Ecrimisil İstinaf Dilekçesi Örneği

Ecrimisil İstinaf Dilekçesi Örneğii

Ecrimisil İstinaf Dilekçesi Örneği

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİ’NE

Gönderilmek Üzere

ADANA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO               :  E. K.

İSTİNAFA BAŞVURAN

DAVACI                   :                                 

VEKİLİ                     : Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Barosu

DAVALILAR :

1- (TEDAŞ)                        

VEKİLİ                      : Av.                                         

2- . (MEDAŞ)                                 

VEKİLİ                      : Av.

TEBLİĞ TARİHİ : 29.06.2019

KONU            : … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E.  K. Sayılı ilamının müvekkil aleyhine reddedilen kısımların BOZULMASI talebini  içerir istinaf dilekçemizdir.

AÇIKLAMALAR     :

Müvekkilin maliki olduğu ili,  ilçesi, Mh. ada 2 parsel sayılı taşınmaza müvekkilin rızası hilafına elektrik direkleri ve elektrik trafosu v.s kurulmuş olması ve dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere 21.11.2000 tarihinde mevcut hattın kurulduğu ve el atmanın yapıldığı sırada 743 sayılı Medeni Kanunun uygulama alanı bulması nedeniyle davalılardan MEDAŞ ve TEDAŞ’tan müşterek ve müteselsilen irtifak hakkı bedeli; davalılardan yalnızca MEDAŞ yönünden ise son 5 yıllık ecri misil bedeli talep ve dava edilmiştir.

Yapılan yargılama neticesinde  Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/991 E. 2019/462 K. Sayılı ilamı ile:

-Özelleştirme yüksek kurulunun 24.07.2006 tarihli kararı gereğince TEDAŞ Genel Müdürlüğü bağlı ortaklığı MEDAŞ ‘ın işletme hakkını devraldığı, trafonun 21.11.2000 tarihinden önce yapılan elektrik tesislerinden olması nedeniyle sorumluluğun irtifak hakkı sahibi TEDAŞ Genel Müdürlüğünde olduğu anlaşıldığından davalı MEDAŞ hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, TEDAŞ hakkında açılan davanın kabulüne,

-El atmanın önlenmesi, kal ve ecri misil taleplerinin yapının mülkiyet hakkı sahibi olan TEDAŞ’a yöneltilmesi ve hükmünde onun hakkında kurulması gerektiğinden bahisle MEDAŞ yönünden ecri misil talebimiz reddedilmiştir.

Bu hususta yerel mahkeme kararının davanın TEDAŞ yönünden kabulünde bir itirazımız olmamakla birlikte aşağıda belirteceğimiz sebepler yönünden yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle istinaf etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Şöyle ki;

İRTİFAK HAKKI BEDELİNDEN DAVALI MEDAŞ DA SORUMLUDUR.

Dava konusu ENH’nin yapım tarihinin, davalılar arasında imzalanan işletme hakkı devri sözleşmesi tarihinden önce olması nedeniyle sorumluluğun irtifak hakkı sahibi TEDAŞ Genel Müdürlüğünde olduğundan bahisle açılan davanın MEDAŞ yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmişse de işletme hakkı devir sözleşmesi davalılar arasında akdedilmiş olup sadece sözleşmenin taraflarını bağlayacaktır. İşletme devir sözleşmesi hükümleri taraflar arasındaki iç ilişkidir. Yani sözleşmedeki sorumluluğa ilişkin yükümlülükler davalıların kendi aralarında birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri yükümlülüklerdir. Bu nedenle taşınmaz bedelinden müşterek ve müteselsilen sorumludurlar. Aralarındaki sözleşmeye dayalı ilişki rücu ilişkisidir. Müteselsilen sorumlu olduklarına dair Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/3648 E.  ,  2016/6738 K. Sayılı ilamında da belirtilmiştir. ”… İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin 7. 4 maddesi uyarınca …’ın icra dosyasına yapılan ödemeden sorumlu olduğu, davacının icra dosyasına borcun tamamını ödemesi ve ilam gereği müteselsil sorumluluk hali bulunması nedeniyle üçüncü kişiye ödediği bedelin tamamını davalıdan talep edebileceği, temyiz sürecinin davacının tercihi olması sebebiyle temyiz gideri ve onama harcına ilişkin talebin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 311.161,51 TL’nin 06.05.2015 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı tarafın, İHDS’nin 7.4 maddesi uyarınca davalı …’ın sorumlu olduğu döneme ilişkin … İş Mahkemesi’nin 2014/472E-2014/752 K sayılı ilamına istinaden ödediği temyiz harç ve onama masrafını da isteyebileceği gözetilmeksizin, temyiz sürecinin davacının tercihi olduğu şeklinde usul ve yasaya aykırı bir gerekçeyle bu yöndeki talebin reddedine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.” şeklindedir.

HUSUMET YÖNÜNDEN REDDEDİLMESİ NEDENİYLE NİSPİ VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ HUKUKA AYKIRIDIR.

Yerel mahkeme gerekçeli kararında ”… Davacının davalı Medaş Elektrik Dağıtım A.Ş. Hakkında açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE ve davalı MEDAŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden daimi irtifak hakkı bedeli yönünden A.A.Ü.T. Ye göre belirlenen 20.685,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine” yönünde hüküm kurmuştur. Karar, husumet yönünden davanın reddedilmesi ve bu itibarla nispi vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle usul ve yasaya aykırıdır. Bu hususta Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 2018/4165 E.  ,  2019/5133 K. Sayılı ilamı da belirttiğimiz şekildedir. ”…Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil, birleştirilen dava ise ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece; bozma kararına uyularak, tazminat istemi yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil istemi yönünden …… hakkındaki husumetten reddine diğer davalı yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Kabule göre de;

2-Davalı …… hakkındaki dava husumet nedeniyle reddine karar verildiğinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA” karar verilmiştir.

HAKSIZ ZİLYETTEN İSTENEN ECRİ MİSİL TALEBİNİN, MÜLKİYET HAKKI SAHİBİNDEN İSTENECEĞİ GEREKÇESİ İLE REDDİNE KARAR VERİLMESİ HUKUKA AYKIRIDIR.

Dava dilekçemizde haksız kullanımdan kaynaklı son 5 yıllık ecri misil bedeli davalı MEDAŞ’tan talep edilmişti. Ancak yerel mahkeme usul ve yasaya aykırı bir şekilde el atmanın önlenmesi, kal ve ecri misil taleplerinin yapının mülkiyet hakkı sahibi olan TEDAŞ’a yöneltilmesi ve hükmünde onun hakkında kurulması gerekçesi ile MEDAŞ yönünden ecri misil talebimiz reddedilmiştir. Bu hususta davalı TEDAŞ’ın istinaf başvuru dilekçesinde” Hukuk Genel Kurulunun 01.11.2000 tarih ve 2000/3-1341-1584 sayılı kararında ” Ecri misil, hak sahibi zilyedin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır.” şeklinde tanımlanmıştır. Ecri misilden haksız olarak el koyan, fiilen kullanan ya da el atanının sorumlu olacağı, son 5 yıl için istenebileceği ve bu hususta enerji nakil hattından yararlanan ve faydalananın MEDAŞ olması nedeniyle ondan istenebileceğini” belirtmiştir. Biz de zaten son 5 yıllık ecri misil talebimizi MEDAŞ’ a yöneltmiştik.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi  2018/10985 E.  ,  2018/18849 K. Sayılı ilamında da belirttiği üzere işletme hakkı devir sözleşmesinden sonra ecri misil talebinin devralana yöneltilecektir.  ”…Bozma üzerine Mahkemece; Tedaş ve … Elektrik A.Ş. arasında imzalanan sözleşme gereği 24.07.2006 tarihinden sonraki ecrimisil taleplerinde … Elektrik A.Ş’nin sorumlu olacağının belirtildiği dolayısıyla bu tarihten sonraki ecrimisil taleplerinin Tedaşa yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.”

Yine bu hususta Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2018/5492 E.  ,  2019/9529 K. Sayılı ilamı da ”Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının kabulüne, ecrimisil talebinin ise reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki … mahallesi 156 ada 59 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı idare vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyle ki;

Ecrimisil kötü niyetli şagilin ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarı olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam kâr mahrumiyetidir. Ecri misile hükmedilebilmesi için taşınmazın ecrimisil istenilen dönemde davalı tarafından kullanılması ve bu kullanımın kötü niyetli olması gerekli ve yeterlidir. Davalı idarenin davacıya ait tapulu taşınmazı hiç bir hakka dayalı olmaksızın kullandığı dosya kapsamı ile sabit olduğuna göre, davacının ecrimisil talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu durumda arsa niteliğindeki taşınmazların getirebileceği ecrimisil miktarı hesaplanırken, dava konusu taşınmazın işgalden önce ne şekilde kullanıldığı, ayrıca civar taşınmazların ecrimisil istenilen dönemdeki kullanma biçimleri araştırılarak, bu kullanma şekillerine uygun kira sözleşmelerinin taraflardan ibrazı istenmeli, ayrıca bilirkişilerin re’sen bulacakları emsaller de dikkate alınmak suretiyle, taşınmazın ilk dönem getirebileceği ecrimisil miktarı bulunduktan sonra, takip eden dönemler için, ÜFE’deki artış oranları dikkate alınmak suretiyle alacak miktarı hesaplanmalıdır. Mahkemece bu hususlara dikkat edilmeden yazılı şekilde hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması, doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA karar verilmiştir.” şeklindedir.

HUKUKİ NEDENLER         : TBK, HMK, ve ilgili yasal mevzuat

HUKUKİ DELİLLER           : Asliye Hukuk Mahkemesi  E.  K. Sayılı ilamı, tapu kayıtları, bilirkişi incelemesi, keşif, tanık, yemin ve her türlü delil.

SONUÇ VE İSTEM   : Yukarıda açıkladığımız nedenler doğrultusundan … Asliye Hukuk Mahkemesinin  E.  K. Sayılı ilamının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle  kararı yasal süresi içerisinde istinaf ediyoruz. Kararın hukuka aykırı olan kısımlarının kaldırılarak dosyanın yeniden incelenmesi neticesinde;

-Taşınmaz irtifak bedeli yönünden davamızın MEDAŞ ve TEDAŞ yönünden kabulüne;

-Ecri misil tazminatı yönünden davamızın talebimiz doğrultusunda MEDAŞ yönünden  kabulüne,

-Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine,

Karar verilmesini bilvekale talep ederiz. 08/07/2019

 

İSTİNAFA BAŞVURAN DAVACI

VEKİLİ

Av. e-imzalıdır

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak ve kopyalamak için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için site menüsünde yer alan Soru-Cevap forumuna katılmanız ve 10 adet farklı başlık altında cevap yazmanız gerekmektedir. Giriş şifreniz 10 adet cevabınız sonrası tarafınıza iletilir.