Anasayfa » MAKALELER » CEZA YARGILAMASINDA DELİLLER

CEZA YARGILAMASINDA DELİLLER

CEZA YARGILAMASINDA DELİLLER

  • Ceza muhakemesinde geçmişte yaşanan olayın araştırıldığı faaliyete hizmet eden araçlara delil denir. Me­deni yargılamadan farklı olarak ceza muhakemesinde delil sınırlaması yoktur. Her şey delil olabilir.

Muhakeme hukukunda delil serbestîsi vardır. Hâkim tarafların ileri sürdükleri delillerle bağlı de­ğildir. Re’sen kendisi delil toplayabilir.

  • Yargıcın tarafların ileri sürdükleri delillere inanıp inanmaması hâkimin delilleri takdir etmesi ile alakalıdır. Yargıç delilleri serbestçe takdir eder. Muhakeme hukukunda imtiyazlı delil yoktur. Fakat hâkimin delilleri ser­bestçe değerlendirmesi keyfilik anlamına gelmez. Yargıç hangi delillere neden inanıp inanmadığını açıklamak, verdiği hükümde bunu belirtmek zorundadır (CMK m.34,217,230).

Örnek: Failin olay yeri civarında bulunduğunu teyit eden “iki tanık beyanı”, giriş kapısında “failin parmak izi”nin bulunduğu bir hırsızlık vakasında, mahkeme hüküm kurarken tanık beyanları ve parmak izini tek tek gerekçelendirip birbiri ile bağlantısını kurup mahkumiyet hükmü kurabilir. Hakim, par­mak izi bulunmasına ve iki tanığın beyanına rağmen sanığın suçu işlemediğine dair sorgusunu ve vicdani kanaatini dikkate alarak beraat kararı verebilir.

  • Muhakeme hukukunda delil, hiçbir zaman objektif kesinliği göstermez. Örneğin bıçaklanan hasmının ba­şında elinde bıçak, üzerinde kanlı gömlekle yakalanan kişi için “katil kesinlikle bu kişidir” demek mümkün de­ğildir. Ceza muhakemesinde her zaman bir ihtimal vardır. İhtimal belli seviyeye ulaşınca, kanaati oluşturur. Yargıç sübut konusunda şüphesini yenip bir kanaate ulaşamazsa, o husus ispatlanmamış kabul edilir.
  • Ceza muhakemesinde “şüpheden sanık yararlanır”.

Örnek: Binadan yapılan hırsızlığın gece vakti işlendiği sabit olmamışsa, hırsızlığın gündüz işlendiği var sayılır.

Ceza muhakemesinde failin ispata yükümlü olması söz konusu değildir. Savcı esas itibariyle sanığın suç­lu olduğunu ispat etmelidir. C.savcısı kamusal iddia makamıdır. Aynı zamanda failin lehine hususları da ileri sürer. Muhakemede C.savcısının ispat yükü altında olduğunu söylemek gerekir. Böylece mahkeme, iddia ve savunma ışığında ve re’sen toplanan delillerle, oluşan vicdani kanaatine göre kararını verir.

Delillerin Taşıması Gereken Özellikler Nelerdir?

Muhakemede her şey delil olabilir. Fakat muhakemede kullanılan delillerin bir takım özelliklere sahip olması gerekir:

  • Deliller gerçekçi ve akılcı olmalıdır. Delil beş duyu organı ile algılanabilen geçmişte işlenmiş durumun bir parçası olmalıdır.

Muhakemede ispat akla mantığa dayanan her türlü delil ile olabilir. Fakat akılcı olmayan bir delil muhakemede kullanılamaz.

Örnek: Falcının kürenin içinde gördüğü kehaneti , ceza muhakemesinde delil olarak kullanılamaz.

  • Deliller elde edilebilir olmalıdır. Delile ulaşmak mümkün değilse delili tartışmak mümkün olmaz.
  • İspat bakımından önemli olmalı, olayın ispatına yardımcı olmalıdır. İspata faydalı olmayacak bir delil olayın aydınlatılmasına hizmet etmez. Yargılama esnasında ispat açısından önemli olmayan bir delilin ortaya konmasından C.savcısı, sanık ve müdafii birlikte vazgeçebilirler (CMK m.206/3).
  • Deliller müşterek olmalıdır. Deliller duruşma sırasında tek tek ortaya konur. Bu deliller taraflarca tartışılır. Tartışılarak delillerin müşterek olması sağlanır. Ceza muhakemesinde hâkim ancak huzuruna getirilmiş ve tartışılmış delillere dayanarak vicdani kanaatini kullanarak karar verir.

Hâkim sadece kendisinin bildiği, olaya ilişkin görgüsüne dayanarak karar vermemelidir. Böyle bir durumda hakim çekinmeli ve tanıklık yapmalıdır.

  • Deliller hukuka uygun yöntemlerle ele geçirilmelidir Ceza muhakemesinde hukuka aykırı yöntemler­le ele geçirilen şeylerin delil olması mümkün değildir. Yasak delille ispat mümkün değildir. Ceza muhakemesi “hukuki delil” sistemini benimsemiştir (CMK m.206/1-a, 217/2).

Hakim, kararlarını gerekçelendirirken hukuka aykırı yöntemle ele geçirilen delilleri göstermek ve vicdanı kanaatini oluştururken dikkate almadığını göstermek zorundadır (CMK m230/1-b). Hâkim delilleri gerekçelendirip somut kanaate, bir sonuca ulaşır. Hukuka aykırı ele geçirilmiş bir delil, hâkimin somut kanaatini inşa et­tiği bir tuğla olamaz. Olmayan bir tuğlayla ev yapılmaz.

Örnek: İşkence ile alınan bir ikrar ve arama kararı olmadan ele geçirilen bir silahın delil olduğu tehdit su­çunda, başkaca delil yoksa hakim beraat kararı vermek zorundadır. Hakim bu iki delili kanaatini somutlaştırırken kullanamayacak, başkaca delil olmadığı için mahkumiyet kararı veremeyecek­tir.              J      ‘

Örnek: Arama kararı olmadan bir kişinin konutunda yapılan arama faaliyeti neticesinde kollukça bulunan uyuşturucu maddelerin ceza muhakemesinde delil olarak kullanılması mümkün değildir. Başka­ca bir delil yoksa faile uyuşturucu ticareti suçundan mahkûmiyet kararı verilemez.

Her şeye rağmen hakim, hukuka aykırı bir delilden istifade ederek hüküm kurmuşsa, kanun yolu evresinde taraflar talepte bulunmasa bile “kesin hukuka aykırılık taşıyan hükümbozulur.

Hukuka aykırı yöntemle ele geçirilen delilin hüküm kurarken kullanılmış olması kesin (mutlak) hu­kuka aykırılık halidir (CMK m.289/1-i).

  • Delil her aşamada ileri sürülebilir olmalıdır. Deliller sadece geç bildirildiği için reddedilemez (CMK m.207). Duruşma tamamlanırken sanığın ileri sürdüğü delil sadece geç bildirildiği gerekçesi ile reddedilemez. Muhakemenin her aşamasında delil ileri sürmek mümkündür.

  • Deliller olayı temsil etmelidir. Olayı temsil eden, beş duyu organı ile algılanabilir her şey delil olabilir Delilin ne olduğu önemli değildir. Muhakemede olayı temsil eden şeyler delildir. Buna delil serbestliği denir. Hâkim bu delilleri vicdani kanaatinden geçirerek bir hüküm kurar. Serbestçe ileri sürülen bu delillere istinaden hâkimin vicdani kanaati ile karar vermesine “vicdani delil” sistemi denir.

Ceza Muhakemesi Kanunumuza göre, olayı temsil etmeyen veya hukuka aykırı yöntemle ele geçirilen bir delil, kovuşturma sırasında ortaya konduğunda bu delil mahkeme tarafından reddolunur (CMK m.206)

  • Delil, kanuna aykırı yöntemle elde edilmişse.
  • Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
  • İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla ileri sürülmüşse delil reddedilir.
  • Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya konulmasından da vazgeçilebilir.

 

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.

Özet- Aşağıdaki Tabloda Bilgi Almak İstediğiniz Maddelere Tıklayabilirsiniz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Soru Sor
Danışma Formu
WhatsApp
Telefon Görüşmesi