Davanın İhbarı(Duyurulması) ve İhbar Türleri

Davanın İhbarı ve Türleri

DAVANIN İHBARI

Arapça kökenli Haber kelimesinden türeyen “ihbar”, “bildirme”, “duyurma” ve “haber verme” anlamlarına gelir. Davanın ihbarı, “davanın bildirimi ve duyurumu” demektir.

Açılan ve görülmekte olan bir davada, taraflardan biri, davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edebileceğini (dönebileceğini) düşünüyorsa, Tahkikat aşaması sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişiye davayı ihbar edebilir (duyurabilir) (HMK. md. 61/1).

Dava kendisine ihbar edilen üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan tarafın yanında davaya katılabilir (HMK. md. 63)

İHBARIN TÜRLERİ

Esas itibariyle davalarda iki çeşit ihbar söz konusu olabilir. Taraf iradeleriyle yapılan ihbar, mahkemece re’ sen (kendiliğinden) yapılan ihbar.

Davanın Taraflarınca Yapılan İhbar

Görülmekte olan bir davanın taraflarından biri, üçüncü bir kişiye davanın ihbarını isteyebilir.Taraf istemi ile yapılan ihbarda sâik, davanın kaybedilmesi durumunda ilgili üçüncü kişiye karşı rücû hakkının kullanımını kolaylaştırmaktır. Taraf ihbarı, tamamen taraf iradesine bağlıdır.

Dava kendisine ihbar olunan üçüncü kişi de bir başka kişiye rücû edebilecek konumda ise, o kişiye de dava ihbar edilebilir. Bu şekildeki ihbar zincirine “ihbarın tevâlî ettirilmesi” (birbiri ardına sürdürülmesi) denilir (HMK. md. 61/2).

Mahkemece Re’ sen Yapılan İhbar
İhbar bazı hallerde mahkemece re’ sen (kendiliğinden) yapılır.

Hâkimlerin hukuki sorumluluklarından dolayı Devlete karşı açılan tazminat davalarında, mahkemece, dava, ilgili hakime re’sen ihbar olunur (HMK. mâ. 48/2).

Kezâ, “Babalık Davası”nın Cumhuriyet Başsavcılığına ve Hazine’ye ihbarı; dava anne tarafından açılmış ise ilgili kayyıma ihbarı; dava kayyım tarafından açılmışsa ilgili anneye ihbarı zorunludur. (TMK.md.301).

İHBARIN ŞARTLARI

Usûlüne uygun bir ihbardan söz edilebilmesi için yasaca belirlenen koşulların bir arada oluşması gerekir. İhbarın şartları şöyle sıralanabilir:

  1. Açılmış ve görülmekte olan dava olmalıdır.
  2. Süre yönünden yasal sürece riâyet edilmelidir.İhbar, tahkikat aşaması sonuçlanıncaya kadar mümkündür. Tahkikat bittikten sonra davanın ihbarı cihetine gidilemez (HMK.md. 61/1). Bölge Adliye Mahkemesi’nde tahkikat yenilenirse, bu süreçte davanın ihbarı da mümkündür. Yargıtay’daki temyiz incelemesi aşamasında, dava ihbar edilemez. Ancak, Yargıtayca yerel mahkemenin hükmü bozulur; yerel mahkeme de bozmaya uyarsa, bozma sonrası yeniden tahkikat süreci işletileceğinden, tahkikat bitinceye kadar ihbar yapılabilir.
  3. İhbar olunan, üçüncü kişi konumunda bulunmalıdır. Bir davada ihbar, ancak üçüncü kişiye yapılabilir. Davanın tarafları ya da zorunlu dava arkadaşları birbirlerine ihbarda bulunamazlar.
  4. Rücû hakkı bulunmalıdır. İhbarda bulunmanın sâiki rücû hakkı olmalıdır. Diğer bir deyişle, ihbarda bulunma hakkını kullanan tarafın davada haksız çıkması halinde, ya kendisinin üçüncü kişiye rücû (başvuru) hakkı bulunmalı yahut üçüncü kişinin kendisine rücû hakkı bulunmalıdır.

NASIL İHBARDA BULUNULUR?

İhbar, yazılı olarak yapılır. İhbar dilekçesinde, ihbarın sebebi, gerekçeleriyle birlikte açıklanmalı ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğu da belirtilmelidir (HMK.md. 62/1).

Sırf davanın ihbarı sebep gösterilerek, yargılama bir başka güne bırakılamaz. İhbarın tevâli etmesi (birbiri ardınca sürdürülmesi) gibi zorunlu olan durumlar dışında, sırf ihbar işlemi için süre verilemez (HMK.md. 62/2).

Davanın üçüncü kişiye ihbarı, davanın görüldüğü mahkeme marifetiyle yapılabileceği gibi, başka yollarla ( örneğin Noter marifetiyle ya da taahhütlü mektupla) da yapılabilir. İhbar olunan üçüncü kişi, davada haklı çıkmasında hukuki menfaati bulunan tarafın yanında davaya katılabilir (HMK.md. 63).

İHBARDA BULUNMANIN SONUÇLARI

İhbarda bulunmanın başlıca iki hukuki sonucu vardır.

Maddi Hukuk Açısından Sonucu
Kambiyo senetlerine ilişkin açılan davanın ihbarı hariç (TTK.md. 662), kendisine ihbar yapılan kişiye karşı zamanaşımı kesilmiş olmaz.

Usûl Hukuku Açısından Sonuçları
Fer’i müdahilin etkisi hakkındaki hükümler, kıyas yoluyla ihbarın etkisi hakkında da uygulanır (HMK.md.64). Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verileceğinden, fer’î müdahilin, tarafla rücû ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Ancak, (…) müdahil, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir (HMK.md. 69).

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Sosyal Medya
Soru Sor
WhatsApp
Telefon Görüşmesi ( Sadece Müvekkil )
TürkçeEnglishFrançaisItalianoPolski