Çocuğun Babanın Soyadını Kullanması İzni Mahkeme Kararı

-KARAR-

Yukarıda açık adresi yazılı taraflarla ilgili olarak mahkememizde görülen BOŞANMA, VELAYET, NAFAKA, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT, AİLE KONUTU ŞERHİ VE SOYADINI KULLANMAYA İZİN davasının açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili özetle; tarafların 02.02.1988 tarihinde evlendiklerini ve bu evlilikten reşit olmayan A., adlı çocuklarının dünyaya geldiğini, taraflar arasında aralarında davalıdan kaynaklanan kusurlu hareketlerden dolayı şiddetli geçimsizlik bulunduğundan bahisle boşanmalarına, küçüğün velayetinin davacı anneye tevdii ile çocuk için 500.000.000-TL tedbir-iştirak nafakasına, müvekkili için 75.000.000.000-TL maddi ve 100.000.000.000-TL manevi tazminata, tarafların müşterek ikametgahı olan … Bakırköy/îstanbul adresindeki dairenin tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasını, bilhassa müşterek çocuğun okul yaşamı boyunca psikolojik olarak boşanmış aile çocuğu kavramından uzak olması, olumsuz olarak etkilenmemesi için anne ile aynı soyadı taşıması büyük önem taşıdığından müvekkilnin davalının K. olan soyadını kullanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, safahatta müvekkili için tedbir nafakası talep etmediğini beyan etmiştir.

Davalı vekili özetle; evlilik birliğinin çekilmez hal almasında tüm kusurun davacıdan kaynaklandığını, ancak evliliğin devamının mümkün olmadığından bahisle tarafların boşanmalarına, küçüğün velayetinin anneye tevdiine ve davacının diğer taleplerinin ise reddine karar verilmesini savunmuş, safahatta küçük için 300.000.000-TL nafaka ödemeyi kabul ettiklerini beyan etmiştir.

Tarafların nüfus aile akit tablosunun tetkikinde 01.02.1988 tarihinde evlendikleri ve bu evlilikten 04.08.1989 doğumlu A.K. adlı müşterek çocukların bulunduğu görülmüştür.

Dava TMK’nın 166/1 maddesi uyarınca şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı boşanma talebinden ibaret olup, tarafların iddia ve savunmaları, sosyal ve ekonomik durumlarına ait araştırmalar, tanık anlatımları, tarafların müşterek çocuğunun görüşü ve tüm dosya kapsamına binaen; davalının evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmediği, evi ve ailesiyle madden ve manen ilgilenmediği, davacıya karşı sürekli hakaretlerde bulunduğu bu suretle davacı bakımından evlilik birliğinin çekilmez hal aldığı ve devamında gerek davacı için gerekse toplum için hiçbir yarar kalmadığı anlaşılmış olmakla aşağıdaki şekilde tarafların boşanmalarına, tarafların müşterek çocuğunun davacı anne yanında kalması, alışmış olduğu ortamdan uzaklaştırılmasının menfaatlerini olumsuz yönde etkileyebilecek olmasına ve bilhassa çocuğun kendi görüşüne ve taraflar arasında ihtilaf bulunmaması binaen küçüğün velayet hakkını kullanma yetkisin davacı anneye tevdii ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, küçüğün yaşı ve ihtiyaçları da göz önünde tutularak küçük lehine aşağıdaki miktarlarda nafakalara hükmedilmesi vicdani kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.

Boşanmaya neden olan olaylardaki tüm kusurun davalıda olması, hakkaniyet ilkesi ve aşağıda belirtilen gerekçelerle davacı lehine boşanmanın ferisi olarak maddi ve manevi tazminatlar ile tarafların evlilik birliği süresince birlikte yaşamış oldukları konutun ortak konut niteliğinden dolayı bu konut üzerine aile konutu şerhi işlenmesine karar verilmiştir.

Davacı ayrıca TMK’nın 173. maddesi uyarınca davalının soyadını kullanmasına izin verilmesini talep etmiştir. Bilindiği üzere TMK’nın 173. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; “Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istem üzerine hakim kocasının soy adını taşımasına izin verir.” hükmünü taşımaktadır. Mahkememizce tarafların müşterek çocuğunun halen okul çağında ve kişisel gelişiminin devam ettiği çağda olması, çocuğun velayeti davacıya bırakılan haklarının kullanılması sırasında velisinin babanın dışında başka bir soyadı kullanması halinde gerek çocuğun ruh sağlığının bozulabilecek olması gerekse bundan dolayı annenin olumsuz yönde etkilenebilecek olabilmesi gerçekleri karşısında bu durum davacının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu şeklinde değerlendirilmiş, soyadını kullanmasının davalıya ne gibi zararlar verebileceği ise ispatlanamadığından ve ilerde gerçekleşebilecek varsıyımsal görüşlerle konunun değerlendirilmesi de mümkün olamayacağından davacı kadının kocasının soyadını kullanması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde bu talebinde kabulüne karar verilmiştir.

Kaldı ki aynı maddenin son fıkrası uyarınca davalının somut olarak soyadının kullanılmasından mütevellit zarar doğması halinde bu iznin kaldırılmasını her zaman isteme hakkı da bulunmaktadır.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul ili, … ilçesi, Cilt no:…, Hane no:../de nüfusa kayıtlı bulunan … ve ../den olma, … doğumlu DAVACI … ile yine aynı yerde nüfusa kayıtlı bulunan … ve ./den olma,
… doğumlu DAVALI ../in TMK’nın 166/1 maddesi gereğince şiddetli geçimsizlik nedeni ile BOŞANMALARINA.

2- Tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve talep edilmediğinden taraflar lehine tedbir nafakasına hükmedilmesine yer olmadığına.

3- Tarafların müşterek çocuğu 05.06.1989 doğumlu A/in velayet hakkını kullanma yetkisinin davacı anneye alışkın olması, onun yanında kalması, alıştığı ortamdan koparılmasının menfaatlerini zedeleyebilecek olması ve bil hassa çocuğun kendi tercihi de nazara alınarak davacı anneye tevdiine.

Davalı baba ile çocuk arasında her ayın 1.ve 3.Cumartesi günleri, dini bayramların 2.günü saat 10.00’da yanına alıp ertesi gün aynı saatte teslim etmek ve her yıl 01 Temmuz günü saat 10.00’da yanına alıp 20 Temmuz günü saat 10.00’da teslim etmek suretiyle şahsi ilişki tesisine ve devamına.

4- Dava tarihinden başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, günün ekonomik durumları, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları da göz önünde tutularak aylık 300,- YTL tedbir nafakasının küçüğün ihtiyaçlarında kullanılmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine. Hükmün kesinleşmesine müteakip aynı gerekçelerle 400,-YTL iştirak nafakasının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine.

5- Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, boşanmaya sebep olan olaylardaki davalı yanın kusurunun derecesi ve ağırlığı günün ekonomik şartlan, davacının boşanmaya neden olan olaylardaki elem ve ıstırabının telafisi en azından yaşı itibari ile boşanmak ile evlenme şansının azalması, günün ekonomik şartları da göz önünde tutularak TMK’nın 174. maddesi uyarınca takdiren 30,000,-YTL maddi ve 50,000,-YTL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine.

6- TMK’nın 173. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra davacının davalıya ait K. soyadını kullanmasına ve taşımasına izin verilmesine. İlerde doğabilecek şartlara göre davalının söz
konusu iznin kaldırılmasını istemekte muhtariyetine.

7- Safahatta aile konutu şerhi konulan taşınmazın üzerindeki şerhin hükmün kesinleşmesine kadar devamına. Hükmün kesinleşmesine müteakip kendiliğinden ortadan kaldırılmasına.

8- Alınması gereken 11,20-YTL ilam harcından peşin alman harem mahsubu ile bakiye 3,32-YTL daha harem davalıdan alınarak hâzineye irad kaydına.

9- Yürürlükte bulunan asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan 350,-YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.

10- Davacı tarafından sarf edilen 60,26-YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.

Dair gerekçeli kararın taraflara tebliği edildiği tarihten itibaren 15 günlük yasal süresi içerisinde mahkememize sunulacak temyiz dilekçesi ile Yüksek Yargıtay 2. Hukuk Dairesi nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar taraf vekilleri ve davalı asilin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 25.07.2005

Katip

Hakim

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.