Dava Nerede ve Nasıl Açılır? Dava Açabilmek İçin Yapmanız Gerekenler

Ayrıntılı Dava Açma Rehberi

Dava açmak isteyen çoğu kişi mahkemede nasıl dava açacağını, dava açmak için hangi evrakların gerekli olduğunu, avukatsız dava açabilir mi sorusunu, dava ne kadar sürer ve açtığım dava nasıl sonuçlanır gibi soruları tarafımıza sık sık sormaktadır. Bu yazımızda şu konuları ele aldık:

-Nasıl Dava Açabilirim?
-Avukatsız Dava Açmak Mümkün Mü?
-Dava Açmak İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
-Dava Açsam Ne Zaman ve Nasıl Sonuçlanır?

Mahkemede Dava Açma Süreci ve Davanın Nasıl Açılacağı

Hukuk Sistemi’nde “Dava, dava dilekçesi ile açılır“. “Dilekçe”kavramı, eski dildeki “istida” ve “arzuhal” deyimlerinin karşılığıdır.

Sözlükte, isteklerin yazıldığı kağıda “Dilekçe” denir. Dilekçeler çeşitli amaç ve içeriklerde olabilir.

Özel Hukuk Yargılamasında mahkemeye sunulan her tür işlem, itiraz, cevap ve bilgi sunumlarıyla ilgili evrak dilekçe adını alır.

Dava dilekçesi ise, bir hakkın hukuksal yoldan korunması isteminin usülünce hazırlanıp yazılı metin olarak ilgili Yargı Merciine sunulmasıdır

# Dava dilekçesi, davalı sayısından bir fazla olarak düzenlenip mahkemeye verilir.

Okunamayan veya uygunsuz yahut ilgisiz olan (diğer bir deyişle usülünce hazırlanmamış bulunan) dilekçenin yeniden düzenlenmesi için ilgiliye uygun bir süre verilir, uygunsuz dilekçesi ise dosyada tutulur. İlgilisi, verilen süre içerisinde yeni bir dilekçe düzenlemez ise, kendisine tekrar süre verilemez (HMK md. 32/2).

Davanın Açılmasında İzlenecek Yol

Usûlüne uygun olarak hazırlanan “dava dilekçesi” ile davanın açılmasında sırayla şu yol izlenir:

mahkemede dava nasıl açılır

(1) Dava dilekçesinin sunumu ve teslimi

Dava dilekçesi, “Ön Büro”, “Tevzi Büro” veya tevzi işiyle görevlendirilen ” Yazı İşleri Personeli” ne teslim edilir.

3 Nisan 2012 tarih ve 28253 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’ne göre, adliyelerin “Giriş Kısmı” nda davaların açılmasından başlamak üzere, yargılama ile ilgili bütün işlemler ile mahkemelere sunulan veya mahkemelerden talep edilen her türlü yargısal evraka ilişkin işlemlerin takip ve yürütülmesi için “HUKUK MAHKEMELERİ ÖN BÜRO” adı ile ayrı bir birim oluşturulmuştur.

Dava dilekçeleri ve her türlü hukuki ve yargısal taleplerle ilgili belgeler, Kanun Yolu başvuru dilekçeleri, Hakime değil, doğrudan bu “ÖN BÜRO“lara ya da “Yazı İşlerinde görevli personel“e teslim
edilmektedir.

(2) Harç ve gider avansı yatırılması ve dava dilekçesinin tevzii (iletilmesi)

Dava Dilekçesi, – dava harca tabi ise harç ve gider avansı, harca tabi değilse, gider avansı tahsil edildikten sonra – tevzi (iletilir) edilir. Aynı anda düzenlenen “alındı belgesi” yerine geçmek üzere tanzim edilen “Tevzi Formu“nun bir örneği başvuru sahibine verilir.

Başka yer tevzi bürosundan açılan davalarda da aynı yöntem uygulanır. Başka yer tevzi bürosu, ilgili mahkemeye doğrudan tevzi yapar ve teslim aldığı evrakı, hem elektronik ortama aktarır, hem de fiziki olarak gecikmeksizin ilgili mahkemeye (gerekli sayı numarasını da vererek) gönderir.

Dava, dava dilekçesinin tevzi edilerek kaydedildiği tarihte açılmış sayılır.

Herhangi bir sebeple “elektronik sistem” in kapalı olması halinde durum bir tutanakla saptanır ve işlem, fiziki ortamda yapılır. Ancak, sistem açıldığında, yapılan işlemler, -gecikmeksizin- elektronik ortama aktarılır ( HMK.Yöntm. md.36/1-7).

Fiziksel ortamda mahkemeye gelen tüm belgeler de derhal “elektronik ortam”a aktarılır.

Dava ile ilgili mahkemeye ya da ilgili hukuk dairesine sunulan her türlü dilekçe ve belge, “ÖN BÜRO” veya “YAZI İŞLERİNDE GÖREVLİ PERSONEL” e teslim olunur.

Dilekçe veya belgenin alındığına ve elektronik ortama aktarıldığına dair başvuru sahibine ücretsiz bir “Alındı Belgesi” verilir.

UYAP üzerinden “Güvenli Elektronik İmza” ile Dava Açılması

UYAP üzerinden “Güvenli Elektronik İmza” ile de dava açılabilir. Bu işler için, ayrıca el ürünü imzalı belge istenmez. “Gerçek Kişiler” in, “UYAP Vatandaş Bilgi Sistemi” üzerinden;
“Tüzel Kişi Temsilcileri”nin ise, “UYAP Kurum Bilgi Sistemi” üzerinden dava açabilmeleri için, ilgililerin “Güvenli Elektronik İmza” sahibi olmaları gerekir.

Bu yolla açılacak davaların yargılama harçları ve gider avansları, elektronik ortamda, ( mahkeme veznesinin bağlı olduğu ) “Banka Hesabı”na aktarılır.

Bu işlemlerin, Kredi Kartı ve benzeri ödeme araçları ile de yapılması sağlanabilir.

Bu yöntemle açılan davalar, dava dilekçelerinin sisteme kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. İşlem sonucunda, başvuru sahibinin “Elektronik Ortam”da erişebileceği bir Tevzi Formu oluşturulur (HMK. Yöntm. md. 36/7-8).

Avukatların da “UYAP Avukat Bilgi Sistemi” üzerinden dava açabilmesi için, “Güvenli Elektronik İmza” sahibi bulunmaları gerekir. Yargılama harçları ve gider avansları, davanın açılması esnasında avukat tarafından, “Güvenli Elektronik Ortam”da “Mahkeme Veznesi’ne aktarılır.

Ayrıca, bu işlemlerin “Baro Kart veya “Kredi Kartı” gibi ödeme araçları ile yapılması da sağlanabilir.

Bu yolla açılan davalar, dava dilekçesinin sisteme kaydedildiği tarihte açılmış sayılır.

İşlem sonucunda başvuru sahibinin “Elektronik Ortam”da erişebileceği bir “Tevzi Formu” oluşturulur ( Yöntm. md. 36/9).

Dava Dilekçesinin Mahkeme Tarafından İşlenmesi Süreci

Dava harçları ve gider avansı yatırıldıktan sonra, dava dilekçesi ve ekleri, Mahkeme Kalemi’nde tutulan “Esas Defteri”ne kaydedilerek (yılı ve sıra numarasını gösterir şekilde ) bir Esas Numarası verilir. (Örneğin, 2015/225 Esas gibi).

Özel hukuk yargılama usûlünde bilgisayar sistemine geçilmiş bulunduğundan, Hukuk Mahkemeleri “ÖN BÜRO“ya başvurudan itibaren işlemler daha pratik ve hızlı yerine getirilmektedir.

Harca tabi bulunmayan (söz gelimi Adlî Yardım başvuruları gibi) işlerde “ÖN BÜRO” tarafından doğrudan tevzi ve kayıt işlemi yapılmaktadır.

Dava harcı ve yargı gideri yatırım işi tamamlandıktan sonra ilgili Mahkeme Kalemi’ nde yerleşik kalem, tertip, düzen ve kurallarına göre, dosyalama işlemi yapılır. Böylece “davanın açılması” süreci tamamlanmış olur.

Dava Hangi Tarihte Açılmış Sayılır?

6100 sayılı yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu’muzun 118/1 maddesi, davanın açılma zamanını açık ve net bir biçimde düzenlemiştir.

“Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır.”

“Kaydedildiği tarih”den kasıt, havale tarihi değil, mahkemenin Esas Defterine kaydedilip Esas Numarası verildiği tarihtir.

Dava dilekçesinin kaydına ilişkin usûl ve esaslar, yönetmelikle belirlenir. Demek oluyor ki, bir davanın açılma tarihi, dava dilekçesinin esasa kaydedilip esas numarası aldığı tarihtir.

# Dava dilekçeleri, Esas Defteri’ne ne zaman ve nasıl kaydedilmelidir?

Burada açılan davaların türüne göre bir ayrım yaparak açıklama getirmeliyiz:

#1) Harca tabi olmayan davalarda davanın açılma tarihi

Harca tabi olmayan dava ve işlerde (Adlî Yardımdan yararlandırılma başvurularında) davanın açılma tarihi, “Ön Büronun o dilekçeyi işleme koyduğu tarihtir. İşlemin ve tevziin akabinde
dilekçenin, ilgili Mahkeme Kalemi’nde “D.İşler Numarası’na kaydı da yapılmış olacaktır.

#2) Harca tabi olan davalarda davanın açılma tarihi

Harca tabi olan davalarda; dava, harç ve giderlerin ilgilisince yatırıldığı ve tevzien kaydının yapıldığı tarihte açılmış sayılır.

Uygulamada harç ve giderlerin yatırımı ile birlikte dava, tevzi, kayıt ve esas numarası verilme işlemleri “Elektronik Ortam”da hızlı ve eş zamanlı olarak yerine getirilmektedir.

Dava Açıldıktan Sonra Ne Yapılması Gerekir? Dava Açtım Sonucu Ne Olur?

# Davanın açılmış olması ile o davaya konu olan hakla ilgili zamanaşımı süresi kesilmiş olur (BK. md:133).

Zamanaşımı süresinin kesilmesi için, dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmesi şartı aranmaz.

Kısmi davalarda sadece dava edilen kısım için zamanaşımınınkesileceği, saklı tutulan bölüm için zamanaşımının işlemeye devam edeceği kabul edilir. Müspet tespit davasının açılmış olması, zamanaşımını keser. Menfi tespit davasının açılması ise, zamanaşımını kesmez.

# Dava açılmakla hak düşürücü süre korunmuş olur

Dava açma hakkının “hak düşürücü süre”ye tabi kılındığı hallerde, davanın süresinde açılmış bulunmasıyla hak düşürücü süre de korunmuş olur.

# Dava açılmakla davalı taraf temerrüde düşmüş olur

Davalı taraf şayet daha önce temerrüde düşmemiş idiyse, hakkında açılan davanın dilekçesinin kendisine tebliğ tarihi itibariyle temerrüde düşmüş bulunur (BK. md.101).

Dava açılmakla bazı kişi varlığı hakları, malvarlığı haklarına dönüşür

Nafaka, manevi tazminat, evlenmenin feshi gibi bazı kişi varlığı haklarıyla ilgili davalar açılınca, bu davalardaki talepler, malvarlığı hakkına dönüşmüş olur. Dolayısıyla, bu tür davaların görülmesi
sırasında davacı vefat etmiş olursa, mirasçıları, davayı kaldığı yerden devam ettirebilir.

# Dava açılmakla iyi niyet savunması ortadan kalkar

Bazı hallerde dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesi, “iyiniyet” olgusunu bertaraf eder. Örneğin; bir kimse bir vekâletnamenin sahte olduğunu bilmeksizin iyi niyetle bir taşınmaza sahip ve zilyed
olur da, daha sonra gerçek malik (iktisabın sahte bir vekâletnameye dayalı olduğundan bahisle) dava açmış bulunursa, dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihi itibariyle artık davalı taraf, iyi niyet iddiasında bulunamaz. Çünkü açılan dava, iyi niyeti bertaraf eder.

Dava Açmış Olmanın Usulen Sonuçları

# Dava açılmakla mahkemece davaya bakma yükümlülüğü doğar

Bir dava açılmış bulunmakla, mahkeme, açılan davaya bakmak, incelemek ve karara bağlamak zorundadır.

Kişiler, hak arama özgürlüğü çerçevesinde yargı mercilerine başvurma ve âdil yargılanma haklarına sahiptirler. Yargı mercileri de önlerine gelen davalara bakmak ve âdil yargı ölçütlerine göre
yargılama yapmak ve karar vermek yetki ve yükümlülüğü altındadırlar.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz ( Anayasa md.36).

# Dava şartlan açıldığı tarihe göre belirlenir

Açılan bir davanın görülebilme şartları, açıldığı tarihe göre tayin olunur. Noksan şartlar sonradan tamamlanabilir nitelikteyse, dava usûlen reddedilmez (HMK md.115).

# Davanın açılmasıyla tarafların tasarruf ehliyeti etkilenmez

Bir dava açılmış olmakla, tarafların dava konusu üzerindeki tasarruf yetkileri kural olarak sınırlandırılmaz. Ancak mahkeme, istek üzerine davaya konu mallarla ilgili, Geçici Korunma Tedbirleri alabilir. Tasarruf Ehliyeti Serbestîsi’nin bazı istisnaları vardır. Sözgelimi, Ticaret Mahkemesi, vereceği iflas kararıyla müflis borçlunun tasarruf ehliyetini sınırlamış olur.

# Dava açılmış olmakla derdestlik durumu doğmuş olur

Bir dava açıldığı andan itibaren, “Derdest”niteliği taşır. Artık bu tarihten sonra aynı taraflar, aynı sebeple, aynı konuda yeni bir dava açamazlar. Açarlarsa, “derdestlik itiraz” ile karşılaşırlar.

Dava açıldığı tarihe göre karara bağlanır

Mahkeme, bir davayı, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlar.

#Davadan önce alınan geçici hukuksal koruma tedbirleri ancak süresinde açılan dava ile etkisini sürdürür

Geçici hukuksal koruma kararının (örneğin ihtiyati tedbir kararının) alındığı tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkında dava açılırsa, tedbir kararı devam eder, açılmamış olursa, tedbir kararı
kendiliğinden kalkar (HMKmd. 397; İİK md. 264).

Dava açıldıktan sonra davacı, ancak davalının açık rızasıyla davasını geri alabilir

Davanın geri alınması, davalının açık rıza ve muvafakati ile olabilir. Geri alma tasarrufu, hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür (HMKmd. 123).

NOT: “Davayı Geri Alma” ile “Davadan Feragat” birbirine karıştırılmamalıdır. “Geri Alma”, çift taraflı bir işlemdir. Karşı taraf rıza gösterirse, olur; göstermezse olmaz. “Feragat” ise, tek taraflı bir işlemdir. Karşı tarafın rızası gerekmez. Davasını geri alan, aynı davayı yeniden açabilir. Fakat, feragat eden, bir daha aynı konuda dava açamaz.

Karşı Dava Nedir, Karşı Dava Nasıl Açılır?

Karşı Dava“, açılmış bulunan (derdest) bir davada, davalı tarafın aynı mahkemede 2 haftalık davaya cevap süresi içinde, asıl davacıya karşı açtığı mukabil davadır.

Davalı tarafın cevap süresi içinde açabileceği Mukabil (karşılık) Dava, müstakil bir dava niteliğindedir.

# Karşı Dava Açabilmek İçin Gereken Şartlar

Mukabil davanın asıl dava ile birlikte görülebilmesi için, aşağıda sıralanan şartların bir arada bulunması icap eder:

(1) Ortada davacı tarafça açılmış ve halen görülmekte olan bir dava bulunmalıdır.

Asıl dava mevcut olmadan, mukabil dava söz konusu olamaz. Öncelikle derdest bir dava bulunmalıdır ( md. 132/1-a).

(2) Karşı davada ileri sürülecek taleple asıl davadaki talep arasında bağlantı bulunmalıdır.

Davacının açtığı asıl davadaki talebi ile davalının açacağı mukabil davada ileri süreceği talep arasında takas ya da mahsup ilişkisi veyahut bir bağlantı bulunması gerekir (HMK md. 132/1-b).

Örneğin, Davacı tarafça açılan “Kira Bedelinin Artırımı” davasına karşı, davalı, süresi içinde ” Kira Bedelinin İndirilmesi” adıyla bir karşı dava açmış olabilir. Böyle bir dava görülebilir, çünkü ikisi arasında bağlantı vardır. Keza, davacı kocanın açtığı “Boşanma Davası’na karşı, davalı eşin süresinde açtığı “Ayrılık Davası” arasında da bağlantı vardır.

(3) Mukabil dava, esasa cevap süresi içerisinde açılmış bulunmalıdır.

Davalı tarafın açacağı karşı dava, asıl davaya cevap süresi içinde cevap dilekçesiyle ya da ayrı bir dilekçeyle açılmış olmalıdır ( HMK md. 133/1).

Şayet karşı dava, cevap süresinin geçmesinden sonra açılmış bulunursa, mahkemece davaların tefrikine (ayrılmasına) karar verilir (HMK md. 133/2).

(4) Açılacak karşı dava, asıl dava ile aynı yargılama usûlüne tabi bulunmalıdır.

Genel mahkemede görülmekte olan derdest bir davaya karşı, esasen özel mahkemede görülmesi gereken bir dava, “Karşı Dava” olarak açılamaz.

Karşı Dava Açıldıktan Sonraki Süreç

Öncelikle belirtilmelidir ki, kesin yetki olmamak kaydıyla, asıl davaya bakan mahkeme, mukabil davaya bakmaya da yetkilidir.

Yasada belirtilen şartlar gerçekleşmeden “Karşı Dava” açılmış bulunursa, mahkeme, talep üzerine veya re’sen (kendiliğinden), “Karşı Dava”nın, “Asıl Dava”dan ayrılmasına; gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir (HMK md. 132/2).

“Karşı Dava” ya karşı, yeni bir “Karşı Dava” açılamaz (HMK md. 132/3). Asıl Dava ile Karşı Dava birlikte incelenir.

İncelemede, Karşı Dava’nın, Asıl dan ayrı, yeni ve bağımsız bir dava olduğu usûlî gerçeği göz önünde tutulur.

Karşı Dava, Asıl Dava gibi harca tabidir (Harçlar Ktı. 6/1). Harç ve gider avansı yatırılmadıkça, Karşı Dava açılmış olmaz.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun dava ile ilgili düzenleyici hükümleri, -aksine düzenleme bulunmayan hallerde- karşı dava hakkında da uygulanır (HMK md. 135).

Asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermiş bulunması, “Karşı Dava” nın görülüp karara bağlanmasına engel teşkil etmez. Mahkeme, “Karşı Dava” hakkında da olumlu ya da olumsuz bir karar vermek zorundadır.

Karşı davanın geri alınması mümkün olduğu gibi, feragat de mümkündür. Vekâlet ücreti takdiri ile Kanun’a başvuru sınırları, her iki dava için ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulur.

Benzer Gönderiler

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.