Devrim Çoktan Başladı…

Devrim Çoktan Başladı…

Pandemi sonucu ortaya çıkan belirsizliğin saldığı korku piyasaları ve düşünceleri kavurmaya devam ediyor. Dünya devletlerinin tepkileri ise son derece kararsız ve tutarsız…

Basit usule tabi ticaret durma noktasında. Basit usulden kastım ağırlıklı olarak hizmet sektörüdür. Büyük ticaret zincirleri-sağlık ve gıda gibi- bir şekilde varlıklarını sürdürmeye devam edecek altyapıya sahipler. Ancak serbest meslek çalışanları için gidişat iç açıcı gözükmüyor. Yine sermaye sahibi yatırımcılar varlıklarını değerlendirebileceği güvenli bir liman bulamaz haldeler.

***

Henüz Adlandırılmamış Bir Devrimin Başında Mıyız?

Bir devrime ihtiyacımız var mı? Tarih boyunca bir devrim öncesi bu soru hiçbir zaman sıradan vatandaşa sorulmadı ki zaten. Dolayısı ile bu soruyu cevaplamanız son derece yersiz.

Reddedemeyeceğimiz bir olgu var ise o da şudur: Büyük bir değişimin başlangıcındayız.

***

Peki günümüz insanın derin yapısal bir değişim karşısında tepkisi ne olurdu?

Kapitalist düzenin çıktısı günümüz insanı tüketme sevdalısı, düzen aşığıdır. Rahat ve bereketli habitatını kaybetmektense habitatı dışında gerçekleşen olaylara kulağını tıkar, gözünü kapar… Yani diyeceğim odur ki günümüz insani “normalliği” savunur, çünkü mevcut habitatında “kendi zihninin sorumluluğunu” bile üstlenmesine gerek yoktur. TERSİNE EVRİM’in başlangıç figürüdür günümüz insanı…

***

Dünya şuanda bir devrim yaşamıyor olabilir, ancak devrimci bir ruhun kendisini çepeçevre sardığı zamanlardayız.

Siyasi, tarihi, etnik, fanatik, öfkeli toplulukların yerine virüsler, ekonomi ve iklim değişikliğinin gündemi şekillendirdiği bir dönemdeyiz. Tarih sanki bizim neslin elinden yaratılmış gibi gibi gözüküyor, ya da tarihi her an güncelliyor olabilir miyiz?

***

Tarihte Yaşanan Devrimler Bilinçli Bir Aktivite Miydi Gerçekten?

Dost sohbetlerimde tarihte yaşanan devrimlerin bilinçli ve kararlı şekilde uygulandığını ileri süren görüşlere rastladım. Ancak bunun kesinlikle doğru olmadığına inanıyorum. Tarihteki devrimler nadiren bilinçli ve planlı bir şekilde uygulanmıştır…

Devrimler farklı gündemlere sahip insan grupları tarafından ortak bir paydada buluşabilme beceresinin bir ürünüdür. Devrimin fıtratında kaos vardır, kaosun ise hiçbir zaman tek bir gündemi olmaz.

Hatırlayalım; bundan sadece 200 yıl önce yaşanan Fransız Devrimi neferleri o dönemde bugünün temelini atmak için savaşmadılar, birçoğu açlıktan ölme eşiğindeydi.

***

Bir anlık bilinç parlaması; geleceği bırakın, geçmişimize dahi şekil verir!

Fransız Devriminin ilk ayları ile şu anki halimiz neredeyse benzer. Analojik(benzerlikleri ele alan perspektif) çıkarımlar yapmak benim bu sürece anlam yükleyebilmemde son derece faydalı oldu.

—Öyle ki bu dönemde kritik derecede artan silah satışları, 200 yıl öncesinde Parisliler’in Bastille Kalesinden(Fransız İhtilalinin merkez cephaneliklerinden birisi) silah ve mühimmat yağmalamasını hatırlatıyor bizlere…

—İhtilal sırasında Parisliler kalelerde hapis tutulan suçluları da serbest bıraktılar, şuanki hükümet politikalarımıza ne kadar da benzer değil mi?

—Yine merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasında yaşanan çatışma günümüzde apaçık ortada. Fransız İhtilalinde merkezi yönetim tüm yerel belediye başkanlarını görevden alarak yerine kendisine sadık ahbaplarını atamış idi…

Günümüzde yaşananların Fransız Devrimi ile daha birçok ortak noktasının olması bir yana, tabii ki bu ortak noktaların anlamı bugün de böylesine bir itaatsizlik ve kaos yaşayacağımız anlamına gelmiyor. Temennimiz her zaman dünya devletlerinde siyasi otoritenin devam etmesidir.

***

Günümüz Normları/Kuralları Birçok Vatandaşımız İçin İşlevsiz Durumda

Mevcut kurumlara olan güven son derece vahim durumda, markete gitmek güvenli mi? Maske takmak yararlı mı? Bu soruların cevabı dahi net verilemez halde.

Bilgi kaynaklarımız çoğaldıkça yerleşik otoriteler güç kaybetmekten korkar oldu ve belki de biraz yozlaştılar. Yerleşik otoritelere(monarşik, aristokratik, demokratik, teokratik gruplar) sarsılan güven pandemi ile birlikte yozlaşamaz bir berraklığa kavuştu…

Devrimler rutinlerin yerle bir olduğu, ritüellerin anlamlarını yitirdiği uzun bir sürecin ürünüdür. Son derece kasvetli ama bir o kadar da büyük yaratıcılık uyandıran bir dönemdeyiz.

***

Gerçek Devrimler Geldiği Fark Edilemeyenlerdir

Fransız Devrimini merkez alan perspektifle devam edeceğim. Devrim gerçekten de hiç beklenmeyen bir zamanda geldi ve geçti. Öngörülemedi. Devrim sonrasında norm haline getirilen insan hakları, eğitim, istihdam gibi çekirdek haklarla ilgili devrim öncesinde hiçbir çalışma dahi yoktu. Tüm bu radikal başlıklar devrim sonrasında ortaya atıldı ve tanımlandı.

Şüphesiz ki bu satıra kadarki okumanızda beni kanlı bir devrimin özlemiyle yanıp tutuşmakla suçlayanlarınız olmuştur. Benim bu acizane yaklaşımımın tek hedefi devrimlerin iyi yönlerini saptamak, enerjisine ve yaratıcılığına odaklanmaktır.

Bugüne kadarki tüm yanlışların yaratıcısı insan olduğu gibi tüm doğrularımızı da biz yarattık. Ortak hafızamız geçmiş ile geleceğimizi belleyip şu anımızı şekillendiriyor.

İlerleyen günlerde devamını getireceğim. Saygılarımla. Av. Saim İNCEKAŞ

Devrim Çoktan Başladı

Son düzenleme tarihi 6 Nisan 2020 14:12

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.