Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Boşanma sadece eşlerle ilgili sonuçlar doğurmaz; ortadan kalkmakta olan evlilik birliğinde çocuklar da bulunuyorsa, boşanmanın çocuklarla ilgili bir takım sonuçlar doğurması pek tabidir.  Boşanma davasında ‘çocuğun velayetinin kimde kalacağı’ı hakimin kaanati doğrultusunda verilir. Çocuğun velayetinin kimde kalacağına karar verilmesi sürecini ele alalım:

Boşanma Davasında Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Boşanma ile birlikte evlilik birliği kesin olarak son bulmakta olduğuna göre, ana ve baba tarafından müştereken kullanılmakta olan velayet hakkının, onlardan birine bırakılması gerekecektir.

Kanunumuz çocukların velayetinin taraflardan hangisine bırakılacağı hususunda hakime çok geniş bir takdir yetkisi tanımıştır.

Diğer bir deyimle, kanun bu konuda direktif mahiyetinde bir takım esaslar ve kıstaslar koymamıştır. Bu itibarladı ki, hakim velayetin anaya mı, yoksa babaya mı verilmesi gerektiğini bizzat kendi kanaatına göre tayin edecektir. Hakim, burada çok ağır bir manevi sorumluluk altında bulunmaktadır.

Hakim, velâyetin boşanan eşlerden hangisine bırakılacağını tayin ederken sadece çocuğun menfaatini göz önünde bulundurmalıdır. Yargıtayımızın da bu görüşü benimsemiş olduğunu ifade edebiliriz . Önemli, olan çocuğun, hangi tarafa bırakıldığı takdirde daha iyi yetiştirileceği, bakılacağı, tahsil ve terbiyesinin sağlanacağıdır.

Boşanan eşlerin mali vaziyetleri, yaşları, boşanmada kusurlu olup olmadıkları o derece önemli değildir.

Çocuğun menfaati gerektiriyorsa hakim onu mali durumu daha bozuk olan, hatta boşanmada kusurlu bulunan tarafa dahi verebilir.

Nitekim Yg. 2. Hukuk Dairesi 6.3.1962 tarih ve 646/1497 sayılı kararında davalı ananın zinası sabit olduğu halde, babanın içinde bulunduğu kötü durumu ve çocukların yaşlarını göz önünde bulundurarak velayetin anaya verilmesini uygun bulmuştur .

Prof. Velidedeoğlu’nun da belirttiği gibi «boşanma akıl hastalığı, terk, terzil edici bir suçtan dolayı mahkumiyet veya haysiyetsiz hayat sürme sebeplerinden biriyle vaki olmuşsa, çocuğun bu hallerde akıl hastası veya suçlu olan tarafa bırakılmaması lazımdır» .

Velayetin boşanan eşlerden hangisine verilmesi gerektiği hususunda kanunumuz belli şartlar koymamış, bunu tamamen hakimin takdirine bırakmayı uygun görmüştür.

Hâkim, çocukların eşlerden hangisine bırakılacağına karar verirken çok dikkatli davranmalı, bu arada çocukların cinsiyetini, yaşını, huyunu, ana ve babanın karakterlerini, yaşama tarzlarını, bulundukları sosyal mevki ve çevreyi daima göz önünde bulundurmalı ve tercih hakkını çocuğun menfaatlerini en iyi kollayacak şekilde kullanmalıdır.

Örneğin mecbur kalmadıkça çok küçük yaştaki çocukların velayetini anaya, buna karşılık daha büyücek yaşta olan ve disipline muhtaç bulunan erkek çocukların velayetini babaya vermelidir.

Hakim, çocukların ana ve babalarına karşı besledikleri duyguları da gözden uzak tutmamalıdır. Hakimin bunu tespit edebilmek bakımından çocukları dinlemesinde yarar vardır.

Boşanan eşlerin velayetin içlerinden birine verilmesi hakkında yapacakları bir sulh akdi hakimi bağlamaz. Hakim böyle bir anlaşmaya rağmen aksine karar verebilir . Bununla beraber, hakimin velayet hakkını kime vereceğini kararlaştırmadan önce ana ve babayı dinlemesi de şarttır (MK. m. 148/1). Ancak, uygulamada buna pek dikkat edilmemektedir. Bu süreci avukat ile ilerletmenizin deneyimlerim gereği mühim olduğunu söylemek isterim.

Çocuklar birden fazla olduğu takdirde, bazılarının velâyetinin bir tarafa, bazılarının ise diğer tarafa verilmesi mümkün olmakla beraber, büyük bir mecburiyet olmadıkça bu yola gitmemek ve kardeşleri birbirinden ayırmamak doğru olur; zira «kardeşlerden birinin ayrı şartlar, çevreler ve terbiye sistemleri içinde yetişmeleri onları birbirine karşı bir takım ruhi komplekslere sürükleyebilir».

Eğer çocuğun menfaati gerektiriyorsa hakim, çocuğun velâyetini ana veya babadan hiç birine vermeyerek çocuğu bir üçüncü şahsa, onu vasi tayin etmek suretiyle verebilir. Ancak, hâkimin bu yola gidebilmesi için, velâyetin nez’i sebeplerinden birinin mevcudiyeti lâzımdır .

Boşanma kararı verildikten sonra doğan çocuğun velâyeti, boşanma kararıyla velâyet kendisine bırakılmış olan tarafa geçmez; bunun için ayrıca dava açılarak velayetin kime verileceğinin tespit edilmesi gerekir . Yargıtayın bu kararı esasen isabetli olmakla beraber, sonucu önceden belli eden bir karardır, zira yeni doğmuş bir çocuğun anadan alınarak babanın velayetine bırakılması herhalde söz konusu olmaması gerekir.

İlgili Diğer Yazılar:

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.