Eşinin Ailesiyle Oturmak İstemeyen Kişinin Boşanma Hakkı

-KARAR-

Davacı vekili tarafından mahkememizde açılan BOŞANMA, VELAYET, NAFAKA VE EŞYA İADESİ DAVASININ yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile, tarafların 07.01.1999 tarihinde evlendiklerini, bu evlilikten bir çocukları olduğunu, müvekkilinin davalı ile evlendiği tarihten beri davalının anne ve babası ile birlikte oturduklarını, davalının annesinin aynı evde oturdukları süre içinde evliliğe müdahale ettiğini ve davalının annesinin kışkırtmaları neticesinde müvekkili sorumlu tutarak tartışma çıkardığını ve evde huzursuzluk çıkarttığını bu huzursuz ortamın müvekkili için çekilmez bir hal aldığını, ve müvekkilinin 2002 yılında annesinin yanına gittiğini ancak küçük çocuğu için ve davalının düzelir umudu ile bir ay sonra tekrar evine döndüğünü ancak bu süreç içinde davalının annesinin evliliğe müdahalelerinin arttığını ve tartışmaların artarak devam ettiğini çekilmez bir durum alan bu durum üzerine müvekkilinin 6 ay önce annesinin yanına gitmek zorunda bıraktığını, müvekkilinin en doğal hakkı olan müşterek çocukla dahi görüştürülmesine izin verilmediğini bu nedenlerle, tarafların boşanmalarına, öncelikle dava süresince tedbiren ve dava sonucunda müşterek çocuğun velayetinin müvekkiline verilmesini veya müvekkiline şahsi ilişki kurulması için tedbir kararı verilmesi ve bakımı için aylık 250.000.000.-TL iştirak nafakasına hükmedilmesini, müvekkiline tedbiren dava süresince ve dava sonunda yoksulluk nafakasına dönüşmek üzere aylık 250.000.000.-TL nafaka, müvekkiline ait olan özel eşyaların, elektrik süpürgesi,çamaşır makinesi, porselen ve tencere takımlarının davalıdan alınarak müvekkiline teslimine karar verilmesini , yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı asil duruşmadaki beyanında; evlilik birliğinin devamının mümkün olmadığını bu nedenlerle uzlaşmak istemediğini talep ve beyan etmiştir.

Davacı vekili duruşmadaki beyanında; daha önceki beyanlarını tekrar ettiklerini, söz konusu eşyaların müvekkiline iadelerini mümkün değil ise bedellerinin, çocuğun velayetinin anneye verilmesini ayrıca çocuk ve müvekkili için nafakaya hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı vekili duruşmadaki beyanında;kendilerinin boşanma davasını kabul ettiklerini ancak çocuğun velayetinin müvekkiline verilmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporunu bu nedenle kabul etmediklerini eşyalar yönünden şahsi eşyalar ve davacıya ait olanları kabul ettiklerini ancak çamaşır makinesinin elektrik süpürgesinin müşterek konutu alınan eşyalar olduğunu bunlar yönündeki talebi kabul etmediklerini itirazlarının dikkate alınarak karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Mahkememiz bünyesinde bulunan pedagog bilirkişi Muhammet Ali Akyel tarafından düzenlenen raporda çocuğun yaşı ve anne bakım şefkatine muhtaç olduğu velayetin anneye verilmesini ve ile yeterli şahsi ilişki düzenlenmesi gerektiği beyan edilmiş rapor uygun görülerek hükümde dayanak yapılmıştır.

Davacı tarafın ekonomik taleplerine yönelik eşyaların nitelikleri ve değerlerinin açısından davalının adresine keşif yapılmış ve bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosyaya edilmiştir.rapor şahsi eşyalar yönünden dikkate alınarak hükümde dayanak yapılmıştır.

Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yapılmış, nüfus kayıtları celp edilmiş, tüm deliller toplanmış, duruşmada dinlenen davacı tanıkları genel olarak beyanlarında, tarafların evlilik birliği içinde davacının birkaç kez eli yüzü şiş ve morluklar içinde gördüklerini, kendisine kocası ve annesi tarafından şiddet uygulandığını söylediğini, tarafların kayın valide ile aynı ortamda oturup sürekli bir ayrı ikametgahlarının ve evliliğin sürmesinin mümkün olmadığını beyan etmişlerdir.

Dinlenen davalı tanıkları genel olarak beyanlarında; tarafların bağımsız bir evi olmayıp kayınvalide ve kayınpederleri ile oturduklarını davacının ev ve çocuğuna yeterli derecede ilgili davranmayıp sürekli evlilik birliği içinde problem yaşandığını, kusurlu olan tarafın davacı taraf olduğunu beyan etmişlerdir.

Medeni Yasa’nın 185. maddesine göre evlenme ile eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler birlikte yaşamak,birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar, ayrıca eşler evlilik birliği mutluluğunun el birliği ile sağlamak çocukların bakımı eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu, dinlenen tanık beyanları ve tüm delillere göre dava M.Y’nın 166/1 maddesine davalı açılmış boşanma davası olup, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir,Hakim tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının çevre koşullarının dikkate alınarak temelinden sarsılma olayını takdir edecektir.

Yapılan sosyal ve ekonomik araştırma toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucu somut olayda; tarafların evlilik birliği içinde bağımsız bir konut edinmedikleri, davalının ailesi ile birlikte oturdukları, bu nedenle davacının sürekli davalının ailesinin baskılarına maruz kaldığı, kendisine şiddet uyguladığı bu nedenle davacının ev yaşamında ev işleri ve çocuğuyla yeterli ilgilenmediği, evlilik birliğinin yürümemesindeki asıl kusurlu tarafın bağımsız bir konut sağlamayan davalı taraf olduğu, tarafların evlilik birliğinin bu şartlarda devam etmesi kendileri ve çocukları için bir fayda sağlamayacağından tarafların boşanmalarına karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu, yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması ve tüm delillere göre tarafların müşterek çocukları yaşı itibari ile anne bakım ve şefkatine muhtaç olup, çocuğun annesinden koparılması gelecek yaşamını olumsuz yönde etkileyeceğinden, müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye bırakılmasına karar kesinleştikten sonra çocuğun bakım ve ihtiyaçları için aylık 100,00 YTL iştirak nafakasının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

Medeni Yasa 175/1. maddesine göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşulu ile diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak evlilik birliğinin sona ermesinde davalı tarafın asli kusurlu olması da dikkate alınarak boşanma ile davacı taraf yoksulluğa düşeceğinden tarafların sosyal ve ekonomik durumu, hakkaniyet gereği karar kesinleştikten sonra aylık 125,00 YTL yoksulluk nafakasının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

Şahsi eşyalar olarak kabul edilen, davacı tarafa ait tencere takımı 250,00 YTL, Porselen takımı 250,00 YTL, 4 adet yastık 20,00 YTL, 1 Adet yorgan 50,00 YTL, Özel elbiseler 250,00 YTL değerindeki eşyaların davacı tarafa iadesine, iade edilmediği taktirde toplam bedelleri olan 820,00 YTL nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, diğer eşyalar Çamaşır makinesi ve elektrik süpürgesi dosyaya ibraz edilen belgelere göre yeni Medeni Yasa yürürlük tarihinden sonra evlilik birliği içinde edinilmiş mal kapsamında olup, bu malların tasfiyesi boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra mümkün olduğundan bu eşyalar yönünden davanın tefrik edilerek şimdilik karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

1- DAVANIN KABULÜ ile, taraflar arasında şiddetli geçimsizlik sabit olduğundan …İli…İlçesi …Köyü/Mahallesi Cilt No:7 Hane No:898’de nüfusa kayıtlı bulunan … ve …’den olma … doğumlu Davacı.. .ile ayni yer nüfusuna kayıtlı bulunan … ve .. .’den olma … doğumlu Davalı …in 166/1 maddesi gereğince BOŞANMALARINA,

2- Tarafların müşterek çocuğu 2000 doğumlu …’in velayetinin çocuğun yaşı anne şefkatine muhtaç olduğundan davacı anneye bırakılmasına,

3- Velayeti anneye bırakılan çocuk ile babası arasında her ayın 1. ve 3. Pazar günü saat 09.00’dan akşam 19.00’a, dini bayramların 2.günü saat 09.00’dan akşam 21.00’e ve her yıl Temmuz ayının 1 ‘inden 30’una kadar babanın çocuğu yanına almak suretiyle şahsi münasebet tesisine,

4- Karar kesinleştikten sonra velayeti anneye bırakılan çocuk için 100,00 YTL iştirak nafakasının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5- Karar kesinleştikten sonra Medeni Yasa’nın 175/1. maddesi gereğince boşanma ile davacı taraf yoksulluğa düşeceğinden 125,00 YTL yoksulluk nafakasının aylık olarak davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine

6- Eşyalar yönünden şahsi eşya olarak kabul edilen bilirkişi raporunun 3.sırasında tencere takı 250,00 YTL 4.sırasında yer alan porselen takımı 250,00 YTL 5. sırasında yer alan 5 adet yastık
20,00 YTL, 6. sırasında yer alan 1 adet yorgan 50,00 YTL 7.sırasında yer alan özel elbiseler 250,-YTL değerindeki eşyaların şahsi eşya olup, davacı tarafa iadesi, iade edilmediği taktirde bedellerinin davalı taraftan tahsili davacı tarafa ödenmesine,

7- Bilirkişi raporunun 1. ve 2. sırasında yer alan çamaşır makinesi ve elektrik süpürgesinin evlilik birliği içinde edinilmiş mal niteliğinde bulunan bu tür malların tasfiyesi boşanma hükmünün kesinleştikten sonra mümkün olduğundan, bu eşyalar yönünden davanın tefrik edilerek başka bir esasa alınmasına ve bu eşyalar yönünden karar verilmesine yer olmadığına,

8- Bakiye 1,10 YTL harcının davalıdan tahsiline,

10- Aşağıda dökümü yazılı mahkeme masraflarının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

11- Avukatlık ücreti olan 350,00 YTL’nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

Dair iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere davacı, davacı vekili, davalı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 13 .04.2005

Katip

Hakim

302

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.