Boşanma Karşı Davaya Cevap Dilekçesi

Boşanma Karşı Davaya Cevap Dilekçesi

X AİLE MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO         :

KARŞI DAVAYA

CEVAP VEREN

( DAVACI-KARŞI DAVALI)               :

VEKİLLERİ                                           :

DAVALI –KARŞI

DAVACI                                                 :

VEKİLİ                                                   :

KONU                                                    : Cevaba  cevaplarımız ile Karşı Davaya Cevaplarımızı Sunulmasından İbarettir.

KARŞI DAVAYA CEVAPLARIMIZ :

Davalı- karşı davacı yan ; dava dilekçesine ek beyan dilekçesinde belirtmiş olduğumuz vakilara ilişkin  beyanda bulunmamış olup ; açmış olduğu karşı dava ile mesnetsiz ve gerçek dışı ithamlarda bulunmuştur. Şöyle ki ;

1-) Davalı-karşı davacı ; müvekkilin eve gelmediğini , sevgisiz ve ilgisiz davrandığını , müvekkilin uzun yol şöförü olduğundan bahisle uzun zamanlar evde bulunmadığını döndüğünde ise ilgi göstermediğini iddia etmektedir.

Müvekkil , davalı ile evlenmeden önce, uzun yol şoförü olarak çalışmakta iken ,davalı ile yapmış olduğu evlilik nedeniyle depo sorumlusu olarak  aynı şirkette  çalışmaya devam etmiş, nadir olarak şöfor sıfatıyla   bu dönemde, gün içerisinde  yola gitmiştir. .  Yani , müvekkilin uzun yollardan sonra davalıya karşı ilgisiz olduğu iddiası gerçek olmadığı gibi , bilakis müvekkilim evliliğini en iyi şartlarda yürütebilmek adına ; düzenli bir işe geçmiştir. Ancak  boşanma davası ikame edilmeden önce Lüleburgaz’da   başkaca bir firmada yeniden tır şöforü olarak   çalışmaya başlamıştır.

2-) Davalı-karşı davacı yan , müvekkile kusur isnat etme çabasıyla hareket etmekte olup ; esasen evlilik birliği içerisindeki kendi kusurlarını tabiri caizse kapatmaya çalışmaktadır.

Hiçbir amaca hizmet etmese dahi , sürekli yalan söylemeyi alışkanlık haline getiren davalının,işbu davranışlarının hastalık derecesinde olduğunu müvekkilim bizzat beyan etmektedir. İşbu eylemleri ile herkesi birbirine düşüren davalı , Sayın Mahkemedeki işbu dava da benzer beyanlarda bulunarak Sayın Mahkemeyi yanıltma gayretiyle hareket etmektedir.

Davalı yan , müvekkilimin kendisine hamile iken şiddet uyguladığını iddia etmekte ; yine beyanının devamında ise  kendisi ile çelişerek  müvekkilin ,davalı   2 aylık hamile iken  evi terkettiğini ve bu sürede eve gelmediğini beyan etmektedir.

Esasen davalının , müvekkilin işyerinde şiddet uyguladığını iddia ettiği olay  ,önceki beyan dilekçemizde de beyan ettiğimiz üzere iddia edilen şekilde gerçekleşmemiştir.

Hamile iken bir gün işyerine gelen davalı , müvekkilime ; erkek kardeşinin kendisi dövdüğünü söylemiş ; müvekkilim kızgınlıkla telefonu alıp ; davalının erkek kardeşini aramış , kardeşi “ben dövseydim gelemezdi” diye  cevap verince , bunu duyan davalı , önce işyerinden kaçmaya çalışmış ,müvekkilin arkadaşı Cemil Süzer peşinden gitmiş ;  kaçamayınca yere yatıp ayılıp bağırmaya başlamıştır. Müvekkil davalının sonu gelmeyen bu ve bunun gibi yalanları  nedeniyle davalıya sinirlenmiş ve Cemil Süzer isimli arkadaşı , gerginlik olmasın diye ve  davalının  o halde  araç kullanmasını engellemek amacıyla  davalıyı sağ salim babasının evine bırakmıştır. Davalının babası dahi, işbu olayın yaşanmasına müteakip arabasının anahtarını almış olup , davalı-karşı davacı  babasını sırf bu nedenle ,  arabasına el koyduğu gerekçesiyle Pınarbaşı Karakoluna şikayet etmiştir.

3-) Davalı –karşı davacı yan , müvekkilin , müşterek çocuklarının doğumu esnasında yanında olmadığını  iddia etmektedir.

Önceki beyan dilekçesinde de  bu hususta tarafımızca beyanda bulunulmuş olup , davalının evlilik süresi içerisindeki , aile içinde mütemadiyen söylemiş olduğu yalan beyanlar nedeniyle müvekkilimin hem kendi ailesi ile hem de davalının ailesi ile soğukluk yaşanmıştır.

Doğumun olduğu gün , müvekkilimin hastaneye gelmesini bizzat kendisi istemeyen davalı , doğum olduktan sonra herşeyi değiştireceğini ; “ idare et ne olur , hastanede bir sorun çıkmasın , ben durumu sonra düzelteceğim” diyerek  kendisine zaman vermesini müvekkilimden istemiş , müvekkilim istemeyerek de olsa davalının  o an stres yaşamaması için kabul etmiştir. Bu esnada  müvekkilimin kendisine 1500,0 TL doğum masrafları için para vermiş, hatta müvekkilim  işbu parayı şirketinden avans olarak alacağından , davalı   müvekkilin işyerine gelerek bizzat almıştır.

Müvekkilim yine de ,kendini tutamış  ve doğumdan yaklaşık 2 saat sonra hastaneye gitmiştir.Böylesi özel bir günde , davalının aile tarafından hastanede istenmeyen maalesef müvekkilim olmuştur.

4-) Davalı mütemadiyen çevresindeki insanlara gerçek olmayan hayal ürünü beyanlarda bulunmakta olup ; Balayında dahi Çeşme Yunus Otelde , balayı gecesi müvekkilimin kendisine şiddet uyguladığını , ailesinin marketinde bulunan  komşuları ve annesi yanında beyan etmiştir. Tüm bunları komşuları  Türkan isimli bayandan bunu duyan müvekkilim , davalıya niçin böyle bir şey söylediğini sorduğunda, “sana kızdım , o yüzden söyledim ” demiştir. Zaten , davalının bu ve bunun gibi bitmek bilmeyen gerçek dışı beyanları nedeniyle evlilik birliği çekilmez bir hal almıştır.

Yine başka bir zamanda ; ailesine,  müvekkilimin üzerinde sigara söndürdüğünü söylediğini , bizzat davalının babası müvekkilime söylemiş , müvekkilim davalının babasına “ madem ben sigara söndürmüşüm ; siz , ne oluyor diye neden bana sormadınız” dediğinde , “biz zaten yalan söylediğini biliyoruz, sormaya  ne gerek var” diyerek , müvekkilime cevap vermiştir.

Davalı-karşı davacının  , rahatsızlığının tespiti amacıyla   , hastaneye sevkine karar verilmesini saygılarımızla talep etmekteyiz.

5-) Davalı-karşı davacının Lüleburgaz’a geldiği ve ayrı bir ev  açılmadığı yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır.

Pişman olduğunu söyleyen davalı  yeninden birlikte yaşamak istediğini söylemiş ; davalıya inanan müvekkilim Lüleburgaz’da yeni bir ev açmıştır. 1-2 ay sonra babasının rahatsızlandığını söyleyen davalı , İzmir’e dönmüş ve tekrar müşterek haneye gelmemiş ; müvekkilimi İzmir’den arayarak  bir daha gelmeyeceğini söylemiş ancak akabinde yine aynı süreç yaşanmış , davalı Lüleburgaz’a tekrar gelmiş ve yine bahaneler uydurarak geri dönmüştür.

Lülerburgaz’a geldiğinde eşyalarını valizden dahi çıkarmayan davalı , esasen Lüleburgaz’a yerleşme niyeti dahi yokken , annemler eşyalarımızı asla vermez diyerek müvekkilime yeni bir ev kurdurtmuş ancak , 1 ay dahi yaşamadan tekrar dönmüştür. Bu husus tam olarak 5 defa yaşanmış olup ; davalı müvekkilimin babasına açıkça “bana yat kat alsan ne fayda , benim oğlunla geçinmeye gönlüm olmadıkça” diyerek esasen niyetinin de birlikte yaşamak olmadığını ortaya koymuştur.

6-) Müvekkilin ,müşterek çocuk Nisan’ın bakımı üstlenmediği yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkilim , müşterek çocuk Nisan için her ay düzenli olarak banka aracılığı ile ödeme yapmaktadır.

Esasen ,öncesinde  anlaşmalı boşanmayı kabul edip , akabinde vazgeçen davalı-karşı davacı ; müşterek çocuğu müvekkilime göstermeyerek ; Nisan ile müvekkilimin ilişkilerine büyük zarar vermektedir.

Müvekkilim defalarca müşterek çocuğu görmek için İzmir’e gelmesine rağmen davacı yanca, müşterek çocuğu görmesi engellenmektedir.

İşbu nedenlerden ötürü , müvekkil ile müşterek çocuk Nisan arasında tedbiren şahsi münasebet tesis edilmesini saygılarımızla talep ederiz.

7-) Davalı-karşı davacının nafaka ve tazminat taleplerinin hukuki dayanağı bulunmamaktadır.

Yargıtay    2. Hukuk Dairesi ; Esas …. ; Karar : …. Tarih …. sayılı kararında da ; davacı kadının eşine sürekli yalan söyleyerek onun güvenini sarstığı  ve bu durumun boşanma nedeni ve kusur  oluşturduğu açıkça kabul edilmiştir. İlgili Yargıtay İçtihatı ekte sunuludur. 

Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca ; evlilik birliğinin sona ermesinde ağır kusurlu olan yan lehine tazminat ve nafakaya hükmedilemeyeceği açıkça kabul edilmiştir.

İzah  edilen nedenlerle Sayın Mahkemenizce delillerimiz toplandığında sabit olacağı üzere ; davalı-karşı davacı yan , evliliğin sona ermesinde ağır kusurlu olup , tazminat  ve nafaka talepleri yerinde değildir.

SONUÇ VE İSTEM  : Yukarda izah edilen nedenlerden ötürü ;

A-) Öncelikle müvekkil ile müşterek çocuk Nisan arasında tedbiren şahsi münasebet tesis edilmesini ,

B-) Boşanma davamızın kabulüne , karşı davanın reddine ,

C-) Davalı karşı davacı yanın evlilik birliğinin sona ermesinde ağır kusurlu olduğu gözetilerek nafaka ve tazminat taleplerinin  reddine

D-) Müvekkil lehine 50.000,00 maddi , 50.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesine

E-) Avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. tarih

DAVACI VEKİLİ

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 16:21

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.