Evi Haklı Nedenle Terk Eden Eş Lehine Tazminat Mahkeme Kararı

-KARAR-

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine ikame olunan BOŞANMA, VELAYET VE NAFAKA davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde tarafların 1989 yılından beri evli olduklarını,bu evliliklerinden iki müşterek çocuklarının bulunduğunu, taraflar arasında şiddetli geçimsizlik bulunduğunu Bu nedenle tarafların boşanmalarına müşterek çocukların velayetlerinin davacı annede bırakılmasına, her bir çocuk için aylık 2.500.000.000.TL tedbir nafakasına kararla iştirak nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya tebligat çıkarılmış, vekil aracılığıyla verdiği dilekçesinden, davalının ailesinin mali yönden iyi durumda oldukları, bir kısım mallarını satarak davalı kızına ve diğer çocukları ile eşine paylaştırdığı, davacıya dahi bir miktar para verdiği, davacının böyle bir parayı alınca tavırlarının değiştiği, lüks harcamalara yöneldiği, sorumsuz ve pervazsız tavırlarının çocuklara da yansıdığı, çocukların da bu tür lüks talepler içine girdikleri, bunlara izin vermeyince davacının mutsuz olup, ayrı bir ev kiralayıp çocuklarını yanına aldığı, hazır paraya güvenerek evden ayrıldığı, iddialarının doğru olmadığı, yuvasını dağıtmayı istemediği, somut bir neden yokken bu davanın açıldığını, davacının eşine karşı umarsız , duyarsız davranışlar içine girdiği belirtilerek haksız davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.

Tarafların nüfus aile kayıt tabloları getirtilmiş, 25.8.1989 da evlendikleri Letisya ve Aykun isimli reşit olmayan 2 çocuklarının bulunduğu anlaşılmıştır.

Dava nitelik olarak TMK’nın 166 maddesine dayalı şiddetli geçimsizliğe dayalı boşanma davasıdır.

Taraf delillerinin ibrazı sağlanmış, tanık beyanları ile bir kısım mali durumlarına ve çocukların eğitim, spor yaşam ve öğretim giderleri ile, okul sosyal aktivite ve servis harcamalarına ilişkin belgeler dosyaya sunulmuştur.

Tarafların gelir durumlarına göre, yaşam standartlarının belli bir düzey üzerinde olduğu, çocukların halen anne yanında özel okullarda eğitimlerine devam ettikleri, sosyal faaliyetlerinin ve spor aktivitelerinin olduğu, eşlerin fiilen ayrı yaşadıkları dosya bilgileri ile sabit olmuştur.

Duruşmada dinlenen davacı tanıkları davalının zaman zaman eşine “geri zekalı” “ ben bir yemek yüzünden kadın boşadım” “o…pu” türünden hakaretli sözler sarfettiği, agresif yapısı nedeniyle, eve gelir gelmez çocuklara ve davacıya bağırıp küfürler ederek zaman zaman da eşine ve çocuklara fiziksel iteleme, tekmeleme şeklinde hakaretlerde bulunduğu, evliliğin davalının bu yapısı nedeniyle çekilmez hale geldiği ve davacının çocukları alarak evden ayrıldığı, sinkaflı sözleri ve bu kusurlu hareketleri ile davalının bu evliliğin çekilmez hale gelmesinde asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır.

Müşterek çocuklardan L. duruşmada dinlenmiş ve boşanma halinde annesi ile kalmak istediğini ifade etmiştir.

Dava dosyası bilahare Aile Mahkemesinin kuruluşu ve faaliyete geçmesi nedeniyle mahkememize devrolmuştur. Mahkememizde dinlenen davalı tanıklarının ise kavga ve geçimsizliğe dair görgüye dayalı bir bilgilerinin olmadığı ancak sıklıkla görüşen kişiler olmadıkları görülmüş, diğer tanıkların ise dinletilmesinden vazgeçilmiştir.

Tüm dosya kapsamına, delillere özellikle somut görgü ve bilgiye sahip davacı tanık ifadelerine göre, davalının sinkaflı sözleri sinirli yapısının getirdiği fiziksel anlamda aşağılayıcı davranışları, davacının kadınlık onur ve haysiyetini incitecek hakaretli sözleri sarfederek evliliğin devamını imkansız kılacak şekilde oluşan şiddetli geçimsizlikle asli kusurlu olduğu, bu evliliğin devamında toplumsal ve kişisel anlamda fayda kalmadığı, davacıya yüklenebilecek herhangi bir kusurun varlığının ispatlanamadığı anlaşıldığından tarafların TMK’nın 166/1 maddesinden dolayı boşanmalarına, dosya kapsamı, çocukların yaşları ve ayırtım gücüne sahip küçük Letisya’nın beyanı ve halen çocukların anne ile birlikte yaşayıp eğitimlerinin burada devam ettiği dikkate alınarak onların birlikte olmalarında ve velayetlerinin annede kalmasında ruhsal fiziksel eğitimleri için fayda bulunduğu anlaşıldığından velayetlerinin anneye bırakılmasına, her ne kadar davacı eş çalışmıyorsa da, annesi ile ortak müşterek hesaplarında bulunduğu yüklü paradan ve mal varlığından dolayı ihtiyaçlarına yetecek ölçüde gelirinin bulunduğu anlaşılmakla onun yönünden TMK’da göz önünde tutularak tedbir nafakası isteğinin reddine, ancak çocuklar için ayrı ayrı içinde bulundukları sosyal durumları ve eğitim olanaklarına göre hükmün kesinleşmesinden itibaren aylık her biri için tarafların mali ve sosyal durumlarına göre ayrı ayrı 750 şer milyon TL iştirak nafakasına hükmedilmesine, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemlerinin talep miktarına, sosyal ve ekonomik durumları ile dosyada belirlenen kusur durumlarına göre davacının zedelenen onur ve haysiyetinden dolayı duyduğu elem ve üzüntü karşılığı takdiren 5 milyar TL manevi, evlilikten beklenen menfaetlerinin zedelenmesi nedeniyle takdiren 7,5 milyar TL maddi tazminata hükmetmek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere,

Davacının boşanma isteminin kabulü ile,…ili … ilçesi…mahallesi Cilt 23 Hane 357 de nüfusa kayıtlı …kızı…D.lu Davacı…ile … oğlu … D.lu Davalı…m TMK’nın 166/1 maddesi uyarınca BOŞANMALARINA,

Dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucu müşterek çocuklar … ve …un velayetlerinin takdiren davacı annede bırakılmasına,

Müşterek çocuklardan her biri için dava devamında hükmolunan aylık ayrı ayrı 750 şer milyon TL tedbir nafakasının hükmün kesinleşmesi ile birlikte aynı miktarda iştirak nafakası adı altında devamına,

Davacının kendisine ilişkin tedbir nafakası iste- minin dosya kapsamı doğrultusunda reddine,

Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin kısmen kabulü ile, takdiren tarafların mali ve sosyal durumları gözetilerek davacı yararına 7,5 milyar Tl lık maddi 5 milyar Tl lık manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

Müşterek çocukların eğitim aşamasında oluşları ve dosya kapsamı doğrultusunda baba ile şahsi ilişkilerinin kurulması için her ayın 1 ve 3.Cumartesi günleri 10-18 saatleri arasında sömestr tatilinin başlangıcının ilk günü saat 10 dan ö.günü saat 18 e dek ve yaz dönemi 1 Temmuz saat 10 dan 15 Temmuz saat 18 e dek müşterek çocukların baba tarafından baba yanına alınmak suretiyle baba ile şahsi ilişkilerinin kurulmasına,

Alınması gerekli noksan 5.140.000.TL harem davalıdan alınıp hâzineye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan 34.920.000.TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

Davalının yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,

Davacı vekili yararına takdir olunan 300.000.000.TL ücreti vekaletin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

Dair gerekçeli karann taraflara tebliği edildiği tarihten itibaren 15 günlük yasal süresi içerisinde mahkememize sunulacak temyiz dilekçesi ile Yüksek Yargıtay 2. Hukuk Dairesi nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar taraflar ve vekifleriııin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.05.04.2004

Katip

Hakim

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.