Eş Durumu Tayin Kararına İtiraz

MUĞLA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR.

DAVACI                   :

VEKİLİ                     :

DAVALI                   : X

KONU                       : X İlkokulu’nda sınıf öğretmeni olan müvekkilin, özür gurubu atama isteği konulu X tarihli dilekçesinin reddine ilişkin X Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün X tarih ve X sayılı idari işleminin iptali ile öncelikle yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi istemimizden ibarettir.

TEBLİĞ TARİHİ    : X

MADDİ OLAY                     :

Müvekkilim, X yıldır X İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapmaktadır. X yıldır il içi atama, X yıldır da il içi özür gurubu atama başvurusunda bulunmuş olan müvekkilim, X tarihli dilekçesi ile aile birliği mazeretine dayalı olarak eşinin fen bilgisi öğretmeni olarak görev yaptığı Muğla ili, Fethiye ilçesine atanmak için idari başvuru yapmıştır.

Müvekkilin işbu idari başvurusu, X Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün X tarih ve X sayılı yazısı ile, görevlendirilme yönünde talepte bulunulması halinde bu talebin değerlendirmeye alınacağı belirtilmek suretiyle reddedilmiştir.

AÇIKLAMALAR               

X tarih 27573 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 35. maddesi 1. fıkrasında:

“Öğretmenler; sağlık, eş ve öğrenim durumu özürleri nedeniyle özür gereklerinin karşılanabileceği yerlere yer değiştirme isteğinde bulunabilirler. Ancak bu özürler nedeniyle yer değişikliği istekleri, hizmet gerekleri ile özür durumlarının birlikte karşılanması temelinde değerlendirilir.” hükmü,

5. fıkrasında:

“Özür durumundan yer değişikliği işlemlerinde; ilçe teşkilatı bulunmayan il merkezleri ve bu illerin diğer ilçeleri, büyükşehir belediyesi statüsünde olan illerin ilçeleri, beldeler ve köylerin her biri ayrı bir yerleşim yeri olarak değerlendirilecek ve bu yerleşim yerleri arasında yer değişikliği yapılabilecektir.” hükmü yer almaktadır.

Belirtilen maddeye göre, öğretmenlerin özür durumuna bağlı olarak yer değiştirme talebinde bulunması durumunda yapılacak değerlendirmenin, hizmet gerekleri ve özür durumunun birlikte karşılanması temelinde yapılacağı açıktır. Söz konusu değerlendirmenin sadece hizmet gerekleri esas alınarak yapılması halinde ortaya tek taraflı bir değerlendirme sonucu çıkacaktır ki bu durum sözü edilen düzenlemenin amacıyla bağdaşmayacaktır.

İdarelerin, personelinin yaptığı atama ver özür grubuna bağlı yer değiştirme taleplerini değerlendirirken 1982 Anayasası’nın Ailenin Korunması başlıklı 41. maddesinde yer verilen aile birliğinin korunması ilkesini göz etmesi gerektiği ve aile birliğinin korunması hususunun sosyal devlet ilkesinin gereği ve devletin temel görevleri arasında olduğu da açıktır. Şöyle ki;

Anayasanın “Temel haklar ve Ödevler” başlığını taşıyan ikinci kısmının “Genel Hükümler” başlığını taşıyan birinci bölümünde yer alan 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiş, aynı kısmın “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlığını taşıyan 3. bölümünde yer alan 41. maddesinde de aile bütünlüğünün Anayasal düzeyde korunmasına özen gösterildiği görülmektedir.

Bu nedenle bu hakka ilişkin kısıtlamaların ve sınırlamaların kanunla yapılması zorunluluk teşkil etmekte, kanunla yapılan sınırlama sırasında ise Anayasanın 13. maddesi ile getirilen ilke ve ölçütlere uyulması gerekmektedir. BU BAĞLAMDA, AİLE BÜTÜNLÜĞÜNÜ ETKİLEYECEK SINIRLAMALAR YAPILMASI SIRASINDA YASA KOYUCUNUN SINIRSIZ BİR HAREKET ALANI BULUNMAMAKTADIR. Sınırlamada temel ölçüt kamu düzenidir. Ancak yasa koyucu dahi, Anayasanın 13. maddesinde yer alan sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağına ilişkin ilkelere uymak zorundadır.

Atama ve nakil hakkından daha farklı olan özür gurubu atamaları konusunda ve norm kadro ilke ve standartları açısından idare tarafından yapılacak düzenlemelerin öğretmenlerin yukarıda belirttiğimiz Anayasal haklarının ölçüsüz sınırlanması sonucunu doğurmaması gerekmektedir. Dava konusu olayda olduğu üzere bu şekilde yapılan sınırlamanın Anayasanın 13. maddesindeki demokratik toplum düzeninin gerekleriyle ve ölçülülük ilkesi ile bağdaşmayacağı açıktır. Zira müvekkilin eşi Fethiye ilçesinde görev yapmaktadır.  Bu nedenledir ki, dava konusu işlemde hukuka, hakkaniyete ve mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 16/3 maddesinde: ‘Aile, cemiyetin tabii ve temel unsurudur, cemiyet ve Devlet tarafından korunmak hakkını haizdir.’ hükmüne yer verilmiştir.

652 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Atama başlıklı 37. maddesinin 2. fıkrasında:

Bakan, gerekli gördüğü hallerde atama yetkisini merkez teşkilatında alt kademelere, illerde valilere devredebilir.” hükmü yer almaktadır.

Öğretmen atamalarında ve yerleştirilmesinde, norm kadro belirlenmesinde yetki paylaşımı yapmış olan valilik ile Bakanlığın aynı teşkilatın yerel ve merkezde bulunan yapılanmaları olması sebebiyle atama dönemlerinde gerekli koordinasyonun sağlanarak personelin ve eğitim hizmetlerinin ülke çapında dengeli bir şekilde dağılımının sağlanması ve atıl kapasite yaratılmasının önüne geçilmesi için Bakanlığın il içi/dışı mazeret ataması yapmadan önce valiliklerin il içinde bulunan norm fazlası öğretmenleri kadrolar ile ilişkilendirmesine olanak tanınmasının gerektiği, bu durumun düzenli idare ilkeleri, idarenin bütünlüğü ilkesi ve yukarıda anılan mevzuat ile elde edilmeye çalışılan amacın gerçekleşmesine en uygun sistem olacağı kuşkusuzdur. (X İdare mahkemesi 2012/1338 E.- 2013/246 K.)

Yukarıda belirttiğimiz anayasal, ulusal ve uluslararası mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, toplumun temeli olan ailenin korunması, huzur ve refahı için gerekli tedbirlerin alınmasının tüm kurumlar için bir yükümlülük olduğu açıktır. Bu nedenle işlem açıkça hukuka aykırı olup dava konusu işlemle aile bütünlüğü bozulan, her gün 90 km yol gidip gelerek günlük 15 TL yol masrafı ödemek durumunda kalan müvekkil için telafisi güç ve imkânsız zararların varlığından şüphe yoktur.

HUKUKİ SEBEPLER        : T.C. Anayasası,  İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi vs. ilgili tüm yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER        : 18.09.2015 tarihli başvuru dilekçesi İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 21.10.2015 tarihli cevap yazısı ve tebliğ-tebellüğ belgesi, X görev yeri belgesi, İkametgah, Yozgat İdare Mahkemesi 2013/150 E.- 2013/712 K. Sayılı kararı, Antalya Bölge İdare Mahkemesi’nin 2015/794 E.-2015/1178 K. Sayılı kararı

SONUÇ VE TALEP            : Yukarıda arz ve izaha çalıştığımız ve mahkemenizin re’sen gözeteceği sair hususlar nedeni ile, müvekkilin eş durumu özrü bulunduğu Fethiye İlçesine atanma talebinin reddi işleminin iptali ile öncelikle yürütmesinin durdurulmasına, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla vekaleten talep ederim. (tarih)

Davacı Vekili
Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana İdari Dava Avukatı

Son düzenleme tarihi 23 Şubat 2020 21:44

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.