Doktora Karşı Tazminat Davası Dilekçe Örneği

ADANA ( ) NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI              :

ADRES             :

VEKİLİ                :

DAVALI              :

ADRES                :

KONU            : Özensizlik , meslek kurallarına aykırılık, kasti zarar ile kişi yaratılan elem ve maddi kaybın tanzimi için Şimdilik …TL maddi , … TL manevi olmak üzere toplam …TL’nin davalılardan alınması hak.

AÇIKLAMALAR

  1. Müvekkilim eksik dişlerimin tamamlanması ve köprü tedavisi yaptırmak amacıyla 06.02.2013 tarihinde Gaziosmanpaşa SSK Nevbahar Diş Hastanesine müracaat etmiştir.Bu hastanede yapılan tetkikler sonucu 11 adet dişinde kesim yapılıp ve köprü tedavisi için ölçü alınmıştır.Diş hekimi her ne kadar özenli ve mesleğin saygınlığına yakışır bir şekilde tedaviye başlamışsa da hastanenin çok kalabalık olması, tedavinin uzun işlemler gerektirmesi ve tedavi sürecinin çok sancılı olması nedeniyle müvekkilim kendi isteği ile tedaviye özel poliklinikte devam etme kararı almıştır

Bu kararı üzerine 11.02.2013 tarihinde Özel DİŞ POLİKLİNİĞİ’nemürcaat eden Müvekkilim, İlk işlem olarak Bakırköy’de ……..GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ’negönderilerek diş röntgen filmlerim çektirilmiş, bu filmler Acar Diş Polikliniği’ne e-mail olarak gönderilmiştir. Röntgen filmlerini inceleyen Ahmet ACAR ve elemanları “dişlerin sağlam olduğunu, kanal tedavisi ve akabinde köprü tedavisine başlayabilecekleri” söylemişlerdir. Ancak 1 hafta sonra tedavinin başlaması için gidildiğinde ise “dişlerinin öldüğünü, köprü tedavisinin mümkün olmadığı” söylenmiş sadece amacı para almaktan öte gitmeyen Doktorlar dişleri kurtarmak yerine maddiyat düşüncesiyle müvekkilimin sağlığıyla oynamış, önceden öngörüp tedavi edilebilecek olan dişler için “Cenaze ne olur?Kaldırılıp gömülür.Bu dişler de aynı, çekilmeleri gerek. diyerek müvekkilime psikolojik de baskı yaparak tedavi yöntemini değiştirerek implant yapılacağı hususuna değinmişlerdir.

Bir yapay dişin, çene kemiğine eklemlenmesini yani tabiri caiz ise “çakılmasını – gömülmesini – ekilmesini” sağlayan kısmı “implant” olarak adlandırılır.Diş alanında bilgisi olmayan müvekkilim doktorlara itimat etmiştir. Bu hususta uzman doktorları bulunduğunu ve ….’ın bunun kursunu aldığını, yine de bir profesör ile ortak çalıştıkları” söyleyerek bu sancılı sürece başlanmıştır

  1. İmplant tedavisinin başlamış olmasına binaen 2013 Şubat ayı sonlarına doğru 11 dişi çekimini bitirip, Mayıs ayına kadar iyileşme sürecinin beklenmesi gerektiğini ve 20-25 Mayıs gibi implantların yapılabileceği belirtilmiş,Müvekkilim 18 Mayıs 2013 tarihinde tekrar röntgen filmi için DENTTOM’a gitmiştir. Yapılan tetkikler sonucu tedavinin artık başlanabileceğine karar verilmiştir.Bunun üzerine 20 Mayıs 2013 tarihinde 9.400,00 USD ve 1.000,00 TL elden nakit olarak ödeme yapılmıştır. Tedaviye profesörün geleceği söylenerek 25 Mayıs 2013 sabah saat 09.00’da klinik için randevu verilmiştir. Belirtilen tarihte bahsi geçen profesör anestezi yaparak tedaviye başlamış; ancak o esnada klinikte çalışan ….. isimli diş hekimi elinde bir aletle içeriye girerek ve profesöre hitaben “Hocam lazerle kansız oluyor” diyerek kendisi tedaviye el atmıştır. Çok acele ve özensiz bir biçimde 5 dakika içerisinde üst çenesinde 6adet delik açılmış, bu özensizliği fark eden Profesör, …..’a“deliklerin simetrisine dikkat eder misin? ‘Bir de delikler çok büyük oluyor” diyerek kendisini uyarmıştır. Ancak kendisi aynı özensizlikle ve baştan savma bir şekilde bu işlemi tamamlamıştır.

Objektif olarak belirli bir meslek kuralına aykırı hareket ettiği ispatlanan hekimin, kusurlu olduğu varsayılır (TBK gereği) Somut olayın özelliklerine göre kendisine herhangi bir kusur isnat edile­meyeceğini iddia eden doktor, bu iddiasını ispatlamak mecburiye­tindedir.

Lazer tedavisi uygulandığı için müvekkilimin diş etleri 1,5 yıl sızlama ve zonklama yapmış ve Aynı zamanda deliklerin simetriden yoksun olması nedeniyle bu durum halen dişlerine hala rahatsızlık vermektedir.

  1. Tedavi masasından kalktıktan sonra …… yazıcıdan çıkmış bir kâğıt uzatarak müvekkilime imzalamasını söylemiştir.Müvekkilim ne olduğunu kendisine sorunca; rutin bir prosedür olduğunu, müvekkilin şahsını doğrudan etkilemediği söylenmiş ve müvekkilimin ameliyat sersemliği ve güven duyma çaresizliğindeyken bu belge kendisine imzalatmıştır.Kendisinden belgenin fotokopisini istenmesine rağmen belgenin fotokopisi dahi verilmemiştir

Aydınlatılmış onam uygulamasının asgari şartlarından biri hastanın özgür iradesini kullanıyor olmasıdır. Bu nedenle uygulama esnasında hastaya baskı altında kalmadan yeterince düşünmesi için fırsat tanınmalı ve bu fırsatın kendisine tanındığına yönelik bir ifade yazılı formun içinde bulunmalıdır. Onam formunun altına hasta kendi el yazısıyla “bilgilendirildiğini ve baskı altında kalmadan onam verdiğini” yazacak olursa hekimin yasal açıdan korunması güçlenmiş olur. ( HEKİMLER VE TABİPLER ODASI YÖNETİCİLERİ İÇİN MEVZUAT)

Oysa burada bilgilendirilme yapılmaksızın müvekkilime zoraki Doktor kendi sorumluluğundan kurtulmak ve doğacak zararları hasta üzerine yıkabilmek adına kâğıdı imzalatmıştır.

  1. Ardından 15dk ara ile alt çeneye 5, üst çeneye 6 adet implant yapılmış ve utanç tablosu yarılarak müvekkilim sağlam dişlerinin de zayiatına sebebiyet verilmiş ve toplamda4 adet sağlam dişağzında bırakılmıştır.

İmplant diş tedavisinde implantların yerleştirilmesi iki şekilde olabilir. Birinci olarak hemen yükleme de denilen ve dişin çekilmesinin hemen ardından implant dişin yerleştirilmesidir. İkinci yöntem ise dişin çekilmesinden en az 2 ay sonra, o bölgede yeterli miktarda kemik yapısı oluştuğuna emin olduktan sonra, implant dişin yerleştirilmesi şeklindedir. Sağlıklı olan ise bir süre beklenilmesidir. (MSc.Dt.AhmetÖrgev)  (Hacettepe Diş Fakultesi, Hasta Bilgilendirme Prosedürü)

08.05.2014 Tarihinde röntgenlerin profesör tarafından incelenip implantların üzeri açılacak denilmiş Ve ağızda yapılan implantlarının bir kaçının yamuk kaynadığı ve çenede kapak unutulduğunu görülmüştür.Kapağı dişleri yaparken çıkarmayı başaramamışlar ve bilgisizliğinden yararlanıp; ‘ mühim değil zaten titanyum kalsın ağzında dediler’. Keza çekilen röntgenlerde de bu durum bellidir.

İmplant yapılan dişi vidalayarak çene kemiğine ekme işlemine implantasyon denir. Diş implantının üretildiği madde titanyum elementidir.Tİtanyum diş implantının uygulanması ertesinde yara yeri iyileşmesi için geçmesini beklediğimiz 3-6 aylık süreç içerisinde kemik ile entegrasyona giderek, çene kemiği ile kaynaşmaktadır. Ancak bu madde bir yıl sonra çıkarılmak istenmiştir. Titanyum Çok farklı alanlarla insanın önünden, arkasından, sağıdan ve solundan yaklaşan bu teknoloji atomaltı işlem gerçekleştirebilmektedir. DNA’yı etkiler ve değiştirir. Karıştığı maddeyi bölüp parçalayabilir.Hücrelerin yapısını değiştirerek işleyişini kontrol altına alabilecek güçte bir tehlikedir.( Ankara Nüversitesi,Bilimsel Makaleler. DT. Aysun İĞNELİ )

TİTANYUM BİR KEZ SİSTEME(VÜCUDA) GİRDİĞİNDE, VÜCUT BUNLARI DIŞARI ATAMADIĞI İÇİN FARKLI ORGANLARDA BİRİKMEYE BAŞLAR. BOYUTLARI ÇOK KÜÇÜK OLDUĞU İÇİN DE HÜCREDEN HÜCREYE, ORGANDAN ORGANA GEÇEBİLİR VE HÜCRE İÇİNDE GERÇEKLEŞEN MEKANİZMALARI ETKİLEYEBİLİR. BURADA DA İNSAN HAYATINI HAFİFE ALDIKLARI VE MESLEĞİN İTİBARINI HİÇE SAYDIKLARI , BİR İNSAN HAYATINI NE KADAR ÖNEMSİZ KILDIKLARI AŞİKARDIR.

  1. Profesör tarafından ağzıma bakıldığında sağlık açısından ayıp yapıldığını beyan ederek ‘ 1.5 YIL BÖYLE Mİ KALDI HASTANIN AĞZI GEÇİÇİ DİŞ YAPMADINIZ MI? Diyerek durumun hassasiyetini gözler önüne sermiş ve amacı sağlık olmayan sadece maddiyat olarak gördükleri bir denek olan müvekkilimin yanlış bir tedaviye maruz bırakıldığını beyan etmiştir. ( mahkemece tanık olarak celbi istenebilir.)Yamuk yapılan implant için rica ederek yeniden yapılmasını gerekirse parasını tekrar ödeyeceğini beyan eden müvekkilime …., BİRŞEY OLMAZ ÖNEMLİ BİR DURUM DEĞİL YANDAKİ DİŞTEN DESTEK ALIRdiyerek dişleri çıkarmamış ve ayıbını düzeltmemiştir. Yamuk olan bu implant ağrı yapmaya devam ederek müvekkilimde bir ızdırap yaşatmıştır. Bu süre boyunca sürekli antibiyotik ve ağrı kesiciler kullanan müvekkilimin bedenime gereksiz kimyasal yüklemesi yaptığı da aşikârdır. Ardından ağrı şikâyetlerim durmayınca müvekkilim bu durumu kendilerine ilettim. ….. , ‘ağrıyı yapan senin kendi dişin diyerek bir de yetmezmiş gibi müvekkilime hakarettebulunarak senden bıktım artık bitse de kurtulsak’ diyerek sağlam olan dişimi de keserek kanal tedavisi yapacağını beyan etmiştir.
  2. 05.2014 Mayısında tekrar kontrol için gittiğinde ise Sağlam kalan dört diş için kanal tedavi ön gören doktorlar bu dişler içindeimplantyapılması gerektiğini söylemişlerdir. Müvekkilim artık bu eleme dayanamayarak ağlamış ve itiraz etmiştir. Onca verilen para ve geçim şartları da kolay olmayan müvekkilime hep eşi destekçi olmuştur. ( Tanık olarak mahkemece celbi istenecektir.) ….. benden iyi mi bileceksin KADIN ben 40 yıllık doktorum diyerek müvekkilimin üzerine yürümüş ve hakaret dolu konuşmasını devam ettirirken başkaları tarafından dışarı çıkarılmıştır. Ancak o gün eşi de yanında olmadığından büyük bir panik ve korku ne yapacağını bilememiştir. 20 ay boyunca bu vicdansız insanların elinden çektiği bu kötüniyetli muameleden ötürü yıpranmış olan müvekkilim İmplanta devam etmek için gittiğinde eşini de yanında götürmüştür. Eşi bu dişleri onların tamamlamaması gerektiğini beyan ederek eşinin dişlerini profesöre tamamlatmak istemiştir. 20.09.2014 Tarihinde DİŞ KLİNİĞİ’NE tekrar gidip 7 ay sürekli çektiği sıkıntı ve elemi beyan ettiğinde ‘biz bu kadar yapabiliyoruz, bize işimizi öğretmeyin demişler. Çok ağrı yapan implantısöktüp ve öylece bırakarak ilaçlara devam etmesi söylenmiştir.Eşiyle bir karar alarak artık acar diş polikliniğine gitmemeye karar vermiş Profesör aracılığıyla eğer kabul ederse bundan sonra onunla devam etmek istemişler ve Profesörle yapılan görüşmeler sonucu Tedaviye başlanmış ve alt köprüye 1200 dolar ödenmiştir.İmpanlatlarla ilgili düzenlemeler yaparak Toplamda bu işlemler içinde 5.800 TL ödenmiş biraz da olsa müvekkilimin ağrıları dinmiştir.Buna sebebiyet veren DİŞ POLİKİNİĞİ’Nİ arayarak bu durumu onlara anlatarak yapılan yanlışların düzeltildiğini ve düzgün yapmadıkları implantların hatalı olan köprülerin yenilendiğini ve haksız alınan bu bedelin tarafına ödenmesi gerektiğini beyan etmiştir. Bunun hakkaniyete uygun olamadığını, implatılan belgenin fotokopisini de vermekten imtina ettiklerini ve onu da istemediğimi söyleyen müvekkilime hiçbir bildirimde bulunmamışlardır.Kaldı ki başka bir tedavi ve masraf yaptıran, gereği gibi işini özenle görmeyen bu doktorların zararı tazmin etmesi gerecektir.
  3. Bu süre zarfında olan bu acı tecrübelerinden oğlu ile etkilenmesin diye paylaşmayan müvekkilimin oğlu ancak uzun süren bu tedavinin farkına varıp sorduğunda müvekkilim her şeyin izahını yapmıştır. Ancak ödeme hususunu beyan edememiştir. Taksitle ödediklerine oğluna beyan etmiş oğlu da kalan bedelleri ödemeyi üstlendiğini söylemiştir. Müvekkilim oğlunun araması korkusundan acar diş polikliniğini arayarak ve onlara oğlumun ödeme yapacağını tarafına paranın iade olunarak gönderilmesi beyan etmiştir. Ekim ve kasım ayı için oğlum her ay için 750 TL  olmak üzere toplamda 1500 TL yatırmışlardır.

Öncelikle uzlaşmaya yoluna gitmek isteyen müvekkilim … aramış ancak Davalı Benim ona verecek borcum yok ben de alacağı da yok. Gerekirse evine gidip hesap soracağım. Para alamadım hayrıma yaptım sadece 1500 TL aldım’ diyerek tehditler savurmuştur.Bu olayın ardından İSTANBUL DİŞ HEKİMLERİ ODASINA şikâyette bulunulmuştur.

Vekil vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafifte olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktor, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlar da, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmalı, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılmalı ve en emin yol seçilmelidir. Gerçekten de müvekkil ( hasta ), mesleki bir iş gören doktor olan vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir. Gereken özeni göstermeyen vekil, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

  • Hukuka uygun tıbbi müdahalenin varlığı için gerekli olan 4 madde bulunmaktadır.

√- bir müdahale, el atma fiili bulunmalı,

√-bu fiilli kanunen yetkili ve ehliyetli kişiler icra etmeli

√-meşru amaçla gerçekleştirilen müdahalede, hastanın hukuka uygun rızası alınmış olmalı,

√-müdahale, mevcut tıp bilim ve tekniği ile ilgili güncel literatüre uygun olmalı, dikkatli ve özenli olarak gerçekleştirilmelidir.

 

Tıbbi müdahale hatasının oluşabilmesi için, müdahaleyi gerçekleştirecek kişinin normal şartlarda sahip olması gereken bilgi ve yeteneğe sahip olmaması veya bilgili, yetenekli olduğu halde o andaki dikkatsiz ve özensiz tavrı sonucunda müdahaleyi, yapılması gerektiği şekilde yapmaması sebep olmaktadır. Olayımızda dikkatsiz ve özensiz davranışlar had safhadadır.

Dünya Tabipler Birliğinin 1992 yılında ki Tıpta Yanlış Uygulama Konulu 44. Genel Kurulunda yayınlandığı duyuruda TIBBI UYGULAMA HATALARI, “HEKİMİN TEDAVİ SIRASINDA STANDART UYGULAMAYI YAPMAMASI, BECERİ EKSİKLİĞİ VEYA HASTAYA TEDAVİ VERMEMESİ İLE OLUŞAN ZARAR” olarak tanımlanmıştır.

 

Tıbbi standart, hekimin tedavi amacına ulaşması için gerekli olan ve denenerek ispatlanmış bulunan hekim tecrübesi ve doğa bilimlerinin o anki ulaştığı düzeyi ifade etmektedir. Ve bunlar tıp biliminin genel olarak tanınıp bilinmiş kurallarıdır.

Hatalı tedavi ya da tıbbi ihmal şeklinde de isimlendirilen tıbbi hata, Türk Tabipler Birliği Etik İlkelerinin 13. Maddesinde“hekimliğin kötü uygulanması” olarak belirtilmiş ve “bilgisizlik, deneyimsizlik yada ilgisizlik nedeniyle hastanın zarar görmesi olarak tanımlanmıştır.

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 06.07.2006 gün 2006/5518 E. 2006/11185 K.kararında aynen “Vekil konumunda olan doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif dahi olsa sorumluluğunun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktor, hastanın zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu, tıbbi açıdan zamanında gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedavi yöntemini de gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. ifadelerine yer verilmiştir.

 

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 04.03.1994 gün 8557 E. 2138 K kararında aynen “Hasta ile doktorun meslek ilişkisi vekillik sözleşmesine dayanır. Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafif de olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.” ifadelerine yer verilmiştir.

 

Hekimlerin meslekleri gerekleri dikkatli ve özenli davranmaları gerekmektedir. Dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davranmaları halinde TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca Taksirle davranışlarının neticesi olarak cezai sorumluluklarına gidilmektedir.

 

Hekimlikte taksirli suçlar “Hatalı hekimlik uygulaması” olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hekimliğin kötü uygulanması veya yaygın deyişle MALPRAKTİS olarak nitelendirilmektedir. Daha açık bir tanımla, hekimin tanı ve tedavide standart belirlenmiş davranış biçimlerinden farklı davranması (hatalı davranış) veya görevi ihmal suçu, hastada geçici sağlık bozulmasından ölüme kadar giden değişkenlikte zarara neden olmasıdır. ( Dr. Faik ÇELİK makalesi)

 

YERLEŞİK YARGITAY KARARLARI VE TCK’NIN İLGİLİ MADDESİ UYARINCA; HEKİMİN STANDART BELİRLENMİŞ DAVRANIŞ BİÇİMLERİNİ EKSİK UYGULAMASI SONUCU CEZAİ SORUMLULUĞUNA GİDİLECEĞİ ORTADADIR. BELİRTMİŞ OLDUĞUMUZ ÜZERE MÜVEKKİLİMİN İHMAL VE ÖZEN YÜKÜMLÜĞÜNÜN İHLAL EDİLMESİ NETİCESİNCE MÜVEKKİLİM DİŞLERİNDE AĞRI ACI VE YANLIŞ TEDAVİ İLE SAĞLAM DİŞ KAYBINA SEBEP OLAN, ACAR DİŞ POLİKİLİNİĞİ DOKTORLARININ VE YETKİLİLERİNİN CEZAİ SORUMLULUKLARININ BELİRLENMESİ GEREKMEKTEDİR.

 

  • Yargıtay 4. Ceza dairesinin 1997/10728 E., 1997/11390 k. Sayılı kararında aynen “ cerrah hekimin hastanın yarasının derinliğini ve enfeksiyonu teşhis edemeyip tedavide de gecikmesi sonucu hastanın bacağın kesilmesi durumu oluşmuştur. Kararın ilgili kısmı şöyledir…..tedavi eden hekimin kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında sanığın yanlış tedaviden kaynaklanan organ kaybından sorumlu tutulamayacağı ve katılanı bıçakla vurup on beş gün iş ve güce engel olacak şekilde yaralamaktan ibaret olan eyleminin TCY’nin 456/1 maddelerine uyacağı gözetilmeden aynı yasanın 456/3, 457/1, 458. Maddeleri ile hüküm kurulması kanuna aykırıdır.” ifadelerine yer verilmiştir.

Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin E: 1999/004007, K: 1999/003868, 03.11.1999tarihli kararında;                “………Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Dava, davalı doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır (BK. 386-390). Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğu ve ilişkin kurallara bağlıdır (BK. 390/2). Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur (BK. 321/2). O nedenle doktorun meslek alanı içinde olan hafif dahi olsa bütün kusurları sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktorlar hastalarının zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini gözönünde tutmalı onu gereksiz risk altına sokmamalı, en emin yolu tercih etmelidir. Gerçekte de mesleki bir iş gören ve doktor olan vekilden, ona güvenen müvekkil titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır. Titiz bir özen göstermeyen vekil BK. 394/1 uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır…………..” [1]

Müvekkilimin yaşadığı elem ve keder tarifsizdir. Defalarca bir oyun hamuru edasıyla sağlıksız ve özensiz bir şekilde ağzıyla uğraşılan ve bir denek olarak görülen müvekkilimin maddi manevi her türlü zararının tazmini gerekmektedir. İş bu sebeplerden ötürü bu davayı açmak hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER : HMK, TBK ve her türlü yasal mevzuat

 

HUKUKİ DELİLLER : Hasta kayıtları , Diş röntgenleri , Gaziosmanpaşa SSK Nevbahar Diş Hastanesine ait hasta kayıtları,  Alanında uzman bilirkişi , Tanık,Yasal ikamesi mümkün her türlü delil

NETİCE-İ TALEP                 :

 Yukarıda açıkladığımız ve Sayın Mahkemenin re’sen göz önüne alacağı nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik … TL maddi tazminat ve müvekkil için …000 TL olmak üzere manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

 

DAVACI VEKİLİ

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Sosyal Medya
Soru Sor
WhatsApp
Telefon Görüşmesi ( Sadece Müvekkil )
tr Türkçe
X
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.