Çekişmeli Boşanma Davasına Nasıl Cevap Verilir?

Tarafınıza karşı bir çekişmeli boşanma davası mı açıldı? Bu durumda eşinizin açtığı çekişmeli boşanma davasına dair tebligat mahkeme tarafından size ulaştırılır. Sizden beklenen size 14 gün içerisinde söz konusu çekişmeli boşanma davasına cevap vermektir. Bu yazımızda çekişmeli boşanma davasına karşı nasıl cevap verileceğini, çekişmeli boşanma davasına cevap dilekçesi örneğini sizlerle paylaştık.

Çekişmeli Boşanma Davasına Cevap Dilekçesi

ADANA … AİLE  MAHKEMESİNE

ESAS NO            :

DAVALI             :

VEKİLİ              : Av. Saim İNCEKAŞ

DAVACI            :

VEKİLİ   :

KONU               : Dava dilekçesine karşı cevaplarımızdan ibarettir.

AÇIKLAMALAR          :

Davacı dava dilekçesinde tamamıyla  mesnetsiz beyanlarda bulunmuştur. Bu iddiaların hiçbirinin kabulü mümkün değildir. Şöyle ki;

Karşı yanın iddia ettiği gibi maaş kartı müvekkilimin elinde bulunmamaktadır. Hiçbir zamanda müvekkilim maaş kartını  karşı yandan alıp alıkoymamıştır. Karşı yanın sadece bir  sene çalışma durumu söz konusu olmuştur. Geri kalan eksik SGK primlerini müvekkilim yatırarak karşı yanın  emekli olmasını sağlamıştır.  Böyle bir durumun varlığı zaten müvekkilimin karşı yanın emekli olmasını, maddi bir gelirinin olup, kimseye muhtaç kalmamasını sağlama saiki ile hareket ettiğini tek başına ispatlamaktadır.

Karşı yan müvekkilimle evlendikten sonra müvekkilim ve ailesi beraber yaşamaya başlamıştır. Ancak karşı yanın müvekkilimin annesine ve engelli kardeşine baktığı iddiası asılsızdır. Müvekkilimin engelli kardeşi kendi ihtiyaçları ve kişisel bakımını kendisi karşılayabilmektedir. Başkasının desteğine ve yardımına muhtaç değilidir. Yine müvekkilimin annesi de yaşadığı süre boyunca hiçbir şekilde başkasının bakımına muhtaç kalmamıştır. Aksine müvekkilimin annesi karşı yana çocukların bakımında ve ihtiyaçlarının karşılanmasında her zaman destek olmuştur. Müvekkilim ve ailesi karşı yanla beraber yaşadığı süre boyunca hiçbir zaman yaptığı eylemlerden dolayı şikayetçi olmamış, hakaret etmemiş ve kesinlikle  fiziksel şiddet uygulamamıştır. Bu iddialar müvekkillim ve ailesinin üzerine atılmış kötü imaj yaratma çabalarından başka bir şey değildir.

Karşı yan evlilik birliği boyunca yaşadığı evi bahaneler bularak sık sık terk etmiştir. Bu bahanelerden biri de müvekkilimin karşı yana sürekli fiziksel şiddet uyguladığı iddiasıdır. Bu iddianın hiçbir doğruluğu bulunamamaktadır. Müvekkilim evlilik süresi boyunca askere gitmiş,  Almanya’da , Adana’ da çalışmak durumunda kalmıştır. Böyle bir çelişkili durum söz konusuyken   müvekkillimin karşı yana sözlü ve fizikisel  şiddet uyguladığı iddiasının asılsızlığı açıkça ortadadır.

Müvekkilim karşı yana her zaman anlayışlı ve iyi davranmıştır. Karşı yanın hamile kaldığı zamanlarda hiçbir şekilde ağır ev işlerini yaptırmamıştır. Karşı yan sırf müvekkilimin ailesi ile aynı evde kalmamak için fiziksel ve sözlü şiddet gördüğünü iddia ederek 11 aylık bebeğini de bırakarak evden ayrılmış ve uzun bir süre boyunca da dönmeyince de müşterek çocukları bakımsızlık ve açlık nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Bu da karşı yanın evlilik birliğinden doğan sorumluluklarını ağır bir biçimde ihmal ettiğini kesin bir şekilde ispatlamaktadır.

Karşı yan, müvekkilimin 1980 yılında karşı yanın fiziksel şiddet gördüğü bahanesi ile evden ayrılması sonucu, karşı yanın evden ayrı kalmasını da fırsat bilerek başka bir kadınla birlikteliği ( Dava dilekçesinde karşı taraf bunu nişanlanma olarak izah etmiş ki bu hukuken geçerli bir durum değildir.) olduğunu iddia etmektedir. Bu iddiasının da hiçbir dayanağı yoktur. Müvekkilime atılan asılsız iftiralardan başka bir şey değildir. Müvekkilimin hiçbir zaman böyle bir birlikteliği olmamıştır. Müvekkilim her zaman eşine sadık kalmış ve üzerine düşen her türlü iş ve sorumluluğu layıkıyla yapmaya çalışmıştır.

Yine karşı yanın müvekkilimden uzun bir süre ayrı kalmasından sonra, müvekkilim 9/9/1983 yılında iki çocuğu ile birlikte Eskişehir’e taşınmıştır. Müvekkilim burada bir bakkal dükkanı açmıştır. Bir süre sonra müvekkilimin ekonomik durumu ve yaşam şartları iyileşince, karşı yan müvekkilimin müşterek evine 1984’te geri dönmüştür. Bu dönemde müvekkilimin maddi kazancı iyileşince ve müvekkilim bir ev alınca  karşı yan evden hiç kaçmamıştır.

Karşı yan o dönemde müvekkilimin, kendisini bakkala koyarak sık sık kıraathaneye gittiğini, okuma yazma bilmediğini de iddia ederek zor durumda çalıştığını iddia etmektedir. Davacının bu iddiası da hiçbir zaman var olmamıştır. Şöyle ki; hayatın olağan akışına göre hiçbir işletme veya dükkan sahibinin, okuma yazma bilmeyen bir kimseyi; özellikle kasa gibi o işletmenin ekonomik varlığını devam ettirmesi için hayati bir öneme sahip bir pozisyonda çalıştırmayacağı ortadır. Böyle bir genel durum varken karşı yanın o dönemde bakkalda çalıştığını iddia etmesi de yersiz bir iddiadır.

Karşı yan  ve küçük  çocuklarını müvekkilimin  açtığı ardiye dükkanında zor şartlarda ve ağır işlerde çalıştırdığını iddia etmektedir. Müvekkilim o dönemde karşı yan ve çocuklarını ardiye dükkanında çalıştırmamıştır. Zaten ardiye dükkanlarında yapılacak işlerin, işin doğası gereği küçük bir çocuğun yapamayacağı, üstesinden gelemeyeceği   herkesçe bilinmektedir . O dönem için örneklendirmek gerekirse müvekkilim ardiye dükkanında yoğun olarak çimento satışı yapmıştır. Çimento torbalarının her birinin 50 kilogram olduğu göz önüne alınırsa küçük bir çocuğun bu işi yapması mümkün değildir. Müvekkilim hiçbir zaman aile bireylerini ağır işlerde çalıştırmamıştır. Bu da karşı yanın iddialarını çürütmektedir.

Bu olayların üzerinden bir sonra müşterek çocuk ………………..’ın kumar borçlarının yüzünden ailedeki herkes çalışmak zorunda kalmıştır. Yine müvekkilim oğlunun kumar borçlarını ödemek için 3 araba, 1 ev ve 1 arsa satmıştır. Müvekkilim tarlada çalıştığı  zamanlarda da oğlunun borçları için çalışmıştır. Oysa karşı yan bunu müvekkilimin keyfi harcamalar yaptığını, kazançlarını ellerinden almış gibi göstererek doğru olmayan iddialarda bulunmaktadır. Bu iddiaların hiçbir geçerliliği yoktur. Müvekkilim her zaman ailesi için çalışmış ve çocuklarının borçlarını ödemiştir. Kriz döneminde de oğlu Muhammet’in primlerini yatırarak emekli olmasını sağlamıştır. Oğlu ……………..’nın 100.000 TL borcunu da yine bu dönemde ödemiştir. Yani müvekkilim hayatının önemli bir dönemini  oğullarının borçlarını ödemeye çalışmakla geçirmiştir.

Karşı yan müvekkilimin  eve alkollü gelerek yersiz tartışmalar çıkardığını ve kendine şiddet uyguladığını iddia etmektedir. Oysa müvekkilimşn çok nadir zamanlarda alkol almışlığı vardır. Müvekkilim uzun bir süre esnaflık yapmıştır. Mesleği dolayısıyla müvekkilimin alkol bağımlısı olduğu iddiası tamamen asılsızdır.

2000′ li yılların başında müvekkillimin başka bir kadınla ilişkisi olduğu  iddiası yersiz bir iftiradır. Bakkala gelen ve sıklıkla da müvekkilimden alışveriş yapan komşu kadını kıskanmıştır. Oysa bu kadınla müvekkilimin ailesi  arasında  komşuluk ilişkisi bulunmaktadır. O zamanlarda karşı yan da dahil aileler  birbirlerine gelip gitmişlerdir. Yani karşı yanın iddiasının hiçbir doğruluk payı bulunmamaktadır.

Söz konusu dava dilekçesindeki asılsız iddialara karşı cevaplarımızdan anlaşılacağı üzere,  MÜVEKKİLİM HİÇBİR ZAMAN KARŞI YANA FİZİKSEL, SÖZLÜ VE PSİKLOJİK ŞİDDET UYGULAMAMIŞTIR. MÜVEKKİLİM KARŞI YANIN ÇALIŞARAK KAZANDIĞI ÜCRETLERİ HİÇBİR ZAMAN ELİNDEN ALMAMIŞ VE AİLENİN ORTAK İHTİYAÇLARI DIŞINDA KARŞI YANDAN MADDİ HİÇBİR TALEPTE BULUNMAMIŞTIR.

MÜVEKKİLİMİN, KARŞI YANIN MAAŞ KARTINA EL KOYDUĞU İDDİASININ DOĞRU OLMADIĞI DİLEKÇEMİZDE BELİRTTİĞİMİZ CEVAPLARDAN ANLAŞILMAKTADIR.

MÜVEKKİLİM EVLİLİK BİRLİĞİ BOYUNCA KARŞI YAN VE ÇOCUKLARININ REFAHI VE MUTLULUĞU İÇİN ÇALIŞMIŞ VE HER ZAMAN İYİ BİR AİLE BABASI OLMAYA ÇALIŞMIŞTIR.

Bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk ve tedbir nafakası istemlerinin reddine karar verilmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ NEDENLER : 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk     Muhakemeleri Kanunu ve ilgili diğer yasal mevzuat

HUKUKİ DELİLLER      :

Tanık ( Tanıklarımızın isim ve adresleri daha sonra Sayın Mahkemenize bildirilecektir.)

Nüfus Kayıtları (Sayın Mahkemenizden celbini talep ediyoruz)

3)Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılması (Sayın Mahkemeniz tarafından araştırılmasını talep ediyoruz.)

4)Bilirkişi, ıslah ve her türlü yasal delil

SONUÇ VE TALEP       : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle;

Tarafımıza karşı açılmış olan bu haksız ve mesnetsiz davanın reddine,  yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

Çekişmeli boşanma davasına karşı hazırlayacağınız itiraz veya cevap dilekçesi son derece dikkatlice hazırlanmalıdır.

💡 Avukat Saim İNCEKAŞ boşanma davalarında uzman avukat, aynı zamanda uzlaştırmacı olarak boşanan çiftlere bu zorlu süreçte yardım etmektedir. Boşanma kararınızı en doğru şekilde vermek için kendisiyle iletişime geçmenizde fayda vardır. Bu şekilde süreci en az hasarla ve profesyonel destekle atlatmanız mümkün olur. https://av-saimincekas.com/adana-bosanma-avukati/ sayfasından Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosuyla iletişime geçebilirsiniz. Adresi şu şekildedir: Kayalıbağ Mahallesi, Ziya Algan İş Merkezi K:5 D:41, Seyhan/Adana

Son düzenleme tarihi 16 Eylül 2020 17:14

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.