Davanın Islah Edilmesi Ne Demektir? Dava Nasıl Islah Edilir?

Davanın Islah Süreci

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan “davanın ıslahı” ne anlama gelir ve ne işe yarar? Dava nasıl ıslah edilir?

Islah Ne Demektir? Davanın Islah Edilmesi Ne Anlama Gelir?

Aslı Arapça olan “Islah” kelimesi sözlükte “iyileştirme, iyi bir duruma getirme, düzeltme” anlamları taşır.

Hukukta “ıslah”, görülmekte olan bir davanın taraflarından birinin yapmış bulunduğu bir usûlî işlemin kısmen ya da tamamen düzeltmesine “ıslah” denilir.

Hukuk yargılamasında iddia ve savunmayı belirginleştirmek ve netleştirmek önemlidir. Karşı tarafın açık rıza ve muvafakati olmadan, iddia ve savunmayı değiştirmek ya da genişletmek mümkün değildir. Ancak, bazı hallerde, karşı tarafın açık rızası bulunmasa da iddia ve savunmayı değiştirmek veya genişletmek mümkündür. Bu yol, ” ıslah yolu”dur.

Şu iki örnek “ıslah yolu” nu daha iyi kavrayabilmeye yardımcı olacaktır:

Birinci Örnek:
25 yıldır mâlik sıfatıyla ve kesintisiz biçimde bir taşınmaza zilyet olan davacı, taşınmazın Hazine adına tescilini yanlış bularak tapu kaydının iptali için açtığı davanın görülmesi sırasında, taşınmazın gerçekten hâzineye ait olduğu kanaatine varır. Oysa kendisi, bu taşınmaz üzerine iyi niyetle bir bina yapmıştır. Binanın değeri de taşınmazın değerinden fazladır. İşte bu durumda, davalı taraf muvafakat etmese bile, davacı, “ıslah yolu”nu kullanarak dava dilekçesini değiştirip, taşınmazın hakkaniyete uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini isteyebilir.

İkinci Örnek:
Görülmekte olan bir davada, davalı taraf, davaya verdiği gerek ilk gerek ikinci cevap dilekçesinde “Zamanaşımı Defi” (zamanaşımı savunması)’nde bulunmayı unutmuş veya borcun zamanaşımına uğradığını ikinci cevap dilekçesini de verdikten sonra fark etmiştir. Ön inceleme aşamasında zamanaşımı definde bulunmuş ise de, davacı taraf buna rıza göstermemiştir (HMK. 141/1-2). İşte bu durumda, davalı taraf, “ıslah yolu”nu kullanarak ikinci cevap dilekçesini düzelterek zamanaşımı savunmasında bulunabilir

Islah, davanın ve savunmanın değiştirilmesi ya da genişletilmesi yasağına istisna getiren ve taraflarca yapılabilen önemli bir usûlî işlemdir. Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usûl işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur (HMK. md. 179/1)

Islah Yoluyla Yapılabilecek İşlemler:

Taraflarca yapılabilen usûlî işlemler, ıslahın konusunu teşkil eder. Davanın taraflarından her biri, yaptıkları usûlî işlemleri kısmen ya da tamamen ıslah edebilirler (HMK. md. 176/1).

Aşağıda belirtilen işlemler ıslah yoluyla yapılabilir:

  1. Davanın müddeabihi (değeri) artırılabilir. Örneğin sekiz bin liralık alacak davasında miktar on bin liraya yükseltilebilir (Kısmî ıslah).
  2. Dava değiştirilebilir. Örneğin “Tapu İptali ve Tescil Davası”, “Elatmanın Önlenmesi Davası” na dönüştürülebilir (Tümden ıslah).
  3. Davanın konusu değiştirilebilir. Örneğin, aynen ifâdan vazgeçip, ıslah yoluyla davaya konu edilen şeyin değeri istenebilir.
  4. Davanın sebebi değiştirilebilir. Örneğin terk sebebine dayalı boşanma davası ıslah yoluyla, akıl hastalığına dayalı boşanmaya dönüştürülebilir.

Islah Yoluyla Yapılamayacak İşlemler
Bazı işlemler, ıslah yoluyla yapılamaz:

  1. Bir davanın tarafları ıslah yoluyla değiştirilemez.
  2. İlk cevap dilekçesinde bildirilmeyen “İlk İtirazlar” ıslah yoluyla ileri sürülemez. Çünkü, 2 haftalık cevap süresi, hak düşürücü süredir.
  3. İkinci bir tanık listesi, ıslah yoluyla verilemez (HMK. md. 240/2).
  4. Islah yoluyla “Karşı Dava” açılamaz.
  5. Manevi tazminat talep miktarı, ıslah yoluyla artırılamaz.
  6. Feragat, kabul ve sulh gibi işlemler ıslah yoluyla düzeltilemez.
  7. Açılmış bulunan bir dava, ıslah yoluyla Delil Tespiti davasına dönüştürülemez.
  8. Ayıplı mal davasında seçimlik hakkını kullanan davacı (tüketici), talebini ıslah yoluyla değiştiremez.
  9. Davalının davayı kabul beyanından sonra, davacı davasını ıslah edemez.
  10. Davada mevcut “Netice-i Taleb” in yanına ıslah yoluyla ikinci bir talep eklenemez.
  11. İtirazın iptali davasında, davanın konusu, ıslah yoluyla artırılamaz. (Ancak, itirazın iptali davası, alacak davasına dönüştürülebilir).

Islah Yoluyla Yapılmamış Sayılamayacak İşlemler

Hukukta “Islah yoluyla yapılmamış sayılamayacak” işlemler şunlardır (HMK. md. 179/2) :

  1. İkrar
  2. Tanık ifadeleri
  3. Bilirkişi Rapor ve beyanları
  4. Keşif tutanakları
  5. İsticvap tutanakları
  6. Yeminin teklifi, reddi ya da iadesi (yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla birlikte, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla).

Ancak, ıslahtan sonra yapılacak Tahkikat sonucuna göre, bu işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa, bunlar da yapılmamış sayılır (HMK. md. 179/3).

Islah Yoluna Başvurulmasına Gerek Olmayan Haller

  1. Talep sonucunu azaltmak için ıslah yoluna başvurmaya gerek yoktur. Beş bin liralık davayı davacı üç bin liraya indirebilir.
  2. Hukuki sebeplerin değiştirilmesi ya da genişletilmesi için ıslah yolunu kullanmaya gerek yoktur.
  3. Gerek davanın açılmasından sonra gerekse cevap dilekçesinin verilmesinden sonra irade dışı meydana gelen olayların ileri sürülmesi için ıslah yolunu kullanmaya gerek yoktur.
  4. Tenkis davasında talep sonucunun artırılması için ıslah yolunu kullanmaya gerek yoktur. Çünkü gerçek alacak miktarı bilirkişi raporu ile belirgin hale gelecektir.
  5. Mahkemece re’sen (kendiliğinden) incelemeye tâbi işlerde, tarafın ıslah yolunu kullanmasına gerek yoktur.
  6. Dosyada bulunan belge ve yazılardaki açık yazı ve hesap hatalarının düzeltimi için ıslah yolunu kullanmaya gerek yoktur.

Islahın Şartları

Islah için açık irade beyanında bulunulmalıdır.

Islah, sözlü veya yazılı (dilekçeyle) yapılabilir. İki tarafın da hazır bulunduğu oturumda ıslahla ilgili sözlü beyan, tutanağa geçirilir ve ıslah beyanında bulunana imzalattırılır. Karşı taraf oturumda hazır değilse, ıslah beyan tutanağı karşı tarafa tebliğ olunur. Islah yazılı dilekçeyle de yapılabilir (HMK. md. 177/2). Islah dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunludur.

Islah hakkı süresinde kullanılmalıdır.
Islah, tahkikat aşamasının sona ermesine kadar yapılabilir (HMK. md. 177/1). Yasa metninde geçen “Tahkikat Aşaması” ile kastedilen, ilk derece mahkemelerindeki Tahkikat evresidir. Gerek Bölge Adliye Mahkemesi’nde (istinaf aşamasında) gerekse Yargıtay’da (temyiz aşamasında) ıslah hakkı kullanılamaz. Bozmadan sonra yapılan yeni tahkikatta da ıslah yapılabilmesi mümkün değildir.

Yargılama sürecinde daha önce ıslah hakkı kullanılmış olmamalıdır.
Aynı davada taraflar ıslah yoluna ancak bir kez başvurabilirler (HMK. md. 176/1).

Giderler ile muhtemel zararlara karşılık Teminat yatırılmalıdır.
“Islah Yolu” nu kullanan taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hale gelen işlemler için yapılan yargılama giderleriyle karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere, hâkimin takdir edeceği teminatı bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi halde ıslah yapılmamış sayılır (HMK. 178/1).

Karşı tarafın zararının kesin olarak tespit edilmesinden sonra, mahkeme veznesine yatırılan miktar eksikse tamamlattırılır; fazla ise iâde edilir (HMK. md. 178/2).

Islah hakkı kötüye kullanılmamalıdır.
Islah, davayı uzatmak veya karşı tarafı ızrar etmek (zarara uğratmak) gibi kötü niyetli düşüncelerle yapılmış olmamalıdır. Islahın kötü niyetle yapıldığı ispatlanır ya da belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, aşağıdaki iki yaptırımı uygular:

(1) Islah dikkate alınmadan gerekli karar verilir,
(2) Hakim, kötü niyetle “ıslah” a başvuran tarafı, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarını ödemeye ve 500 Türk Lirasından 5000 Türk Lirasına kadar “Disiplin Para Cesası” na mahkûm eder (HMK. md. 182).

Islahın Çeşitleri Nelerdir? Hangi Yollarla Dava Islah Edilir?

Hukuk Yargılama Sistemi’mizde ıslah iki şekilde yapılabilir: Davanın Tamamen Islahı, Davanın Kısmen Islahı.

Davanın Tamamen Islahı
Bu ıslah türünde, dava tümüyle değiştirilmiş olmaktadır. Örneğin, Ecrimisil davasının, Elatmanm Önlenmesi davasma dönüştürülmesi gibi.

Davasını tümüyle ıslah ettiğini bildiren taraf, bildirim tarihinden itibaren bir hafta içinde “yeni bir dava dilekçesi” vermek zorundadır (HMK. md. 180/1). Aksi takdirde, ıslah hakkı kullanılmamış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam olunur (HMK. md. 180/1).

Tamamen ıslah üzerine bakılan dava, eski davanın devamı sayılır. Zamanaşımı, ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılır. Diğer bir deyişle, zamanaşımı hesabında, ıslah tarihi değil, ilk dava tarihi esas alınır.

Tamamen ıslahta, dava yenilenmiş ve değiştirilmiş olacağından, bazı hallerde bu durum mahkemenin görev yönünü etkileyebilir. Örneğin, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen alacak davası, ıslah yoluyla taşınmazın tahliyesi davasına dönüştürülmüş olursa, böyle bir durumda, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlik kararı vermesi gerekir. Çünkü, görev konusu, kamu düzeniyle ilgili olup re’sen dikkate alınır.

Kısmen Islah
Kısmî ıslahta, sadece belli bir usûlî işlem düzeltilir.

Uygulamada kısmî ıslah, daha çok “Müddeabih”in artırılması şeklinde kullanılmaktadır. İki taraf da kısmî ıslah yoluna başvurabilir. (Dikkat edilmeli ki, tamamen ıslah, sadece davacı tarafa tanınmış usûlî bir imkandır).

Kısmen ıslah yoluna başvuran tarafa, ıslah ettiği usûlî işlemi yapması için bir haftalık süre verilir.

Verilen bir haftalık süre içinde ıslah edilen işlem yerine getirilmezse, müddeabihin artırılan kısmıyla ilgili harç yatırılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam olunur (HMK. md. 181).

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.