Eşler Mallara Yönelik Envanter Senedi Düzenleyebilir Mi?

Ara 19, 2020 | Boşanmada Mal Paylaşımı

Eşler Arasında Envanterin Doğruluğu Karinesi Vardır

Kanunda: Eşlerden her biri, diğerinden her zaman mallarının envanterinin resmi senetle yapılmasını isteyebilir. Bu envanter, malların getirilmesinden başlayarak bir yıl içinde yapılmışsa, aksi ispatlanmış olmadıkça bu envanterin doğru olduğu kabul edilir” hükmü konulmuştur.

Envanter; “Bir ticaret kuruluşunun para, mal ve diğer varlıklarıyla genel olarak borçlu ve alacaklı durumlarını, nicelikli ve değerleriyle ayrıntılı olarak gösterme ve bu durumu gösteren çizelge” olarak tanımlanabilir. Türk Ticaret Kanununun 73. maddesinde de; “Envanter çıkarmak; saymak, ölçmek, tartmak ve değerlendirmek suretiyle, bilanço günündeki mevcutları kati bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektir. Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri ifade eder.

Medeni kanunda yazılı envanter ise; bir eşin mülkiyetinde bulunan edinilmiş, kişisel ve paylı bütün malvarlığının tespiti, kazanılma tarihi ve bunların bir belgeye kaydı suretiyle yapılmalıdır. Envanteri yapılan malvarlıklarının neler olduğunun ve bunların dökümü sırasındaki nitelik ve değerlerinin belirlenmesi ise kuşkusuz ki diğer eş hazır bulunduğu halde ve envanter sahibi eşin beyanlarına göre yapılacaktır. Bu bakımdan da söz konusu envanterin her iki eş tarafından da imzalanması gerekir. Envanter yapımında esas olan budur. Ancak mal rejimlerinde düzenlenecek olan envanterlerin özgünlüğü eşlerin yalnızca malvarlıklarını içerip borçlarını içermemeleridir.

İşte kanunun 216. maddesi bütün mal rejimlerinin uygulamalarında eşlerden her birine, yukarıda açıklanan bir envanteri resmi şekilde yaptırılmasını talep etme hakkını vermektedir. Yani TMK’na göre; bir eş, diğer eşten tüm malvarlığının resmi şekilde düzenlenecek bir envanterinin yapılmasını isteme hakkına sahip bulunmaktadır. Kanunun aradığı şekil ise; envanterin noterlikçe düzenleme şeklinde ya da imzalarının onanması usulüyle oluşturulmasıdır. Düzenleme şeklinde olmayıp yalnızca imzaların onanması yoluyla düzenlenen belgeler resmi senet hüviyetinde olmakla birlikte, envanter güç ve kapsamına sahip olamazlar . Ancak bu usulde dahi; noterlerin ilgili envanterdeki beyanların doğruluğunu araştırma görevi bulunmamakta ve görevleri yalnızca beyanların tutanağa geçirilmesi ya da yazılı metnin altındaki imzaların onanmasıyla sınırlı bulunmaktadır.

Böyle bir envanterin yani resmi şekilde düzenlenmiş bir envanterin; “Malların getirilmesinden başlayarak bir yıl içinde yapılmışsa, aksi ispatlanmış olmadıkça doğru olduğu kabul edilir” Bunun ise malların değerleri konusunu kapsamamakla birlikte, tasfiye sırasında malların nitelik ve miktarları ile mülkiyetinin belirlenmesinde çok önemli bir delil oluşturacağı kuşkusuzdur. Ancak bu delilin aksinin ispat edilebilecek bir karineden ibaret olduğunun da unutulmaması gerekir. Mamafih, eşlerden malvarlıklarının tespitinde böylesine önemli bulunan envanter yaptırılmasını talep etme hakkının eşlerin kişiliğine bağlı bir hak olduğu ve bu bakımdan da münhasıran kişiye bağlı olup mirasçılar ile alacaklılara geçmeyeceği ve bu haktan feragat edilemeyeceği de belirtilmelidir.

Ancak bu konuya eklenmek gerekir ki; TMK nun 185.maddesine göre: “Eşler birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorunda” olduklarından; her eşin envanter yaptırmak konusunda diğer eşe yardımcı olması gerekir. Onun içindir ki bu gereklere uymayan eşin, kendisine düşen evlilik birliği görevlerini yerine getirmekte ihmali bulunduğu kabul edilebilir. Böyle bir durumda ise; envanter yaptırılmasını arzu eden tarafın diğer eşle ilgili olarak Aile Mahkemesine başvurmak suretiyle mezkur envanterin mahkemece yapılmasını istemek hakkı bulunmaktadır.

Böyle bir olgu içinde; envanterin mal sahibi eş ve tarafların gösterdikleri şahitler dinlenilip diğer deliller değerlendirilerek ve gerektiğinde davalı cşiıı yokluğunda yapılması da mümkün bulunmaktadır \ Diğer yönden mal sahibi eş, diğer eşin talebine karşın envanterin yapımında zorluk çıkarırsa. TMK nun 206/4 maddesinde yazılı: “Diğer eşin, istemde buluna eşe, malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması” durumuna girmiş olmakla, talep eden eşin mahkemeden tabi bulundukları mal rejiminin olağanüstü mal rejimine çevrilerek mal ayrılığı rejimine geçilmesini isteme hakkı kazanacağı açıktır.

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.