapılamayacak, mahkemece ana ve babanın itirazları ile küçüğün ileri sürdüğü olağanüstü durum veya pek önemli sebep birlikte değerlendirilerek küçüğün evlenmesine izin verilip verilmeyeceğine karar verilecektir.

Yukarıda da belirtildiği üzere küçüğe vasi atanmış olması halinde bu defa olanak bulundukça vasinin dinlenmesi gereklidir. Mahkemece ana – baba veya vasinin dinlenmesi, evlenmeye izin talebi hakkında bunların görüşünün alınmasından ibaret olması, sonuçta evlenmeye izin vermemeleri iradelerinin davanın reddini gerektirmemesi nedenlerinden dolayı vasinin dinlenmesi için vesayet makamından izin alınmasına, evlenmeye izin vermesi halinde bu defa denetim makamının onayına gerek yoktur.

Gerek vesayet makamından izin alınmasını gerektiren hallerin düzenlendiği TMK’nın 462. maddesi gerekse denetim makamından da izin alınmasının zorunlu olduğu hallerin düzenlendiği TMK’nın 463. maddesinde evlenmeye izin talebi yer almadığından evlenmeye izin davasında vasinin dinlenmesinden önce vesayet veya denetim makamından bu konuda izin alınmasına gerek yoktur.

Ancak vasi tarafından dava açılması halinde ise öncelikle vasinin vesayet makamından dava açma hususunda yetki ve izin alması gerekir. Vasi tarafından mümeyyiz küçüğün evlenmesine izin davası açmak için vesayet makamından izin almadan dava açması halinde ise vesayet makamından bu dava için izin ve yetki alması için kendisine mehil verilmeli, bu eksiklik giderildikten sonra davanın esasına girilerek diğer hususlar halledilmelidir. Evlenmeye izin davasında özellikle küçüğün menfaatleri nazara alınacağından, vesayet makamından izin talebinde ise vesayet makamının bu talebi reddetmesi mümkün değildir.

Küçüğün nüfus aile akit tablosundaki bilgilerden ana ve babasının her ikisinin de ölü olduğu fakat kendisine vasi atanmadığının anlaşılması ve tespiti halinde ise; TMK’nın 404. maddesi uyarınca küçük velayet altında bulunmadığından, davaya bakan mahkemece küçüğe vasi atanması hususunda derhal küçüğün son yerleşim yeri vesayet makamına (sulh hukuk mahkemesi) bir müzekkere ile ihbarda bulunarak, küçüğe TMK’nın 404. maddesi uyarınca vasi atanması kararını beklemesi ve vasi atanıp, bu karar da kesinleştikten sonra davanın esasına girmesi gerekecektir.

Yukarıdaki şartların varlığı yanında 17 yaşından gün almış mümeyyiz küçüğün evlenmesine izin verilebilmesi için evlenmesinde olağanüstü bir durumun veya pek önemli bir sebebin varlığı gereklidir. Bu hallerin neler olabileceği ise her somut olaya talepte bulunanın göstereceği bilgi ve belgeler, tanık anlatımlarına göre çözümlenecektir. Örneğin 17 yaşındaki bir genç kızın, nişanlısı ile cinsel ilişkiye girmesi ve çevrede hakkında dedikodunun yayılması halinde evlenmeye izin verilebilecektir. Aynı şekilde vesayet altında olup akrabaları tarafından bakılan ve düzenli bir yaşantısı bulunmayan 17 yaşından küçük mümeyyizin bu gerekçesi TMK’nın 124/2. maddesindeki pek önemli bir sebep olarak kabul edilecektir.

Davanın Tarafları

DAVACI : Mümeyyiz küçük yada onun yasal temsilcileri (ana, baba veya vasi) davayı açabileceklerdir.

DAVALI : Hasımsız

Görevli ve Yetkili Mahkeme

GÖREVLİ MAHKEME : Aile mahkemesi veya aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu sıfatla görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi.

YETKİLİ MAHKEME : Yetki söz konusu değildir, her yerde açılması mümkündür.

Zamanaşımı veya Hak Düşürücü Süre

Evlenmesine izin talep olunan küçüğün 17 yaşından gün alıp 17 yaşını dolduracağı tarihe kadarki süre içerisinde her zaman açılabilir. 18 yaşından gün aldığı tarihten sonra ise hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Dava Masraf ve Giderleri

Hasımsız açılan bu davada yapılan yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır. Dava maktu harca tabidir. Basit yargılama usulüne tabidir, adli tatilde de görülür.

16 Yaşını Dolduran Kişinin Evlenmesine İzin Verilmesi Yargıtay Kararları

  • EVLENMEYE İZİN DAVASININ ŞARTLARI

Anılan madde gereğince, mümeyyiz küçük ya da onun yasal temsilcileri davayı açabileceklerdir. Yasal temsilci tarafından açılmış olan davada, mümeyyiz küçük dinlenecek, evlenme için gerekli kişiliğe bedeni ve fikri olgunluğa erişip erişmediği hakim tarafından gözlenecektir.

Kaldı ki evlenmeye izin için gereken fevkalade hallerin ve pek önemli bir nedenin var olup olmadığının da tanık ve diğer delillerle kanıtlanması gerekmektedir.

Hakim ancak bundan sonra tüm delilleri birlikte değerlendirerek mümeyyiz küçüğün menfaatleri gerektiriyorsa evlenmeye izin verebilecektir.

Evlenmesi için izin istenen R. U. dinlenilmeden, fevkalade hallerin ve pek önemli bir nedenin varlığına ilişkin deliller sorulup toplanmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. (Y. 2. HD’nin 30.06.2003 gün ve 8318-9831 s. karan)

  • EVLENMEYE ÎZÎN TALEBİNİN KABULÜ İÇİN ZORUNLU ŞARTLAR
  • DURUŞMA AÇILMADAN EVRAK ÜZERİNDE KARAR VERİLEMEYECEĞİ
  • MÜMEYYİZ KÜÇÜĞÜN DE MUTLAKA DİNLENMESİ, KÜÇÜĞÜN EVLENME İÇİN GEREKLİ OLGUNLUĞA ERİŞİP ERİŞMEDİĞİNİN MAHKEMECE GÖZLENMESİ GEREKTİĞİ
  • ONALTI YAŞINI DOLDURMAMIŞ KÜÇÜĞÜN EVLENMESİNE İZİN VERİLEMEYECEĞİ
  • EVLENMEYE İZİN DAVASININ MÜMEYYİZ KÜÇÜK VEYA YASAL TEMSİLCİLERİ TARAFINDAN AÇILABİLECEĞİ

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 124/2. maddesi ile “Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşım doldurmuş olan erkek ve kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.” Hükmü getirilmiş olup, evlenmeye izin verilebilmesi için ana, baba veya vasinin muvafakatlanndan söz edilmemiş, bu kişilerin karar verilmeden önce dinlenmeleri öngörülmüştür.

Anılan madde gereğince, mümeyyiz küçük yada onun yasal temsilcileri davayı açabileceklerdir. Yasal temsilci tarafından açılan davada, mümeyyiz küçük de dinlenecek, evlenme için gerekli kişiliğe, bedeni ve fikri olgunluğa erişip erişmediği hakim tarafından gözlenecektir.

Mahkemece, velayeti kullanan davacı baba ve evlenmesine izin verilmesi istenilen küçüğün dinlenilmemesi, duruşma açılmayarak evrak üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Diğer taraftan;

4722 Sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 2. maddesinde Türk Medeni Kanununun kamu düzeni ve genel ahlakı sağlamaya yönelik kurallarının, haklarında ayrık hüküm bulunmayan bütün olaylara uygulanacağı öngörülmüştür.

Aynı kanunun 9. maddesinde de, evliliğin kurulması ve sona ermesinin Türk Medeni Kanun hükümlerine tabi olacağına ilişkin hüküm mevcuttur.

Mahkemece, dava ve hüküm tarihi itibarıyla on altı yaşını doldurmamış olan Barkın’m evlenmesine izin verilmesi, yargılama sırasında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 124/2. maddesi hükmüne aykırıdır. (Y. 2. HD’nin 13.04.2004 gün ve 2004-4675 s. karan)

  • EVLENMEYE İZİN DAVASININ MÜMEYYİZ KÜÇÜK VEYA ONUN YASAL TEMSİLCİSİ TARAFINDAN AÇILABİLECEĞİ

Dairemizin yerleşmiş görüşü fevkalade hal nedeniyle evlenmeye izin verilmesini mümeyyiz küçüğün ya da onun yasal temsilcilerinin de (ana, baba, vasisi) isteyebileceği yönündedir. (Y. 2. HD’nin 13.05.1991 T. 5371- 7801 sayılı, 15.9.1995 T. 7842-8812 sayılı kararlan)

  • EVLENMEYE İZİN DAVASINDA MÜMEYYİZ KÜÇÜK İLE ONUN YASAL TEMSİLCİSİNİN DİNLENMESİ GEREKTİĞİ

Mümeyyiz küçüğün açtığı evlenmeye izin davalarında ana, baba veya vasi dinleneceği gibi, yasal temsilcilerin açtığı evlenmeye izin davalarında da mümeyyiz küçük dinlenecek, onun evlenme için gerekli kişiliğe, bedeni ve fikri olgunluğa erişip erişmediği hakim tarafından gözlemlenecek, izlenecek, gerekirse bu konularda uzman bilirkişiden rapor da alınacaktır.

Ayrıca, evlenmeye izin için gerekli fevkalade hallerin ve pek önemli bir nedenin var olup olmadığı da tanık ve diğer delillerle kanıtlanacaktır.

Hakim bundan sonra tüm delilleri birlikte değerlendirerek mümeyyiz küçüğün açık menfaatleri gerektiriyorsa evlenmeye izin verecektir.

Evlenmesine izin istenilen mümeyyiz küçük dinlenmeden, fevkalade hallerin ve pek önemli bir nedenin varlığına ilişkin deliller sorulup toplanmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması Medeni Kanunun 88. maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. (Y. 2. HD’nin 02.02.2000 gün ve 13645 -1032 s. karan)

  • EVLENMEYİ İZİN DAVASININ DURUŞMA AÇILARAK VE OLAĞANÜSTÜ VEYA PEK ÖNEMLÎ NEDENLERİN VARLIĞINA İLİŞKİN TANIK DAHİL TÜM DELİLER TOPLANMAK SURETİYLE KARARA BAĞLANMASI GEREKTİĞİ

Evlenmeye izin için fevkalade hallerin ve pek önemli bir nedenin var olup olmadığının tanık ve diğer delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Hakim tüm delilleri birlikte değerlendirerek mümeyyiz küçüğün menfaatleri gerektiriyorsa evlenmeye izin verilebilecektir.

Fevkalade hallerin ve pek önemli bir nedenin varlığına ilişkin deliller sorulup toplanmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. (Y. 2. HD’nin 01.04.2003 gün ve 3372-4635 s. karan)

  • EVLENMEYE ÎZÎN DAVASINDA OLANAK BULDUKÇA KÜÇÜĞÜN ANA- BABASI VEYA VASİSİNİN DİNLENMELERİNİN GEREKTİĞİ
  • TMK 124/2 MADDESİ HÜKMÜNÜN ANA-BABA YA DA VASİNİN DAVA HAKKINDA MUVAFAKATLARININ ALINMASI ANLAMINI TAŞIMADIĞI-
  • DAVADA GÖREVLİ MAHKEME

Davacılar vekilinin 26.5.2003 tarihli dava dilekçesi ile, müvekkillerinin velayeti altında bulunan Hatice Bardan’ın evlenmesine izin verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 124/2. maddesi ile “Ancak hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir.

Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.” Hükmü getirilmiş olup, evlenmeye izin verilebilmesi için ana, baba veya vasinin muvafakatlarından söz edilmemiş, bu kişilerin karar verilmeden önce dinlenmeleri öngörülmüştür.

Anılan madde gereğince, mümeyyiz küçük ya da onun yasal temsilcileri davayı açabileceklerdir. Yasal temsilci tarafından açılan davada, mümeyyiz küçük dinlenerek, evlenme için gerekli kişiliğe, bedeni ve fikri olgunluğa erişip erişmediği hakim tarafindan gözlemlenecektir.

Mahkemece, olağanüstü durumun ve pek önemli bir sebebin mevcut olup olmadığı tespit edilmeden ve evlenmesine izin verilmesi istenilen küçük dinlenilmeden davacıların beyanları ile yetinilerek, Medeni Kanunun 124/2. maddesi hükmüne aykırı olarak evlenme izni verilmesi usul ve yasaya aykın bulunmuştur. (Y. 2. HD’nin 19.02.2004 gün ve 885-1868 s. karan)

  • SADECE KÜÇÜK VE TANIK BEYANLARI ÎLE YETÎNİLEREK EVLENMEYE İZİN KARARI VERİLEMEYECEĞİ

4721 Saydı Türk Medeni Kanununun 127. maddesinde erkek ve kadının on yedi yaşım doldurmadıkça evlenemeyecekleri hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Kanunun 126. maddesinde “küçük yasal temsilcinin izni olmadan evlenemez” hükmü, 128. maddesinde ise “hakim haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, bu konuda başvuran küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir” hükmü yer almaktadır.

Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden, davacının anne ve babasının sağ oldukları anlaşılmaktadır.

Mahkemece, dava ve hüküm tarihinde on yedi yaşını doldurup onsekiz yaşını ikmal etmeyen 20/5/1987 doğumlu olan davacının anne ve babasının dinlenmeleri hususunda gerekli araştırma yapılarak beyanlarının tespitine çalışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı ve tanık beyanları ile yetinilerek eksik inceleme ve araştırma ile Türk Medeni Kanununun 128. maddesi hükmüne aykırı olarak evlenmeye izin verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Y. 2. HD’nin 18.10.2006 gün ve 6047-14205 s. karan)

  • DAVA VE HÜKÜM TARİHİNDE ONALTI YAŞINI DOLDURMAYAN KİŞİNİN EVLENMESİNE İZİN VERİLEMEYCEĞİ

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 124 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile “Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşım doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.” hükmü getirilmiştir.

Evlenmesine izin verilmesi istenilen 29/3/1989 doğumlu Özlem’in dava ve hüküm tarihinde on altı yaşım doldurmadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, yasal şartın oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Medeni Kanunun 124/2. maddesi hükmüne aykırı olarak evlenmeye izin verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Y. 2. HD’nin 26.06.2006 gün ve 3187-10108 s. karan)

  • KÜÇÜĞÜN YASAL TEMSİLCİSİ DİNLENMEDEN EVLENMEYE İZİN KARARI VERİLEMEYECEĞİ

4721 Sayıh Türk Medeni Kanununun 126. maddesine “küçük yasal temsilcinin izni olmadan evlenemez.” 128. maddesinde ise “hakim haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, bu konuda başvuran küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir” hükümleri yer almaktadır.

Dosya için mevcut nüfus kayıt örneklerinden davacının ana ve babasının sağ oldukları anlaşılmaktadır.

Mahkemece, dava ve hüküm tarihinde on yedi yaşım doldurup on sekiz yaşım ikmal etmeyen davacının yasal temsilcisi dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma de Medeni Kanunun 128. maddesi hükmüne aykın olarak evlenme izni verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. OT- 2. HD’nin 28.03.2005 gün ve 21344925 s. karan)

  • DAVA VE HÜKÜM TARİHÎNDE ONALTI YAŞINI DOLDURMAYAN KİŞİNİN EVLENMESİNE İZİN VERİLEMEYCEĞİ-
  • EVLENMEYE İZİN TALEBİNİN KABULÜ İÇİN ZORUNLU ŞARTLAR
  • DAVADA GÖREVLİ MAHKEME

4787 Saydı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargdama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinin birinci bendinde, 22.11.2001 tarihli ve

4721 saydı Türk Medeni Kanununun Üçüncü kısım hariç olmak üzere ikinci kitabı de 03.12.2001 tarihli ve 4722 saydı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli hakkında Kanuna göre ade hukukundan doğan dava ve işlerin aile mahkemelerinde görülmesi öngörülmüştür.

Mahkemece, anılan hüküm uyarınca evlenmeye izin davalarında aile mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak resen dava dilekçesinin görev yönünden reddine kargır verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Kabule göre ise;

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 124. maddesinin 2. fıkrası ile “Ancak hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba ve vasi dinlenir.” hükmü getirilmiştir.

Dosyada mevcut nüfus kaydından evlenmesine izin verilmesi istenilen 11.09.1987 doğumlu Saniyenin dava ve hüküm tarihinde on altı yaşını doldurmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, yasal şartın oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, on altı yaşım doldurmamış olan küçüğün evlenmesine izin verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Y. 2. HD’nin 21.02.2005 gün ve 16808-2507 s. karan)

  • EVLENMEYE İZİN DAVASINDA KÜÇÜĞÜN ANA-BABASININ VEYA VASİSİNİN DİNLENMELERİNİN ZORUNLU OLMASI
  • ANA-BABA VEYA VASİNİN EVLENMEYE İZİN VERMEMELERİ DURUMU

Davacı Şehriban E. tarafından 14.01.2004 tarihinde hasımsız olarak açılan davada, ana ve babası dinlenmeden evlenmesine izin verilmesinin istendiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 126. maddesine “küçük yasal temsilcinin izni olmadan evlenemez.” 128. maddesinde ise “hakim haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, bu konuda başvuran küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir” hükümleri yer almaktadır.

Dosya için mevcut nüfus kayıt örneklerinden davacımn ana ve babasının sağ oldukları anlaşılmaktadır.

Mahkemece, dava ve hüküm tarihinde on yedi yaşını doldurup on sekiz yaşını ikmal etmeyen davacının yasal temsilcisi dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile Medeni Kanunun 128. maddesi hükmüne aykın olarak evlenme izni verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Y. 2. HD’nin 28.03.2005 gün ve 2134-4925 s. kara-
rı)

  • EVLENMEYE İZİN DAVASINDA GÖREVLİ MAHKEME-KARAR VERMEDEN ÖNCE OLANAK BULDUKÇA TALEPTE BULUNAN KÜÇÜĞÜN ANA-BABA VEYA VASİSİNİN DİNLENMELERİ GEREKTİĞİ

1- 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinin birinci bendinde, 22.11.2001 tarihli 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun Üçüncü Kısmı hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 Sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işlerin aile mahkemelerinde görülmesi öngörülmüştür.

Mahkemece, amlan hüküm uyarınca evlenmeye izin davalarında aile mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak resen dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

2- 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 124. maddesinin 2. fıkrası ile “Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir” hükmü getirilmiştir.

Dosyada mevcut nüfus kaydından evlenmesine izin verilmesi istenilen 25.05.1989 doğumlu Yeliz’in dava ve hüküm tarihinde on altı yaşını doldurmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, yasal şartın oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, onaltı yaşını doldurmamış olan küçüğün evlenmesine izin verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Of. 2. HD’nin 21.03.2005 gün ve 1635-4300 s. kararı)

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.