Eşler Arasındaki Mal Rejimi Davalarında En Sık Yapılan Hatalar

Eşler Arasındaki Mal Rejimi Davalarında En Sık Yapılan Hatalar

Niteleme

  • Mahkemece öncelikle açılan davanın nitelendirmesi yapılmalı, gerekirse davacı taraftan bu konuda açıklama istenmeli ve dava somutlaştırılarak uyuşmazlık konusu net şekilde belirlenmelidir.

Ön Mesele

  • Dikkate alınması gereken bir diğer husus mal rejimi sona ermeden bu davalarla ilgili karar verilemeyeceğidir. Her ne kadar mal rejiminin sona ermesine neden olacak dava devam ederken mal rejiminin tasfiyesine yönelik dava açılabilir ve mal rejiminin sona erip ermeyeceği beklenebilir ise de mal rejimi sonuçlanmadan ve o karar kesinleşmeden tasfiye ile ilgili davada hüküm kurulamaz.

Evliliğin Çeşitli Sona Erme Sebepleri

  • Mal rejiminin sadece boşanma ile sona ermediği dikkate alınmalıdır. Sona erme sebepleri yasada yazılı olup gerek toplanacak deliller, gerekse uygulanacak hükümler (zamanaşımı gibi) farklılık gösterebilir.

Alacak Hakkının Likit Niteliği

  • Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan davalar eşler yararına alacak hakkı doğurur. YİBK da dikkate alınarak bu davalarda ayın isteme imkânı bulunmamaktadır(Eşin katılma alacağına karşılık intifa, mülkiyet hakkı tanınması isteme, genel kurallara göre kabul vb. ile davalı borçlunun ödeme bakımından tercihini ayın olarak kullanabilme imkanı olması istisnalar arasında sayılabilir).

“Katkı Payı” Kavramının 2002 Öncesinden Gelen Ağız Alışkanlığı Olduğu Mevcut Halinin “Değer Artış Payı” Olduğu

  • 01.01.2002 tarihi bizim için en önemli ve dikkat edilecek tarihtir. Bu tarihten önce alınan malvarlığı bakımından açılacak katkıya dayalı davanın adı “katkı payı alacağı” davasıdır. Bu davalarda yapılacak araştırma TMK’ nın 227.maddesine benzemektedir.

Sürüm Değeri ve Faiz

  • Katkı payı alacağı davalarında dava konusu malvarlığının dava tarihindeki (açılan davanın dava tarihi) sürüm değeri dikkate alınır. Faiz yürütülecekse dava tarihinden veya ıslah var ise ıslah tarihinden geçerli olarak faiz yürütülür.

2002 Öncesinde Yapılan Katkı Payları

  • 01.01.2002 öncesi alınan malvarlığına ilişkin uyuşmazlık Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre çozüme kavuşturulacağından yapılacak hesaplamada iki tarafın evlilik tarihinden malın edinme tarihine kadar elde ettikleri tüm gelirler belirlenir, iki taraftan da kişisel ve sosyal durumlarına gore yapabilecekleri harcamalar için bir miktar(oran) düşülür. Bu oran genelde (2/6 veya % 25-35 arası olabilir). Daha sonra erkekten TMK’ nun 152. maddesi gereği evin infak ve iaşesinden sorumlu olması sebebiyle ayrıca bir miktar düşülür (bu oran da genelde 2/6 veya % 25-35 arasıdır). Eğer erkek tarafından talepte bulunulmuşsa kadının evin geçimine yardım yükümlülüğü sebebiyle kadının gelirinden TMK’nun 190. maddesi gereği bir miktar düşülebilir. Talep yoksa mahkemece kendiliğinden düşülemez. Bu şekilde her iki tarafın gelirlerinden tasarruf edebilecekleri miktarlar bulunduktan sonra bu miktarlar birbirine oranlanır ve iki tarafın katkı oranları bulunmuş olur. Daha sonra dava konusu malvarlığının uzman bilirkişi marifeti ile dava tarihi itibarıyla belirlenen sürüm değeri bu katkı oranları ile çarpılarak katkı payı alacağının ne kadar olduğu belirlenir (Genel hesaplama yontemi).
  • Eğer taraflardan birinin toplu olarak alımda katkıda bulunduğu iddia edilmiş ve belirlenmiş, bunun dışında çalışarak elde edilen gelirle katkı iddia edilmemişse (örneğin; 40.000 TL’ye alınan malın alımı sırasında 15.000 TL. değerde ziynet eşyalarının bozdurularak, ele geçen paranın alımda kullanılması veya babadan kalan evin satılarak ele geçen 30.000 TL’nin alımda kullanılması gibi) bu durumda yukarıdaki hesaplama yapılmaz.

Katkı Oranı Hesabı

  • Katkı miktarı, dava konusu malın alım değerine bölünerek katkı oranı bulunur ve dava konusu malvarlığının uzman bilirkişi marifeti ile dava tarihi itibarıyla belirlenen sürüm değeri bu katkı oranı ile çarpılarak katkı payı alacağının ne kadar olduğu belirlenir.
  • Eğer hem toplu bir miktarın kullanımı hem de çalışarak düzenli elde edilen gelirle katkı iddia edilmiş ise hesaplamada önce toplu miktar alım değerine bölünerek katkı oranı bulunur. Bu oran düşüldükten sonra kalan oran bakımından iki tarafın gelirlerinin yukarıdaki genel usule gore belirlenecek katkı oranları hesaplanarak, katkı miktarları belirlenir. Dava tarihindeki değer ile bu iki ayrı şekilde belirlenen oranlar çarpılarak katkı payı alacağı hesaplanır.
  • Katkı payı alacağı döneminde çalışmayan, herhangi bir geliri de olmayan eşin sabit bir katkı oranı olduğu kabul edilmemektedir. Örneğin ev hanımının ayrıca bir katkısını ispat edememesi halinde sadece evde çalışarak katkısı olduğu kabul edilmemektedir.
  • Katkının maddi ve somut olarak ispatlanması gerekir. Katkı her türlü delil ile ispatlanabilir, ancak soyut tanık beyanlarının somut ve maddi diğer delillerle desteklenmesi gerekmektedir.

Katkı Payının 2002 Sonrası Değer Artış Payına Evrildiği

  • 01.01.2002 sonrası edinilen malvarlığı bakımından ise ikili bir ayrım gerekmektedir. Katkı payı alacağının karşılığı bu donemde “değer artış payı alacağı” ismini almaktadır. TMK’ nın 227. maddesinde bu husus düzenlenmiştir. Değer artış payının doğabilmesi için eşin, diğer eşin malvarlığına kişisel mal veya değer ile katkıda bulunması gerekmektedir.
  • Edinilmiş mal ile edinilmiş mala yapılan katkı bakımından değer artış payı alacağı hesaplanmasının, katılma alacağı içinde kalacağından, pratikte bir yararı yoktur. Yine değer artış payı bakımından da çalışmayan, geliri olmayan (ev hanımı gibi) eşin sabit bir katkı oranı kabul edilmemektedir. Ancak bu donemde eşlerin ayrıca bir de yasadan kaynaklanan “katılma alacağı” hakları vardır. Katılma alacağı yasadan kaynaklandığı için tarafların çalışmalarına, bir gelirleri olup olmadığına bakılmaksızın diğer eşin edinilmiş malı üzerinde artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hakkı vardır. (Yukarıda artık değer, denkleştirme vs. açıklandığı için burada yeniden açıklanmamıştır).
  • Katılma alacağı bulunabilmesi için öncelikle o malın edinilmiş mal olup olmadığı tespit edilmeli, akabinde de artık değer belirlenmelidir. Eşlerden birinin kişisel malı üzerinde kural olarak diğer eşin katılma alacağı olmaz. Ancak diğer eşin kişisel malına davacı eş edinilmiş mal ile bir katkı sağlamış ise, edinilmiş maldan yapılan katkının artık değer olarak belirlenecek miktarının yarısı oranında katılma alacağı olması mümkün olabilir.

Edinilmiş Mal – Kişisel Mal Ayrımı

  • Bir malın edinilmiş mal mı, kişisel mal mı olduğu yasaya göre belirlenir. Kural 01.01.2002 sonrası evlilik içinde edinilen mal, edinilmiş maldır. Kişisel mal olduğunu iddia eden bunu ispatla mükelleftir.
  • Değer artış payı ve katılma alacağı davalarında hesaplamada dikkate alınacak değer açılan davanın karar tarihindeki (uygulamada karar tarihine en yakın) sürüm değeridir.
  • Eğer mal boşanma dava tarihinden önce elden çıkmış ise devir tarihindeki sürüm değeridir.
  • Boşanma davası açıldıktan sonra mal elden çıkmış ise yine karar tarihine en yakın değer dikkate alınacaktır.
  • Değer artış payı ve katılma alacağı davalarında faize eldeki davanın karar tarihinden geçerli olarak hükmedilir.
  • Davanın açıklanan kurallara göre niteliğinin belirlenmesi yani ne davası olduğunun tespit edilmesi hata yapma oranını en aza indirecektir.
  • Değer hesabında uzman bilirkişinin önemi fazla ise de belirlenecek değerin piyasa rayiç değeri (sürüm değeri) olmasına dikkat edilmelidir.
  • Maliyet hesabı, bayındırlık birim fiyatlarına gore belirlenen değer vs. değildir.
  • Hesaplama bakımından yine bilirkişiden yararlanılabilir ise de (ozellikle bankacı bilirkişi, mali müşavir gibi) bu raporların sıkı şekilde denetlenmesi, kavram ve hesap hataları olup olmadığının kontrol edilmesi gerekir. Bilirkişi raporu ile sıkı sıkıya bağlı kalınmamalıdır.
  • Yine katılma alacağı gibi hesaplamanın bizzat hâkim tarafından yapılabileceği durumlarda bilirkişi raporu alınmadan karar verilebileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
  • TMK’ nın 228.maddesine gore yapılan hesaplamalarda mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki doneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri hesaplanırken sosyal güvenlik uygulamasındaki peşin değer tablosunun dikkate alınmasına ozen gosterilmelidir (bilirkişi raporu bu şekilde denetlenmelidir).

Zamanaşımı Meselesi!

  • 01.01.2002 oncesi edinilen mallarla ilgili açılan mal rejiminin tasfiyesine dayalı katkı payı alacağı davalarında zamanaşımı her halükaârda 10 yıl olarak uygulanmaktadır.
  • 01.01.2002 sonrasına ait değer artış payı ve katılma alacağı davalarında ise mal rejimi boşanma dışında bir sebeple sona ermiş ise yine 10 yıldır. Ama mal rejimi boşanma ile sona ermiş ise zamanaşımı boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl olarak uygulanmaktadır (İçtihatlar bundan sonra sıkı şekilde takip edilmelidir).
  • Bunun dışında yukarıda sayılan ilkeler gözetilerek mal rejimi sona ermeden bu davaların gorülemeyeceği, bunun görülebilirlik koşulunun, on koşul olduğu unutulmamalıdır.

Son düzenleme tarihi 25 Mayıs 2020 08:22

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.