Boşanma Sürecinde Ortak Evin Kadın ve Çocuklara Verilmesi Kararı

-KARAR-

Davacı vekili tarafından mahkememizde açılan BOŞANMA, VELAYET, NAFAKA VE MANEVİ TAZMİNAT davasının yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile, tarafların 1998 yılında evlendiklerini, bu evlilikten müşterek iki çocukları bulunduğunu, davalının kıskanç tavırları nedeni ile müvekkilini sürekli darp ettiğini, davalının kusurlu davranışları nedeni ile tarafların sürekli tartıştıklarını, müşterek küçüklerin tartışmalardan olumsuz yönde etkilendiğini, taraflar arasında evliliğin çekilmez bir hal aldığını, evliliklerinin temelinden sarsıldığını, bu nedenle yapılan yargılama sonucunda; tarafların boşanmalarına karar verilmesini, müşterek çocukların velayetinin davacıya verilmesini, her bir çocuk için aylık 200.000.000 TL den iki çocuk için aylık 200.000.000 TL tedbir daha sonra iştirak nafakasına çevrilmek üzere, davacı müvekkili için aylık 100.000.000TL tedbir nafakasına hükmedilmesini, ayrıca müvekkili için 10.000.000.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, yapılan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını, bu şekilde boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı duruşmadaki beyanlarında; eşi ile bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını, eşi ile iki senedir fiili beraberliği bulunmadığını, eşinin evden çıkacağını söylediği için müşterek haneye döndüğünü, boşanma konusunda eşinin baskı yaptığını, o nedenle bayanları kabul etmediğini talep ve beyan etmiştir.

Davacı vekili duruşmadaki beyanlarında; taraflar arasında evlilik biriliğinin kurulmasının mümkün olmadığını, müşterek konut ve diğer talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı duruşmadaki beyanlarında;eşi ile boşanmak istemediğini, geçimsizlik şartlarının oluşmadığını, davacının taleplerinin yerinde olmadığını beyan etmiştir.

Tarafların nüfus kayıtları celp edilmiş,tüm deliller toplanmış, duruşmada dinlenen davacı tanıkları genel olarak beyanlarında; evlilik birliği içinde davalının sürekli eşinden şüphelendiğini bu şekilde 5-6 yıldır tarafların evlilik birliğinin kavga ile geçtiğini, davalının eşine karşı dişi köpek kuyruğunu sallamazsa erkek köpek bir şey yapmaz diyerek eşini aşağıladığını, ortaya somut bir şey koymadığını evi ve çocukları ile yeteri derecede ilgilenmediğini evlilik birliğinin davalının tutum ve davranışları nedeniyle yürümediğini beyan etmiştir.

Duruşmada dinlenen davalı tanıkları genel olarak beyanlarında; tarafların evlilik birliği içinde herhangi bir kavga ve dövüşe rastlamadıklarını, evliliklerinin normal yürüdüğünü beyan etmişlerdir.

Taraflar arasında evlilik birliğinde uzlaşma sağlamak ve çocukların velayeti konusunda bilirkişi tayin edilmiş, bilirkişi raporunda; taraflar arasında evlilik birliğinin yürümesi hususunda uzlaşma sağlanamadığını, çocuğun yaşı anne bakım ve şefkatine muhtaç olması dikkate alınarak velayetin anneye verilmesinin uygun olacağını beyan etmiş, rapor mahkememizce uygun görülerek hükümde dayanak yapılmıştır.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu, dinlenen tanık beyanları ve tüm delillere göre dava M.Y’nm 166/1 maddesine davalı açılmış boşanma davası olup, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Hakim tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının çevre koşullarının dikkate alınarak temelinden sarsılma olayını takdir edecektir.

Medeni Yasa’nın 185. maddesine göre evlenme ile eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur.Eşler birlikte yaşamak,birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar, ayrıca eşler evlilik birliği mutluluğunun el birliği ile sağlamak çocukların bakımı eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Somut olayda evlilik birliği içinde davalının eşine karşı sürekli olarak onun kendisini aldattığı şeklinde şüphe taşıdığı, bu şekilde eşini sürekli suçlayıp ağır sözler sarf ettiği ancak buna yönelik somut bir dayanağı olmadığı anlaşılmıştır. Evlilik birliği eşler arasında güvene ve sadakate dayalı bir birlikteliktir. Sürekli eşinin başka bir kişilerle beraber olduğu hususunda suçlamalarda bulunma dayanaksız olarak eşi suçlamak eş için evlilik birliği içinde katlanılmaz bir durumu olup, sürekli bu ortamın yaşanması nedeniyle davalının gösterdiği tutum ve davranışlar evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı yürümesinin taraflar ve çocuklar için bir fayda getirmeyeceği kanaatine varılmış, tarafların boşanmalarına karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

Tarafların sosyal ve ekonomik durumu, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu ve müşterek çocukların yaşları anne bakım ve şefkatine muhtaç olması ve çocukların gelişiminde annenin daha sorumlu davranabileceği kanaatine varılmış, müşterek çocukların velayetinin daha önce anneye bırakıImasına her bir çocuk için karar kesinleştikten sonra 100’er YTL’den toplam 200.- YTL aylık iştirak nafakasının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

Medeni Yasa 74/2. maddesi boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun bir miktarın ödenmesini isteyebilir.Somut olayda; evlilik birliği içinde davalının sürekli eşinin kendisini aldatıp, başka kişilerle berabere olduğunu ima etmesi buna yönelikte somut bir delil ortaya koyamaması dikkate alındığında bu davranışlar davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden tarafların sosyal ve ekonomik durumu, hakkaniyet gereği 6.000,00 YTL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- DAVANIN KABULÜ ile, … İli, Merkez,… Köyü, Cilt No:61 Hane No:70’ de nüfusa kayıtlı bulunan …ile …’den olma …doğumlu Davacı …ile aynı yer nüfusuna kayıtlı bulunan eşi … ile …’den olma …doğumlu Davalı…’nin 166/1 maddesi gereğince BOŞANMALARINA,

2- Tarafların müşterek çocukları 1999 doğumlu …, 2003 doğumlu …’ın velayetlerinin yaşları anne bakım ve şefkatine muhtaç olmaları göz önüne alınarak davacı anneye bırakılmasına,

3-  Velayeti anneye bırakılan çocuklar ile babası arasında her ayın 1 ve 3 Pazar günü saat 09 00’dan akşam saat 19 00’a kadar, dini bayramların 2.günü saat 09 00’dan akşam saat 21 00’e kadar ve her yıl Ağustos ayının 1 ‘den 25’ine kadar babanın çocukları yanına almak sureti ile şahsi münasebet tesisine,

4-  Velayeti anneye verilen çocuklar için karar kesinleştikten sonra her bir çocuk için 100,90 YTL den iki çocuk için toplam 200,00 YTL iştirak nafakasının her ay davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5-  Evlilik birliği içinde davalının eşine karşı gösterdiği davranış şekli kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden hüküm kesinleştikten sonra 6.000,00 YTL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6-  Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

7-  Boşanma davası ile tarafların aynı evde yaşama ortamları kalmadığından dava süresi boyunca tarafların oturduğu evin davacı eşi ile çocuklara tahsisi ile davacı eşin bu evden ve eşyalardan faydalanmasına,

8-  Bunun dışında tarafların başkaca talepleri bulunmadığından bu hususlarda karar vermeye yer olmadığına,

9-  Bakiye 1.10 YTL harem davalıdan tahsiline,

10- Aşağıda dökümü yazılı bulunan yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

11- Avukatlık ücreti olan 350,00YTL’nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

Dair iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere davacı, davalı ve taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 

Katip

Hakim

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Sosyal Medya
Soru Sor
WhatsApp
Telefon Görüşmesi ( Sadece Müvekkil )
tr Türkçe
X
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.