Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Eski Roma’da Avukatlık Nasıl Yapılıyordu?

Eski Roma’da Avukatlık Nasıl Yapılıyordu?

Roma hukuku, saygın hukukçuların çalışmalarıyla ortaya çıkmıştır. Romalılara gelene kadar Sümer, Mısır ve Hitit dahil hiçbir uygarlık genelleştirilmiş hukuk kurallarım kullanmamıştır.

Antik Yunan’da ilk dönemlerde geçerli olan, kişinin hakkını yargıç önünde bizzat savunması ilkesi Roma’da da görülmüştür. Roma İmparatorluğunun Krallık ve Cumhuriyet dönemlerinde ayrık durumlar haricinde (vesayet, savaş esiri olma gibi) “Hç kimse başkası lehine dava yürütemez -Nemo alieno nomine lege agene potest- kuralı gereği bireylerin bizzat yargıç önüne çıkmaları gerekiyordu.

Bu durumda Roma’da da yargıç önünde temsil olanaksız olup, tarafların yargıç önünde bizzat bulunması zorunlu idi.

Bireylere, patron olmak sıfatıyla Patrisienler ile patronun en yakın yardımcısı olan Plebisienler duruşmada yardım ederlerdi. Zamanla patronun yanında “advo catus” denilen ve tehlike amnda yardıma çağrılan dost anlamına gelen kişiler de bulunmaya başladılar.

Savunma görevini yapanlar patron veya daha çok “orator” olarak adlandırılıyordu. Orator (hatip) olmak için hukukçu olmaya gerek yoktu. Oratorlar, yaptıkları savunma için ücret almazlardı. Advo catus kelimesi, ancak Bizans İmparatorluğu döneminde anlamını değiştirdi ve bugünkü anlamıyla kullanılmaya başlandı.

Roma’da avukatlar her hukuk davasına başlamadan önce adaletin gerçekleşmesini sağlayacağını, savunduğu kişinin haklarım eksiksiz savunacağını, dürüstlük yolundan ayrılmayacağım belirterek yemin ederlerdi.

MÖ. 17 yılından itibaren Formulaire rejimi zamamnda bizzat bulunma zorunluluğu kaldırıldı. Taraflar kendilerini temsil eden bir Cognitor veya bir Procurator görevlendirebildiler. Yardımları zorunlu olmayan bu kişiler, zamanla büyük ücretler almaya başladılar.

Bunun üzerine Milattan 204 yıl evvel Cincia Kanunu (la loi de Cincina) olarak adlandırılan kanun ile savunma ücreti olarak kabul edilen hediye ve bağışlar yasaklandı. Bu yasa amacına ulaşamadı. Çünkü artık avukatın yardımı meslek haline gelmeye başlamıştı.

Bundan dolayı yardım karşılığında ücret alınmalıydı. Claudius, avukatların ücret alabileceğini, ancak belli bir tavanı (onbin sesteres) olacağını yasalaştırdı. Bundan sonra peşin ücret alınmaması yolunda yoğunlaşan görüşler, İmparator Justinien döneminde kalktı ve avukatların peşin ücret almaları kabul edildi. Hatta peşin ücret almayan avukatın çekilme hakkı olduğu dahi benimsendi.

İmparator Justin döneminde ise avukatlar, yavaş yavaş bir araya gelmeye başladılar. Bu toplantılara “Ordo” adı verildi. Daha sonra topluluk halinde örgütlendiler. Örgütlenmenin sonucunda barolar oluştu.

Barolar avukatlık kurallarım koydular, alınacak ücreti belirlediler, mesleğe ilişkin hukuk eğitimini hazırladılar. İlk zamanlan levhaya yazılma tarihine göre en kıdemli olan baro başkanı sayılıyordu.

Avukatlar sayı ile sınırlandınlmış idi. Böylelikle Roma’da avukatlık meslek haline geldi ve avukatlara patroni yerine advocati denilmeye başlandı. Artık avukatlık onursal bir meslek olmaktan çıkmış, karşılığında para istenilen bir meslek haline gelmiş oldu.

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 18:27

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.