Anasayfa » Ceza Hukuku Avukatlığı » Ceza Mahkemesi Duruşma Tutanağı Örneği

Ceza Mahkemesi Duruşma Tutanağı Örneği

Ceza Mahkemesi Duruşma Tutanağı Örneği

T.C.
ADANA
4. AĞIR CEZA MAHKEMESİ

DURUŞMA TUTANAĞI
DOSYA NO : 2007/48
DURUŞMA TARİHİ : 09/08/2007
CELSE NO : 2.

BAŞKAN : x
ÜYE : x
ÜYE : x
CUMHURİYET SAVCISI : x
KATİP : x

Belirli gün ve saatte oturum açıldı,
Tutuklu sanıklar x cezaevinden getirilmiş olmakla bağsız olarak duruşmaya mahsus salonda yerlerine alındılar, sanık x  müdafii Av.x , sanık x müdafii Av.x, sanık x müdafii Av.x, müştekiler x ve x ile ,x , x vekili Av.x, müştekiler x vekili Av.x  geldi,
Heyet değişikliğinden önceki tutanaklar okundu,
Tanık yoklaması yapıldı. Tanık x’in hazır olduğu anlaşıldı.
Yargıtay 5.Ceza Dairesinin 29.06.2007 tarih ve 2007/8131 esas 2007/5515 karar sayılı ilamı ile mahkememizin davanın nakli yönündeki talebinin reddine karar verildiği anlaşıldı.
Sanıkların kimlik tespitine geçildi.
SANIK-x-x oğlu, 01.03.1956 x de nüf. kayıtlı, Adana Başak Mah. 64 Sk. No.7’de oturur, evli, 6 çocuklu, çiftçi, okuryazar, sabıkasız, TC.Vatandaşı, aylık gelirinin 300 YTL. olduğunu söyledi,
SANIK-x- Ali ve Saniye oğlu, 01.06.1971 D.lu. Diyarbakır ili merkez Dabanoğlu Mah. H.45 x) de nüf. kayıtlı, Adana Kiremithane mutlu Mah. 11 Sk. No.39’da oturur, evli, 3 çocuklu, otogar yazıhanesi çalıştırır, okuryazar, sabıkasız, TC.Vatandaşı, Ev Tlf.0 x numaralı telefonu kullanır, aylık gelirinin 600 YTL. olduğunu söyledi,
SANIK-x-İbrahim ve Refika oğlu, 21.08.1959 D.lu. Adana Yüreğir ilçesi Sinanpaşa Mah. H.341 (T.C.Kimlik No.1x)de nüf. kayıtlı, Adana 19 Mayıs Mah. 51 Sk. No.30’da oturur, gayri resmi evli, 3 çocuklu, değnekçi, okuryazar, sabıkalı, TC.Vatandaşı, Ev Tlf.0 x , numaralı telefonu kullanır, aylık gelirinin 750 YTL. olduğunu söyledi,
İddianame okunarak sanıklara yüklenen suç anlatıldı,
CMK.nun 147. maddesi uyarınca sanıklara yüklenen suç , müdafi seçme haklarının bulunduğu ve onun hukuki yardımından yararlanabilecekleri, müdafiin ifade veya sorgularında hazır bulunabileceği, müdafi seçecek durumda olmadıkları ve bir müdafiinin yardımından yararlanmak istediği takdirde baro tarafından müdafi görevlendirilebileceği, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakları olduğu, şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasına hakları olduğu, aleyhlerindeki şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehlerine olan hususları ileri sürmek olanakları bulunduğu anlatıldı.
Sanıklar yasal haklarımızı anladıklarını savunmalarını yapacaklarını söylemekle,
SANIK x SAVUNMASINDA: Olay günü ben arabamla gidiyordum, hava yağmurlu idi asri mezarlığının olduğu yerde x’in kullandığı araç 60-70 km hızla beni geçti yolda gölet vardı arabamızın üzerinin tamamı ve camlarımız açık olduğu için benim üzerimin tamamı çamur oldu ben selektör yaptı amacım yavaş gitmesi konusunda uyarmaktı bir müddet gittikten sonra x önüme geçip el kaldırıp beni durdurdu , durdum bana sen mi selektör yaptın dedi bende evet bu yolda bu kadar hızlı gidilmez bunu söylemek istedim dedim. Eşi x bana rahatsız olduğunu söyledi bende özür diliyorum dedim çektim gittim aramızda başka hadise yaşanmadı daha sonra evimize 11:30 gibi x geldi , sizi barıştırayım dedi. Bende barışacak bişey yok dedim. Gitti öğlen 13:00 gibi yeniden geldi yine aynı şeyi söyledi , 3. gelişinde yanında x, x ve ismini bilmediğim 1 kişi daha vardı oturduk benim yanımda da x, x, x, x ve ben olduğumuz halde konuştuk ben yine barış olacak bişey olmadığını söyledim ancak barış yapılması konusunda ısrarcı olunca x mahallesindeki Anadolu Minibüs Kooperatifinin yazıhanesinde barış yapmak üzere yola çıktık, Cuma ile Sefer bir arabaya bindi, ben ve kardeşim İbrahim bir arabaya bindik yola çıktık, minibüs duraklarına 1 km kala bizi Sefer İpek durdurdu , arabadan indik sokağa girdik Musa Yüksel yanında bir çocuk olduğu halde oturuyordu ben selam verdi selamımı almadı kendisine bunlar ufak şeyler büyütmeyelim dedim. Musa Yüksel seni şimdi yedim ddi bende “ben ne dutum nede ceviz değilim” dedim bana doğru Musa saldırdı Cuma ile Sefer tuttu, Musa Yüksel evine doğru gitti bu arada Cuma ile Sefer kardeşim İbrahim’i aralarına aldılar ben gerilerinde kaldım köşede 10-15 kişi oturuyordu Sefer eliyle işaret etti oturan kişilerin tamamı üzerimize geldi, ateş eden kişilerin içinde Veysi Ölçen, Ayhan, ve ismen değil şahsen tanıdığım genç bir kişi ile birlikte tanımadığım diğer kişiler ateş ettiler. Hasan Dilmeç’i ateş edenlerin içinde görmedim . Kardeşim kendisini siper ederek benim ölmemi engelledi ben de silah yoktu kardeşimde silah olup olmadığını bilemiyorum kardeşim bana sadece “kendini kurtar” dedi bende o arada kuzeye doğru kaçtım kendimi de bir binaya attım , karşı taraftan şikayetçiyim cezalandırılmalarını talep ediyorum dedi.
C. Savcılığında vermiş olduğu beyanı okundu. Çelişki sebebi ile soruldu: Ben İbrahim’de silah görmedim ancak üzerimize gelmeyin dediğini duydum ateş sesi de geliyordu karşı tarafta üzerimize doğru geliyordu , ben korktuğumdan dolayı C. Savcılığında karşı taraftan ateş eden kişilerin isimlerini veremedim dedi.
Polis Merkezinde vermiş olduğu ifadesi okundu. Çelişki sebebi ile soruldu,benim şimdiki beyanım doğrudur , İbrahim’de silah görmedim ancak üzerimize gelmeyin deyip silah sesinin geldiğini duydum dedi.
Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı okundu, doğrudur bana aittir dedi.
Sanığa dosya içerisinde bulunan olay yeri tespit tutanağı, otopsi tutanağı, krokiler, olay yeri inceleme tutanağı, diğer tutanaklar, bilgi veren ve ifade veren sıfatıyla alınan kolluk beyanları, şüpheli sıfatıyla kollukça alınan beyanları, olay tutanağı, C. Savcısınca şüpheli sıfatınca alınan beyanlar, C. Savcısında alınan tanık beyanları, müşteki beyanları, ekspertiz raporları, Adli tıp Adana Grup Başkanlığından alınan Veysi Ölçen’e ait rapor,otopsi raporları, vesaire evraklar ayrı ayrı okundu. Aleyhime olan hususları kabul etmiyorum dedi.

SANIK x SAVUNMASINDA: Ben x yanında çalışırım x otobüs işletmeciliği yapar olay günü rahatsızdı yanına gittim kötü görünüyorsun dedim. Kendisi ile küçüklüğümüzden beri tanışırız. Bana Hasan rahatsızlığım önemli değil ancak sabah araba ile giderken birisinin arabasına su sıçrattım bu kişi önüme geçti bana “lan ne biçim araba kullanıyorsun” dedi. “Yanında hanımın olmasaydı yapacağımı bilirdim utanmıyor musun” dedi, bu arada bir minibüs şoförünün gelip her ikinizi de tanıyorum iyi insanlarsınız ayrılın deyip olayı yatıştırdığını bunun çok gücüne gittiğini söyledi, minibüs şoförünün durağına beraber gittik, minibüs şöföründen kendisine bunları söyleyen kişinin kim olduğunu öğrendik Sefer ile telefon görüşmesi yaptık, Sefer bizim yanımıza geldi, Sefer bize diğer tarafıda tanıdığını barıştıracağını söyledi. Biz Musa ile birlikte geri eve döndük. Bunlar öğleden önce oldu, öğleden sonra diğer tarafın geleceğini bildiğimiz için Musa’nın hanımı çay yaptı, kola aldık o arada Veysi’de orada yoktu, Celal 2 arabayla geldiler arkasından da motorbisikletli bir genç geldi el sıkışıldı, oturuldu, motorlu kişi bizim bulunduğumuz yere gelmedi köşe başında yalnız olarak bekledi, çay ve kola içildi ben sanık Celal’in ne söylediğini bilmiyorum ancak Musa ayağa kalktı hiddetlendi sanık Celal’e “sen buraya özür dilemeye mi geldin yoksa neye geldin” dedi. Ellerini de karın hizasına getirerek salladı aşağı yukarı salladı bu arada Celal ve kardeşi İbrahim geriye doğru gidip silah çektiler ve her ikisi de ateş etti , Veysi de silah olduğunu sonradan öğrendim olay sırasında görmedim Veysi de yaralandı ben bana kurşun değmesin diye Passat arabanın arkasına kendimi isper ettim üzerimdeki ruhsatsız silahı çıkarttım sanık Celal ile birbirimize doğru ateş ettik, celal’in kalça kısmından yaraladığımı gördüm üzerine gitmedim, hatta koşarken yere düştü, öldürmek isteseydim rahatlıkla öldürebilirdim , Musa’nın olduğu yere vardım Musa yerde yatıyordu elinin ucunda silahı vardı Ömer de koşarak Musa’nın yanına geldi ve diz çöktü ben Veysi’yi de yaralı gördüm sonra Ayhan geldi Ayhan’a aracın anahtarını getir hastaneye götürelim dedim. Getirilen anahtar Passata uymadı sonra Sefer’e ait siyah bir siyah bir araçla Musa , Ömer ve Veysi’yi hastaneye götürdük benim olayla ilgili bilgim budur dedi.
Poliste vermiş olduğu beyanı okundu. Kısmi çelişki sebebi ile soruldu, ben “Celal’in bunda uzatacak ne var, özür dilenecek ne var “ dediğini duymadım, silahın Musa’nın eli ile Ömer’in ayakları yakınında idi dedi.
C. Savcılığında vermiş olduğu beyanı okundu. Ana hatlarıyla benzer olduğu anlaşıldı,
Sanık Celal müdafiinin talebi üzerine sanık Hasan’dan soruldu: Benim tabancam beyaz renk bir silahtı benim kurşunum bitmemişti,içinde 6 adet kurşun vardı 9 el ateş ettim dedi.
Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı okundu, doğrudur bana aittir dedi.
Sanığa dosya içerisinde bulunan olay yeri tespit tutanağı, otopsi tutanağı, krokiler, olay yeri inceleme tutanağı, diğer tutanaklar, bilgi veren ve ifade veren sıfatıyla alınan kolluk beyanları, şüpheli sıfatıyla kollukça alınan beyanları, olay tutanağı, C. Savcısınca şüpheli sıfatınca alınan beyanlar, C. Savcısında alınan tanık beyanları, müşteki beyanları, ekspertiz raporları, Adli tıp Adana Grup Başkanlığından alınan Veysi Ölçen’e ait rapor,otopsi raporları, vesaire evraklar ayrı ayrı okundu. Aleyhime olan hususları kabul etmiyorum dedi.
Bu arada sanık müdafi Av. Barış Turan söz alarak mesaj geldi, babamı hastaneye kaldırmışlar acilen gitmem gerekiyor dedi ve duruşma salonundan ayrıldı.
SANIK VEYSİ ÖLÇEN SAVUNMASINDA: Atılı suçlamayı kabul etmiyorum ben olay günü daha önceden yanınd çalıştığım Musa’ya geçmiş olsun ziyaretine gitmiştim Ayhan beni Musa’nın evine kadar bıraktı daha sonra kendisi ayrıldı benim vardığımda Hasan Dilmeç, Musa , Ömer oturuyorlardı, ben Musa’nın elini öptüm, geçmiş olsun dedim. Daha sonra 2 arabayla Celal Deniz ve yanındakiler geldi ben yanlarından biraz uzaklaştım ne konuştuklarını tam olarak bilmiyorum, birden bire ayağa kalkıldı Celal ve yanındakiler birden silahlkarını çekip ateş etmeye başladılar Musa , Ömer ve Hasan ‘da ateş etmeye başladı ben 2 ateş arasında kaldım şaşkınlıktan hiçbişey yapamadım üzerimde ruhsatsız silahım vardı silahımı çıkartmaya çalıştım bu sırada karnımdan yaralandım daha önceden ayaklarımdan yaralandığımdan yere düştüm , gözümü hastanede açtım , ben silahım ile ateş etmedim , beyanım budur dedi.
C. Savcılığında vermiş olduğu beyanı okundu. Çelişki sebbei ile soruldu: Yoğun bakımdan yeni çıkmış olduğum için şuurum yerinde değildi şimdiki beyanım doğrudur dedi.
Polisteki beyanı okundu, yine çelişki sebebi ile soruldu,şuurum yerinde değildi şimdiki beyanım doğrudur dedi.
Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı okundu, doğrudur bana aittir dedi.
Sanığa dosya içerisinde bulunan olay yeri tespit tutanağı, otopsi tutanağı, krokiler, olay yeri inceleme tutanağı, diğer tutanaklar, bilgi veren ve ifade veren sıfatıyla alınan kolluk beyanları, şüpheli sıfatıyla kollukça alınan beyanları, olay tutanağı, C. Savcısınca şüpheli sıfatınca alınan beyanlar, C. Savcısında alınan tanık beyanları, müşteki beyanları, ekspertiz raporları, Adli tıp Adana Grup Başkanlığından alınan Veysi Ölçen’e ait rapor,otopsi raporları, vesaire evraklar ayrı ayrı okundu. Aleyhime olan hususları kabul etmiyorum dedi.
Müşteki Nazmiye YÜKSEL : İsmet kızı 1955 dğ.lu halen S. Demirel Bulvarı Karıncalar Sit. A Blok da oturur .
İddianame okundu,
Şikayetçiye CMK.nun 234. maddesinde yazılı hakları açıklanarak şikayet ve delilleri soruldu.
MÜŞTEKİ ŞİKAYETİNDE – Ben olay sabahı eşimle beraber hastaneye gidiyordum hızımız yavaştı eşimde rahatsızdı bizi geçen bir arabanın sinyal yaparak durduğunu gördük bize de dur işareti yaptı eşim acaba bizi tanıyan birisimi dedi bende kapımız mı acık diye baktım sanık Celal arabadan indi kapısını sert bi şekilde kapattı eşimde cep telefonu ve sigarasını alıp arabadan indi eşimin yakasından yapıştı “ sen ne biçim araba kullanıyorsun, şerefsiz namussuz” dedi, eşim bişey söylemedi, ben eşimin rahatsız olduğunu söyledim eşimde yanımda hanımım var dedi.sanık Celal”de görüyorum , hanımın olmasa beynini sikerdim dedi. Daha sonra bi minibüs şöförü geldi, ikisinide tanıdığını söyleyip ayırdı biz hastaneye gidip geri geldik ben içerde yemek hazırlıyordum eşim dışarıda sedirin üzerinde oturuyordu. Eşim seferle yüz yüze konuşuyordu Sefer ben getiririm barıştırırım diyordu eşim bana çay yap dedi. Ben çay yaptım, sanık Celal’in 2 arabayla geldiklerini gördüm arabalar park halinde idi daha sonra 1 motorlu şahıs geldi, oturuldu ben önce kola ikram ettim daha sonra çay ikramına başladığımda sanık Celal ayağa kalktı “şimdi yapsan yine aynısını yapardım dedi. Geriye doğru çekilmeye başaldı kardeşi de geriye doğru çelikmeye başaldı, silahlarını çıakrıp ateş etmeye başladılar eşim önce silah sıkılmasın diye ellerini kaldırıp araya girdi, eşim yaralandı eşimde silah çıkartıp sıkmaya başladı, Ömer de silah sıktı Hasan’ın da passat marka aracı siper alarak sıktığını gördüm Veysi’nin elinde silah gördüm ateş edip etmediğini bilmiyorum hem eşimi hem de oğlumu silahla vuran sanık Celal’dir , şikayetçiyim davaya da katılmak istiyorum beyanım da budur dedi.
C. Savcılığındaki beyanı okundu, Kısmen aykırılık sebebi ile soruldu : O zaman şoktaydım ne söylediğimi tam olarak bilmiyorum Veysel’in sıktığını görmedim eşim ve oğlumu öldüren sanık Celal’dir dedi. ,
MÜŞTEKİ EMEL YÜKSEL : Musa kızı 1977 dğ.lu halen Levent mah. 6 sok. No:2 de oturur.
İddianame okundu,
Şikayetçiye CMK.nun 234. maddesinde yazılı hakları açıklanarak şikayet ve delilleri soruldu.
MÜŞTEKİ ŞİKAYETİNDE : Ben sabahki hadiseyi bilmiyorum hastaneden geldikten sonra evdeydim yemek yapıyordum Sefer ile babam konuşuyordu. Sefer gitti sanık Celal ve yanındakilerle birlikte tekrar geldi, oturdular kola ve çay ikram edildi, çay ikramı sırasında sanık Celal’in silah çektiğini gördüm kardeşi de silah çekti gelenlerde silah çekerek ateş ettiler toplam 7-8 kişi vardı kardeşim ve babamı silah çekerek öldüren Celal’dir İbrahim’i de ateş edip öldüren babamdır , Veysi’yi yaralayan yine sanık Celal’dir bizim taraftan babamdan başka ateş eden olmadı, beyanım budur, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum dedi.
C. Savcılığındaki beyanı okundu: Aykırılık sebebi ile soruldu: o zamanlar ben şoktaydım şimdiki beyanım doğrudur dedi
Tanık Ramazan Alp salona alındı.
TANIK RAMAZAN ALP – Şevket oğlu 1973 dğ.lu halen Başak mah. 36 sok. No:10 adresinde oturur.
Sanıkları tanımaz, sanıklardan Celal’i olay sebebi ile tanır. Engel hali yok, yemini yaptırıldı,
SORULDU- Ben bu konuda poliste ifade verdim. Okunsun dedi. Kendisine poliste vermiş olduğu 01/11/2006 tarihli beyanı okundu.
Doğrudur silahlı çatışmayı görmedim sadece barışın sağlanması için sabahki görüşmelerden haberdarım ayrıca sabahki arabayla su sıçratma meselesini de biliyorum , be minibüs şoförüyüm olay yerine vardığımda sanık Celal müşteki Nazmiye ve maktül Musa ile birlikte karşı karşıya duruyorlardı birbirlerine ne söylediklerini duymadım , yüksek sesle konuşuyorlardı minibüsümü durdurup ikisini ayırdım sanık Celal’in Musa’nın yakasını tuttuğunu görmedim dedi.
Tanık İrfan Bilişik duruşma salonuna alındı.
TANIK İRFAN BİLİŞİK : Cumali oğlu 1950 dğ.lu halen Levent mah. 1757 sok. No:46 da oturur.
Sanıklardan Celal’i tanımaz, Hasan ve Veysi’yi tanır. olay sebebi ile tanır. Engel hali yok, yemini yaptırıldı,
SORULDU: Ben olay sırasında kahvede idim silah sesleri üzerine olay yerine doğru geldim. Geldiğimde hasan ile veysi yi silah sıkıyordu karşı taraftan da şu an huzurda ismini Celal olduğunu öğrendiğim sanık silah sıkıyordu , diğer silah sıkanları tanımıyordum, ancak bizim mahallemizden olan ve ölen Musa ve Ömer de de silah vardı, celal’in tarafında da 6-7 kişi vardı beyanım budur dedi.
C. savcısında vermiş olduğu beyanı okundu. Çelişki sebebi ile soruldu: Ömer de de silah vardı dedi, çelişki giderilemedi dedi.
Sanık Celal müdafiinin talebi üzerine tanıktan Celal’in çatışma içerisindeki konumunun ne olduğu hususu soruldu : Karşılıklı sıkıyorlardı dedi. Ayrıntı vermedi.
Tanıklardan Cuma Bayram duruşma salonuna alındı.
TANIK CUMA BAYRAM : Mustafa oğlu 1951 dğ.lu halen 19 Mayıs mah. 1057 sok. Ev No: 10 da oturur.
Sanıklardan Celal’i tanır diğerlerini tanımaz, Engel hali yok, yemini yaptırıldı,
SORULDU : Ben Musa’nın evine Sefer ve Celal ile kardeşi İbrahim ile beraber girdim. Oturduk. Oturduğumuz yerde Musa vardı Musa’nın dışında başka kişileri tanımadığım için orada bulunan kişilerin isimlerini bilmiyorum çay içilmesi sırasında dışarıdan bi bayan müdahele etti, ben “buraya özür dilemeye gelmişim, sen bi karışma” dedim. Bu sırada herkes ayağa kalktı , ben yapmayın filan dedim, sırtım dönüktü, silahı ilk çekenin kim olduğunu ve kimin ateş ettiğini görmedim , sadece İbrahim ile Musa kucak kucağa girmişti ve her ikisinde silah vardı başka kimse de silah görmedim dedi.
Sanık Hasan söz alarak tanıktan Musa’nın ellerini havaya kaldırıp durun deyip demediği hususu soruldun dedi. Tanık doğrudur bende Musa’ya kirvem bişey çıkmasın dedim . Önce eli ben kaldırdım Musa’nın elini kaldırıp ateş etmeyin dediğini görmedim , gördüğümde İbrahim ile kapışmışlardı dedi.
Polis merkezinde vermiş olduğu beyanı okundu. Aykırılık sebebi ile soruldu: İbrahim’in silah elindeydi, üç defa üzerimize gelmeyin diye tekrarladığını duydum dedi.
C. Savcılığındaki beyanı okundu: Aykırılık sebebi ile soruldu, benim şimdiki beyanım doğrudur , ben başka yer ile ilgileniyordum kimin eline kimin vurduğunu görmedim, İbrahim ve Musa’nın elinde tabanca gördüm ama hangi ellerindeydi bilemiyorum ikisi birbirinin üzerine yürüyüp kucaklaştılar dedi.
Müşteki vekillerinden ayrı ayrı soruldu:
Müşteki Nazmiye ve Emel vekili Av. Remzi Ersoy ile Av. M. İkbal Şakiroğlundan soruldu: Cuma ve Ramazan ve İrfan doğruyu söylememektedir, baskı altındadırlar beyanlarını kabul etmiyoruz , şikayetçiyiz davaya sanık Celal aleyhine katılmamıza karar verilsin dedi.
Sanık Veysi müdafii Av. Mehmet Güler’den soruldu : Müvekkilimin savunmasına katılıyoruz, tanık beyanların aleyhe hususlarını kabul etmiyoruz, müvekkilim olayın mağdurudur , yaralanmıştır, tedavisinin yapılması gerekir bu sebeple tahliyesini talep ediyoruz dedi.
Sanık Celal müdafii Av. Hayri Haköver ’den soruldu : Müvekkilim savunmasına iştirak ediyoruz bizimde sanıklar veysi ve Hasan’a karşı katılma talebimiz vardır, müşteki tarafın katılma talebini mahkemenin takdirine bırakıyoruz olayın asıl tanıklarından Sefer dinlenmemiştir. Hasan’ın 7-8 el ateş etmesi dikkate alındığuında bizce eylemi öldürmeye teşebbüs niteliğindedir tanık İrfan da temin edilmiş bir tanıktır çelişklili beyanları vardır, diğer tanıkların da aleyhimize beynalarını kabul etmiyoruz.
İDDİA MAKAMI- Tanık beyanlarına diyeceğimiz yoktur eksik hususların ikmali talep olunur , mevcut delil durumuna göre sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesi talep olunur, katılma taleplerinin de kabulü mütalaa olunur dedi,
G.G.İSTEM GİBİ:1- Müştekiler Nazmiye ve Emel’in suçtan zarar görme ihtimallerine binaen sanık Celal aleyhine duruşmalara katılan vekilleri av. x ile av. M. x’nun katılan vekili olarak kabullerine,
2-Müşteki sanık Celal kardeşinin ölümü ve kendisinin yaralanması dolayısıyla suçtan zarar görmüş olduğundan sanıklar Veysi ve Hasan yönünden duruşmalara katılan av. x’inde katılan vekili olarak kabulüne,
3-Tanıklar Sefer İpke ve Ayhan Bener’in zorla getirilmelerine,
4-Sanıkların üzerlerine atılı suçun niteliği, tutuklama nedenleri nazara alınarak, tahliye taleplerinin reddi ile tutuk hallerinin devamına, duruşmada hazır bulundurulmaları için C.Savcılığına yazılmasına,
5-Sanıkların tutukluluk hallerinin 07/09/2007 günü saat 10:00’da incelenmesine;
6-Bu nedenlerle kovuşturmanın 02/10/2007 günü saat 09:55’e bırakılmasına oy birliği ile karar verildi.09.08.2007

Başkan 33461

Üye 29259

Üye 32151

Katip 104560


Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Soru Sor
Danışma Formu
WhatsApp
Telefon Görüşmesi