Boşanmada Her İki Tarafın Eşit Kusuru Mahkeme Kararı

-KARAR-

Yukarıda açık adresi yazılı taraflarla ilgili olarak mahkememizde görülen BOŞANMA, VELAYET, NAFAKA, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT davasının açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı özetle; davalı ile 13 yıldır evli olduklarını ve bu evlilikten reşit olmayan İ., R. ve Medeni Yasa adlı çocuklarının bulunduğunu, aralarında davalıdan kaynaklanan kusurlu davranışlardan dolayı şiddetli geçimsizlik bulunduğundan bahisle boşanmalarına, çocukların velayetlerinin kendisine tevdiine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili safahatta aynı iddiaları tekrarlarla müvekkili ve çocuklar lehine tedbir nafakası talep etmediklerini belirtmiştir.

Davalı özetle; iddiaların asılsız olduğunu, davayı kabul etmediğini, aksine davacının E. adında, bir bayanla birlikte yaşadığını beyanla davanın reddine ve aylık 350.000.000-TL iştirak nafakasına hükme dilmesini savunmuş, davalı vekili safahatta aynı savunmayı tekrarla öncelikle davanın reddine, aksi takdirde çocukların velayetinin müvekkiline tevdii ile her bir çocuk aylık 150.000.000-TL tedbir-iştirak, müvekkili için aylık 350.000.000-TL tedbir-yoksulluk nafakası, 50.000.000.000-TL maddi tazminat ile 50.000.000.000-TL manevi tazminata hükmedilmesini belirtmiştir.

Tarafların nüfus aile akit tablosunun tetkikinde 06.01.1992 tarihinde evlendikleri ve bu evlilikten 25.11.1992 doğumlu İ., 15.08.1994 doğumlu R. ve 16.10.1998 doğumlu Medeni Yasa adlı müşterek
çocuklarının bulunduğu görülmüştür.

Dava TMK’nm 166/1-2 maddesi gereğince şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanma talebinden ibaret olup, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, sosyal ve ekonomik durumlarına ait araştırmalar, sosyal inceleme raporu, tanık anlatımları, bilhassa tarafların müşterek çocuklarından ÎS ve RS’nin anlatımları ve velayet hususundaki görüşleri ve tüm dosya kapsamına binaen; tarafların her ikisinin de evlilik birliğinin kendilerine yüklediği görevleri yerine getirmedikleri, bu kapsamda davacının başka bir kadınla ilişki kurduğu, davalının ise en azından toplumun değer yargılarına göre güven sarsıcı davranış olarak kabul edilen davacının evde olmadığı saatlerde R adlı birisini eve almak suretiyle hakkında kendi kusurlu davranışlarından dolayı dedikodu çıkmasına sebebiyet verdiği, tarafların müşterek çocuklarımn anlatımlarına göre evde adı geçenin kucağına oturmak gibi hoş karşılanmayacak davranışlarda bulunduğu ve davacıya hakaretlerde bulunduğu bu hali ile evlilik birliğinin çekilmez hal aldığı ve böyle bir evliliğin devamında gerek toplum gerek taraflar ve bil hassa çocuklar bakımından hiçbir yarar kalmadığı anlaşılmış olmakla aşağıdaki şekilde tarafların boşanmalarına karar verilmiş olup tarafların boşanmanın fer’isi olan talepleri ile ilgili olarak da aşağıda belirtilen gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir.

HUKUM: Yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile; Sinop ili, … ilçesi, …Köyü, Cilt no:…, Hane no:../te nüfusa kayıtlı bulunan …ve ../den olma, … doğumlu DAVACI …ile yine aynı yerde nüfusa kayıtlı bulunan … ve ../den olma, … doğumlu DAVALI ../ün TMK’nm 166/1 maddesi uyarınca şiddetli geçimsizlik nedeni ile BOŞANMALARINA.

2-Tarafların müşterek çocukları 25.11.1992 doğumlu İ. 15.08.1994 doğumlu R. ve 16.10.1998 doğumlu M.S/ün velayet haklarını kullanma yetkisinin çocukların baba yanında olmaları, alıştıkları ortamdan ve birbirlerinden koparılmalarının maddi ve manevi yararlarını zedeleyebileceği ve çocukların kendi görüşleri de göz önünde tutularak davacı babaya tevdiine. Davalı anne ile çocuklar arasında her ayın 1.ve 3.Cumartesi günleri, dini bayramların 2.günü saat 10.00’da yanma alıp ertesi gün aynı saatte teslim etmek ve her yıl 01 Temmuz günü saat 10.00’da yanma alıp, 20 Temmuz günü saat 10.00’da teslim etmek sureti ile şahsi ilişki tesisine ve devamına.

3-Şahsi mal varlığı bulunmayan çocukların defterinin tutulmasına yer olmadığına.

4-Talep edilmediğinden davacı ve müşterek çocuklar lehine tedbir nafakasına hükmedilmesine yer olmadığına.

5-TarafIann müşterek çocuklarının davacı yanında olmaları, çocukların bütün bakım ve giderlerinin davacı baba tarafından yapılmasına, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ve hakkaniyet de göz önünde tutularak dava tarihinden başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar aylık 100.-YTL tedbir nafakası ile hükmün kesinleştiği tarihten itibaren aylık 150.-YTL yoksulluk nafakasının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine.

6-Mahkememizce davacının sadakatsiz davrandığı, davalının ise en azından toplumun genel değer yargılarına göre güven sarsıcı davranışlarda ve hakaretlerde bulunduğu ve bu hali ile her iki tarafında eşit kusurlu olduğu anlaşılmakla davalının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine.

7- Alınması gereken 11,20-YTL ilam harcından peşin alman harem mahsubu ile bakiye 1,10-YTL daha harem davalıdan alınarak hâzineye irat kaydına.

8- Yürürlükte bulunan asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan 350,-YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.

9- Davacı tarafından sarf edilen 40,40-YTL yargı-lama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.

Dair gerekçeli kararın taraflara tebliği edildiği tarihten itibaren 15 günlük yasal süresi içerisinde mahkememize sunulacak temyiz dilekçesi ile Yüksek Yargıtay 2. Hukuk Dairesi nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar taraflar ve vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 25.11.2005

Katip

Hakim

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.