Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Faiz Uygulaması

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Faiz

“Faiz kısaca paranın kirasıdır, yani alacaklının bir miktar paradan mahrum kalmasına mukabil, mahrum kaldığı müddet için kendisine verilen bir ivaz, bir karşılıktır. Bu ivaz, mahrum kalınan paranın miktarına göre ve mahrumiyet müddetinin devamına göre taayyün eder.”

Faiz kaynağı bakımından Kanuni Faiz ve Akdi Faiz olarak iki nevi olarak ayrılabilir.

Kanuni Faizin uygulana gelen dikkat çekici nevini de temerrüt (Gecikme) faizi oluşturur. Eğer kanun ya da taraflar arasında yapılan sözleşmelerde; faizin başlangıç tarihi belirtilmiş ise; bu tarihten itibaren alacaklı faize hak kazanılır. Ancak kanun ya da taraflarca böyle bir tarih belirlenmiş değilse, BK nun 101. maddesine göre, bir vadeden yararlanmak ya da yararlandığı vade sona ermiş bulunmakla muaccel hale gelen borcun ödenmesi için gönderilen ihtarla; borçlu temerrüt durumuna düşürülerek alacaklı faize hak kazanır.

BK nun 102. maddesi mütemerrit olan borçlunun: “borcun gecikmeyle ifasından dolayı zarar ve ziyan tediyesine mecbur ve kazaen vukua gelecek zararlardan da mesul” olacağına hükmetmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki, faizin ihtara gerek kalmadan doğacağı haller de vardır. Örneğin eğer vade kanunen belirlenmişse ya da BK nun 101/2 maddesinde belirtildiği üzere vade akitler arasında tayin olunmuşsa vadenin geçmesiyle borçlu temerrüde düşeceğinden artık ona ihtarname gönderilmesine gerek yoktur.

Mal rejimlerinde kaynakları yönünden her iki nevi faizin de uygulanması söz konusudur.

Mal Rejimlerinde Genel Hükümlere Göre Faiz Uygulamaları

TMK nun Eşler Arasındaki Mal Rejimi bölümünde; EMKR, Mal Ayrılığı, Paylaşmalı Mal Ayrılığı ve Mal Ortaklığı başlıkları altında düzenlediği mal rejimlerinin tümünde geçerli olan faiz kuralları esas olarak, genel faiz uygulamalarından büyük farklılıklar göstermemektedirler. Bu konuda dikkati çeken önemli ayrılıklar TMK nun özel maddelerinde vurgulanarak gösterilmiş; diğer değişik hükümler ise, mal rejimlerinin özelliklerine uyum göstermeyi hedefleyen ve ayrıntı kabilinden bulunan hususlara özgü kalmıştır.

Eşlerin Kendi Aralarındaki Hukuki İşlemlerinde Uygulanacak Genel Faiz Kuralları

“Borçlar Hukukunda ana kaide, akdi faiz prensibidir. Zira, taraflar mutalebe etmedikçe adi muamelelerde faiz kendiliğinden ceryan etmez. Kanuni faizin ceryan edeceği haller istisnadır.” Nitekim mal rejimlerinde de faizle ilgili en temel kural, ancak alacaklının talebi varsa faize hükmedileccği ilkcsidir. Bu sebepledir ki faiz konusunda bir sözleşme yapılmışsa, faizi bu sözleşmede yazılı oranlara göre hesaplanır. Taraflar arasında faizin başlangıç ve oranı konusunda bir anlaşma bulunmuyorsa, bu durumda faizin başlangıç tarihi alacağın muaccel hale geldiği tarih olacağı gibi, faiz oranı da. kanuni faiz olarak uygulanacaktır. Mal rejimlerinin tasfiyesinde; eğer tasfiye eşlerin kendi aralarında anlaşarak yapılmışsa, alacak tasfiyenin yapıldığı tarihte ve eğer tasfiye mahkemece yapılmışsa karar tarihinde muaccel hale geleceğinden; faizin başlangıç tarihi de bu durumlara göre doğal olarak tasfiye ve karar tarihleri olarak tespit edilecektir.

Belirtmek gerekir ki; eğer mal rejiminin uygulanması ve tasfiyesi ile ilgili olarak yapılan bir yargılama sonunda eşlerden birinin, diğerinden alacaklı olduğu belirlenirse; faizin başlangıç tarihi ile oranı söz konusu kararda açıklanmış olacağından, talep edilen faiz bu verilere göre hesap edilmek gerekir. Ancak böyle bir açıklamanın yapılmamış olması durumunda, alacak karar tarihinde muaccel olmuş bulunacağından, faizin başlangıç tarihi de, mezkur hükmün ittihaz olunduğu tarih olacağının yinelenmesinde yarar bulunmaktadır’.

Mal rejimi süresinde eşlerin birbirlcriylc bir takım akdi ilişkileri de olabileceğinden, onların bu karşılıklı alacak ve borç münasebetleri için de faiz yükümlerine girebilecekleri kuşkusuzdur.

Özellikle TMK nun 227. maddesinde düzenlenen ve DAP’a konu olan; “Eşlerden birini diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.

Böyle bir malın da önce elden çıkan İmiş olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler” şeklindeki ilişkiler dolayısıyla ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda da birtakım faiz sorunları yaşanabileceği de ortadadır.

İşte eşlerin bu durumlarda; örneğin aralannda yaptıkları bir alım-satım ya da karz akdi veya müşterek taşınmaz alışverişi gibi hukuki münasebetlerde; faiz konusunda BK nun genel hükümlerine tabi olacaklannda tereddüt edilemez.

Eşler İle Üçüncü Kişiler Arasındaki Hukuki İşlemlerde Genel Faiz Kuralları

TMK nu olduğu gibi, BK nu da belli bir mal rejimine tabi olmak dolayısıyla eşlerin üçüncü kişilerle olan hukuki münasebetlerinde faiz ilişkilerini etkileyecek bir hüküm içermemektedir:

Bu bakımdan eşlerin, hangi mal rejimine tabi olurlarsa olsunlar faiz sorumluluğu yönünden belli bir ayrıcalıkları bulunmamaktadır. 

EMKR’ne Özgü Faiz Kuralları

EMKR nin yönetimi ve tasfiyesi konularının incelenmesi sırasında da değinildiği özere; bu mal rejiminde en önemli ilke; eşlerin Artık Değer‘den kaynaklanan ve Katılım Alacağı ismi altında bir kazanımla zenginleştirmesidir. Bu bakımdan EMKR deki faiz uygulamalarının öncelikle bu katılım alacağı yönünden ve özel bir düzenlemeye tabi tutulmuş bulunan DAP yönünden bilahare de artık değerin belirlenmesi için yapılan diğer işlemler yönden ayrı ayrı tartışılması yerinde olacaktır.

Katılma ve DAP Alacağına Faiz Uygulanması

EMKR de, diğer hukuki muamelelerde olduğu gibi faiz yönünden BK’nun kurallarına tabi bulunmaktadır. Ancak bu genel kurallar dışında TMK nun 230. maddesi hükümleriyle de; bu konuda EMKR ye özgü bir faiz şekli düzenlenmiştir. Bu bakımdan söz konusu rejimde Katılma Alacağı ve DAP için uygulanacak olan faizleri iki başlık altında incelemek gerekecektir.

Katılma ve DAP Alacağına Uygulanacak Genel Faiz Kuralları

EMKR de ortaya çıkan katılma alacağına, eğer alacalının böyle bir talebi varsa BK nun genel hükümlerine uygun olarak bir faiz uygulanacağı ortadadır.

Bu faizin uygulanmasında yine BK nun ilkelerine göre öncelikle taraflar arasında faiz konusunda bir sözleşme olup olmadığına bakılacak ve eğer bu konuda bir sözleme varsa kuşkusuz ki uygulanacak faizin başlangıç, vade ve oranı konusunda mezkur sözleşme hükümlerine uygun olarak işlem yapılacaktır.

Taraflar arasında böyle bir faiz sözleşmesinin bulunmaması halinde; eğer EMKR nın tasfiyesi eşlerin kendi anlaşmalarıyla tamamlanmışsa, tasfiyenin bittiği tarih borcun muaccel hale gelmesi tarihi olduğundan faiz bu tarihten itibaren başlatılacak ve oranı da kanuni faize göre belirlenecektir. Ancak tasfiye tarafların kendi aralarında anlaşmaları suretiyle değil de; yargılama sonunda elde edilen bir mahkeme kararına göre yapılmışsa: borç mahkeme kararı tarihinde muaccel hale gelmiş olacağından faizin bu tarihten itibaren yürütülmesi ve yine oranının da kanuni faiz şeklinde belirlenmesi gerekecektir.

Katılma ve DAP Alacağının Ödenmesinin Ertelenmesi Sebebiyle Uygulanacak Faiz

TMK nun 239. maddesinde: “Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. Ayni ödemede malların sürüm değeri esas alınır: bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmenin ekonomik bütünlüğü gözetilir. Katılma alacağının ve değer artış payının derhal ödenmesi kendisi için ciddi güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir. Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür: durum ve koşullar gerektiriyorsa aynca borçludan güvence istenebilir” hükmüyle, EMKR ne özgü bir kanuni faiz ihdas edilmiştir.

Bu hükmün uygulanmasında öncelikle, KA ve DAP borçlarına faiz uygulanması konusunda eşler arasında bir sözleşme olup olmadığına bakılacak ve eğer böyle bir sözleşme varsa olayda bu sözleme uygulanacaktır. Sözleşmenin bulunmaması halinde ise, mezkur madde uyarınca: alacaklı eşin alacaklarının tahsilinde” tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer
 artış payına faiz yürütülecektir.” Yürütülecek bu faizin oranının ise. 3095 sayılı kanunda belirlenen kanuni faiz hadlerinde olması gerektiği kuşkusuz bulunmaktadır.

Burada üzerinde önemle durulması gereken bir husus da; BK nun 101. maddesinin: “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütcnıcrrit olur” hükmünün TMK nun 239/ son maddesinin uygulanmasında şart olmadığıdır. Çünkü mezkur 239. maddedeki: “Faiz yürütülür” hükmü; borçlunun mütcnıcrrit olması için, kendisine alacaklı tarafından bir ihtarname gönderilmesini zorunlu olmaktan çıkarır niteliktedir.

Mezkur maddede düzenlenen faiz ödemelerinin uygulaabilmesi için, alacaklının bu yolla bir talebimin bulunmasının şart olduğu da unutulmamalıdır.

Mal Rejimi Alacaklarında Temerrüt (Gecikme) Faizi Uygulaması

BK nun 74. maddesinde borcun muaccel olması: Ecel meşrut olmadığı veya işin mahiyetinden anlaşılamadığı takdirde borcun hemen ifa ve derhal icrası talep olunabilir” şeklinde anlatılmıştır. “Yani borçlunun bir vadeden istifade etmemesi veya istifade ediyorsa bu vadenin sona ermiş bulunması halinde borç muaccel (vadesi gelmiş) sayılır. Bu halde borçlunun artık borçlarını ödemesi gerekir. Ancak BK nun 101. maddesi gereğince; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” yani bir borçlunun direngen yani borcunu ödememekte ısrarcı suyılabilmcsi için, alacaklının ona borcunu ödemesi gerektiğini ihtar etmesi icap eder. Borçlu ancak bu ihtar sonunda; “borcunu teehhürle ifadan dolayı zarar vc ziyan tediyesine mecbur olduğu gibi kazara vukua gelecek zararlardan da mesuldür” vc yine BK nun 103. maddesi gereğince de : “Bir miktar paranın tediyesinde temerrüt eden borçlu… faiz tediyesine mecburdur” Anılan bu kanun hükümleri, borçluların temerrüt (gecikme) faizi sorumluluklarını düzenleyen kuralları oluşturmaktadır.

Temerrüt faizi; kanuni ya da akdi bir faiz hakkına sahip bulunan kimsenin bu hakkını geç elden etmekten dolayı ortaya çıkmış zararlarını karşıladığı gibi; yine bir kimsenin aralarında herhangi bir faiz anlaşması ya da kanuni olarak doğmuş belli bir faiz alacağı dahi bulunmayan fakat herhangi bir eylem ya da işlemi nedeniyle kendisini zarara uğratan kimselerden bu zararın parasal karşılığını alırken aynı zamanda bunun geç ödenmesinden dolayı ortaya çıkan kayıplarını tahsil etme olanağını sağlayan hukuki bir yol olmakla da betimlenebilir. Bunun için ise, alacaklı olduğunu ileri süren kimsenin, borçlu olduğu savındaki şahsa, iddia etliği borcu ödemesi için bir ihtar göndermesi yeterli olacaktır.

Özellikle TMK nun 227. maddesinin: “Eşlerden bin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.” hükmünün uygulanmasında ya da mal Ayrılığı Rejiminde eşlerin ortaklaşa aldıkları maların tasfiye sırasındaki paylaşımda dava konusu olan katkı haklarının elde edilmesinde temerrüt faizinin önemli işlevi bulunmaktadır. Nitekim; ‘ Davalının daha önce temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğine göre; faizin dava tarihinden daha önce bir tarihte başlatılması doğru değilken davacının dava tarihinden daha önce kendisine gönderdiği ihtarnameyle temerrüde düşürdüğü borçludan, davasını ispat ettiği takdirde, dava tarihinden daha önceki bir tarihten başlamak üzere tahakkuk eden ve talep ettiği faizi de alması mümkün olacaktır.

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.