Cinsel ve Fiziksel Şiddete Dayalı Boşanma Davası Dilekçesi

Cinsel ve Fiziksel Şiddete Dayalı Boşanma Davası Dilekçesi

ADANA NÖBETÇİ (  ) AİLE MAHKEMESİ’NE

TEDBİREN VELAYET, NAFAKA VE KORUMA TALEPLİDİR.

DAVACI:

VEKİL: Av. Saim İNCEKAŞ  (Adres antettedir.)

DAVALI:

KONU            :

1) Şiddetli geçimsizlik sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesi;

2) Müşterek çocuklar X’ün velayetlerinin dava süresince tedbiren davacı müvekkile tarafında bırakılmasına, boşanma davasının sona ermesiyle birlikte velayetlerin kesin olarak müvekkil anneye verilmesi, müşterek çocuklar için davalının ekonomik durumu göz önünde bulundurularak dava tarihinden itibaren çocuk başına 1.000 TL tedbir nafakası belirlenmesi, davanın sona ermesiyle birlikte çocuk başına 1.500 TL iştirak nafakasına çevrilmesi;

3) Davacı müvekkile lehine dava tarihinden itibaren 1.000 TL tedbir nafakası belirlenmesi, davanın sona ermesiyle birlikte 1.500 TL yoksulluk nafakasına çevrilmesi;

4) Müvekkilenin madden ve manen uğradığı zarar sonucu, davalı aleyhine 100.000 TL maddi 120.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi;

5) Ortak konutun dava süresince müvekkile ve müşterek çocuk için tahsis edilmesi tedbirinin alınması isteminden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

Davalı kusur ve davranışlarıyla evlilik birliğinin temelden sarsılmasına ve ortak yaşamın taraflar için çekilmez hale gelmesine neden olmuştur. Bu hususu sayın mahkemeniz nezdinde sübut deliller ve tanık beyanları ile kanıtlayacağız. Şöyle ki;

1-) TARAFLAR 2006 YILINDA EVLENMİŞTİR. BU EVLİLİK SONUCU İKİ MÜŞTEREK ÇOCUK DÜNYAYA GELMİŞTİR.

Taraflar 2006 yılında evlenmişlerdir. Evlilik içerisinde dünyaya gelen 2010 doğumlu X ve 2016 doğumlu X isimli iki müşterek çocuk bulunmaktadır. Davacı müvekkil ev hanımıdır. Davalı ise tesisat ustasıdır. Sigortasız olarak serbest çalışmakta ve aylık kazancı ortalama olarak 5 ila 6 bin lira arasındadır.

2-) MÜVEKKİLE EVLİLİK SÜRESİ BOYUNCA DAVALI EŞİN İLGİSİZLİĞİNE MARUZ KALMIŞ VE KENDİSİNE MÜTEMADİYEN DUYGUSAL, EKONOMİK, CİNSEL VE FİZİKSEL ŞİDDET UYGULANMIŞTIR.

Davalı X evliliğin henüz ilk günlerinden itibaren müvekkileyi duygusal şiddete maruz bırakmıştır. Duygusal şiddet kimi zaman cinsel ve fiziksel şiddet boyutuna ulaşmıştır. Şöyle ki;

2-A) Davacı müvekkile birçok kez cinsel şiddete ve zorla birlikteliğe maruz kalmıştır.

Cinsel şiddet ve zorbalık dört duvar arasında gerçekleşen ve bu nedenle ancak belirli emare ve karinelerle ispat edilebilen bir kusur ve suçtur. Davacı müvekkile defalarca cinsel birlikteliği istemediği zamanlarda eşi tarafından zorla birlikteliğe maruz kalmıştır. Davalı Ersin tarafından “Ben senin kocanım benimle yatmak zorundasın, sana para veririm” sözleri zikredilerek zorla birliktelik vuku bulmuştur. Davalı müvekkile her seferinde göz yaşları içerisinde “çirkinleşme, kocam olsan da her an seninle yatmak zorunda değilim” dese de cinsel şiddetin mağduru olmuştur. Davacı müvekkile yaşadığı bu mental çöküntüleri kardeşi ve arkadaşıyla her seferinde paylaşmıştır. (Tanık Listesi)

Müvekkile yaşadığı bu sıkıntıları abisi ile de paylaşmış ancak abisinden dahi “Her erkek böyle fanteziler isteyebilir, memnun etmek zorundasın” tepkisi ile karşılaşmıştır.

Cinsel şiddet çoğu kez ağır ve detaylara girilmesi mahcubiyet yaratabilecek derecede gerçekleşmiştir. Bu nedenle bu vakıaya dair detayları gerektiği taktirde davacı müvekkile Sayın Mahkeme nezdinde paylaşacaktır.

2-B) Davacı müvekkile ekonomik şiddete maruz kalmış, özgüveni yerle bir edilmiştir.

İlk olarak davalının ekonomik durumundan bahsetmek gerekirse; davalı su tesisatı işi ile uğraşmakta, 9 senedir Seyhan, Yüreğir ve Sarıçam ilçelerinde tesisat işini sürdürmektedir. Kendisi bu konuda tanınan ve işinde sürekliliği sağlamış bir şahıstır. Aylık kazancı ortalama olarak 5-6 bin TL arasındadır. Ek olarak davalı yeni tarihli olarak hususi araç satın almıştır. (EK-1- Davalının yeğeninin instagram üzerinden paylaştığı hayırlı olsun görüntüleri )

Davalının durumu iyi olmasına rağmen kasıtlı olarak ekonomik şiddet uygulamaktadır. Evlilik süresince davalı tarafından evin giderlerine yönelik davacı müvekkileye harçlık dahi bırakılmamıştır. Müvekkile tarafından harçlık istendiğinde ise davalı tarafından “Kafan almıyor mu X Hanım sana para mara yok, sen ve çocukların kendinizi alıştırın böyle şeylere” diyerek pazar parası dahi vermemiştir.

Davalı X su ve elektrik faturalarını bilinçli olarak ödememekte, davacı müvekkile ve çocukları mahcup duruma düşürmektedir. Davacı müvekkile tarafından kendisine “Paran var neden faturaları ödemiyorsun?” diye sorulduğunda “Ben enayi miyim, niye ödeyeyim, gelip gitsinler işleri ne” diye cevap vermektedir. Müşterek çocuklar artık elektrik veya su işletmesi memurlarını görünce korkarak annelerine sarılır hale gelmiştir.

Aynı şekilde müşterek çocuk Doruk’un okul servisi parasını dahi sürekli geciktirmektedir. Doruk bu nedenle servisteki arkadaşlarına mahcup olmakta ve bu durumu annesine ağlayarak ifade etmiştir. Davalı ailesine varlık içerisinde kasıtlı olarak yokluk çektirmektedir.

En son olarak X tarihinde davalı tarafından “Seni kuru ekmeğe muhtaç edeceğim, gününü göreceksin” şeklinde tehditte bulunulmuştur. Davacı müvekkilenin kardeşi X bu olaya şahit olmuştur.

2-C) Davacı müvekkile fiziksel şiddete maruz kalmış, hürriyetinden yoksun bırakılmış, işkence niteliğinde davranışların objesi haline getirilmiştir.

Davalı X bilhassa her cinsel ilişkide fiziksel şiddet uygulamaktadır. (EK -2-Müvekkilenin belgelendirebildiği bazı darp görüntüleri) Benzer şekilde aşırı kıskançlık sahibi olduğu için davacı müvekkileye işkence niteliğinde cezalar vermiştir. Davacı müvekkile Mart 2019 ile Haziran 2019 süresince evden çıkamamış, kendi evinin balkonuna dahi çıkması engellenmiştir. Bu süreçte davalı gün içerisinde sürekli eve gelip müvekkileyi kontrol etmiştir. Öyle ki bir keresinde müvekkileyi balkondayken görmüş ve kolundan tutarak içeri doğru itmiştir. “Ben sana balkona bile çıkmayacaksın demedim mi, balkonu bok götürse ellemeyeceksin gerizekalı” şeklinde hakaretamiz sözler sarf etmiştir. Yine benzer bir şekilde; müvekkile çamaşırları sermek için çatıya çıktığında davalı koşarak yanına gelmiş ve müvekkilenin elindeki çamaşır sepetini yere fırlatarak “Bu da sana ders olsun bir daha çatıya çık neler yapıyorum” demiştir. Müvekkile nadiren kardeşi ile yürüyüşe çıkmak istemekte, davalı Ersin ya izin vermemekte ya da ancak ben de gelirsem olur diyerek bu basit talebe dahi karşı çıkmaktadır.

Yine mart ayında müvekkileye ait cep telefonu ve hat davalı Ersin tarafından kırılmış, müvekkileye telefon yasağı uygulanmıştır. “X” numaralı müvekkileye ait telefon hattı mart ayından bu yana kullanılamamaktadır. Bu vakıa Vodafone operatörüne “X” numaralı hattın en son ne zaman aktif olarak kullanıldığını” soran bir müzekkere ile de açıklığa kavuşacaktır.

Şiddet uyguladığı zamanlar vücudunda darbe izleri oluyor ancak iyileşene kadar evden çıkmasına izin vermiyor, kapıyı üzerine kilitliyor. Bu nedenle darp raporu alınamıyor. Davalı tarafından davacı müvekkilenin telefonu sürekli kontrol ediliyor, şiddete sonucu ortaya çıkan darp izlerinin resminin olup olmadığını kontrol ediyor.

2-D) Davacı müvekkile yoğun bir duygusal şiddet altında kalmış, davalı tarafından kendisine sürekli aşağılayıcı ve hakaretamiz sözler yöneltilmiştir.

Davalı evlilik süresince müvekkilenin özgüvenine saldırı niteliğinde söz ve hakaretlerde bulunmuştur; “Sen benim tapulu malımsın”, “Malsın, zaten annen baban yok hiç kimsen yok kime gideceksin”, “Bu ne hal, neneme benzemişsin”, “Şu tipe bak”, “İnşallah dirin girer ölün çıkar”, “Allah belanı versin geberirsin inşallah”

Müvekkile saçını sarıya boyadığı zaman davalı Ersin siyah boya getirmiş ve zorla siyah renge boyatmıştır. Bu davranışı sergilerken ise “Çakma orospulara benzemişsin”, “Salak geldin salak gidiyorsun” demiştir.

2-E) Davalı neredeyse her gün eşine hiçbir açıklama dahi yapmadan dışarı çıkmış, nereye gittiğini, ne zaman geleceğini ve kimler ile olduğunu söyleme gereği dahi duymamıştır.

Davalı Ersin pazar günleri dahi ailesini yalnız bırakıp dışarı çıkmaktadır. Davacı müvekkile merak edip aradığında dahi telefonu sürekli ulaşılamaz durumdadır. Davacı müvekkile hiçbir zaman kendi evinde sıcak bir aile ortamı bulamaz durumda kalmıştır.

3-) MÜVEKKİLE KENDİ KARDEŞİNİN ÖNÜNDE ORTAK KONUTU TERKE ZORLANMIŞTIR.

Davalı Ersin’in geçimsiz bir birey olduğu, birlikte yaşama bilincinden uzak olduğu yukarıda bahsi geçen vakıalar ile sabittir. Tüm bu kusurlu davranışlar davacı müvekkilenin evi terk etmeye zorlanması neticesini doğurmuştur. Şöyle ki;

Bir kıskançlık tartışması sonucunda davalı X davacı müvekkileyi evden kovmuştur. Bu tartışma sırasında müvekkilenin kardeşi Sevgi de evde bulunmaktadır. “Pılını pırtını topla, çocuklarını da al benim evimden defolun”, sözleri ile evden kovulan müvekkile yaşadığı tüm elem ve keder dolu süreçleri de göz önüne alarak artık bu evliliğin devamının mümkün olmadığını da anlayarak kardeşi Sevgi’nin evine sığınmıştır.

4-) DAVALI ERSİN İŞBU DAVA AÇILMADAN HENÜZ 1 HAFTA ÖNCESİNDE ORTAK KONUTU SATMAK AMACI İLE TAPU MÜDÜRLÜĞÜNDE İŞLEM BAŞLATMIŞTIR.

Davacı müvekkile ortak konut üzerine “aile konutu şerhi” koydurmak amacı ile tapu müdürlüğüne gitmiştir. Bu esnada ortak konut kendi üzerinde olan davalı Ersin’in evin satış işlemlerini başlattığını görmüştür. Son anda müdahale edilerek ortak konut üzerine aile konutu şerhi düşülmüştür.

5-) ORTAK KONUTUN DAVA SÜRECİNDE GEÇİCİ OLARAK ANNE VE MÜŞTEREK ÇOCUĞA TAHSİS EDİLMESİNİ TALEP EDERİZ.

X” adresinde yer alan ve “aile konutu şerhli” olan ortak konutun maliki davalı X’dür. Davalının bu süreçte ekonomik ve duygusal şiddet uygulamasını önlemek amacı ile ortak konutun geçici tedbir niteliğinde davacı müvekkile anne ve müşterek çocuklara tahsis edilmesini bilvekale talep ederiz. (EK -3- Aile konutu şerhli ortak konut)

Sonuç olarak; evlilik birliği davalının ağır kusuru çerçevesinde telafisi mümkün olmayacak şekilde temelinden sarsılmıştır. Davacı müvekkile bugüne kadar evliliği ayakta tutmak çabasıyla yıprandığı yılların hüznü içerisinde işbu boşanma davasını açmak zaruretinde kalmıştır

Müvekkile X, evliliğin sona ermesi nedeni ile gelecekte elde edeceği menfaatlerden mahrum kalacaktır. Davalının ekonomik durumu Türkiye şartlarına göre ortalamanın üstündedir. Davacı müvekkilenin evliliğin sona ermesiyle mahrum kalacağı maddi zarar ancak 100.000 TL maddi tazminatın lehine hükmedilmesi ile giderilebilecektir.

Müvekkilenin bu evliliğin sona ermesi neticesinde manevi olarak toparlanması neredeyse imkânsız noktasına gelmiştir. Tüm bu hususlar neticesinde müvekkile lehine ağır kusurlu davalıyı yoksulluğa düşürmeyecek bir miktar olan 120.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini bilvekale talep ederiz.

Davalının bu evliliğin çekilmez hale gelmesinde asli kusurlu olduğu aşikardır. Davacı müvekkilenin boşanmaya neden olan olaylarda çekmiş olduğu elem ve ıstırabın bir nebzede olsa giderilmesi açısından tazminat tutarı orantılıdır. Takdir Sayın Mahkeme’nindir.

HUKUKİ NEDENLER: Türk Medeni Kanunu, HMK ve diğer tüm yasal mevzuat hükümleri

ARAŞTIRILMASINI İSTEDİĞİMİZ HUSUSLAR:

  • Vodafone operatör şirketine “X” numaralı hattın kime ait olduğunu ve bu hattın en son ne zaman aktif olduğunun sorulması.
  • Davalının Yapıkredi, İş Bankası, Garanti, Akbank ve Ziraat bankalarında bulunan hesaplarındaki aktif ve pasif hareket detayları.

DELİLLER:

  • Tanık,
  • Yemin,
  • Darp görüntüleri,
  • Ortak aile konutu adres ve detayları,
  • Bilirkişi incelemesi,
  • Mali ve ekonomik durum araştırması,
  • YÜREĞİR TAPU MÜDÜRLÜĞÜNE “X” adresinde bulunan ortak konut üzerinde son 1 ay içerisinde satış işlemi için talepte bulunulup bulunulmadığına dair yazılacak müzekkere (CELP EDİLMELİDİR),
  • Operatöre yazılacak müzekkere (CELP EDİLMELİDİR),
  • Davalının Yapıkredi, İş Bankası, Garanti, Akbank ve Ziraat bankalarında bulunan hesaplarındaki aktif ve pasif hareket detayları (CELP EDİLMELİDİR),
  • Her türlü yasal delil.

TANIKLARIMIZ: (Taraflar arasındaki anlaşmazlığın, çatışmanın ve sadakatsizliğin ispatı olarak dinletilecektir.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle;

1) Şiddetli geçimsizlik sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesi;

2) Müşterek çocuklar X ve X’ün velayetlerinin dava süresince tedbiren davacı müvekkile tarafında bırakılmasına, boşanma davasının sona ermesiyle birlikte velayetlerin kesin olarak müvekkil anneye verilmesi, müşterek çocuklar için davalının ekonomik durumu göz önünde bulundurularak dava tarihinden itibaren çocuk başına 1.000 TL tedbir nafakası belirlenmesi, davanın sona ermesiyle birlikte çocuk başına 1.500 TL iştirak nafakasına çevrilmesi;

3) Davacı müvekkile lehine dava tarihinden itibaren 1.000 TL tedbir nafakası belirlenmesi, davanın sona ermesiyle birlikte 1.500 TL yoksulluk nafakasına çevrilmesi;

4) Müvekkilenin madden ve manen uğradığı zarar sonucu, davalı aleyhine 100.000 TL maddi 120.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi;

5) Ortak konutun dava süresince müvekkile ve müşterek çocuklar için tahsis edilmesi tedbirinin alınmasını,

6) Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini,

Vekaleten, saygılarımla arz ve talep ederim. tarih

                                               Davacı Vekili

                                          Av. Saim İNCEKAŞ

EKLER:

-1- Davalının yeğeninin instagram üzerinden paylaştığı hayırlı olsun görüntüleri

-2- Müvekkilenin belgelendirebildiği bazı darp görüntüleri

-3- Aile konutu şerhli ortak konut

-4- Vekaletname

Son düzenleme tarihi 6 Mayıs 2020 16:32

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.