Anasayfa » MAKALELER » DURUŞMA NE DEMEK? DURUŞMA EVRESİ

DURUŞMA NE DEMEK? DURUŞMA EVRESİ

DURUŞMA EVRESİ

Duruşma hazırlığı evresi tamamlandıktan sonra duruşma aşamasına geçilir. Duruşma; yoklama yapılması, iddianamenin kabul edildiği kararının ve iddianamenin okunması ile başlar. Duruşma evresinde deliller değer­lendirilir. Bu aşamada sanığın suçu işleyip işlemediği ortaya konarak mahkeme bir hükme ulaşır.

Duruşmaya Hâkim Olan İlkeler

Duruşmada birtakım ilkeler vardır. Bu ilkelere uygun olarak duruşma yürütülür.

Sözlülük

Duruşma aşamasında soruşturmanın aksine her şey sözlüdür. Bu beyanlar zabıt kâtibi tarafından tutana­ğa geçirilir. Soruşturmada ise her şey yazılıdır.

Doğrudan Doğruyalık ve Yüze Karşılık

Hâkimler önüne getirilmiş ve tartışılmış delillere dayanarak vicdani kanaatini kullanarak karar verirler. Ta­rafların duruşma aşamasında hazır bulunması, işlemlerin bu kişilerin huzurunda yapılması yüze karşılıktır. Or­taya konan bir delile herkesin ulaşabilmesi, hâkimin ortaya konan bu delile doğrudan temas ederek hükme ulaşması doğrudan doğruyalıktır. Bu ilkeler duruşmada çelişme ilkesinin uygulanmasına hizmet eder.

İstinabe veya naiple dinleme ve sorgu, sanığın yokluğunda duruşma yapılması, devlet sırrı gere­ği tarafların yokluğunda tanık dinleme durumunda yüze karşılık ve doğrudan doğruyalık kuralı ih­lal edilmektedir.

Kesintisizlik ve Yoğunluk

Duruşmaya ara verilmeksizin devam olunur (CMK m. 190/1). Kural bu olmakla birlikte çoğunlukla duruş­maya ara verilir. Mahkeme, zorunluluk varsa duruşmaya makul sürede sonuçlanmasını sağlayacak kadar ara verebilir. Duruşmaya ara verilmişse duruşma birden fazla celseden (oturumdan) oluşur.

Çelişme İlkesi

İddia ve savunma makamının karşılıklı delillerini ileri sürüp tartışmaları ve hâkimin huzuruna getirilmiş, tar­tışılmış delilleri dikkate alarak vicdani kanaatini kullanarak hükme ulaşmasına çelişme ilkesi denir.

Açıklık İlkesi Genel Olarak

Duruşmalar açık olarak yürütülür (Anayasa m. 141, CMK m. 182/1). Açıklıktan anlaşılması gereken du­ruşmada bulunmak isteyen herkesin yapılan muhakeme işlemlerini görebilmesi ve işitebilmesine olanak sağ­lanmasıdır. Duruşmada bulunması gereken tarafların dışındaki herkes duruşmada olup bitenden haberdar ol­mak, adaletin nasıl dağıtıldığını algılamak için duruşmada hazır bulunabilir. Duruşmaların açıklığı, adaletin şeffaf olarak, eşit şekilde dağıtıldığını insanlara göstermeye hizmet eder. Toplumda gizli, adil olmayan yargı­lamalar yapıldığı kaygısını siler.

Duruşmanın açıklığı kuralının ihlali kesin hukuka aykırılık hallerindendir. Kanun yolu evresinde son kararın bozulmasını gerektirir (CMK m.289/1-b).

Duruşmanın Kapalı Yapılması

Duruşmaların açık yapılması kuraldır. Fakat bazı durumlarda duruşma kapalı yapılır.

Açıklığın Kaldırıldığı Haller

Zorunlu Kapalılık: Sanık, onsekiz yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır. Hüküm de kapalı du­ruşmada açıklanır (CMK m.185). Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki kuralı kanun koyucu koymuştur. Mahkeme bu konuda karar veremez.

Örnek: Yargılanan çocuk, onsekiz yaşını doldurduktan sonra zorunlu kapalılık uygulaması kalkar[1].

Çocukların sanık olduğu duruşmalar hüküm oturumu dâhil tamamıyla kapalıdır. Birden fazla cel­se varsa hepsi kapalı yapılır.

İhtiyari Kapalılık: Genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, duruş­manın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir.

Mahkeme duruşmanın bir kısmı için kapalılık kararı verebilir. Hukukumuzda kısmi kapalılık müm­kündür.

Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır (CMK m. 182). Fakat açıklığın kaldırıldığına ilişkin karar istem üzerine veya re’sen kapalı duruşmada verilebilir. Hüküm duruşması daima açık yapılır. Mahkemenin hüküm duruşmasının kapalı yapılmasına karar vermesi mümkün değildir.

Kapalılık kararı, istem üzerine veya re’sen mahkemece verilir. Bu konuda karar “mahkeme” ta­rafından verilir. Mahkemenin kapalılık kararına kanunda düzenleme olmadığı için itiraz edilemez (CMK m.267).

Açıklığın kaldırılması kararı, nedenleriyle birlikte tutanağa geçirilir (CMK m.186).

Kapalı duruşmalarda mahkeme bazı kişilerin hazır bulunmasına karar verebilir. Bu kişiler duruşmanın kapa­lı olmasını gerektiren hususları açıklamamaları bakımından uyarılır. Bu husus tutanağa yazılır (CMK m.187/1). Kapalı duruşmanın içeriği hiçbir iletişim aracıyla yayımlanamaz (CMK m.187/2).

!! Kapalı duruşmanın içeriğini yayımlayanlar hakkında gizliliğin ihlali suçundan işlem yapılır (TCK m.285/2).

Duruşmada Yayım Yasağı Getirme

Mahkeme duruşmayı kapatmadan açık duruşmada yayım yasağı getirebilir.

Açık duruşmanın içeriği, millî güvenliğe veya genel ahlâka veya kişilerin saygınlık, onur ve haklarına do­kunacak veya suç işlemeye kışkırtacak nitelikte ise; mahkeme, bunları önlemek amacı ile ve gerektiği ölçüde duruşmanın içeriğinin kısmen veya tamamen yayımlanmasını yasaklayabilir (CMK m.187/3). Karar açık du­ruşmada açıklanır.

Yayım yasağı kapalılık kararından farklıdır. Yayım yasağı verilen duruşmalar açıktır. Bu duruşmalarda ilgi­siz kişiler bulunabilir. Fakat duruşmada olup biten şeyleri yaymak yasaklanır

Yayım yasağı kararı “mahkeme” tarafından verilir. Bu nedenle itiraz mümkün değildir.

Duruşmada Kayıt Yapma Yasağı

Duruşmalar açık yapılır. İsteyen herkes duruşmada bulunabilme hakkına sahiptir. Duruşma başladıktan sonra duruşma salonunda her türlü sesli veya görüntülü kayıt veya nakil olanağı sağlayan aletlerin kullanılma­sı yasaktır. Bu hüküm, adliye binası içerisinde ve dışındaki diğer adlî işlemlerin icrasında da uygulanır (CMK m. 183).
Adliye binası dışında yapılan bir keşif esnasında kayıt yapmak yasaktır

Kayıt ancak mahkeme tarafından yapılır. Tanık ve bilirkişinin sesli ve görüntülü iletişim vasıtaları kullanılmak suretiyle dinlenmesi, sanığın istinabe suretiyle sorgulanması halinde kayıt yapılabilir (CMK m. 180/5,196/4). Bu durumda sesli ve görüntülü kayıt mahkeme tarafından yapılır.

Mağdur çocuklar ile duruşmaya getirilemeyen ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunlu olan kişilerin tanıklığında da kayıt zorunludur (CMK m. 52/3).

Bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda hâkim, hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olma­dan tanığı dinleyebilir. Tanığın dinlenmesi sırasında ses ve görüntülü aktarma yapılır. Bu durumda kaydı mah­keme yapar (CMK m. 58/3).

Duruşmada mahkeme dışında bir başkasının kayıt yapması yasaktır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İletişim
error: Silence is golden