Çocuğun Yanlış ve Yanıltıcı Beyan İle Nüfus Kaydının Yanlış Bildirilmesi Durumunda Düzeltme Davası- Yargıtay Kararı

Çocuğun Yanlış ve Yanıltıcı Beyan İle Nüfus Kaydının Yanlış Bildirilmesi Durumunda Düzeltme Davası

Davacı vekili Mersin Nöbetçi Aile Mahkemesi’ne verdiği dava dilekçesinde, davacının amcası Mehmet Emin Yalçın ile eşi Emine Yalçın üzerindeki mevcut nüfus kaydının iptali ile gerçek anne ve babası olan Sait ve Halime Yalçın’ın çocuğu olarak soybağının tespiti ile nüfus kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin dosyamn asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi talebi üzerine asliye hukuk mahkemesi de dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile görevli mahkemenin Mersin Aile Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

Soybağı davaları açısından; Türk Medeni Kanunu’nun soybağına ilişkin 282. maddesi düzenlemesi dikkate alındığında, soybağının kurulmasında ya çocuk ile ana ve babası arasında kan bağının bulunmasının ya da evlat edinme ilişkisinin kurulmasını arandığı görülmektedir. Bu açıdan Türk Medeni Kanunu düzenlemesi çerçevesinde, kan bağına dayanan soybağı, yani çocukla biyolojik ana ve babası arasındaki soybağı ve evlat edinme ilişkisi yoluyla kurulan soybağı ayrımını yapmak mümkündür. Türk Medeni Kanunu’nun 282. maddesi soybağının kurulmasına ilişkin genel esasları düzenlemiştir.

Düzenleme uyarınca ana ile çocuk arasındaki soybağının doğum ile kurulacağı ifade edilmiştir (m. 282/1). Maddenin ikinci fıkrasında baba ile çocuk arasındaki soybağının babanın ana ile evlenmesi, babanın çocuğu tanıması veya hakim hükmüyle kurulacağı düzenlenmiştir. Üçüncü fıkrada ise kan bağına dayanan soybağının yanında, evlat edinme ilişkisi de evlatlık ile evlat edinen veya evlat edinenler arasında soybağım kuran bir yol olarak kabul edilmiştir.

Türk Medeni Kanununun 282. maddesinin birinci fıkrasına göre çocuk ile ana arasındaki soybağının kurulabilmesi için, çocuğun, ana olduğu iddia edilen kadın tarafından doğduğunun tespit edilmesi yeterlidir. Çocuğu doğuran kadımn evli olup olmaması soybağının kurulması için önem taşımamaktadır. Ana ile evliliğin; çocuk ile babası arasında soybağım kurabilmesi; hem evliliğin çocuğun doğumundan önce gerçekleşmiş olması, hem de ana babanın çocuğun doğumundan sonra evlenmeleri halinde mümkündür. Evliliğin doğumdan önce gerçekleşmiş olması halinde; Türk Medeni Kanunu’nun babalık karinesini düzenleyen 285.maddesi gereğince evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babasının koca olduğu karine olarak kabul edilmiştir. Bu karine uyarınca, evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuk ile o evlilikte koca arasında soybağı kurulacaktır.

Babalık karinesinin çürütülmesi soybağımn reddi İle mümkündür (TMK 286). Bu ise soybağmın reddi davası ile sağlanabilir (TMK 286). Bunun dışında çocuk ile baba arasında kurulan soybağmın ortadan kaldırılması imkanı bulunmamaktadır. Bir diğer deyişle asliye hukuk mahkemesinde açılacak kayıt düzeltme davası ile baba adımn düzeltilerek soybağmın reddi imkanı bulunmamaktadır.

Ancak burada dikkate edilmesi gereken husus şudur; soybağmın reddi davası, ancak babalık karinesinin kapsamında yer alan, dolayısıyla babalık karinesinden faydalanan çocukların soybağmın ortadan kaldırılmasını sağlayan bir davadır.

Babalık karinesinden faydalanma söz konusu olmaksızın, kocanın nüfus kütüğüne kaydedilen çocukla koca arasında soybağmın kurulması söz konusu olmadığı için, böyle bir durumda çocuk ile koca arasında soybağmın bulunmadığının tespitine yönelik olarak açılacak dava, soybağmın reddi davası değil, yanlış kaydın düzeltilmesi amacına yönelik kayıt düzeltme davasıdır (TMK m. 39).

Örneğin kocanın eşi dışında bir başka kadın tarafından doğrulan çocuğu, eşinden doğmuş gibi nüfus kütüğüne kaydettirmesi ya da evliliğin sona ermesinden üç yüz gün geçtikten sonra doğan çocuğun üç yüz günlük süre içinde doğmuş gibi nüfusa kaydettirilmesi hallerinde durum böyledir.

Nüfus kayıt düzeltmesi davalarına gelince: Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “nüfiıs kayıtlarının düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur. “Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi” dir (Nüfiıs Yönetmeliği m. 143). 5490 sayılı Nüfiıs Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesine göre, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfiıs kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz.

Ancak, olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar, nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Dayanak belgelerindeki bilgilerin aile kütüklerine işlenmesi sırasında yapılmış bir maddî hata söz konusu değil ise aile kütüğünün herhangi bir kaydında düzeltme veya değişiklik ancak mahkeme kararı ileyapılabilecektir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesinde “kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez.” ibaresi yer aldığından, her hangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur.

Önemle vurgulanmalıdır ki; zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir (YHGK, 11.2.1998 günve 2-87/77 sayılı). Şu durumda; zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın açılan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davada resmi kayıt ve belgelere başvurulabileceği gibi tanık da dinlenebilecektir Buna karşılık, nüfus kütüklerindeki “’doğru olmayan kayıtların” düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur(T.K.M m.39.

Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 11). İşte bu noktalarda, nüfiıs kütüğünde yer alan “doğru olmayan kayıtlar”, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan “kayıt düzeltme davası” ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada “nüfiıs kaydının düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmaktadır. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesine göre her hangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur.

Yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında soybağı davaları ile nüfus düzeltim davaları arasında davanın tarafları dava açması süresi ve ispat kuralları bakımından ciddi ayrımlar bulunduğu açıktır. Somut olaya gelince: davacı vekili, Abide Manış’ın Mehmet Emin Yalçın ve Emine Yalçın üzerindeki nüfiıs kaydının iptali ile gerçek anne ve

babası olan Halime ve Sait Yalçın’m çocuğu olarak onların hanesine geçirilmesini talep ve dava etmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, anne yönünden soybağı doğumla kendiliğinden kurulduğundan, anne ile çocuk arasında soybağı davalanndan söz edilemez.

Dolayısıyla soybağı kurulması için hükme gerek bulunmamaktadır. Ancak, anne yönünden doğuran kadının kim olduğunun tespitine ilişkin dava gündeme gelebilir. Bu nedenle herhangi bir sebeple çocuğun kendisini doğuran kadının dışında bir başka kadının nüfus kütüğüne yazılmış olması, çocuk ile kadın arasında soybağı kurulduğu anlamına gelmeyecektir. Ancak, söz konusu yanlış kaydın düzeltilmesi, soybağı davaları ile değil açılacak kayıt düzeltme davası sonucunda gerçekleşecek (TMK m. 39) ve bu dava her türlü delil ile ispat edilebilecektir.

Eldeki davada, ana ile soybağının kurulması, bir diğer deyişle doğuran kadının tespit edilmesi halinde, çocuk ve doğuran kadın arasında soybağı doğrudan kurulacağına göre Abide’yi doğuran ananın öncelikle belirlenmesi gereklidir. Gerçek annenin tespit edilmesi sonrasında ise babalık karinesine dayalı olarak babanın belirlenmesi mümkündür. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre soybağınm reddi davası ancak babalık karinesi kapsamında yer alan, dolayısıyla babalık karinesinden faydalanan çocukların soybağınm ortadan kaldırılmasını ifade eden bir davadır.

Babalık karinesinden faydalanma söz konusu olmaksızın kocamn nüfus kütüğüne kaydedilen çocukla koca arasında soybağınm kurulması söz konusu olmadığı için böyle bir duruma çocuk ile koca arasında soybağınm bulunmadığını tespitine yönelik olarak açılacak dava, soybağınm reddi davası değil, yanlış kaydın düzeltilmesi amacına yönelik kayıt düzeltme davasıdır.

Annenin gerçek anne olan Halime Yalçın olduğunun belirlenmesi halinde, babalık karinesi çerçevesinde Abide, nüfus kaydına göre evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden itibaren (üçyüz gün içinde doğmuş ise bu durumda anne olarak Halime Yalçın belirlendiği anda, baba Sait Yalçm’ın belirlenmesi yasa gereği olacaktır.

O halde yasa gereği baba belirlidir ve babanın da Sait Yalçın olduğunun kabul edilmesi zorunludur. Bu ise nüfus kaydının düzeltilmesi davası ile mümkündür. Ayrıca, Abide’nin Mehmet Emin ve Emine’nin çocuğu olmadığı halde, yanlış ve yanıltıcı beyan ve işlemle yasaya aykırı olarak kayıt edildiği de iddia edilmektedir.

Bu türden yanlış ve yanıltıcı beyan ve işlemle yasaya aykırı olarak yapılan kayıtların düzeltilmesinin nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğu ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu açıktır.

Bu nedenle, davacı tarafından açılan davanın nüfus kayıt düzeltim davası olarak kabul edilmesi ve davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılarak işin esası hakkında inceleme yapılması gerekirken aile mahkemesi görevinde olması nedeni ile davanın reddi doğru görülmemiştir. (Y18HD, 22.06.2015, E. 2014/22170, K. 2015/10808)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 2 Mayıs 2020 10:28

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.