Siteden ayrılmadan önce tarafımca yazılan site içi arama motorunu deneyin.

Uyuşturucu Madde Ticareti Tutuklamaya İtiraz Dilekçesi

Uyuşturucu Madde Ticareti Tutuklamaya İtiraz Dilekçesi -1-

ADANA 2. SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

SORGU NO: 

ŞÜPHELİ:         

MÜDAFİİ:   

KONU: Yukarıda sorgu numarası verilen Adana 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin X günlü müvekkil şüpheli hakkında tutuklanmasına ilişkin karara itirazlarımızdır.

AÇIKLAMALAR

1) Müvekkil şüpheli ……. hakkında …… tarihinde Adana  1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından TCK md 188 kapsamında tutuklama kararı verilmiştir.Aşağıda izah ettiğimiz  ve dayandırdığımız gerekçelerden ötürü Yumurtalık Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen tutuklama kararı hukuka ve hakkaniyete aykırı durum teşkil ettiği kanaatindeyiz.

2) Müvekkilim ……. hakkında basit şüpheyi bile aşmayacak derece dosyada delil bulunmamasından dolayı yargılamanın sonunda hakkında beraat kararı verilmesi kuvvetle muhtemel olan  bu dosyada  müvekkilin tutuklanması hukuka,hakkaniyete ve Türk Ceza Hukuku’nun genel ilkelerine aykırıdır.

3) Müvekkilin sorgusunda sunduğumuz  Yargıtay 20.Ceza Dairesine ait iki karar incelendiğinde müvekkilimin tutuklanmaması aksine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması gerektiği görülecektir.

4) Müvekkilimin sabit adresi mevcuttur. Müvekkilim oto yıkama dükkanından elde ettiği gelir ile bakmakla yükümlü olduğu 5 kişilik bir ailesi vardır ve başkaca bir gelir kaynakları yoktur. Müvekkilimin yargılama süresince tutuklu olması durumunda ailesi ve kendisi maddi manevi sıkıntı içerisine girecektir.

5) Cmk Madde 100 – (1)’ Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir.’ Maddesinde de belirtildiği üzere tutuklama kararı için kuvvetli suç şüphesi ve somut delil gerekmektedir. Fakat olayımızda sadece tape  kayıtlarından başka herhangi bir suç şüphesini kuvvetlendirecek delil bulunmamaktadır.

6) Cmk madde 100/2 de belirtilen delil karartma şüphesi somut olayımız açısından herhangi bir durum  teşkil etmemektedir. Zira dosya içerisinde yukarıda da belirttiğimiz üzere sadece tape kayıtları bulunmaktadır. Yargıtay kararları ve AİHM tarafından verilen kararlarda da inceleneceği üzere dosyada sadece tape kayıtlarının bulunması ve tape kayıtlarını destekleyecek somut delillerin olmaması nedeniyle sadece TAPE kayıtları delil teşkil etmemektedir.

7) Aihs Madde 5/c): ‘bir kimsenin, bir suç işlediği hususunda makul bir kuşku bulunması üzerine ya da bir suç işlenmesini yahut suç işledikten sonra kaçmasını önlemek için makul olarak gerekli bulunduğu düşünülen hallerde, o kişiyi yetkili yasal makam önüne çıkartmak amacıyla, hukuka uygun olarak gözaltına alınması/(yakalanması) ya da gözaltında/(tutuklu olarak) tutulması’ maddesinde de açıkça belirtildiği üzere tutuklama kararı verilebilmesi için en azıdan makul şüphenin olması ve kaçma ihtimalinin bulunması gerekir. Fakat somut olayda bırakın maddede yazan makul şüphe unsurunu basit şüphe bile bulunmamaktadır. Yukarıda da daha önce belirttiğimiz üzere müvekkilim 5 kişilik ailesine bakmakta olup sabit bir oturma ikametgahı ve sabit bir iş yeri ikametgahı bulunmaktadır. Böylesine çalışmak zorunda olup ailesine bakmakta olan kişinin ev adresi ve iş yeri adresi alenen açık olduğu bir durumda tutuklama kararının neye dayandırıldığını anlamak güçtür.

8) Yargıtay 20.Ceza Dairesi’nin istikrarlı kararlarında da belirtildiği üzere ‘sadece TAPE kayıtlarını baz alarak, başka hiçbir delilin bulunmadığı dosya kapsamında anlaşılmakta olup ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu mahkumiyet kararının bozulması, sanığın beraatine….’ Şeklinde verilen kararlar dikkatli bir şekilde incelendiğinde, somut olayımızla ilişkilendirildiğinde yargılamanın sonucu BERAAT olarak gözükmekte olup şu durumda tutuklamaya dair gereken hiçbir unsurun oluşmamasından dolayı Yumurtalık Sulh Ceza Hakimliği’nin vermiş olduğu tutuklama kararı yerinde değildir.

NETİCE-İ TALEP : Şöyle ki;müvekkilin üzerine atılı suçlamayı kabul etmemekteyiz,sayın mahkemenin resen göz önünde bulunduracağı sair nedenlerle,en ağır tedbir olan tutuklama yoluna gidilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ve amacına hizmetten ziyade ikinci bir mağduriyet doğurduğundan itirazımızın kabulü ile Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimliği tarafından şüpheli hakkında verilen tutuklanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına,müdafisi bulunduğumuz şüphelinin tahliyesine,Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise Adli Kontrol Hükümlerinin uygulanmasına,lehe olan hükümlerin uygulanmasına,tutuklu müvekkil hakkındaki tutuklama kararının kaldırılarak,salıverilmesine karar verilmesini mahkemenizden saygılarımla arz ve talep ederim. tarih      

ŞÜPHELİ MÜDAFİİ

                                                                                                                      Av

Uyuşturucu Madde Ticareti Tutuklamaya İtiraz Dilekçesi -2-

MERSİN CEZA HAKİMLİĞİ’NE

SUNULMAK ÜZERE

ADANA CEZA HAKİMLİĞİ’NE

SORGU NO   : 

ŞÜPHELİ      : 

MÜDAFİ       : Avukat Saim İNCEKAŞ- Turhan Cemal Beriker Bulvarı, Ziya Algan İş Merkezi No:9 K:5 D:41, 01010 Seyhan/ADANA

KONU           : 23/../2017 tarihinde verilmiş haksız tutuklama kararına itirazımız ve tahliye talebimize ilişkindir.

AÇIKLAMALAR :

Müdafisi olduğum şüpheli hakkında verilmiş olan tutuklama kararı açıkça haksız ve hukuka aykırıdır. Şöyle ki ;

ŞÜPHELİ KENDİSİNE İSNAT EDİLEN UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE TİCARETİ YAPMA VEYA SAĞLAMA SUÇUNU İŞLEMEMİŞTİR.

Şüpheli üzerine atılı uyuşturucu madde satmak suçunu işlememiştir. Şüphelinin verdiği ifadesinde belirttiği gibi kendisi mahalleden arkadaşı …………………. gördüğünde yaralı bacağına pansuman yaptırmak üzere evine doğru gitmektedir. O sırada mahalleden bir başka arkadaşları ………………… görüp arabasına binmiştir.  Bir süre gittikten sonra polis araçlarını durdurduğunda ise yapılan üst aramasında imal edildiği iddia edilen maddeler ilişkin bir şey çıkmamıştır. Kendisi poşet içerisindeki uyuşturucu maddeyi ilk defa polisin elinde görmüştür.

Şüpheli ……………. TCK madde 188’e göre sorumlu tutularak, tutukluluk kararının verilmesi hukuka uygun değildir. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde imalatı ve ticareti suçunun işlendiğine dayanak oluşturmak için yeterli delil bulunmamaktadır. Şüpheli bakımından sonuçları çok ağır bu suç için kime ait olduğu bilinmeyen uyuşturucu madde ile hüküm kurulması kanuna aykırılık teşkil etmektedir.

ŞÜPHELİNİN UYUŞTURUCU MADDE İMALATI VE TİCARETİNDEN SORUMLU TUTULMASI ASLA KABUL EDİLMEMEKLE BİRLİKTE, KENDİSİ HAKKINDA ANCAK TCK MADDE 281 SUÇ DELİLLERİNİ GİZLEME SUÇUNDAN SORUMLU OLMASI GÜNDEME GELECEKTİR.

Şüpheli ………………. bulunan uyuşturucular ile bir bağlantısı bulunmamaktadır; kendisinin uyuşturucu imal ettiğine ilişkin kuvvetli şüphe oluşturacak hiçbir delil bulunamamıştır. Ortada kamera kaydı gibi doğrudan delil oluşturacak bir kayıt bulunmadığı gibi tanık beyanı gibi dolaylı bir delil dahi bulunmamaktadır. Bu hususta kendisine üzerine atılı suçu asla kabul etmemekle birlikte gündeme gelebilecek tek suç tipi suç delillerini gizleme suçudur.

T.C. Yargıtay 10. Ceza Dairesi 19.02.2016 tarihli kararına göre bu husus açıkça belirtilmiştir: “Hatalı şekilde uyuşturucu madde ticaretinden mahkum edilen sanığın eylemi suç delillerini gizleme olarak nitelendirildiğinde 6 aydan 5 yıla kadar hapis gerektirmekte olup sanık bu madde uyarınca mahkum edilse dahi ceza verilirken alt sınırdan ciddi oranda uzaklaşılmadığı sürece muhtemelen hapis dahi yatmayacaktır. Dolayısıyla suç vasfında yanılgı, verilecek ceza miktarı açısından anormal fark doğurmaktadır.

Sanığın eski eşi olan diğer sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna iştirak ettiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı, arama yapmak için görevliler geldiği sırada, esrarların ele geçmesini önlemek amacıyla 4 paket esrarı pencereden dışarıya atmak şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 281. Maddesinde tanımlanan “suç delillerini gizleme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hatalıdır.”

Bu nedenle derhal serbest bırakılması, aksi kanaatte adli kontrol tedbiri uygulanmalıdır.

NETİCE-İ  TALEP: Yukarıda izah olunan nedenler ile şüphelinin doğrudan serbest bırakılması, aksi kanaatte ise tutuklamaya alternatif tedbir olarak sistemimize giren adli kontrol tedbirinin uygulanması vekaleten arz ve talep olunur.27/10/2017

                                                                                                                    ŞÜPHELİ MÜDAFİ

Uyuşturucu Madde Ticareti Tutuklamaya İtiraz Dilekçesi

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Uyuşturucu tahliye talebi 3

ADANA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

SORGU NO :

İTİRAZ EDEN  

(ŞÜPHELİ)       :   

VEKİLİ         : 

KONUSU:  … Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen Tutuklama kararının İTİRAZEN kaldırılarak, şüphelinin tutuksuz veya adli kontrol şartıyla salıverilmesine karar verilmesi istemidir.  

AÇIKLAMALAR

20/08/2020 günü 155 polis ihbar hattına gelen ihbar üzerine  “ … konutunda 2-3 kilo kristal var şahıs evinde kristal satıyor ”  ihbarı üzerine müvekkilin gıyabında konutunda yapılan arama neticesinde mutfağın sağ üst rafında 1 parça halinde daralı 19.80 gram metamfetamın madde , 1 parça halinde daralı 15.25 gram Kubar esrar maddesi, 1parça halinde daralı 2.97  gram metamfetamin madde  , 420 TL para ve Sim kartsız bir cihaz ele geçirilmiştir. Konutta devam eden aramalar esnasında kızı … ziyaretten gelen Müvekkil ve dini nikahlı eşi konutuna dönmesi sonucunda … kolluk tarafından gözaltına alınarak üst araması yapılmıştır. Üst aramasında 90 TL para ve şahsına ait sim kartlı telefona el konulmakla beraber üzerinde uyuşturucu madde bulunmamıştır.

Konutta ele geçirilen cihaz … ait olmakla beraber içerisinde aile fotoğrafları mevcuttur,  Sim kartı bulunmamaktadır.  Şüpheli ile … imam nikahlı bir evlilik yapmış ve kaçarak evlenmişlerdir. … ailesi tarafından tehdit edildiğinden cihetle sim kart kullanmamaktadır.

Müvekkilim … kan ve idrar testi sonucunda kanında ve idrarında Amfetamin ve esrar maddeleri pozitif değer göstermiştir.

Şüphelinin adli sicil kaydında Uyuşturucu madde bulundurmak kabul etmek suçundan mahkumiyet cezasına hükmedildiği , uyuşturucu maddeyi yaklaşık 20 yıldır kullandığını kolluk ifadesinde ve sorguda belirtmiş olmakla beraber, 155 polis ihbar hattına yapılan ihbarın tamamen asılsız olduğu belirginleşmiştir. Zira 2-3 kilo metamfetamin maddenin satışından elde edilecek maddi kazanç ile müvekkilimin konutunda ve üst aramasında ele geçen paranın arasında mutlak bir orantısızlık olduğunu kanıtlar niteliktedir. Müvekkilim geçimini perde satarak ve hurdacılık yaparak idame ettirmektedir. Şüpheli metafetamin maddeyi kişisel kullanımı için sokak satıcılarından 200 TL karşılığında aldığını beyan etmesi üzerinde; Narkotik Şube Müdürlüğünün sokak satıcılarından 1 gram metamfetamin maddesinin yaklaşık 5-6 fişek tabir edilen parçalara bölünmesi suretiyle kullanıcı satıcılara bir fişeğin 30-50 TL arasındaki fiyatlar karşılığında satışının yapıldığı yönündeki mütaalası bilimsel ve maddi gerçeklikten uzak değişkenlik gösteren bir olgudur.

Yargıtay yerel içtihatlarında uyuşturucu ticareti yapan şüpheli/sanık uyuşturucu maddeyi saklanmasını, gizlenmesini kolaylaştırıcı davranışlarda bulunulduğu, Şüpheli  konutunda yapılan aramada uyuşturucu madde mutfağın üst rafında kolayca erişebileceği bir alanda ele geçirilmiştir.

Uyuşturucu madde satışı yaptığına dair konutunda yapılan aramada söz konusu suçlamayı destekler nitelikte yan deliller bulunamamıştır. Zira Yargıtay yerel ihtiyaçlarına göre uyuşturucu madde ticaretinde yan delil olarak;  hassas terazi , folyo , streç film ,paketlemede kullanılan araç gereçler , koli bandı hususu dikkat çekmektedir.

Konutta ele geçirilen 420 TL para ve üst aramasında bulunan 90 TL şüphelinin oturduğu konutun kira bedelidir. Kirasını her ayın 15.gününde ödemekle beraber kira parasını denkleştiremediğinden cihetle kirası birkaç gün gecikmiştir. Söz konusu paranın uyuşturucu satışından elde edildiği hatalı bir değerlendirmedir. Söz konusu hususlar bütünlük içerisinde değerlendirildiğinde müvekkilimin uyuşturucu ve uyarıcı maddeyi kullanmak için sokak satıcılarından aldığı , toplamda ele geçirilen 510 TL ‘nin kira bedeli olduğu , üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirtilmiştir.

Suç tarihinde yapılan istihbari çalışma sonucunda, usulüne uygun olarak gerçekleştirilen aramalarda şüphelinin konutunda uyuşturucu madde ele geçirilmiş ise de,  istihbari bilgi dışında, şüphelinin uyuşturucu maddeyi sattığı yönünde başka herhangi bir kanıtın bulunmaması, el konulan uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırları içinde olması, uyuşturucunun evde rahatlıkla bulunabilecek bir yerde ele geçmesi, sanığın tüm aşamalarda istikrarlı olarak uyuşturucu maddeyi satmak için değil, kullanmak için bulundurduğunu savunması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kuşku boyutunda kalmakta ve sübuta ermemektedir… Bu nedenle, sanığın sübuta eren eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak, uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle, suç niteliğinin hatalı belirlenmesi isabetsiz ve yasaya aykırıdır.

HUKUKİ NEDENLER : CMK 101/5 ve 267,268 vd maddeleri.

SONUÇ ve İSTEM : Belirttiğimiz nedenler ve mahkemenin kendiliğinden takdir edeceği nedenlerle:

 1-)Şüpheli hakkındaki tutuklama kararının İTİRAZEN KALDIRILMASINI ve şüphelinin tutuksuz yargılanmasına karar verilmesini,

2-) Mahkeme aksi görüşte ise, tutuklama kararının CMK 109 vd hükümleri gereğince ‘’adli kontrole’’ çevrilmesini; Şüpheli vekili olarak saygılarımla talep ederim. 17/09/2020

ŞÜPHELİ VEKİLİ

Uyuşturucu Suçu Tahliye Talebi 4

ADANA AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO :

SANIK :

MÜDAFİİ :

KONUSU : Tutukluluk halinin gözden geçirilmesi ve Tahliye kararı verilmesi talebimizi içerir dilekçemizdir.

AÇIKLAMALAR

Müvekkil hakkında “Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak” suçundan …. Sulh Ceza Hakimliğinin… Sorgu sayılı D. İş kararı ile Tutuklama kararı verilmiştir. Müvekkilin ….tarihinden bu yana tutukluluk hali devam etmektedir.

Sayın mahkemenizin özellikle dikkatini çekmesini istediğimiz husus şudur ki ; DOSYADA MEVCUT BULUNAN ARAMA KARARI HUKUKA AYKIRILIK TEŞKİL ETMEKTEDİR. Bu hususu izah etmek gerekir ise ;

Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeli madde 4 de gecikmesinde sakınca bulunan hal kavramını düzenlemiştir. Buna göre ” Gecikmesinde sakınca bulunan hâl:

a) Adlî aramalar bakımından; derhâl işlem yapılmadığı takdirde suçun iz, eser, emare ve delillerinin kaybolması veya şüphelinin kaçması veya kimliğinin tespit edilememesi ihtimâlinin ortaya çıkması ve gerektiğinde hâkimden karar almak için vakit bulunmaması hâlini,

b) Önleme aramaları bakımından; derhâl işlem yapılmadığı takdirde, millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunmasının tehlikeye girmesi veya zarar görmesi, suç işlenmesinin önlenememesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespit edilememesi ihtimâlinin ortaya çıkması ve gerektiğinde hâkimden karar almak için vakit bulunmaması hâlini” ifade eder.

Kolluk tarafından düzenlenen fezlekeye bakıldığında müvekkile ait İŞYERİNE SAAT 16:30 sıralarında , müvekkile ait İKAMET ADRESİNE 16:35 sıralarında gidilmiştir.

İşyerine gidildiğinde sanık …. ın bulunduğu tespit edilmiş BAŞKA BİR SUÇ UNSURUNA RASTLANMAMIŞTIR.

Somut durumda müvekkile ait iş ve ev adreslerine düzenlenen operasyon MESAİ SAATLERİ İÇERİSİNDE GERÇEKLEŞMİŞTİR. Suç üstü hali olarak değerlendirilecek bir durum bulunmamakla beraber , gecikmesinde sakınca bulunacak hal kapsamında değerlendirilecek ” şüphelilerin kaçması , suçun iz ve emarelerinin yok edilmesi” gibi bir DURUM BULUNMAMAKTADIR. Bilindiği üzere kolluk

tarafından yeteli şüphe oluşması halinde olay yeri ve şahıslar MUHAFAZA ALTINA ALINIP arama kararı alınması beklenmektedir.

Fezleke incelendiğinde görülecektir k i , MESAİ SAATLERİ İÇERİSİNDE , SULH CEZA HAKİMLİĞİNDEN ARAMA KARARI ALINABİLECEKKEN , EV VE İKAMETİNDE ŞÜPHELİ ŞAHISLARIN MUHAFAZA ALTINA ALINA M,İMKANLARININ BULUNMASINA RAĞMEN , USULÜNE UYGUN OLMAYAN ARAMA KARARI İLE ARAMA YAPILARAK ELDE EDİLEN DELİLLER İLE CEZALANDIRMA YAPILAMAZ.

İkamet adresine gidildiğinde , kapının önünde sanıklar…… ve müvekkilin bulunduğunu görülmüştür. Akabinde düzenlenen tutanakta Sanık ..’nin elinde “uyuşturucu madde kalıntıları olan poşet görüldüğü” belirtilmiş ise de dosyada bulunan deliler içerisinde söz konusu poşetten BAHSEDİLMEMİŞ , DELİL OLARAK DOSYAYA KONULAMAMIŞTIR. Bununla beraber Sanık…. Sulh ceza hakimliğinde vermiş oldukları ifadede ‘ELİMDE POŞET YOKTU , ELİMDE SADECE BİR PAKET MEYVE SUYU İLE İKİ PAKET SİGARA VARDI’ şeklinde beyanda bulunmuş , kolluk ifadesinde de ” … telefonuma mesaj atarak 2 SİGARA VE 1 MEYVE SUYU GETİRMEMİ SÖYLEDİ , ELİMDE POŞET OLUP OLMADIĞINI ŞUAN HATIRLAYAMADIM” Şeklinde byanda bulunmuştur.

Müvekkil ise kolluk ifadesinde ” …. siparişleri getirirken ELİNDE POŞET YOKTU,” şeklinde beyanda bulunuştur.

Şüphelilerin beyanları sabit ve tutarlı birbirini destekler nitelikte olup , Sanık …n eve geldiği esnada elinde siparişleri taşıdığına yönelik poşet olmadığına ilişkindir.

Tüm bu usuli eksikliklere ek olarak ;

Müvekkil aşamalarda samimi beyanlardabulunmuş olup , uyuşturucu maddeleri kimden aldığını beyan etmiş ,kolluğa ve yargıya yardımcı olmuştur.

Suç konusu malzemeleri işlerinin kötü gitmesinden kaynaklı aldığını ancak henüz satışını yapmadığını belirtmektedir. Kaldı ki müvekkilin satış yaptığını destekler nitelikte dosyada bilgi ve emare mevcut değildir. Müvekkilin satış yaptığına yönelik bilgi veren Tanık BULUNMAMAKTADIR. HERHANGİ BİR TEKNİK / FİZİKİ TAKİP MEVCUT DEĞİLDİR.

Müvekkilin sicili adli sicil kaydından görüleceği üzere , 24 – 25 yaşında şimdiye kadar herhangi bir suça karışmamış genç bir Türk vatandaşıdır. Son dönemde boşanması neticesinde Maddi açıdan sıkıntılar çekmekte olan bir kişinin böylesine açık ve bariz usuli hatalar bulunan durumda ve gerek yargı gerek kolluk kuvvetlerine her konuda samimi davranıp yardımcı olan , genç bir kişinin tutuklu yargılanması ileride telafisi güç zararlara yol açmaktadır.

Bu halde kaçma şüphesi olmayan , sabit ikametgah sahibi , herhangi bir sabıkası olmayan , yaklaşık 3 aydır tutuklu bulunan müvekkilin tahliyesi gerekmektedir.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re’sen göz önünde tutulacak nedenler dahilinde, müvekkilin tutukluluk halinin gözden geçirilmesine ve tutuklama kararının kaldırılarak BİHAKKIN TAHLİYESİNE, Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise ADLİ KONTROL HÜKÜMLERİNDEN bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasına karar verilerek SERBEST BIRAKILMASINA karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

….Müdafii

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

2 yorumlar

  1. Güzel bir paylaşım.

  2. Av.saim bey eşim 12.ayin 22 de tutuklandı uyuşturucu ticareti yapmaktan ben madur durumdayım savcıya dilekce yazmak veya ilgisi olan makamlara dilekce yazmak istiyorum bana yardımcı olurmusunuz lutfen 1 yaşında kızımla tek kalıyorum ve biran önce mahkeme acilsin diye veya ceza almasın dışarıdan alsın diye nasıl bir dolekcw yazmam gerek sizden cvp bekleyeceğim lutfen bana dönüş yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir