Evlilikte Hangi Mallar Edinilmiş Mal Sayılır?

1) Edinilmiş Mallar Evlilik Süresi İçinde Kazanılmış Mallardır

EMKR (Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi)’nin devam ettiği süre içinde elde edilmiş olmak; edinilmiş malların oluşmalarındaki ilk koşuldur. Yani eğer bir mal, EMKR’nin başlamasından önce ya da bitiminden sonra elde edilmiş ise; bu malın edinilmiş bir mal değeri olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu koşulun açıklanmasında; bir malın mülkiyetinin edinme anının önemli olduğunun ve malın edinilmiş mal olması için edinme anının EMKR’nin geçerli ve yürürlükte olduğu süre içinde vuku bulması gerektiğinin vurgulanması gerekir.

Nitekim Yargıtay da, EMKR’nin yürürlüğe girmesinden sonra davacının gönderdiği parayla alınan altınların edinilmiş mal sayılmasına karar vermiştir’. Keza yine Yargıtay’ca; Davalının emekli olduğu tarihten önce, taraflar arasında “Katılma Rejimi” son bulduğundan davacının bu nedenlerle davalının aldığı emekli ikramiyesi üzerinde bir hak iddia edemeyeceği kararlaştırmıştır . Bu cümleden olarak Yargıtay’ca, yine benzer durumlarda, emekli ikramiyesi ve benzeri sosyal güvenlik kurumlarınca uygulanan usule göre toplu ödeme yerine ömür boyu irat bağlanmış olsa idi. mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ödenecek bölümün edinilmiş mal sayılması gerektiği içtihat edilmiştir . Keza Yargıtay; davalı adına kayıtlı olan ticarethane, taraflar arasında mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde alınmış olduğundan, bu ticari işletmenin edinilmiş mala katılma rejiminde davalının kişisel malı olduğunu da kararlaştırılmıştır .

2) Edinilmiş Mallar Eşlerin Emeklerinin Karşılığı Olarak Kazanılmış Mallardır

TMK’nun 219. maddesi: “Edinilmiş mal. her eşin karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değeridir” hükmünü koyarak; EMKR’nin kişisel mallar dışındaki ikinci nevi mal öğesini oluşturan edinilmiş malları; kazanım şekilleri yönünden de betimlemiştir. Yani; EMKR’inde mevcut iki ayrı mal grubundan Edinilmiş malları oluşturan malvarlığı değerleri, bir karşılık verilerek elde edilmiş mallar olarak tespit edilmiştir. Şu halde edinilmiş mal olarak kabul olunan mal değerlerinin özellikleri, onların bir karşılık verilerek elde edilmiş olmalarında toplanmaktadır. Burada söz konusu olan karşılık; bir işgücü sarfıyla oluşan emek anlamında değerlendirilebilir. Aile birliğinin gereksinimi için ve bu görev dolayısıyla yapılan işler vurgulanan anlamda bir karşılık ve çalışma sayılamazlar.

“Karşılık” dan amaç: “Emek Vermek” tir . “Yoksa “Karşılık”, “Para birimiyle ölçülen mübadele değeri” olarak bilinen, “fiyat” gibi dar bir anlama gelmemektedir. Nitekim TMK’nun 215. maddesinin 1. fıkrasında, edinilmiş malların kaynaklarından biri olarak; “çalışma karşılığı olan edimler” de kaynak olarak gösterilmiş olmakla, “Karşılığını vermek” olgusunun; “Fiyat”, “Eder” ya da “Tutar” kavramlarından çok daha geniş bir anlamı kapsadığı açıkça ortaya konulmuştur. Burada; “Karşılık kavramı, karşı edim anlamına gelmektedir. Karşı edim, değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Ama başlangıç noktası bir eşin emeğidir’’. Öyleyse; edinilmiş mal’ın kazanım yöntemi olarak belirlenen “Karşılığını Vermek” kavramının fiyat olgusunu da kapsayan fakat çok daha geniş ve değişik bir emek öğesini ifade ettiğinin kabulü gerekir. Malın kazanım karşılığı olan, bu emek kavramı; para birimiyle ölçülebilen mübadele değerini
olduğu kadar; mübadele değerine sahip olma fırsatı ve olanaklarını da kapsar. Onun içindir ki. edinilmiş malların kazanımmda kullanılan mübadele vasıtaları ile bu araçların elde edilmesi gücünü sağlayan diğer emek ürünlerini ayrı ayrı incelemek yararsız olmayacaktır.

Edinilmiş malların Mülkiyetini Sağlayan Emek
Bir malvarlığı değerinin karşılığını vermek suretiyle o malın sahipliğini elde etmek mümkündür. Ancak, parasal veya para ya da para ile ölçülebilir maddi değeri sağlamış olan kimseler, o malın edinilmesine katkıda bulunmuş olabilirler . Öyleyse; edinilmiş malların parasal ya da parayla ölçülebilen maddi bir değer karşılığı elde edilmiş mallar olduğu ve bu maddi değeri karşılayan eşin de bu malların sahibi bulunduğu ortadadır.

Bu bakımdan; EMKR’de “Her eş kanuni mal rejimine uygun olarak mallarının yine malikidir ve bu mallar üzerinde edinilmiş mal olsun, kişisel mal olsun bu malları yönetme, bunlardan yararlanma ve üzerlerinde tasarrufla bulunma hakkına sahiptir.”

-Edinilmiş Mallarda “Değer Artış Payı” Sağlayan Emek
TMK nun 227. maddesinde: “Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık olmaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiyesi sırasında değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır” kuralı konulmuştur.

Bu kuralla; “Evvelce Yargıtay kararlarıyla doldurulan boşluk, açık hüküm konularak yasal hale getirilmiştir. Sözü edilen hüküm gereği değer artışı nedeniyle alacak talep edebilmek için de, talepte bulunan eşin, diğer eşe ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir katkı sağlamış olması gerekir. Çalışmayan ve herhangi bir kazancı ve geliri bulunmayan kadının, ev işlerinde harcadığı emeği, bu maddeye göre yine katkı sayılmaz ve kadın bu emeğine dayanarak yine değer artışı için alacak talep edemez”. Ancak; eşlerden birinin, diğer eşin  edinilmiş malının atımında katkısının bulunduğu ispat edildiği takdirde bu emeğin karşılığını alması gerekeceği doğaldır. Nitekim Yargıtay’ca: “Davacının eşine ait dükkanda, dondurma ve pasta imalathanesinde çalıştığı, evlilik birliğinin devamı süresinde alınacak mallardan ileride kendisinin ve çocuklarının istifade edeceği düşüncesiyle davalı eşine maddi katkıda bulunduğu, ancak alınan taşınmazın davalı üzerine kaydedildiği anlaşılmaktadır. Şu halde, davacının taşınmazların alımında katkıda bulunduğu, böylece belirlendikten sonra. dava tarihi esas alınarak saptanan davalı payına düşen taşınmaz payının 1/2 bedelinin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.”

– Edinilmiş Mallarda “Artık Değer” den Pay Almayı Sağlayan Emek
TMK nun 231. maddesinde: “Eklemelerden ve denkleştirmelerden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu malara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktar” olarak tanımlanan “Artık Değer”; EMKR nin en özgün kurumu durumundadır. İşte eşlerin evlilik birliğinin devamı sırasında onaya koydukları emekleriyle, TMK nun 236. maddesine göre diğer eşe ait bu Artık Değer’in 1/2 sine hak kazanmaktadırlar.

Daha önce de türlü vesilelerle belirtildiği gibi: “EMKR’nin amacı, ev işleri ve çocuğa bakan ve mesleki kariyerinden diğer eş ve evlilik birliği için vazgeçen eşin, çalışan diğer eşin evlilik birliği sırasında emek veya karşılık vererek elde ettiği malvarlığı değerlerinde pay sahibi olmasını sağlamaktır.”  Bu rejimde, evli olan eşlerin kişisel malları dışında kazandıkları malvarlığı değerlerinin elde edilmesi ya da çoğalması sürecinde, sırf evli olmaları dolayısıyla birbirlerine katkıda bulundukları hususunda bir varsayım ilkesi kabul edilmiştir. EMKR’nin devamı ettiği süre içinde bu ilkenin geçerliliği öngörülmüş olduğu gibi, bunum aksine bir iddia ve savunmanın ortaya konulmasına izin de verilmemiştir. Nitekim Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 31. 10 2006 tarihi ve E: 2006/11169 K. 2006/12117 sayılı kararında: “Davalı kocanın çalışarak ürettiği ortak değeri hane gelirine kattığı gibi, davacı Fadiye’nin de kendi emek ve gücü ile ev işlerine katkı sağladığı açıktır. Davacı kadının başka bir işte çalışmadığı gerekçesiyle bu katkı ve emeğin göz ardı edilerek evlilikten sonra edinilen dava konusu taşınmazın davacı kocanın geliri ile edinilerek üzerine bina yapıldığını kabul etmek hayatın olağan akışına uygun düşmez”  denilerek bu husus teyit edilmiştir.

Vurgulanması gerekir ki EMKR bağlamında eşlerin ortaya koydukları emeklerinin yalnız bir maddi katkı olarak algılanması da doğru değildir. Tam tersine bu katkı pozitif insani ilişkilerin her türlüsünü kapsayabilen bir ortaklık olarak düşünülebilir. Çocukların bakımı ve gözetimi ile ev işleri ve mesleki yardım katkıları dışında; çalışan eşin sağlığına özen gösterilmesinden, hazırlanan sevgi ve şeflcat ortamına kadar türlü motive edici tavırları da içerir.

Yinelemekte yarar bulunmaktadır ki; “Eşlerin edindikleri mallar, hangisinin olursa olsun, birbirinin desteğiyle, birbirinin varlığıyla gerçekleşmektedir.” “Diğer eş ister çalışsın ister çalışmasın, her ikisi de mal edinmiş olabilir, sadece birisi çalışmış diğeri eve bakmış olabilir. Çocuklara bakmış olabilir. Dışarıda çalışan kişi bu rahatlığı temin ettiği için mal temin etmiş, mal edinmiş, o halde, diğerinin bunda katkısı vardır.”

Bütün bu nedenlerledir ki kanun koyucu, HMKR nin öğelerinden biri olan edinilmiş malların, eşlerin emekleri karşılığı kazanılmış olmaları kuralının; çok geniş ve aile ortamının birlikteliği ya da yaşam ortaklığını yücelten yapısına göre yorumlanmasını istemiştir. İşte bu düşüncelerle kanun; edinilen malların karşılığına, parasal olarak ya da para yerine geçen değerlerle katılmış olan eşlere de; malik eşin “Artık Değerlerinden” pay vermek suretiyle; eşler arasında bir denge kurmaya ve onları mağdur etmemeye çalışmıştır.

3) Edinilmiş Mallara katılma Rejiminde Aksi İspat Edilene Kadar Her Eşin bütün Malı Edinilmiş Mal Sayılır

TMK nun 222. maddesinin 3. bendinde: “Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır” hükmü konulmuştur. İler ne kadar bu maddenin başlığında “İspat” yazılarak, delillendinne ile ilgili olduğu belirtilmek istenilmiş ise de, söz konusu kuralın, EMKR nin esasının eşlerin malvarlığı değerlerinin, edinilmiş mallar olduğu hususunu vurgulamak olduğu da yadsınamaz.

Kanunun koyduğu bu Edinilmiş Mal Karinesi kuralına göre; eğer bir malın kişisel ya da edinilmiş mal olup olmadığı konusunda uyuşmazlık var da bu çözümlenemiyorsa, bu mal artık Kdinilmiş Mal olarak kabul edilecektir. Burada, bir malın edinilmesinde, eğer edinilmiş mal grubu daha fazla katkıda bulunmuşsa, o zaman bu yeni malın edinilmiş mal sayılacağı hususundaki kuralın da: yerinde olmadığının söylenemeyeceği doğaldır. Çünkü yukarıda betimlenen sorunun bir halin ancak; o malın edinilmesinde hangi mal grubunun daha fazla katkısının olduğunun da saptanamamış olması durumunda ortaya çıkabileceği açıktır.

4) Kanunda Edinilmiş Mal Olarak Belirlenen Malvarlığı Değerleri

TMK nun 219. maddesinde:”Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır””denilmek suretiyle sayılmış ve 221. maddede de; “Eşler, mal rejim sözleşmesiyle. bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş malara dahil olamayacağını da kararlaştırabilirler.” hükmü konulmuştur.

Ancak belirtilmesi gerekir ki. her ne kadar TMK nun 221. maddesinde, eşlerin edinilmiş mal sayılması gereken bazı mal değerlerinin kişisel mal sayılmasının kararlaştırılmasına izin verilmiş ise de; bu çok özel bir duruma münhasır bir düzenleme sayılabilir. Buna karşılık TMK nun 219 maddesinde sayılan mal değerleri, kanunun açık hükmüyle ve emredici bir şekilde edinilmiş mal olarak kabul edilmiştir. Bu bakımdan TMK nun 219. maddesinde sayılan mal değerlerinin, bu edinilmiş mal olma nitelikleri tarafların irade ve anlaşmalarıyla değiştirilemezler”.

Daha önce de vurgulanmış olduğu üzere, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerlerinin, edinilmiş mal sayılması TMK nun 219. maddesi gereği olan bir kanun hükmüdür. Kanunun açık bir şekilde izin vermediği hallerde taraflar da eşlerden birinin emeği karşılığı olarak elde ettiği malvarlığı değerinin edinilmiş mal olmayacağını kararlaştıramazlar. Bu bakımdan mezkur öğelere sahip olan ve bu konuda haklarında aksine bir kanun hükmü bulunmayan bütün mallar EMKR de edinilmiş mal sayılmalıdırlar. Öyle ki kanunun yine 219. maddesindeki edinilmiş mal sayılmaları, ana kuralın ömeklendirilmesinden ibaret olup hiçbir şekilde bir sınırlandırma anlamına gelmemektedir . Nitekim kanun koyucu, mal rejimi sözleşmelerinin tarafları olan eşlere TMK’nun 221. maddesiyle bir kısım malları edinilmiş mal olmaktan çıkarma hususunda yetki verdiği gibi; 219. maddede sıralamaya girmemiş bazı malların edinilmiş mal sayılması hususunda da bazı fırsatlar tanımıştır.

TMK’nun edinilmiş mal sayılmasını emredici kurallara bağlanmış bulunduğu malvarlığı değerleri ise aşağıda açıklanacağı üzere, başlıca 5 grupta toplanmıştır.

-Çalışmanın Karşılığı Olan Edinimler
TMK nun 219/1 maddesinde sayılan bu malvarlığı değerlerinin, edinilmiş mal tanımlamasına uygunluğu tartışılmayacak kadar açıktır. Çalışına karşılığı kazanım yani edinim; F.MKR nin temelini oluşturur1*’. “Çalışmanın karşılığı olan edimden, kural olarak eşin geniş anlamda hizmet sözleşmesine dayanarak elde ettiği ücret veya serbest meslek sahibi olarak çalışması sonucu elde ettiği gelir veya bir işletme faaliyeti dolayısıyla elde ettiği kazanım anlaşılır” İşte bir eşin bu yolla elde etmiş olduğu gelir F.MKR nin devam ettiği süre içinde elde edilmiş ise, o eşin edinilmiş mallarına dahil olur. Nitekim evlenme ve EMKR ne gedmeden önce eşin kişisel malı olsa hile; “Bu işletmenin 01.01.2002 den sonraki gelirleri edinilmiş maldır.”

Ancak çalışma; fikri ya da bedeni bir emek sarfı olarak tanımlanabilir. Bu emek sarfı yapma veya rekabete girişme gibi yapmama şeklinde de olabilir. Keza aynı etkinlik bir değer arttırma biçiminde de ortaya çıkabilir. Örneğin; bir arsanın değerinin sırf konjonktürel nedenlerle artımıyla elde edilen gelir kişisel mal sayılsa bile; bir malın emek karşılığında endüstriyel değer artışına kavuşturulması halinde edinilen kazanım kuşkusuzdur ki edinilmiş mal olarak kabul edilmelidir. İşte bütün bu olgular sonunda yani çalışmalar karşılığında ele geçirilen mal ya da hak sahipliliği gibi malvarlığı artırımları, edinimi oluştururlar”.

Belirtmek gerekir ki; yapılan her çalışmanın mutlaka, kanunun anladığı anlamda edinilmiş mala değgin edinim kazandırır nitelikte olduğunun söylenmesi de mümkün değildir. Nitekim; ahlaken bir görevin yerine getirilmesi sebebiyle yapılan çalışmalar bir edinim yaratmayacağı gibi, bu çalışmalar sebebiyle sağlanan kazanımlar da diğer eşin elde ettiği mallara katılma hakkı vermemektedir. Örneğin; “Eşin aile birliğinden doğan yükümlülük çevresinde (TMK 186. 196) ev işlerini görmesinde, çocuğa bakmasında veya bu bağlamda diğer eşin meslek ya da işletmesinde ona yardım etmesinde TMK. nun 291/1 deki anlamda çalışmasından söz edilemez.” Bu sebeplerledir ki bir eşin sırf bu nedenlere dayanarak; mal rejiminin tasfiyesi bağlamında ya da diğer hallerde diğer eşten Artık Değer talebi dışında bir katkı payı istemesi mümkün bulunmamaktadır.

Böyle olmakla birlikte; çalışmayan eşin, diğer eşten aldığı ve “Harçlık” olarak nitelcndirilcbilcn. kendi özel gereksinimlerinde kullanabilmesi amacına yönelik meblağın, kendisine verilme sebebi eş ve çocuklarına bakma karşılığı olmadığından; kaynağı itibariyle edinilmiş mal sayılmaz.  Sonuç olarak yinelemek gerekirse; TMK nun düzenlediği EMKR ndc. çalışma karşılığı olarak gerçekleşen kazanımların edinilmiş mallara dahil olması, bu rejimle ilgili bulunan kuralların en önemli ve belirleyicisi olduğu söylenebilecektir.

-Sosyal Güvenlik veya Sosyal Yardım Kurum ve Kuruluşlarının veya Personele Yardım Amacı İle Kurulan Sandık ve Benzerlerinin Yaptığı Ödemeler
TMK nun 219/2. maddesinde, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin bir eşe yaptığı ödemelerin onun edinilmiş malları grubuna gireceği belirtilmiştir. Söz konusu kurum, kuruluş veya sandıkların yapmakta oldukları bu ödemelerin, hak sahibi eşin evvelce bu kuruma tabi işyerlerinde yapmış oldukları çalışmalar karşılığı olduğu ve yine çalıştığı sırada bu kurum, kuruluş ve sandıklara yaptığı aidat ya da kesintiler nedeniyle sağlandığı malumdur. Bu sebeple, söz konusu ödemelerin edinilmiş mal sayılmasının bu konudaki esas kurala uygun olduğu tartışılamaz. Ancak belirtmek gerekir ki. söz konusu kurum. kuruluş veya sandıkların yaptıkları bu ödemelerin edinilmiş mal sayılabilmcleri için yine bu konudaki diğer esas kurala uygun olarak eşler arasında EMKR nin geçirli olduğu dönem içinde yapılması gerekir.

Söz konusu kural gereğince örneğin: SSK. Bağkur. Oyak ya da Emekli Sandığı”‘ gibi kurumların yaptıkları ödemelerin hak sahibi eşin edinilmiş mallarından olacağı kuşkusuzdur. Ayrıca belirtilmesi gerekir ki: emekli ikramiyesi, kanunumuzda edinilmiş mallar arasında gösterilmiş olduğu gibi: bu ikramiyenin hangi oranda ve ne şekilde “Artık Değere Katılma Alacağı” hesabında dikkate alınacağı da TMK nun 228. maddesinde gösterilmiştir. Buna göre, rejimin sona ermesi ve tasfiyesi halinde: Emekli ikramiyesi ve benzeri sosyal güvenlik kurumlarınca yapılacak ödemelerde, ilgili kanunca uygulanan usule göre, toplu ödeme yerine ömür boyu irat bağlanmış olsa idi, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, o miktar kişisel mal olarak ayrılacak, kalan bölüm edinilmiş mal olarak kabul edilerek, buna göre işlem yapılacaktır . Özel yaşam sigortası yapan şirketlerin, riskin gerçekleşmemesi halinde yaptıkları ödemelerin ise edinilmiş mal değil fakat kişisel mal olduğu görşünde bulunanlar vardır . Ancak, bu sigorta şirketlerine ödenen primler kişisel mallardan ödenmiş ise. ilerde şirketin yapacağı ödemenin kişisel mallar grubuna gireceği ve fakat primler edinilmiş mallardan ödenmiş ise verilen ikramiyelerin edinilmiş mal sayılacağı görüşü kanun ruhuna ve F.MKR’nin önemli kurallarına daha uygun gelebilir . Keza aynı görüşün 506 sayılı SSK 85 vd maddelerini gereğince tahakkuk ettirilen isteğe bağlı sigorta ödemeli için de geçerli olduğu söylenebilir1″ . Ancak belirtmek gerekir ki; 2022 Sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz Ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Balanması Hakkında Kanuna göre ödenen aylık alanların bu gelirlerinin de. bir emek ve karşılıkla ilgisi bulunmadığından, bu gelirlerin edinilmiş mal sayılması mümkün olamaz”.

-Çalışma Gücünün Kaybı Nedeniyle Ödenen Tazminatlar
TMK nun 219.m maddesi, çalışma gücü kaybı nedeniyle ödenen tazminatların da. hak sahibi eşin edinilmiş mal grubuna ait olacağı bildirmiştir. Mczkur maddeye göre; evlilik ve EMKR nin devam ettiği süre içinde, trafik ya da iş ka/ası gibi nedenlerle ve çalışma gücünün kaybı karşılığı ödenen tazminatlar. hak sahibi olan eşin edinilmiş mallarına katılırlar. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar; hak sahibi kişinin çalışarak elde edeceği kazancın kaybedilmesi karşılığı olarak verildiği için, sonuç itibariyle yine de çalışma ve emekle ilgili bulunduğundan edinilmiş mal
olarak kabul edilmiştir. Doğal olarak bu güç kaybının da EMKR nin devamı sırasında gerçekleşmesi gerekir. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenecek tazminatlara örnek olarak; BK nun 46 maddesinde yazılı: “Cismani bir zarara duçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmağa muktedir olamamasından ve ilerde iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanı ve bütün masraflarını isteyebilir” hükmünün uygulanmasında en belirgin örneğini bulur. Ancak doğaldır ki. söz konusu TMK nun 219/3 maddesinin kapsadığı çalışma gücünün kaybı yalnızca BK nun 46. maddesinin kapsadığı zararlardan ibaret bulunmamaktadır. Örneğin; eşin hukuka aykırı olarak tutuklanması, haksız rekabet sebebiyle muhtemel gelirinden mahrum kalması gibi sebeplere ilişkin düzenlemeler de bu grup da düşünülebilir”.

-Kişisel Malların Gelirleri
TMK nun 219/4 maddesi: kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mal sayılması gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu sebepledir ki; kişisel malların gelirleri. aksine bir anlaşmaları yoksa, hak sahibi eşin edinilmiş malları arasında sayılırlar . Ancak burada, kişisel malların yerine ikame edilen gelirlerin yine kişisel mal olacağı fakat bunların gelirlerinin yani örneğin, kişisel bir malın
kiralanmasıyla elde edilecek kira gelirinin; edinilmiş mal sayılması gerektiğinin vurgulanması icap eder. Nitekim Yargıtay da; şirket hissesi eğer eşin kişisel malı ise; bu şirketin verdiği temettülerin kar payı olarak verilmesi halinde bunların edinilmiş mal ve ayın olarak sermayeye ilave edilmesi halinde ise kişisel mal olarak kabul edileceğini kararlaştırmıştır .
Hukuki şeylerin gelirleri, ürün olarak belirlenebilirler. TMK nun 685. maddesinde: eski TKM nin 620. maddesinde tanımlanan “Semere”; “Ürün” olarak isimlendirilmiştir. Semere, sözlük anlamıyla: yemiş, meyve, ürün, fayda ve sonuç karşılığı kullanılır. TMK nun 685. maddesinde: “Bir şeyin maliki onun ürünlerinin de maliki olur. Ürünler, dönemsel olarak elde edilen doğal
veya hukuki ürünler ile bir şeyin özgülendiği amaca göre adetler gereği ondan elde edilmesi uygun görülen diğer verimlerdir. Doğal ürünler asıl şeylerden ayrılıncaya kadar onun bütünleyici parçasıdır.” denilerek, ürünlerin betimlenmesi yapılmıştır. Doğal ürünler; bir ağacın meyveleri, hayvanların yavruları. tarlanın semereleri gibi kazanımlar! ifade eder. Hukuki ürünler ise; faizler, temettüler, ecr-i misil ve kira gibi gelirlerden oluşurlar”2. Ancak yukarıda verilen Yargıtay kararında da belirtildiği üzere; kişisel malların gelirleri eğer yine kişisel maların geliştirilip, onan İması ve yararlarına kullanılıyorsa o zaman bu gelirlerin de edinilmiş mal sayılması mümkün olamayacaktır.

-Edinilmiş Malların Yerine Geçen Değerler
TMK nun 219/5 maddesinde: Edinilmiş malların yerine geçen değerlerinin de edinilmiş mal sayılacağı hükme bağlanmıştır. Edinilmiş malın elden çıkarılarak trampa ya da onun bedeliyle yapılan bir satış akdi sebebiyle yeni bir malvarlığı elde edilmiş ise, bu yeni değer edinilmiş mal grubuna girer”3. Yani edinilmiş malın yerine geçen yeni malvarlığı da edinilmiş maldır, örneğin; bizatihi edinilmiş mal olan çalışma karşılığı ücretin birikimiyle alman bir ev de edinilmiş bir maldır IJ. Bu konuda ilginç olan diğer bir husus da; Milli Piyango, Spor I.oto ya da diğer şans oyunlarından kazanılan paranın EMKR de hangi mal cinsine dahil edileceğidir.

Türlü varsayım ve kabullere müsait bulunan bu sorunun çözümünde de en fazla taraftar toplayan yaklaşım; şans oyununa yatırılan paranın kaynağına değer veren görüş olmuştur. Genel kanıya göre; eğer şans oyununa yatırılan para edinilmiş mallardan sağlanmış ise. kazanılan ikramiye de edinilmiş mal olarak aile rejimine katılmak gerekecektir. Eğer yatırılan para kişisel
mallardan sağlanmış ise, o zaman ikramiyenin kişisel mal olduğu düşünülmekledir . Buna karşılık diğer ilginç bir konu olan; kocanın çalışmayan karısına kendi özel ihtiyaçlarında kullanılmak üzere verdiği ve “Harçlık” olarak vasıflandırılan paranın hangi mal cinsinden sayılması gerekeceği hususunda ise görüşlerde belli bir kararlılık göstermemektedir. Harçlığın çocukların bakımı
ve ev hizmetlerinin karşılığı olduğunu savununlar bu nedenle edinilmiş mal sayılması gerekeceğini ileri sürürlerken; bu meblağın; evlilik birliğinin giderlerine katılma yükümü kapsamında değerlendirilmesi gereceğinden; edinilmiş mal olarak kabulü mümkün görülmemektedir . Kocanın karısına verdiği harçlığın, bir bakım ve emek karşılığı olduğunun kabulü, aile yaşamındaki
her davranışın yarar karşılığı olduğu gibi geçersiz bir anlayışın ürünü sayılması gerekeceği söylenebilir. Ailenin yarar hesapları dışında da bir sevgi ortamı olduğu da unutulmamalıdır. Bu husus unutulmayarak yapılacak yorumlarda; harçlığın kişisel mal olarak kabulünün daha yerinde olduğunu düşüncesi ağır basacaktır.

5) Sözleşmeyle Belirlenen Edinilmiş Mallar

TMK 221. maddesinde konulan; “Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını karşılaştırabilirler” hükmü; eşlere, tabi olmayı kabul ettikleri HMKR nin uygulanması sırasında, maddede sözü edilen ve tanımı gereği kişisel mal olması icap eden malvarlığı değerlerini yapacakları bir sözleşmeyle edinilmiş mal statüsüne geçirme hakkı tanımıştır.

Bu konuda kişisel malların tanımlanmasıyla ilgili bölümde daha ayrıntılı bilgi verildiğinden; aynı hususların yinelenmesine gerek olmayacağı açıktır.

6) Edinilmiş Malların TMK’da Sayılmayan Diğer Örnekleri

TMK nun 219. maddesinde sayılan edinilmiş mallar; kanunun emredici bir biçimde örnek olarak gösterdiği ve kanunen edinilmiş mal olmaktan çıkarılması mümkün olmayan mallardır. Ancak kuşku duyulamaz ki, insan ve karı koca ilişkileri içinde genel tanımları gereği edinilmiş mallar olarak kabulü gereken diğer başka mal gruplarının da bulunacağı doğaldır. Zaten bu konuda TMK nun 222. maddesi de:” Bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir” kuralıyla edinilmiş malların sırf 219 ve 221 maddede yazılı olanlardan ibaret bulunmayacağını açıkça ortaya koymuştur.

Öyleyse; EMKR’nin geçerli olduğu süre içinde, emek karşılığı olarak kazanılmış bulunan ve fakat 219 ve 221. maddelerde yazılı olmayan malvarlığı değerlerinin de edinilmiş mal olarak kabulü gerekebileceği açıktır.

Örneğin; edinilmiş malların doğal ve hukuki ürünleri, eşin diğer eşe yaptığı nafaka ödemelerinin birikimlerinden oluşan kazanımları ise edinilmiş mallardır. Keza; BK nun 8. maddesinde belirlenen: “Bir iş veya bir şey mukabilinde ilan suretiyle bir bedel vaadine tevfikan” verilen bedeller, kolektif şirketlerde olduğu gibi kişi ortaklıklarında emek karşılığı yapılan ödemeler;119 hak sahibi eşin edinilmiş malı olarak kabul edilmek gerekmektedirler.

Edinilmiş mal rejimindeki malların paylaşımı için Adana Boşanma Avukatı; Av. Saim İncekaş‘tan tavsiye almanız verimli olacaktır.

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.