Boşanmada Her İki Tarafın Eşit Kusurlu Olması Mahkeme Kararı

Boşanmada Her İki Tarafın Eşit Kusurlu Olması Mahkeme Kararı

-KARAR-

Yukarıda açık adresi yazılı taraflarla ilgili olarak mahkememizde görülen BOŞANMA, NAFAKA, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT davasının açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı özetle; davalı ile 2000 yılında evlendiklerini ve bu evlilikten müşterek çocuklarının bulunmadığım, aralarında davalıdan kaynaklanan kusurlu hareketlerden dolayı şiddetli geçimsizlikbulunduğundan bahisle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiş, safahatta davacı vekili aynı iddiaları tekrarladıklarım ifade etmiştir.

Davalı vekili iddiaların asılsız olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini aksi takdirde 300.000.000-TL tedbir yoksulluk nafakası, 5.000.000.000-TL manevi, 5.000.000.000-TL lira da maddi tazminata hükmedilmesini savunmuştur.

Tarafların nüfus aileakit tablosunun tetkikinde 27.04.2000 tarihinde evlendikleri ve bu evlilikten müşterek çocuklarının bulunmadığı görülmüştür.

Dava TMK’nın 166/1 maddesi uyarınca şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı boşanma talebinden ibaret olup, tarafların iddia ve savunmaları, nüfus aileakit tablosu, sosyal ve ekonomik durumlarına ait araştırmalar, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına binaen; taraflar arasında çıkan tartışmalarda davalının evlenmeden önce başkasını sevdiğini beyan ettiği, aralarında çıkan tartışmalarda her ikisinin karşılıklı olarak birbirlerine hayvan, pezevenk, adi, şerefsiz şeklinde hakaretler ettikleri ve bu hali ile evlilik birliğinin devamında hiçbir yarar kalmadığı, bu suretle her ikisi bakımından evlilik birliğinin çekilmez hal aldığı ve devamında gerek taraflar için gerekse toplum için hiçbir yarar kalmadığı anlaşılmış olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, boşanmaya neden olan olaylarda her iki tarafında eşit kusurlu olduğu anlaşılmakla, eşit kusurlu olan davalının maddi ve manevi tazminata müstahak olmadığı göz önünde tutularak bu taleplerinin reddine ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlar da göz önünde tutularak davalı lehine tedbir-yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.

HUKUM: Yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere;

1-   Davanın KABULÜ ile; İstanbul ili, … ilçesi, Şirinevler, Cilt No: …, Hane no:…’da nüfusa kayıtlı bulunan … ve …’den olma, … doğumlu DVACI … ile yine aynı yerde nüfusa kayıtlı bulunan … ve …’dan olma, .doğumlu DAVALI …’ın TMK’nın 166/1 maddesi uyarmca şiddetli gçimsizlik nedeni ile BOŞANMALARINA.

2-  Dava tarihinden başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar tedbir, hükmün kesinleşmesine müteakip yoksulluk nafakası adı altında tarafların sosyal ve ekonomik durumları da nazara alınarak 100,-YTL (kısa karara sehven yazılmamıştır) ayhk nafakanın davacıdan alınıp davalıya ödenmesine.

3-   Boşanmaya neden olan olaylarda her iki tarafında kusurlu olduğu ve yasal şartlar da oluşmadığından davalı yanın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine.

4-  Davacı tarafından sarf edilen 31,26-YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.

5-   Alınması gereken 11,20-YTL ilam harcından peşin alman harem mahsubu ile bakiye 3,32-YTL daha harem davalıdan alınarak hâzineye irad kaydına.

6-  Asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan takdiren 350,-YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.

7-   Dair gerekçeli kararm taraflara tebliği edildiği tarihten itibaren 15 günlük yasal süresi içerisinde mahkememize sunulacak temyiz dilekçesi ile Yüksek Yargıtay 2. Hukuk Dairesi nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.
15.04.2005

Katip

Hakim

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Sağ tıklama özelliği kapalıdır.