Anasayfa » DİLEKÇELER » Çekişmeli Boşanma Dava Dilekçesi Örneği -2018

Çekişmeli Boşanma Dava Dilekçesi Örneği -2018

Çekişmeli Boşanma Dava Dilekçesi Örneği


                              

ADANA AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE;

 

Davacı  :

T.C. Kimlik Numarası :

Adres :

Vekili :

Vekil Adresi :

Davalı :

Davalı Adresi :

Konu : Adli yardımdan yararlandırılmamız ile tarafların boşanmalarına ve tazminat, nafaka istemlerimize ilişkin dilekçemizdir.

Açıklamalar :

1) Müvekkilem ile davalı taraf, …. yılından bu yana evli olup, evliliklerinden …. isimli … yaşında müşterek çocukları bulunmaktadır. Aile nüfus kaydı, dilekçemiz ekinde (EK 1) sunulmuştur.

2) Evlilik süresince evine ve ailesine yeterince ilgili davranmayan davalı taraf, şehirlerarası muavinlik yapmaktadır. Davalı son dönemlerde sürekli ve haddinden fazla alkol almaya başlamış, evini ciddi şekilde ihmal etmiştir. Evliliklerinin baştan beri mutsuz süregelmesine rağmen, müvekkilem, bir eş olarak üzerine düşeni yerine getirmeye gayret etmiş, davalı tarafa yardımcı olmaya, davalı tarafın sıkıntılarını paylaşmaya çalışmıştır. Buna rağmen davalı taraf, müvekkilemin kendisine yardımcı olma çabalarına, her defasında müvekkileme şiddet kullanarak karşılık vermiştir. Evliliklerinin son 3 yılında müvekkilem davalı tarafından çeşitli zamanlarda şiddet görmüş, kendisi öldürülmekle tehdit edilmiştir. Müvekkilem görmüş olduğu şiddeti ispatlamak amacıyla darp raporu almış ve polise şikayette bulunmuştur. Müvekkilemin şikayeti neticesinde davalı taraf yaklaşık bir ay tutuklu kalmış ancak müvekkilemin şikayetini geri çekmesi neticesinde serbest bırakılmıştır. Bu hususlar, yaşanılanlara yakından şahit olmuş tanıkların (EK 2) anlatımları, polis olay tespit tutanağı (EK 3) ve darp raporu (EK 4) ile yargılama aşamasında açıkça ortaya konacaktır.

3) Uzunca bir süredir devam edegelen mevcut durum artık müvekkilem için katlanılamaz hale geldiğinden, işbu boşanma davasını açma zorunluluğu doğmuştur. Taraflar arasındaki evlilik birliği, sözü edilen ve uzunca bir süredir şiddetini arttırarak devam edegelen nedenlerle temelinden sarsılmıştır. Tarafların barışma veya sulh olma imkanı bulunmamaktadır.

4) Müvekkilem, ev hanımı olup, hiçbir gelir ve desteğe sahip değildir. Bu nedenler Diyarbakır Barosuna …/…/… tarihinde yapmış olduğu adli yardım talebine ilişkin belgeler ile bu talep karşılığında kendisinden istenen durumu tevsik edici belgeler (EK 5) dilekçe ekinde mahkemenizin  tetkiklerine sunulmuştur. Bu belgelerin incelenmesi ile de açıkça anlaşılacağı üzere, müvekkilemin yargılama giderlerini karşılayacak durumu yoktur. Bu nedenle öncelikle, müvekkilem yararına adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz.

5) Adli yardımdan yararlandırılma talebimizin yanı sıra, müvekkilemin oldukça incitici ve küçük düşürücü muamelelere  maruz kalmış olması ve bu nedenle, uzunca bir süredir manevi açıdan çok sıkıntılı bir yaşam sürmek zorunda bırakılması nedeniyle ‘’manevi tazminat zenginleşmeye neden olmamalıdır.’’ ilkesini de gözeterek, müvekkilem yararına …. TL manevi tazminat ile dava süresince, kendisi için …. TL ve müşterek çocukları için …. TL olmak üzere tedbir nafakasına, tedbir nafakasının davadan sonra yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devamına, müşterek çocuklarının velayetinin müvekkileme verilmesine karar verilmesini talep etmekteyiz.

Hukuki Nedenler : 4721 S. K. md. 166, 174, 175, 184; 4784 S. K. md. 4 ve                                                                                  6100 S. K. md. 334-340

Hukuki Deliller : Aile nüfus kaydı, tanık listesi, doktor raporu, polis olay tespit tutanağı

Sonuç ve İstem : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, öncelikle müvekkilemin adli yardım kurumundan yararlandırılmasına, tarafların ilk duruşmada boşanmalarına karar verilmesine, müvekkilemin evlilik içi şiddete ve tehditlere maruz kalması sebebiyle boşanma davası süresince gerekli koruma tedbirlerinin alınmasına, müvekkilemin yararına … TL manevi tazminat, kendisi için …. TL ve müşterek çocukları için …. TL olmak üzere toplam …. TL tedbir nafakasına, tedbir nafakasının davadan sonra yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devamına, müşterek çocuklarının velayetinin müvekkileme verilmesine karar verilmesini talep etmekteyiz.                                                 …./…./…..

Ekler :

1) Aile Nüfus Kayıt Örneği

2) Tanıkların isimleri, adresleri ve tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi

3) Polis Olay Tespit Tutanağı

4) Darp Raporu

5) Baro Tarafından Adli Yardım Talebinin Kabul Edildiğine Dair Belgeler

6) Bir Adet Onaylı Vekaletname Örneği

                                                                                                          Davacı Vekili

                                                                                                         


Çekişmeli Boşanma Dava Dilekçesi Örneği -2


AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

 

DAVACI                      :

VEKİLİ                        :

DAVALI                      :

KONU                         :Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma  

AÇIKLAMALAR         :

                                               Davacı-müvekkil ile davalı iş yerlerinin birbirine yakın olması dolayısıyla tanışmış olup, altı-yedi aylık bir nişanlılık sürecinden sonra 01.06.2013 yılında evlenmişlerdir. Tarafların evlilik birliği içerisinde ……………. Tarihinde dünyaya gelmiş……………. isimli bir de müşterek çocukları bulunmaktadır.

                                               Evliliğin ilk yıllarında, taraflar arasında küçük çaplı tartışmalar yaşanmış olup, söz konusu tartışmalar davacının sağduyulu ve yapıcı tavırları neticesinde çözümlenmiştir. Davacı-müvekkil evliliğin ilk zamanlarında meydana gelen bu tartışmaların her ilişkide meydana gelebilecek sürtüşmeler olduğunu düşünmüş dolayısıyla her fırsatta evlilik birliğinin korunması adına yapıcı ve sağduyulu tavrını korumuştur.

                                               Evliliğin ilk zamanlarında davalının, davacı ve ailesine karşı olan soğuk, ilgisiz, samimiyetten uzak ve saygısız tavırları tartışmaların ana gündemini oluşturmuştur. Davacı-müvekkil, davalıya kendisine ve ailesine karşı daha saygılı ve samimi davranması konusunda salık vermiş ve fakat bu yaklaşımların da hiçbir etkisi olmamıştır.

                                   Davacı-müvekkilin sağduyulu tavırları ve çabası yaşanan tartışmaların önüne geçememiş olup, evlilik birliği içerisinde yaşanan tartışmalar günler geçtikçe daha da artmıştır. Artan tartışmalara rağmen davacı-müvekkil sağduyulu ve yapıcı tavrını korumuştur. Ve Fakat yaşanan tartışmaların temel sorumlusu olan davalı taraf, yaşanan tartışmalardan hiç ders çıkarmamış, eş olmanın bilinci ile davranan davacıya ve ailesine karşı genellikle hakaret içeren sinkaflı sözler kullanmış, evlilik birliğinin devamı için hiçbir çaba sarf etmemiştir.

                                   Davalı taraf genel olarak neyi niçin yaptığını davacı-müvekkil ile paylaşmamış, değişken ruh hali sebebiyle anlaşılmaktan uzak tavırlar ortaya koymuştur. Davacı-müvekkil davalının bu tavırları karşısında evlilik birliğinin devamı için göstermiş olduğu çabayı sürdürmüştür. Ve fakat günler geçtikçe davacı-müvekkilin göstermiş olduğu çaba anlamını yitirmiş, sağduyulu davranmaya çalışan davacı-müvekkil bu tavrını sürdürememeye başlamış ve söz konusu tartışmaların bir tarafı olmaya zorlanmıştır.

                                   Söz konusu tartışmaların ve davalının anlaşılmaktan uzak tavırlarının neticesinde taraflar arasında şiddetli geçimsizlik baş göstermiştir. Şiddetli geçimsizliğin doğal bir sonucu olarak davacı-müvekkil evlilik birliğinin devamına karşı duyduğu inancı yitirmiş ve bunu davalı tarafla paylaşmıştır. Bu durum karşısında davacı-müvekkil, davalı taraf, abisi, annesi ve yakın akrabaları olmak üzere birtakım şahıslar tarafından çeşitli tehditlere maruz bırakılmıştır. Müvekkil bu süreçte davalı taraf ve yakınları tarafından ölüm tehditleri ile karşı karşıya kalmış, neticede söz konusu evliliğin devamına mecbur bırakılmıştır.

                                   Tüm bu olaylar neticesinde evlilik birliği temelinden sarsılmıştır. Buna rağmen davacı-müvekkil, davalı eşinin normalleşebileceğine dair bir inanç barındırmış fakat davalı tarafın tavırları daha da keskinleşmiş, ailesi ve yakınlarının tehditler ile davacı-müvekkil üzerinde kurduğu baskıdan faydalanmaya çalışmıştır.

                                   Evlilik birliği içerisinde eş olmanın yükümlülüklerini hiçbir zaman yerine getirmeyen davalı taraf, söz konusu olaylardan sonra eşine kapıyı dahi açmaz olmuş, temiz bir evde yemek yeme düşüncesi davacı-müvekkil için hayal olmuştur. Davalı taraf yakınlarının davacı-müvekkil üzerinde kurmuş olduğu baskı neticesinde, daha da anlaşılmaz ve uzlaşılmaz tavırlar geliştirmiş ve davacı-müvekkile her fırsatta ihtiyacı olmadığı beyan etmiştir.

                                   Bu süreçte ruhsal sağlığı zarar gören davacı-müvekkil evlilik birliğini sonlandırmak istemiş ve fakat bu ilişkiye mahkum edilmiştir. Davalı taraf ise günden güne daha anlaşılmaz ve saygıdan uzak tavırlar sergilemeye devam etmiştir. Davacı-müvekkil ve ailesi ile her fırsatta tartışan davalı, bu kişilere karşı hakaret içeren sinkaflı sözler kullanmaktan kaçınmamıştır. Davalı, davacının annesine karşı “orospusun sen” ifadesini kullanmış ve bulduğu her fırsatta davacının annesi ve babasını aşağılamaktan imtina etmemiştir.

                                   Davalı tarafın, davacı ve ailesi ile sürekli bir biçimde tartışması ve hakaret içeren sinkaflı konuşmaları davacı ile davalının ikameti içerisinde  sınırlı kalmamış komşular, arkadaşlar ve akrabaları nazarında davacı ve ailesinin şeref ve itibarı lekelenmiştir.

                                   Davalı taraf ve ailesi ayrıca davacının fakir olduğunu, ikametin oluşturulması konusunda davacı tarafın hiçbir maddi katkısının olmadığını ayrıca aile yaşamının sürdürülmesi konusunda davacıya ekonomik destek sağladıklarını her sosyal ortamda belirtmişler, gerçeği yansıtmayan bu beyanlar ile davacının ve ailesinin onur, şeref ve haysiyetine leke sürmüşlerdir.

                                               Onur, şeref ve haysiyetleri zedelenen her gün yaşanan tartışmalar ve maruz kaldıkları tehdit ve hakaretler karşısında ruhsal sağlıkları bozulan davacı ve ailesi toplum içerisine çıkamaz bir hale gelmişlerdir. Toplum nazarında şeref ve itibarları lekelenen davacının, davalı ve yakınları tarafından işyerinde çıkarılan tartışmaların da etkisiyle, işleri olumsuz etkilenmiş davacı iflasın eşiğine gelmiştir.

                                   Bu süreçte davalı, müşterek çocuklarını babası olan davacı-müvekkile karşı doldurmaktan imtina etmemiştir. Müşterek çocuklarını babasına karşı kötülemiş henüz … yaşında olan ve gelişim çağında bulunan müşterek çocuğa davalı ve ailesi tarafından küfür öğretilmiş ve çocuğun psikolojik durumu hiç  önemsememiştir.Davacı-müvekkil henüz gelişim çağında olan ve sağlıklı bir yaşam çevresine ihtiyaç duyan ….. yaşındaki çocuğunu da düşünerek, var olan tehditlere rağmen, evlilik birliğini sonlandırmak konusunda yeniden bir karara varmıştır.

                                   Taraflar arasında davalının bu hareketlerinden ve sevgisizliğinden ötürü sevgi ve saygı ilişkisi bitmiş, tarafların fiili birliktelikleri de sona ermiştir. Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere tarafların tekrar bir araya gelmelerinin kendilerinden beklenemeyecek kadar evlilik birliği sarsılmış olması durumunda boşanmaya karar verilmesi gerekmektedir. Müvekkilimizin, evli biri gibi hareket etmeyen, eşini tehdit ve hakaretlerin odağı haline getiren, eş olmanın yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve aralarında şiddetli geçimsizlik bulunan davalı ile yaşaması beklenmeyeceğinden iş bu boşanma davasını açmak gereği hasıl olmuştur.

 

SUBUT DELİLLER     :Nüfus Kayıtları, Sosyal Ekonomik Araştırma, Tanık,

                                    Yasal ve Takdiri Diğer Deliller, vs. her türlü delil

HUKUKİ SEBEPLER  :4721 sayılı TMK

TALEP SONUCU        :Yukarıda kısaca ettiğimiz nedenlerden ötürü davalının kusurlu davranışları, davalının davacı ve ailesinin şeref ve haysiyetini lekelemiş olması, taraflar arasında şiddetli geçimsizliğin baş göstermesi nedenleriyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı açık olup, tarafların yeniden bir araya gelerek evlilik birliğini devam ettirmeleri mümkün olmadığından Tarafların Boşanmalarına karar verilmesini,

                                   Dava süresince müşterek çocuğun velayetinin geçici olarak davacıya verilmesini, dava sonucunda ise müşterek çocuğun velayetinin kalıcı olarak davacıya verilmesini,

                                   Davalını yarattığı maddi zararlar bakımından 50.000,00 TL , aile birliği mahvolan davacı-müvekkilin manevi zararlarının az da olsa giderilmesi adına 50.000,00 TL tutarında manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı-müvekkile verilmesini,

                        Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını Davacı adına vekaleten saygı ile arz ve talep ederim

 

                       DAVACI VEKİLİ

 

 

 

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Danışma Formu
WhatsApp
Telefon Görüşmesi
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.