Emanet Gönderilen Para İtirazın İptali Dava Dilekçesi

Emanet Gönderilen Para İtirazın İptali Dava Dilekçesi

X ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE;

DAVACI       :

ADRESİ         :

VEKİLLERİ  :

ADRES          :

DAVALI        :

ADRES          :

Davaya Konu İcra

Takip dosyası : X İcra Müdürlüğü-X Esas

KONU : X İcra Müdürlüğü’nün X Esas sayılı dosyasındaki, itirazın iptali ile takibin devamına, itiraz edilen alacak üzerinden %20 icra-inkar tazminatının  davalıdan tahsiline, karar verilmesi taleplidir.(HMK Asıl alacak : X TL) (Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile)

DAVA DEĞERİ: X TL

AÇIKLAMALAR  :

1-USULE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR  :

1-) a- Müvekkil/davacı/alacaklı, Davalı/borçluya, davalı borçlunun ….. Bankası’nın internet şubesinden, Akbank …………… Şubesi’nde bulunan  TR………………… IBAN numaralı hesabına, 00.000-TL (emanet açıklaması ile) borç para gönderme işlemi, işlemi 6102 Sayılı TTK’nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari dava kapsamında olmadığı gibi, müvekkil/davacının tacir sıfatı olmadığından yargılmanın genel hükümlere göre  Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yapılması gerekmektedir.

Bu nedenlerle; sayın mahkemenizin Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görevli ve yetkili mahnkemedir.

b-Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2015/3985 esas-2015/8195 karar sayılı ve 02.06.2015 günlü ilamında aynen “…Davacının tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı gibi, dava konusu ödünç para verme işlemi TTK’nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari dava kapsamında olmadığından genel hükümlere göre yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile Asliye Ticaret Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA,…” şeklindeki ilamı ve benzeri içtihatları bu sonucu doğrulamaktadır.

2-) 6100 Sayılı HMK’nun Madde 200- (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.

(2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.

6100 Sayılı HMK’nun Madde 201- (1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.

Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde; davacı vekilinin,  tanık olarak dinlenmesine muvafakatımız ve onayımız olmadığını belirterek tanık olarak dinlenmesi talebinin reddini talep ediyoruz.

Bu durumda ispat yükü davalıda olduğundan davalı borç iddiasını ispat edemememiştir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2015/13502 esas-2017/1606 karar sayılı ve 09.02.2017 günlü ilamında aynen “…Davacı, eldeki dava ile avukatı olan davalının kendisinin bilgisi dışında çekmiş olduğu teminat bedelini iade etmemesi üzerine davalı hakkında başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı, davacının talimatı doğrultusunda çektiği parayı davacının borcuna karşılık alacaklıya ödediğini savunmuş, Mahkemece, itirazın iptali davasında ispat yükünün davacıda olduğu ve davacının teminatın kendisine iade edilmediğini ispat edemediği, buna karşılık davalının teminatı alacaklıya ödediğine ilişkin makbuz sunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile davalı arasında vekalet sözleşmesi bulunmakta olup, vekalet sözleşmesinin en önemli unsurları arasında; vekilin talimata uygun hareket etme borcu, özen borcu ve hesap verme borcu gelmektedir. 6098 Sayılı BK’nun 508. maddesi hükmü gereğince, vekil, talep üzerine yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği her şeyi iade etmeye, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamaya zorunludur. Davalının, çektiği teminat bedelini davacının talimatı ile alacaklısına ödediğine ilişkin savunmasına karşılık, davacı böyle bir talimat vermediğini ileri sürdüğüne göre, bu konuda talimat aldığını savunan davalı bu iddiasını yasal delillerle ispatlamalıdır. Hemen belirtmek gerekir ki müddeabihin miktarı ve davacının açık muvafakatının bulunmaması nedeniyle HMK 200. maddesi gereğince somut olayda tanık dinlenemez. Dinlenen tanık beyanlarına da itibar edilemez. O halde Mahkemece, ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir…” şeklindeki ilamı ve benzer içtihatları dikkate alındığında, davalı tarafın tanık olarak dinlenmesi talebine muvafakatımızın olmaması nedeniyle tanık dinletme talebinin kabul edilmemesi gerektiğini doğrulamaktadır.

II-ESASA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR  :

1-) davalı/borçlu,  Müvekkil/davacı/alacaklı’dan 2 günlüğüne borç istemiş ve  Müvekkil/davacı/alacaklı, Davalı/borçluya, davalı borçlunun ….. Bankası’nın internet şubesinden, X Şubesi’nde bulunan  X  numaralı hesabına, X TL (emanet açıklaması ile) borç para göndermiştir.

2-) Müvekkil/davacı/alacaklı, davalı/borçludan söz konusu parasını defalarca istediği halde, borcunu ödememiştir.

3-) Müvekkil/davacı/alacaklının Davalı/borçlu hakkında, X İcra Müdürlüğü’nün X Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış ancak Davalı/borçlu vekili tarafından borca ve yetkiye itiraz etmesi sonucunda, dosya yetkili X İcra Dairesine gönderilmiştir.

4-) X İcra Müdürlüğü’nün X Esas sayılı dosyasından tekrar ödeme emri gönderilmesi üzerine, Davalı/borçlu vekili tarafından borca itiraz etmesi sonucunda,  takip durdurulmuştur.

5-) Davalı/borçlunun İcra Müdürlüğü’ne sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, alacaklı müvekkil/davacı/alacaklıya böyle bir borcun olmadığından bahisle icra takibinin durdurulmasını talep etmiş olsa da iş bu itiraz haksız ve hukuki hiçbir gerekçeye dayanmadığından mesnetsizdir.

6-) a-Davalı/borçlu kötüniyetlidir ve sırf ilamsız icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla haksız itirazda bulunmuştur. Davalı/borçlu da, borcunu bilmektedir.

b- Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2017/2553 esas-2018/3342 karar sayılı ve 18.06.2018 günlü ilamında aynen “…Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarihli 2015/3985 E. 2015/8195 K. sayılı ilamı ile “Davacının tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı gibi, davaya konu ödünç para verme işlemi TTK’nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari dava kapsamında olmadığından genel hükümlere göre yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile Asliye Ticaret Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının ibraz ettiği 25/02/2013 banka dekontunda paranın emanet olarak yatırıldığının yazılı olduğu, davalının cevap dilekçesindeki ve icra dosyasındaki ticari ilişki olmadığına dair beyanları banka dekontu dikkate alınarak ispat külfetinin davalı üzerine döndüğü, davaya konu alacağın varlığının ispatı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davada talep edilen bedel likit (bilinebilir) nitelikte olduğundan ve davalı haksız görüldüğünden İİK’nın 67/2. maddesinde öngörülen icra inkar tazminatı koşulları oluştuğu için davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA…” şeklindeki ilamı,

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2015/11343 esas-2016/17284 karar sayılı ve 26.09.2016 günlü ilamında aynen “…1- )Davacı, Davalıya 03/04/2012 de banka havale yolu ile “EMANET OLARAK VERİLEN” kaydı ile 100.000 TL ve 29/05/2012 tarihinde “EMANET VERİLEN” kaydı ile 100.000 TL olmak üzere toplam 200.000 TL havale belgelerine dayanarak eldeki davayı açmıştır. Dekontlardaki bu ibareler, davacının davalıya borç verdiğine yönelik ibarelerdir. İspat yükü, aksini iddia eden davalıdadır. Davalı cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davalıya yemin delili hatırlatılarak hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece ispat yükü ters çevrilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA…” şeklindeki ilamı ve benzeri ictihatları dikkate alındığında,  Müvekkil/davacı/alacaklı, Davalı/borçluya, davalı borçlunun ….. Bankası’nın internet şubesinden, Akbank …………… Şubesi’nde bulunan  TR………………… IBAN numaralı hesabına, 00.000-TL (emanet açıklaması ile) borç para gönderdiğini doğrulamaktadır.

7-) a-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. Maddesine göre; (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. Hükmü yer almıştır.

b-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 391. Maddesine göre;

(1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.

(2) İhtiyati tedbir kararında;

a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,

b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı,

c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği,

ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği yazılır.

(3) İhtiyati tedbir talebinin reddi hâlinde, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Hükmü yer almıştır.

c-2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 257. Maddesine göre;

– Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. Hükmü yer almıştır.

d-İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire dair hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.

İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, “uyuşmazlık konusu hakkında” diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1).

Hal böyle olunca, davalı şirketten talep ettiğimiz alacağımızın, kuvvetli delillerle sabit olması nazara alınarak; davalı firmanın, borcundan kurtulmak maksadıyla mallarını, alacaklarını, hisselerini gizleme, kaçırma veya kaçmaya hazırlanma ve bu maksatla müvekkillerimizin haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunma ihtimalleri vardır. Davalı firmanın, mallarını kaçırması durumunda, müvekkil/alacaklı/davacı firmanın mağduriyet daha da artacaktır.

Sayın mahkemenizce karar verilip yerine getirilene kadar davalı/borçlunun  borcundan kurtulmak maksadıyla mallarını, alacaklarını, hisselerini gizleme, kaçırma veya kaçmaya hazırlanma ve bu maksatla müvekkil/alacaklı/davacı firmanın haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunma ihtimali göz önünde bulundurularak, teminatsız olarak, iş bu talebimizin kabul edilmemesi halinde teminatlı olarak;  davalı/borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, 3. Kişilere devrinin önlenmesi amacıyla “satılamaz-devredilemez-ipotek edilemez-başkaca tasarrufu sınırlayıcı işlem yapılamaz“ şerhinin konularak ihtiyaten tedbir karar verilmesini talep etmek zorunluluğu doğmuştur.

😎 İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için; alacaklının ilamsız icra takibi yapması, borçlunun ödeme emrine itiraz etmiş olması, alacak miktarının likit/belirlenebilir nitelikte olması ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi gerekmektedir.

Alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi, likitliği etkileyen bir husus değildir. İcra takibine ve şikayete konu amacak belli olduğundan alacak likittir.

Yukarıda da açıklandığı üzere; söz konusu alacağa konu çek/çekler davalı/borçlu tarafından hesaplanmış olması nedeniyle, icra takibine itiraz etmelerinde kötüniyetli olduklarını göstermekte ve likit/belirlenebilir olan iş bu alacaktan dolayı  da icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.

taraflar arasındaki BORÇ BANKA KAYITLARI İLE ile açıkça yer alıp hesaplayabileceği ve bu sebeple hüküm altına alınan alacağın likit olduğu anlaşılmaktadır.

9-) Bu nedenlerle iş bu davayı açmak zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER         : 6100 Sayılı HMK¬, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, TMK,  2004 S. K. m. 67 vd ve diğer yasal mevzuat

HUKUKİ DELİLLER           :

1-) X İcra Müdürlüğü’nün X Esas sayılı dosyası,

(Ödeme emirleri, takip talebi ve itiraz dilekçesi dava dilekçesi ile eklidir.)

((Sayın Mahkeme tarafından, X İcra Müdürlüğü’nden celbedilecektir.)

2-) X İcra Müdürlüğü’nün X Esas sayılı dosyası ve iş bu icra takibine konu alacağa ilişkin Müvekkil/davacı/alacaklının, Davalı/borçluya, davalı borçlunun ….. Bankası’nın internet şubesinden, X Şubesi’nde bulunan  X numaralı hesabına, X TL (emanet açıklaması ile) borç para gönderdiğine dair hesap hareketleri,

(X İcra Müdürlüğü’nün X Esas sayılı dosyası ve iş bu icra takibine konu alacağa ilişkin Müvekkil/davacı/alacaklının, Davalı/borçluya, davalı borçlunun X Bankası’nın internet şubesinden, X Şubesi’nde bulunan  X IBAN numaralı hesabına, X TL (emanet açıklaması ile) borç para gönderdiğine dair banka dekontu dava dilekçesi ile sunulmuştur.)

(Davalı/borçlu firmanın, X adresinde bulunan X Şubesi’nden, X yılına ait  X numaralı hesap hareketlerinin celbedilmesi gerekmektedir.)

( Müvekkil/davacı/alacaklının, X adresinde bulunanX Şubesi’nden, X yılına ait X IBAN numaralı hesap hareketlerinin celbedilmesi gerekmektedir.)

3-) Bilirkişi İncelemesi.

4-)Bilahare açık kimlik ve adresleri ibraz edilecek tanıklar.

5-) Her türlü yasal kanıt,

6-) Bilahare ibraz edeceğimiz delil listesi.

7-) Davalının delil listesi ibraz etmesine karşılık mukabil delil listemiz,

SONUÇ VE İSTEM              : Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle;

1-Davalı/borçlu firmanın haksız ve kötü niyetli itirazının İPTALİNE VE TAKİBİN DEVAMINA,

2-Davalı/borçlu firmanın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına MAHKUM EDİLMESİNE,

3-Öncelikle Teminatsız olarak, iş bu tamenitsız talebimizin kabul edilmemesi halinde teminatlı olarak;

Müvekkil/davacı/alacaklının, dava konusu alacağının ödenmesinin teminine yönelik, müvekkilin telafisi imkansız zararlara yol açılmaması için, dava konusu alacak ile ilgili olarak, davalının banka kayıtları ile trafik ve tapu sicilinde kayıtlı taşınır ve taşınmaz kayıtların 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla,  ihtiyati tedbir konulmasına,

4-Mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine,

5-Ekli kanıtlarımızın dosyaya kabulüne,

6-Diğer delilleri ibraz etmemiz için tarafımıza süre verilmesine karar verilmesini

Bilvekale karar verilmesini talep ederiz. tarih

  Davacı  Vekili

Son düzenleme tarihi 18 Mayıs 2020 14:09

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.