Emekli Tazminatı Kesintisinin İadesi Dava Dilekçesi

YD TALEPLİDİR

İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

 

DAVACI                     :

VEKİLİ                       : Av.

DAVALI                     : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI,  ANKARA

KONU                         : SSK’LI dönem için ödenen ve iadesi istenen 10.647,32TL’ kıdem tazminatı iade kararının iptali ile; dava tarihi itibariyle davacının maaşından kesilen toplam 8.643,33TL’nin ekteki ödeme bilgileri tablosundan kesinti tarihlerinden faiziyle birlikte iadesi ve kesintilerin durdurulması taleplerinden ibarettir.

RED KARARININ

TEBLİĞ TARİHİ         : 23/01/2018

ESASA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ;

1- Davacı ….Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nden emekli olmuştur.  Kamu Görevlileri Ödemeler Daire Başkanlığı’nın …. tarih ….. sayılı yazısı (Ek:1) ile 24 yıl 1 aylık hizmeti karşılığında 1.derece 4.kademe 2200 ek gösterge ile emekliye ayrılmış ve kendisine emekli ikramiyesi ödenmiştir. Bu sürenin içerisinde 01.02.1991-14.04.1995 tarihleri arasında SSK’lı olarak çalıştığı dönem de bulunmaktadır.

2- Kamu Görevlileri Ödemeler Daire Başkanlığı’nın …. tarih ….. sayılı yazısı (Ek:2) ile ikramiye ödenmesinden 1,5 yıl sonra başvuru sahibinden ödemenin yanlışlıkla yapıldığı iddia edilerek SSK’lı olduğu dönem için ödenen 10.647,32TL emekli ikramiyesi yasal faiziyle iadesi için emekli maaşından kesinti yapılması yoluna gidilmiştir. Dilekçemiz ekinde başvurucuya ait kesinti miktarları ve tarihlerini gösterir ödeme bilgileri başlıklı belgeyi ibraz ederiz. (Ek:3)

3- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Kurul 2015/7072E. 2016/321K. 27.01.2016 tarihli kararını dilekçemiz ekinde ibraz etmekteyiz. Kararın içeriği işbu davamızın yasal gerekçelerini ihtiva etmekte olup; başvurucunun 24 yıl üzerinden emekli maaşına hak kazanması ancak 19 yıl üzerinden emekli ikramiyesi ödenmek istenmesi hukuka aykırılık teşkil ettiği ve kesintilerin faiziyle birlikte davacıya iadesinin gerektiği belirtilmiştir. (Ek:4)

4- Davalı kuruma işbu davadan önce dilekçe ile başvurulmuş ancak başvurumuz 18.01.2018 tarihli yazı ile reddedilmiştir. (Ek:5) Davacının SSK’lı olduğu dönem ile devlet memuru olduğu dönem arasında 1 gün dahi boşluk bulunmamaktadır. Davalı kurum BAKANLAR KURULU KARARINI DAYANAK GÖSTEREK kanunu dolanmak suretiyle bu haksız işlemi gerçekleştirmektedir. Peki DAVACININ NEDEN HİZMET SÜRESİ 19 YIL DEĞİLDE 24 YILDIR? NEDEN TÜM SÜRE ÜZERİNDEN EMEKLİ EDİLMİŞTİR? UYGULAMA KENDİ İÇERİSİNDE HAKSIZ VE KAZANILMIŞ HAK KAVRAMINI HİÇE SAYARAK İLERLEMEKTEDİR. DAVACI 24 YIL ÜZERİNDEN HESAPLANAN GÖSTERGE İLE EMEKLİ MAAŞI ALMAKTA ANCAK SÖZLEŞMESİ OLDUĞU 5 YIL İÇİN TAZMİNAT ÖDENMEK İSTENMEMEKTEDİR.

5-DAVACI SSK’LI OLARAK ÇALIŞMAKTA İKEN RESEN DEVLET MEMURU YAPILMASINDA İRADESİ OLMADIĞI GİBİ; SINAVA DAHİ GİRMEMİŞ, HİZMETİNE ARA VERMEMİŞTİR. DOLAYISIYLA KANUNUN SAĞLADIĞI ŞARTLARIN DAVACIYA 24 YIL SONRA TAZMİNAT İADESİ OLARAK GERİ DÖNMESİNİ ANLAYABİLMİŞ DEĞİLİZ. EK 7 DE YER ALAN HİZMET BELGESİNDE AÇIKÇA 4065 SAYILI KANUNA GÖRE MEMUR OLDUĞU BELİRLENMİŞTİR.

6- EK:6 OLARAK SUNDUĞUMUZ BELGEYİ ÖNEMLE İBRAZ EDERİZ Kİ; İDARİ VE MALİ İŞLER MÜDÜRÜ VE MUTEMET İMZALI BELGEDE; DAVACININ ‘KANUN GEREĞİ ZORUNLU OLARAK KADRO ATAMASI YAPILMIŞTIR’ VE ‘KANUN GEREĞİ ATAMASI YAPILDIĞINDAN GÖREVİNDEN İSTİFA ETMEMİŞTİR. KIDEM TAZMİNATINA MÜSTAHAK OLARAK ÇALIŞMIŞTIR.’ KAYITLARININ BULUNDUĞU AÇIKTIR.

657 SAYILI KANUN Ek Geçici Madde 59 – (Ek: 28/12/1994 – 4065/2 md.) Bu kanuna tabi kurumlarda halen sürekli işçi statüsü veya sözleşmeli statüde çalışmakta olan Ahıska Türkleri ve Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlardan Türk vatandaşlı- ğına geçmiş olup bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 1995 yılı sonuna kadar memurluğa geçmek için yazılı olarak başvuranlar, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydı ile bu Kanunun Ek Geçici 1, 2 ve 3 üncü maddeleri hükümlerine göre; 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri de dikkate alınarak derece ve kademeleri tespit edilmek suretiyle sınav şartı aranmaksızın boş memur kadrolarına intibak ettirilebilirler.

7- EK:7 OLARAK SUNDUĞUMUZ BELGEDE; TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU İNSAN KAYNAKLARI KURUM BAŞKAN YARDIMCILIĞI’NIN SAYI….. SAYILI YAZISINDA DAVACININ 01.02.1990-14.04.1995 TARİHLERİ ARASINDA SSK HİZMETİ İLE ÇALIŞTIĞI BELİRTİLMİŞTİR.

8- Davamızın bir önemli konusu da; davacıya ödenen fazla emekli ikramiyesinin (kabul anlamına gelmemek şartıyla) davacının son ücretinden hesaplanarak kesinti yapılmasıdır. İŞ HUKUKU ÖĞRETİSİ VE YARGITAY KARARLARINA GÖRE KIDEM TAZMİNATI DAVACININ SÖZLEŞMELİ OLDUĞU SÜRENİN SONU OLAN 14.04.1995 TARİHİNDEKİ ÜCRETİNE GÖRE BELİRLENMESİ GEREKMEKTEDİR. BU NEDENLE KESİNTİ YAPILAN RAKAM ZATEN O DÖNEM İÇİN HESAPLANACAK KIDEM ÖDEMESİNİNİN 15-20 KAT FAZLASIDIR.

9- FAİZE İTİRAZ; Kamu Görevlileri Ödemeler Daire Başkanlığı’nın ……. sayılı yazısında iadenin faiziyle birlikte tahsil edileceği belirtilmiştir. Haksız talep edilen iade kararının ve faiz işletilmesi kararının hukuka uygun olmadığı düşüncesindeyiz. Davacı emekli olup geçimini sadece maaşıyla sağlamakta ve 2 bekar çocuğu bulunmaktadır. İşbu dava masraflarını dahi taksitler halinde karşılamaktadır.

USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ;

                                  1- ZAMANAŞIMI İTİRAZINDA BULUNMAKTAYIZ. Davacı müvekkilin SSK’lı olduğu döneme ilişkin yasaya uygun olarak ödenen tazminatının daha sonradan maaşından kesinti ile geri alınmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk olmadığı gibi ekteki evrak ile bu döneme ilişkin kıdem tazminatı ödenmediği belirlenmiştir. (Ek:8) İdarenin işlemine ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunmaktayız.

2- KAZANILMIŞ HAKLARIN KORUNMASI GEREKTİĞİ ANAYASAL BİR ZORUNLULUKTURDavacı müvekkil 24 YIL üzerinden emekli edilmiş ve emekli maaşı bu süreye göre hesaplanmıştır. Emeklilik şartlarını dahi SSK’lı dönemdeki süre ile kazanmıştır. Davacıya ait HİZMET BELGESİ’ni ve SGK hizmet dökümünü ekte ibraz etmekteyiz. (Ek:9) Hukuka ve hukuk kurallarına güven duygusunu sağlamak ve bu duyguyu korumak için birey, yürürlükteki hukuk sistemi ve hukuk kuralları yoluyla kazandıkları hakların korunacağına ve sahip olduğu hakların kesintiye uğramadan sürekli kullanılabilir halde bulunacağına inanmalıdır. Aksi takdirde, toplumda hukuk güvenliğinin sağlanabilmesi mümkün olamaz. Sahip olduğu hakların korunmasının ve kullanılmasının hukuk düzeni tarafından belirsizlik ve güvensizlik içinde tutulduğunu gören birey, hukuk düzeninin kendisini ve haklarını yeterli şekilde koruduğunu hissedemeyeceğinden, toplum düzeninin iyi ve istikrarlı bir şekilde işlemesinden de bahsedilemeyecektir. Toplum düzenindeki iyilik ve istikrarın sağlanmaması ve korunmaması, beraberinde düzensizliği, güvensizliği ve birçok sorunu ortaya koyacak, kişi hak ve hürriyetlerinin zedelenmesine sebebiyet verecektir. Kazanılmış hakların korunması” ilkesi, genelde kişi hak ve hürriyetlerinin, özelde de mülkiyet hakkının korunması yükümlülüğünü üstlenmiş olan

hukuk devleti esasının bir gereği olarak görmek gerekir. Kazanılmış haklara saygı gösterilmesi, “hukuk devleti” ilkesinde bulunması lüzumlu olan güvenin korunmasına dair bir özellik, hatta hukuk devleti olmanın unsurlarından olup, devlet ve idaresine katılanlar bakımından da bir yükümlülüktür. 03.07.1989 tarihli, 1988/5 E., 1989/3 K. sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararına göre, “Kanunların geriye yürümezliği ilkesi, bir hukuki işlem veya eylemin, bir hukuki ilişkinin vuku bulduğu ya da meydana geldiği dönemdeki kanunun hükümlerine tabi kalmaya devam edeceğini ifade eder. Sonradan çıkan kanun, kural olarak yürürlüğünden önceki olaylara ve ilişkilere uygulanmaz”. Yeni yürürlüğe giren kanunlar için kabul edilen geriye yürümezlik esası, idare hukuku alanında da “idari işlemlerin geriye yürümezliği” ilkesi olarak kabul görmektedir. Böylece, kazanılmış hakları, mevcut durumu korumak ve hukuki ilişkilerde istikrarı sağlamak gerekliliğinden doğan bir sosyal hayat kuralı olarak, “idari işlemlerin geriye yürümezliği” ilkesi idare hukuku alanında benimsenmiştir.

HUKUKSAL NEDENLER        :  İlgili Mevzuat

DELİLLER                             : Davacıya ait şahsi dosya, danıştay kararları, bilirkişi incelemesi, vs. davalı tarafın ileri süreceği delillere karşı mukabil delil verme hakkımızı saklı tutarak her türlü yasal deliller

NETİCE VE TALEP : Öncelikle davalı idarenin  savunması alınmadan davacının maaşından yapılan kesintinin tensiple birlikte YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI’na;

-SSK’LI dönem için ödenen ve iadesi istenen 10.647,32TL’ kıdem tazminatı iade kararının iptalini,

-davacının maaşından kesilen dava tarihi itibariyle toplam 8.643,33TL’nin ek 3’teki ödeme bilgileri tablosundan kesinti tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini;

-davalı kurumun kesintilere faiz işletilmesi kararının iptalini;

-yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini;

emekli olan ve maddi açıdan sıkıntı yaşayan davacı adına YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VEREN BAŞKANLIĞINIZDAN vekaleten saygılarımızla arz ve talep ederiz. 22/02/2018

EKLER:

Ek:1 Kamu Görevlileri Ödemeler Daire Başkanlığı’nın … tarih …..sayılı yazısı

Ek:2 Kamu Görevlileri Ödemeler Daire Başkanlığı’nın … tarih …sayılı yazısı

Ek:3 Davacının maaşından yapılan kesintileri gösterir belge

Ek:4 Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Kurul 2015/7072E. 2016/321K. 27.01.2016 tarihli kararı

Ek:5 Davalı idareye yapılan başvurumuza verilen red yazısı

Ek:6 Davacının RESEN MEMUR YAPILDIĞI VE KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANDIĞINI GÖSTERİR BELGE

Ek:7 Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu İnsan Kaynakları Kurum Başkan Yardımcılığı’nın Sayı: 56341378/903.06.01 Sayılı Yazısı

Ek:8 Kıdem Tazminatı ödenmediğine ilişkin yazı

EK:9 Davacıya ait hizmet belgesi ve SGK Hizmet Dökümü

Ek:10 Vekaletname

            Davacı Vekili

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatı

Son düzenleme tarihi 23 Şubat 2020 21:23

Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Epistemofili teşhisi bulunmaktadır.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.