Eşin Sürekli Evin Tapusunu İstemesi Nedeniyle Boşanma Mahkeme Kararı

-KARAR-

Davacı vekili tarafından mahkememizde açılan BOŞANMA DAVASININ yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile, tarafların 2004 yılında evlendiklerini, bu evlilikten müşterek çocukları bulunmadığını, davalının evlilik birliği içindeki sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkiline davalının evlendikleri için pişman olduğunu söylediğini, davalının maddi nedenlerden dolayı evlendiğini, altı aydır tarafların fiilen ayrı yaşadıklarını, bu nedenle yapılan yargılama sonucunda tarafların boşanmalarına karar verilmesini yapılan yargılama giderlerinin ve ücreti vekalet giderinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir.

Davacı vekili duruşmadaki beyanlarında; dava dilekçesini tekrara ettiklerini, müvekkilinin boşanma hususunda kararlı olduğunu, tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı duruşmadaki beyanlarında; eşini sevdiğini davayı kabul etmediğini, davanın reddini talep ve beyan etmiştir.

Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yapılmış, nüfus kayıtları celp edilmiş, tüm deliller toplanmış,duruşmada dinlenen davacı tanıkları genel olarak beyanlarında; tarafların evlilik binliği içinde davalının evlilik birliğinin kurulmasından sonra davacıyı sürekli kendi üzerine tapu yapılması hususunda zorladığını ve tartıştığını kendi üzerine tapu yapılmazsa davacıyı öldüreceğine yönelik tehditlerde bulunduğunu birkaç kez davacıyı kolundan tutup tapuya gitme hususunda sıkıştırdığını beyan etmişlerdir.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu, sosyal ekonomik durum araştırması dinlenen tanık beyanları ve tüm delillere göre dava M.Y’nm 166/1 maddesine davalı açılmış boşanma davası olup, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir, Hakim tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının çevre koşullarının dikkate alınarak temelinden sarsılma olayını takdir edecektir.

Medeni Yasa’nm 185. maddesine göre evlenme ile eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler birlikte yaşamak,birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar, ayrıca eşler evlilik birliği mutluluğunun el birliği ile sağlamak çocukların bakımı eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Somut olayda;evlilik birliği içinde davalının eşine karşı kendisine mal verilmesi hususunda uygun olmayan davranış içine girip onu tehdit edip, çevresine karşı küçük düşürdüğü anlaşılmıştır. Evlilik birliği bir beraber yaşama arzusu ve paylamış olgusudur. Taraflar
ekonomik imkanları da paylaşmak durumundadırlar ancak evlilik sadece bir ekonomik yaşam olmayıp içinde güven ve paylaşmayı da gerektiren bir yaşamdır. Davalının sürekli olarak eşine
ait malların bir kısmını kendi üzerine yapılması hususunda sergilediği davranış güven duygusundan uzak bir menfaat içerdiğinden ve bu davranışın sürekli olması davacı için evlilik birliğini çekilmez hale getirdiği kanaatine varılmış, davalının kusuruyla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kanaatine varılmış bu şekilde evliliğin devamının taraflar ve toplum için bir fayda getirmeyeceğinden tarafların boşanmalarına karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- DAVANIN KABÜLÜ ile; … ili,…İlçesi, … köyü, Cilt no:10. Hane no:6’da nüfusa kayıtlı bulunan … ile … den olma …doğumlu Davacı …ile aynı yer nüfusuna kayıtlı bulunan eşi … ile …’den olma …doğumlu …mn 166/1 maddesi gereğince BOŞANMALARINA.

2- Dava tarihinden itibaren hüküm kesinleşinceye kadar aylık 150.-YTL tedbir nafakasının davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

3- Tarafların başkaca talepleri bulunmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına.

4- Aşağıda yazılı yargılama giderlerinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5- Avukatlık ücreti olan 350,00YTL’nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6- Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına. Dair iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde temyiz yolu açık yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29.07.2005

Katip

Hakim

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak ve kopyalamak için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için site menüsünde yer alan Soru-Cevap forumuna katılmanız ve 10 adet farklı başlık altında cevap yazmanız gerekmektedir. Giriş şifreniz 10 adet cevabınız sonrası tarafınıza iletilir.