Boşanma Konulu İstinafa Cevap Dilekçesi

X BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ SUNULMAK ÜZERE

X AİLE MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO                : DAVACI-KARŞI DAVALI : VEKİLİ                       : DAVALI-KARŞI DAVACI     : VEKİLİ                            : KONU                     : İstinaf dilekçemizin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR         :

Huzurdaki dosyada X dava ve karşı davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, müşterek tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir. Yerel mahkemenin her iki davanın da kabulüne karar vermesi (karşı davanın reddi ile tarafların bizim açmış olduğumuz dava üzerinden boşanmalarına karar verilmesi gerekirdi), müşterek çocuğun velayetinin davalı-karşı davacıya verilmesi ve tazminat talebimizi reddetmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Şöyle ki;

Yerel mahkeme X tarihli son duruşmada tarafların boşanmalarına davanın reddi ile tarafların asıl dava üzerinden boşanmalarına karar verilmesi gerekmektedir. Davalı tarafça da kararın boşanmaya ilişkin kısmı ile ilgili 1) Yerel mahkeme müşterek karar hukuka aykırıdır. Mahkemenin X tarihli duruşmasında müşterek hakim odasında, uzman eşliğinde ve taraf vekillerin huzurunda  dinlenmiştir. X beyanında babasının yanında kalmak istediğini, onun yanında daha rahat hissetiğini söylemiştir. Annesinin evinde ayrı odasının olmadığını ve annesi ile birlikte uyuduğunu oysa ki babasının evinde ayrı odasının olduğunu söylemiştir.

Sosyal ifade edebildiğini, sorulan soruları anlama ve cevap verebilme yetisine ifade ettiği söylemiştir. Müşterek itibar edilebileceği tespitinde bulunmuştur.

Türk Medeni Kanunu velayetin kime verileceği hususuna ilişkin belli ölçütler koymamıştır. TMK m.182/1 hükmü, velayetin anne veya babadan hangisine verileceği hususunda hakime geniş takdir hakkı

vermiştir. Karar verilirken imkan olduğu ölçüde ana ve baba dinlenilecek, uzmandan görüş alınacaktır. Ancak hakim bu kişilerin görüş ve düşünceleri ile bağlı olmayıp verilecek kararda esas olan çocuğun menfaatidir. Çocuğun menfaati neyi gerektiriyorsa, o doğrultuda karar verilmelidir. Yargıtayın görüşü de bu yöndedir.

Velayet hususu karara bağlanırken boşanan tarafların mali durumları, yaşları, boşanmada kusurlu olup olmadığı çok önemli değildir. Önemli olan hukuk tarafından yeterli idrake kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Velayet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir.

Her ebeveyn gibi müvekkile aşırı bir düşkünlüğü olup babasını çok sevmektedir. Bu hususdava dosyasına sunmuş olduğumuz X müvekkile kendi el yazısıyla yazdığı mektubunda da görülmektedir. Mektup incelendiğinde müvekkili çok sevdiğini, onunla kalmak istediğini, annesiyle birlikte yaşadığı yerden kaçmak istediğini (bu husus müşterek çocuğun bulunduğu ortamda mutlu olmadığını göstermektedir) ifade etmektedir. Müvekkil davanın en başından bu yana müşterek çocuğun velayetini istemektedir. Bu hususta müşterek çocuğa bakabilecek maddi ve manevi imkana ifade etmiş bulunmaktayız. Kaldı ki yukarıda arz ettiğimiz üzere huzurda uzman gözetiminde dinlenen müşterek ifade etmiştir.

Yukarıda müşterek davalı ve müşterek çocuğun yaşadıkları X  evine bırakmaya gittikleri esnada yaşanmıştır. Ne yazık ki müşterek bıçak çekerek “bir daha buraya gelme seni keserim” demesine şahit olmuştur. Bu durumun müşterek halen müşterek davalı annesi ile birlikte X evinde kalmaya devam etmektedirler. Yaşadığı ortamın ve birlikte yaşadığı kişilerin X yaşındaki müşterek çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimine olumsuz etki yaratacağı sabittir. Yine X müvekkil X’a “bir daha buraya gelme seni keserim” dediği yer müşterek çocuğun yaşadığı yerdir. Müvekkil çocuğu ile kişisel münasebet tesisi için oraya gidip gelmeye mecburdur. Bu husus müvekkilin müşterek çocukla kişisel münasebet tesisinin engellenmesi anlamına gelmektedir. Mahkeme zabıtlarında dahi kendisine yer bulmuş bu olay sebebiyle dahi müşterek çocuğun velayetinin müvekkile verilmesi gerekmektedir.

Müvekkilin anne babası da boşanma tamamlandıktan sonra müvekkille birlikte yaşayacaklardır. Müvekkilin annesi X yaşında ev hanımı, babası X yaşında emeklidir. Müvekkil işte olduğu zamanlarda müşterek çocuğa bakabilecek, onunla ilgilenecek, maddi ve manevi açıdan sağlıklı olarak yetişmesi için kendisine gerekli sevgi ve şefkati sunabilecek durumdadırlar. Somut durum itibariyle müşterek küçüğün velayetinin müvekkile verilmesi gerekmektedir. Zira davalı da çalışmakta olup bu husus davalının sosyal ve ekonomik durum araştırmasında da kendi beyanı ile sabit olduğundan gün içinde çocuklarla ilgilenme imkanı yoktur. Müşterek çocuğun tüm masraflarını müvekkil karşılamaktadır. Müvekkilin evinde çocukların kendi odası var olmakla birlikte her türlü imkana sahiptir. Bilgisayar vs. her türlü eşyaları mevcuttur. Yukarıda arz edildiği üzere müvekkilin çocuklara bakabilecek imkanının bulunması sebebiyle müşterek çocuğun velayetinin müvekkile verilmesi gerekmektedir.

2) Velayet göz önünde tutulması gerekir. Boşanma davasının açılmasından sonra X’un aynı yerinde çalışan X isimli servis şoförü ile gönül ilişkisi içinde olduğu tarafımızca öğrenilmiş hatta bu iddiamızı ispatlamak adına tanığımızı dahi mahkemeye bildirmiştik. Fakat iddianın genişletilmesi yasağı gerekçe gösterilerek bu talebimiz reddedilmişti. Arz ettiğimiz gibi bu durum boşanma davası açıldıktan sonra öğrenildiği için dava açılırken boşanma sebeplerinden olarak gösterilememiştir.

Bilindiği üzere hüküm kesinleşinceye kadar devam etmektedir. Kaldı ki davalı-karşı davacı X hem evlilik birliği içinde hem de boşanma davası süresince müvekkil üzerinde yarattığı yerinde çalışmaktadır) akdi feshedilerek işten çıkarılmıştır. Ahlaksız yaşam tarzına Müvekkil, davalının ismini belirttiğimiz kişiyle olan gönül ilişkisini boşanma davasını açmamızdan sonra bu kişi ile aynı apartmanda yaşayan ismini mahkemeye de bildirmiş olduğumuz X’den öğrenmiştir. Öğrenmesi akabinde X isimli bu şahsın sosyal medyada bulunan fotoğrafını müşterek davalı ile birlikte kızının da defalarca bu şahsın evine gittiğini öğrenmiştir. Bu husus her ne kadar boşanma açısından iddianın genişletilmesi yasağına ilişkin olarak dikkate alınmasa da kamu düzenine ilişkin olan velayet açısından dikkate alınmalıdır. Hatta X isimli şahsın annesi, X’e davalı X oğlunun nişanlısı olarak tanıtmış, yakında evleneceklerini belirtmiştir. Biz bu durumu boşanma davasını açtıktan sonra öğrenmiş olsakta bu olay dava açılmadan çok önce yaşanmıştır. Yani davalıevlilik birliği devam ederken bir başka erkekle gönül ilişkisi kurmuş, evine gidip gelmiş hatta kimi zamanlarda şahsın evine müşterek Davalının yukarıda sakin ve huzurlu bir ortamda hayatını devam ettirmesine müsaade etmemektedir. Bunun yanında müşterek çocuğun kendisine ait odası da yoktur. Müvekkilin mevcut yaşadığı yer, çocuğun kendine ait odasının olması, alışkanlıkları ve müvekkile olan düşkünlüğü de göz önüne alındığında velayetinin müvekkile verilmesi gerekmektedir. Yukarıda da arz ettiğimiz gibi davalının evden ayrılıp anne babasının evine gitmesinin ardından müvekkilin anne babası da oğullarının yanına gelmiş ve müvekkille birlikte yaşamaya başlamışlardır. Müvekkil işte olduğu zamanlarda müşterek çocuğa bakabilecek, onunla ilgilenecek, maddi ve manevi açıdan sağlıklı olarak yetişmesi için kendisine gerekli sevgi ve şefkati sunabilecek durumdadırlar. Somut durum itibariyle müşterek küçüğün velayetinin müvekkile verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ VE TALEP   : Yukarıda resen gözetilecek nedenlerle yapılacak davanın reddi, velayetin tarafımıza verilmesi ve lehimize dilekçemizde talep ettiğimiz miktarlarda maddi-manevi tazminata hükmedilmesi hususlarında yerel mahkeme kararının düzeltilmesine, mümkün olmadığı takdirde belirtmiş olduğumuz hususlar yönünden kararın kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-karşı davacıya tahmiline karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. tarih        

Davacı-Karşı Adana Avukatı Saim İNCEKAŞ

Son düzenleme tarihi 23 Şubat 2020 20:45

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.