Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Boşanmada Çocuğun Velayeti Hangi Eşe Verilir?

Boşanmada Çocuğun Velayeti Hangi Eşe Verilir?

Hakim, çocuğun velayetini ana veya babaya verirken, çocuğun yaşı, cinsiyeti, karakteri, ana babadan her birinin oturduğu yer ve bulundukları çevre, ekonomik durumları, ahlaki yapıları, ana ve babanın çocuğun gelişmesi üzerindeki etki derecesi, idrak gücüne sahip olan çocuk dinlenmeli ve isteği dikkate alınmalıdır.

Evliliğin sona ermesi çeşitli şekillerde olur. Bunlardan bir tanesi de boşanmadır. Hakim, boşanma kararı ile birlikte şayet varsa çocukların velayeti konusunda da bir karar verilmelidir. Bu husus yasal bir zorunluluktur (TMK md. 336/3).

Velayetin hangi eşe verileceğine karar verilirken asıl olan çocuğun yararı ve mutluluğudur. Velayet konusunda hakimin geniş bir takdir yetkisi vardır. Velayet düzenlemesi yapılırken gerektiğinde uzman bilirkişilerden görüş alınmalıdır.

Anlaşmalı boşanma davasında tarafların velayet konusundaki anlaşmaları hakim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. Taraflar arasındaki anlaşmanın çocuğun yararına olması gerekir. Hakim, çocuğun yararına olmayan taraf arasında yapılan anlaşmaları dikkate almaz. Dolayısıyla tarafların ibraz ettiği delillerle yetinmeyip kendiliğinden delil toplar ve karar verir. Velayet konusunda karar vermeden önce bütün deliller toplanmalıdır.

Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her safhasında delil sunulması mümkündür. Taraflardan her hangi birisinin davayı kabul etmesi tek başına sonuç doğurmaz. Velayet konusunda asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Örneğin; sağlık, eğitim, ahlak, yaş ve güvenlik konularında yararı dikkate alınır. Hakim, ana bakım ve şefkatine muhtaç durumda bulunan küçük çocuğun velayetini ciddi engeller bulunmuyorsa anaya verir.

Çocuğun velayeti konusunda karar verilmeden önce, ana ve baba dinlenir. Çocuk idrak gücüne sahip ise çocuk dinlenir. Aile mahkemesi tarafından görevlendirilen uzman görüşüne başvurulur. Deliller toplanır. Hakim tarafların sunduğu deliller ile yetinmeyip kendisi de delil toplayabilir. Nihayetinde çocuğun yararı dikkate alınarak karar verilir.

Velayete ilişkin olan geçici nitelikte verilen arar kararlar hariç olmak üzere velayete ilişkin kararlar kesinleşmedikçe infaz edilemez. Velayetin değiştirilmesine veya kaldırılmasına ilişkin kararlar da kesinleşmedikçe infaz edilemezler. Velayet ek karar ile düzenlenemez. Çocukların birden fazla olması halinde, kardeşleri birbirinden ayırmamaya dikkat etmek gerekir. Örneğin, iki tane çocuk varsa her iki çocuğun velayetini de aynı tarafa vermekte fayda vardır. Bu husus çocukların psikolojisi açısından önemlidir.

Çocukların bazılarının velayetinin anaya bazılarının velayetinin de babaya verilmesi gerekiyorsa, velayetleri ana veya babaya verilen çocukların birbirlerini görebilecekleri ve bir arada bulunabilecekleri şekilde kişisel ilişki kurulması gerekir.

Çocuk vesayet altında ise, öncelikle vesayet kaldırılmalı daha sonra çocuğun velayeti konusunda bir karar verilmelidir. Vesayet kararı kaldırılmadan velayet konusunda bir karar verilemez. Çocuğun korunması için alınan önlemlerde, önlemlerin alınmasına neden olan sebeplerde bir değişiklik meydana gelirse alınan önlemler de bu  yeni durumlara değerlendirilir (TMK md. 351/1).

Alınan önlemler değişen hal ve şartlar dikkate alınarak değiştirilebilir, azaltılabilir, artırılabilir. Çocuğun korunması için alınan velayetin kaldırılması kararı sebep var olduğu sürece devam etmektedir. Şayet velayetin kaldırılması sebebi ortadan kalkmış ise; velayetin geri verilmesine karar verilir (TMK m. 351/2). Velayetin geri verilmesi, kaldırma sebebi ortadan kalkınca kendiliğinden gerçekleşmez.

Küçüklerin bedeni ve fikri gelişimlerini olumsuz etkileyecek yaşantı içerisinde bulunan tarafa velayet verilemez. Örneğin, evlilik birliği devam ederken eşini aldatan daha sonra da bir erkekle kaçan anaya velayet verilemez. Örneğin, fuhuş yapan veya fuhuş yapmaya aracılık eden kişiye velayet hakkı verilemez.

Cezaevinde hükümlü olarak bulunan ve ceza mahkemesi tarafından Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesine göre velayet hakkını kullanmaktan yoksunluğa karar verilmiş olan hükümlü bir kişiye çocuğun velayeti verilemez.

Adana Barosu – Avukat Saim İncekaş

Son düzenleme tarihi 24 Mayıs 2020 09:10

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.