Diğer SSÇ Beyanlarının Hükme Tek Başına Yeterli Olmaması Savunma Dilekçesi

ADANA  1. COCUK MAHKEMESİ

DOSYA NO             :

SSÇ                            :

MÜDAFFİ               :

KONU                      : Esasa Dair Savunmamız İbarettir.

  1. Ssç ….. beyanları doğrultusun da müvekkilim X Suç tarihinde saat 07.00 sıralarında X sayılı adreste faaliyet gösteren müştekiye ait X isimli iş yerinde MEYDANA GELEN HIRSIZLIK OLAYINDA isnat edilen suçu işlediği iddiası ile yargılanmaktadır.
  2. Dosya ayrıntılı incelendiğinde ; ssç …… beyanları dışında hiçbir somut ve objektif bir delil bulunmamaktadır. KALDİ Kİ Bu beyanlar delilden ziyade kanıtlanması gereken iddia mahiyetindedir.
  3. Dosya kapsamından bu iddiaları doğrulayan başkaca delil elde edilemediği anlaşılmaktadır.
  4. Hırsızlık suçunu ikrar eden ssç ….., , bilahare pişmanlık duyduğundan bahisle haklarında cezasızlık ya da ceza indirimi öngören yasadan yararlanma amacını güden SSÇ’NIN yan delillerle doğrulanmayan, mücerret suçlayıcı beyanlarının suçlananların mahkumiyetine yeterli delil niteliğinde sayılmaları son derece tehlikeli ve hukuka aykırı bir yaklaşımdır. Bu beyanlar delilden ziyade kanıtlanması gereken iddia mahiyetindedir.
  5. Yargı, bugüne kadar izlediği pratikle genellikle itirafçı ifadesini hüküm kurmaya yeterli görmeyen isabetli bir tutum izledi. “Salt itirafçı ifadesiyle ceza verilemeyeceği”, “yan delillerle desteklenmeyen itirafçı tanığın beyanlarıyla mahkumiyet kararı verilemeyeceği”, “soyut itirafçı beyanıyla karar verilmemesi gerektiği” vb. yaklaşımlar özellikle Yargıtay tarafından üretilen içtihatlarda sıklıkla vurgulanıyordu.
  6. Aynı mahalede ikamet eden ssç lerin şahsen ve hatta ismen tanımaları doğal olup, ne kadar çok kişiyi suçlarsa o ölçüde ceza indiriminden yararlanacakları düşüncesinden, ya da iç dünyalarında gizli bir takım nedenlerle kızgınlık, kin ya da husumet duydukları kişiler hakkında da gerçeğe aykırı yanıltıcı beyanda ve isnatta bulunabileceklerinin ihtimal dahilinde olduğu gözden ırak tutulmamalıdır. Yargılama aşamasındaki tanıklıklarında da kolluktaki anlatımlarını tekrarlamaları kendi durumları açısından kaçınılmazdır.
  7. Bütün bu nedenlerle; atılı suçların maddi unsurunun oluştuğunu kanıtlamaya yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden mahkumiyete karar verilmesi yasaya aykırıdır olacaktır.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları ışığında izah etmeye çalıştığımız nedenlerle ve sayın mahkemenin resen göz önünde bulunduracağı nedenlere dayanarak müvekkilimin beraatine karar verilmesi arz ve talep olunur.

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Barosu

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 03:12

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.