Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Davacı eşin çalışıyor olması, ekonomik durumunun davalı ( kocadan ) daha iyi olması davalı ( kocayı ) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz – Yargıtay Kararı: Esas : 2012/6539 Karar : 2012/11537 Tarih : 26.04.2012

Davacı eşin çalışıyor olması, ekonomik durumunun davalı ( kocadan ) daha iyi olması davalı ( kocayı ) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz

T.C.
YARGITAY
ÜÇÜNCÜ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2012/6539
Karar : 2012/11537
Tarih : 26.04.2012

EVLİLİK BİRLİĞİNDEN DOĞAN YÜKÜMLÜLÜKLERİN YERİNE GETİRİLMEMESİ
HAKKANİYET ÖLÇÜSÜ
NAFAKA DAVASI
TEDBİR NAFAKASI
4721 s. MK4166186195197

ÖZET
Tedbir nafakasında eslerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir ( TMK Md 186/son ). Davacı eşin çalışıyor olması, ekonomik durumunun davalı ( kocadan ) daha iyi olması davalı ( kocayı ) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Böylece “hakkaniyet” ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir. Somut olayda davalının açtığı boşanma davasının red edildiği, davadan sonra tarafların bir araya gelmedikleri, davalının birlikte yaşamı yeniden tesis etmek için herhangi bir girişiminin olmadığı, dolayısıyla davacının ayrı yaşamada haklı olduğu anlaşılmaktadır. O halde davacı lehine “hakkaniyet” ölçüsünde bir miktar tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, delilerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istemin tümüyle reddi doğru görülmemiştir.
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davada davalı kocanın boşanma davası açtığı boşanma davasının redle sonuçlanmasına rağmen ayrı yaşamın devam ettiği ileri sürülerek davacı ve müşterek çocuklar lehine tedbir nafakası istenilmiş; mahkemece, müşterek çocuklar için talep edilen tedbir nafakasının kısmen kabulüne ancak davacının çalışmaya başlaması nedeniyle nafakaya ihtiyacı bulunmadığı belirtilerek davacının tedbir nafakası yönünden istemin reddine karar verilmiştir.

TMK’ nun 195. maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine Kanunda öngörülen önlemleri alır. Aynı yasanın 197. maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi bicimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.

Tedbir nafakasında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir ( TMK Md 186/son ). Davacı eşin çalışıyor olması, ekonomik durumunun davalı ( kocadan ) daha iyi olması davalı ( kocayı ) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Böylece “hakkaniyet” ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir (TMK Md 4).

Somut olayda davalının açtığı boşanma davasının red edildiği, davadan sonra tarafların bir araya gelmedikleri, davalının birlikte yaşamı yeniden tesis etmek için herhangi bir girişiminin olmadığı, dolayısıyla davacının ayrı yaşamada haklı olduğu anlaşılmaktadır. O halde davacı lehine “hakkaniyet” ölçüsünde bir miktar tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, delilerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istemin tümüyle reddi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 14:19

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.