Davacının Rızasıyla Evde Oturan Davalının Rızanın Geri Alınmasına Rağmen Taşınmazdan Ayrılmaması- Yargıtay Kararı

Davacının Rızasıyla Evde Oturan Davalının Rızanın Geri Alınmasına Rağmen Taşınmazdan Ayrılmaması

T.C. YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

ÖZET : Tapuda malik görünen kimse ile davalı arasında bir kira sözleşmesi bulunduğunu gösteren bir belirti mevcut olmadığından, davalının anılan yerde davacının rızasıyla oturduğu ve bu rızanın da geri alındığı anlaşıldığından, ihtarın tebliğinden itibaren ecrimisile ve el atmanın önlenmesine karar verilmelidir.

DAVA : Taraflar arasındaki “El atmanın önlenmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 22.12.1995 gün ve 1995/41 E.,1995/1873 K. sayılı kararın incelenmesi Davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 6.5.1996 gün ve 1996/4978 E.,1996/5301 K. sayılı ilamı ile, ( … Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.

Davalı, kiracılık savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, davalının savunması yerinde görülerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davacı kayıt maliki olup, davalı ile aralarında akdi bir ilişkinin olmadığı da açıktır. Toplanan delillere göre, davalının taşınmazda davacının muvafakatine dayanarak oturduğunun ve muvafakatın X tarihli ihtarname ile geri alındığının kabulü zorunludur. Öte yandan ihtarnamenin içeriğinde de yanlar arasında bir kira ilişkisinin varlığını gösteren bir ibareye veya kabule rastlanılmamıştır.

Hal böyle olunca, el atmanın önlenmesine ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru değildir… ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma karannda açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK’nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 26.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (E. 1997/1-786 K. 1997/988 T. 26.11.1997)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 4 Mayıs 2020 16:48

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.