Aklınıza takılan başka detaylar mı var?

Günlük 10.000'i aşkın ziyaretçisi olan hukuk forumunda sorularınızı gündeme getirebilirsiniz.

HUKUK FORUMU

Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Davranışları iradi olmayan eş yararına manevi tazminat istenebilir- Yargıtay Kararı

Davranışları iradi olmayan eş yararına manevi tazminat istenebilir

Mahkemece, davalı eşin akıl hastası olması nedeniyle (TMK.m.165) tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı eşin akıl hastası olması, tazminat talep etmesine ve koşulları varsa lehine tazminata hükmedilmesine engel değildir. Akıl hastalığı, bu hastalığa düçar olanın davranışlarını iradi olmaktan çıkarır. Diğer tarafın ispatlanmış olan kusurunu kaldırmaz. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacının evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği ve eşine fiziki şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre davacı kusurludur. Öyleyse davalı yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddeleri gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken, davalının tazminat taleplerinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Y2HD, 06.10.2011, E. 2010/13714, K. 2011/15057.)

Davranışları iradi olmayan eş yararına manevi tazminat istenebilir

Davalı-davacı kadın, akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanarak kendisine vasi atanmıştır. Kadının mevcut akıl hastalığı davranışlarını iradi olmaktan çıkanr ve bu nedenle kendisine kusur yüklenemez. Bunun sonucu olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda eşine hakaret eden davacı-davalı koca tam kusurlu kabul edilmelidir. Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. (Y2HD, 16.03.2011, E. 2010/3608, K. 2011/4692.)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 20 Nisan 2020 18:01

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.