Adana Avukat Saim İncekaş Hukuk Bürosu

Boşanma Davasına Karşı Dava Dilekçesi

Boşanma Davası Dilekçeleri

Boşanma Davasına Karşı Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Karşı davanın uygulamada en çok rastlandığı alan boşanma davalarıdır. Boşanma davalarında her iki taraf da kusurlu davranışlar adı altında birbirlerine karşı iddia yöneltme hakkına sahiptir. Açılan bir boşanma davasına karşılık olarak bir dava açılmak istenirse bu durum “karşı dava dilekçesi” ile mümkün olabilecektir.

Boşanma Avukatı Saim İncekaş sizler için karşı dava dilekçesinin ne şekilde hazırlanması gerektiğini ve örneklerini bu yazıda açıkladı.

Boşanma Karşı Dava Dilekçesi -1-

ADANA 4. AİLE MAHKEMESİNE

DAVALI-KARŞI DAVACI:

VEKİLİ : Avukat Saim İncekaş

DAVACI-KARŞI DAVALI: 

KONU: Davacının davasına cevap dilekçemiz ve karşı dava  Dilekçemiz.

AÇIKLAMALAR:

Davacının yukarıda esas numarası beyan ettiğimiz dava  dilekçesinde öne sürmüş olduğu iddialar gerçek dışıdır. Davaya cevap dilekçemiz ve Karşı dava dilekçemizdeki beyanlarımız aşağıdaki gibidir.

Müvekkil Evlilik Birliği İçerisinde Üzerine Düşen Sorumlulukları Yerine Getirmiş Olup İş Bu Boşanma Davasının Açılmasına Davacı/Karşı Davalının Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılmasına Yol Açan Davranışları Sebep Olmuştur.

Davacı tarafından  açılan huzurdaki boşanma davası davacı tarafın evlilik birliğini temelden sarsan kusurlu davranışları sebebiyle açılmıştır. Bu hususta davacı tarafın müvekkilin tam kusurlu tutum ve davranışlarda bulunması sebebiyle evlilik birliğinin temelden sarsıldığını iddia etmesi, soyut iddiadan öte bir değer taşımamaktadır. Zira müvekkil gerek evlenmeden önce gerekse evlendikten sonra boşanma davasına konu evliliklerinde bir eş ve bir baba olarak üzerine düşen sorumlulukları layıkıyla yerine getirmiştir. Bir baba olarak ise hala sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirmektedir. Müvekkil davacı tarafın iddialarının aksine ailesine şefkatle ve merhametle yaklaşmıştır. Davacı-karşı davalının  iddialarının  aksine eşi ve çocuğuna ihtiyaçları için sürekli gerekli parayı vermiş ve müşterek konutun tüm ihtiyaçlarını karşılamıştır.  Bu hususta müvekkilimiz lehine tanık beyanları mevcuttur. Bilahare sayın mahkemenize sunulacaktır. Bu nedenle müvekkilimiz, maddi ve manevi anlamda eşi ve çocuğuyla ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiği için davacının iddiaları kabule şayan değildir.

DAVACI DİLEKÇESİNDE ” EVLENMEDEN ÖNCE YAPILAN BİR HATANIN TELAFİSİ OLARAK DAVALININ KENDİSİYLE EVLENDİĞİNİ” BEYAN ETMİŞTİR. ANCAK TARAFIMIZCA BU HUSUSUN KABULÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

Müvekkilİmiz, davacı-karşı davalı ile 4 yıl süren bir flört döneminden sonra karşılıklı istekle evlilik kararı almıştır. Nitekim davacı evlenmeden önce hamile kalarak zorunlu bir evlilik yaptığını iddia etmiş olsa da, öncelikle bu durum davacı-karşı davalının müvekkilimizi kandırarak korunmasız ilişkiye girmesi nedeniyle meydana gelmiştir. Müvekkil evliliklerinden önce davacıyı kesinlikle birlikte olmaya zorlamamıştır. Aksine davacı- karşı davalı bu noktada müvekkilimizi zorlamıştır. Ayrıca evlenmeden önce davacı-karşı davalı çocuk sahibi olmak istediğini her zaman dile getirmiştir.  Nitekim günümüz teknolojik gelişmeler ışığında istek dışında hamile kalınamayacağı ortadadır. Hatta 6 aylık bir hamilelik sürecinden sonra evlilik kararı alındığı ve bu nedenle de 2018 yılında gerçekleştirilen evlilik hata nedeniyle değil sevgi nedeniyle yapılmıştır. Davacı-karşı davalı müvekkilimizle evlendikten sonra tutum ve davranışlarını değiştirmiş ve müvekkilimiz ile ailesine olan saygısını yitirmiştir. Söz konusu evlilik süresi içerisinde davacının sergilediği tutum ve davranışlar sebebiyle taraflar anlaşamamış ve evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanma kararı alınmıştır.  Esasen  evlilikte müvekkilin telafi edeceği bir hatası olmamış, taraflar kendi isteği ile anlaşmalı olarak evlenmişlerdir. Davacı tarafın bu hususa ilişkin iddiaları tamamen hayal ürünüdür.

Davacı taraf, dilekçesinde MÜVEKKİLİN  DÜĞÜN YAPMADAN VE DAVACININ HİÇBİR HAYALİNİ YERİNE GETİRMEDEN NİKAH KIYDIĞINI VE GENÇ BİR KIZ İÇİN ÖNEMLİ BİR HUSUS OLDUĞUNU AYRICA EVLENMEDEN ÖNCEKİ  VAATLERİNİ YERİNE GETİRMEDİĞİNİ BEYAN ETMİŞTİR.

Bu beyanların tarafımızdan  kabulü mümkün değildir. Nitekim evlenmeden önce müvekkilimiz davacıya hiçbir vaatte bulunmamıştır. Davacı-karşı davalı, müvekkilimize sadece sade bir nikah töreninin kendisi için yeterli olacağını beyan etmiştir. Ayrıca davacı müşterek çocuğu kullanarak adeta müvekkili kıskaca alarak evliliğe zorlamıştır.  Evlilik süresince ise madden de fazlasını isteyen davacının müvekkil tarafından bir sürü vaatlerde bulunduğu sebebiyle söz konusu evliliği maddi kaygılar güderek yaptığı iddiası da izaha muhtaçtır.  Ayrıca davacı müvekkilin vaatleri doğrultusunda değil müvekkili kendine bağlamak için evlilik birliğine evet demiştir. Buna rağmen kandırıldığını beyan ederek büyük bir çelişkiye düşmektedir. Yaptığımız açıklamalar neticesinde görüleceği gibi davacı-karşı davalı soyut ve ispattan yoksun iftira niteliğinde iddialarda bulunmuştur. Bunların tarafımızca kabulü mümkün değildir

Tamamıyla ispattan yoksun ve suç bastırma mantığı ile  hazırlanan ve somut gerçeklikten uzak genel geçer ifadeler ile hazırlanmış dava dilekçesindeki iddiaların hiç birini kabul etmek mümkün değildir. Bununla birlikte karşı tarafın bu iddialarını ispatlaması gerekmektedir. Davacı tarafın iddia ettiği gibi zorla birlikte olan bir kişinin evlenip çocuk sahibi olması ve onunla birlikte 1 yıl beraber hayat sürmesi hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur. Zaten bununla ilgili de müvekkilimiz hakkında şu ana kadar açılmış herhangi bir  şikayet ya da soruşturma da bulunmamaktadır. Yeni tarihli bir suç duyurusunda bulunulsa dahi bu da iş bu davaya delil üretme  çabasından başka bir şey değildir.

Müvekkil Davalı Eş, davacıya karşı Sadakatsizlik olarak nitelendirilecek herhangi bir davranışta bulunmamıştır. Davacının bu yöndeki iddiaları da tamamen asılsızdır.

Davacı müvekkilimizin kendisini darp ettiğini ve aldattığını da iddia etmiştir. Ancak bu iddiasına delil olarak da herhangi bir darp raporu, mesaj içeriği ya da başkaca herhangi bir delil sunamamıştır. Bu husus bile davacının müvekkilimize sürekli olarak ne kadar şüpheci yaklaştığını ve kendi kafasında yaptığı kurgular ile müvekkilimizin yaşamına müdahalede bulunduğunu gösterir niteliktedir.

Davacı, müvekkil hakkında “evlendikten sonra başka kadınlar ile birlikte olmakta ve tarafıma ihanet etmektedir, Fatmanur  ve Nermin  isimli kadınlar ile  aldatmıştır. ” şeklinde  beyanlarda bulunmuştur. Bu ithamların tarafımızdan kabulü mümkün değildir. Nitekim davacı tarafın dava dilekçesinde beyan ettiği isimler müvekkilimizin eskiden beri tanıdığı arkadaşlarıdır. Bu iftiralar bu şahısları da ziyadesiyle üzmüştür. Müvekkil ile olan ilişkileri bundan ibaret olup davacı tarafın fazla kıskanç tutum sergilediği ortadır. 

DAVACI TARAF MÜVEKKİL TARAFINDAN AİLESİYLE GÖRÜŞTÜRÜLMEDİĞİNİ VE SAYGISIZ BİR TUTUM SERGİLEDİĞİNİ EVLİ KALDIKLARI SÜRE BOYUNCA TELEFON DAHİ KULLANDIRMADIĞINI İDDİA ETMİŞTİR.

Bu beyanların tarafımızdan kabulü mümkün değildir. Davacı tarafın ailesi ahlaksız bir yaşam sürmektedir. Buna ilişkin tanık beyanlarımız mevcut olup bilahare bildirilecektir. Buna rağmen müvekkilimiz davacı-karşı davalının ailesiyle görüşmesi için tüm imkanlarını sefreber etmiştir. Davcı-karşı davalının telefonu bzoulmuş bunun  üzerine müvekkiliizin annesinin telefonu içinde müvekkilimizin babasının adına hat kayıtlı olduğu halde davacı-karşı davalıya verilmiş ve annesi ile görüşmesi sağlanmıştır. Buna ilişkin gerekirse telefon kayıtları celbedilebilir.  Bu nedenle davacı-karşı davalınını iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.

Yukarıda açıkladığımız nedenlerle davacının davasının reddi gerekmektedir.

KARŞI DAVAMIZA İLİŞKİN BEYANLARIMIZDIR

DAVACI/KARŞI DAVALI EŞ EVLİ KALDIKLARI SÜRE BOYUNCA BUNALTICI BOYUTTA FAZLA KISKANÇLIK SERGİLEMİŞTİR.

Nitekim davacı karşı- davalı dava dilekçesinde bahsettiği ve iftira attığı iki bayanla müvekkilin haberi yokken  rızası olmadan konuşmuş, müvekkilimizi insanlara karşı zor durumda bırakmıştır.  Eşlerin müşterek bir yaşamı sürdürmesi için saygının gerekli olduğu gerek toplumsal bir değer olarak, gerekse kanunen kabul görmüş bir gerçektir. Kıskançlık ise eşler tarafından aşırıya kaçıldığında, kıskanılan tarafın sosyal hayatına, duygusal yönüne hatta iş hayatına zarar verebilen bir davranıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, aşırı kıskançlığı kararlarında irdeleyerek evlilik birliğini sarsıcı bir neden olarak değerlendirmiş ve duygusal şiddete yönelik bir davranış olarak uygulamada kabul etmiştir:“davacı-davalı kadının da eşini sürekli azarlayıp küçük düşürücü sözler söylediği, aşırı kıskançlık gösterdiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre erkek de dava açmakta haklıdır. Öyleyse erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.” (Y.2.Hukuk Dairesi 2015/7797 E.2015/23163 K.) Karardan da anlaşılacağı üzere, Yargıtay aşırı kıskançlığı bir boşanma sebebi olarak kabul etmektedir.

Yargıtay, aynı zamanda aşırı kıskançlığı kıskanılan tarafın kişilik haklarına saldırı olarak da değerlendirmektedir. “ … davalı erkeğin de eşine karşı aşırı kıskançlık gösterdiği, hakaret ve tehdit ettiği anlaşılmaktadır … Boşanmaya neden olan olaylarda davalı erkeğin, yukarıda açıklanan sebeple ağır kusurlu olduğu anlaşıldığına göre, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174. maddesinin (1.) ve (2.) fıkrası gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekir” (2. Hukuk Dairesi 2015/7797 E.,2015/23163 K.)

Tüm bu bilgiler ışığında diyebiliriz ki, aşırı kıskançlık evlilik birliğini sarsacak nitelikte bir davranış olduğundan boşanma sebebi olarak kabul edilebilir.

Müvekkil Davacı/Karşı Davalının Olağan Giyimine Müdahale Etmeyip Olağan Giyim Sınırını Aşan Kıyafetinin Olduğu Fotoğrafın Herkesçe Görülmesinden Rahatsız Olarak Fotoğrafın Kaldırılmasını Talep etmiştir. Kıyafeti Giymemesi Gerektiğine İlişkin Bir Beyanı Söz Konusu Değildir.

Davalının, müvekkil eşinin dekolteli fotoğrafının alenen görünmesinden rahatsız olduğu için davalıdan bunu kaldırmasını istediği sabittir. Bu durumdan müvekkilin davalının olağan giyimine karıştığı ve baskı yaptığı sonucunun çıkarılması davalı tarafın aleyhe olan delilin üzerini kapatma gayesinden başka bir şey değildir. Zira evlilik birliği içerisinde, hayatın olağan akışı gereği, eşlerin birbirlerinden bu tarz istekleri olabilmektedir. Bu hususta yanında dahi olmayan eşinin dekolteli fotoğrafının herkes tarafından görülmesini istememesi müvekkilin eşine olan bağlılığının göstergesidir. Kaldı ki müvekkil eşine karşı evlilik birliğini sarsacak bir kıskançlık tutumu sergilememiştir. Şayet böyle bir kıskançlığı bulunsa idi eşinin çalışmasına dahi müsaade etmezdi. Müvekkil davalı tarafça iddia edildiği üzere eşinin olağan giyimine karışmamıştır. Kaldırılmasını istediği fotoğraftaki kıyafetolağan giyim sınırları dışında dekolteli bir kıyafettir. Müvekkilin namusu olan eşinden bu hususta istekte bulunması kabul edilebilir bir talep olup davalının bu konudaki iddiaları tamamen asılsızdır.

Davacı/Karşı Davalı Eş Müvekkilin Ailesine Hakaret Etmektedir.

Davalı tarafından müvekkilin annesine dava dilekçemiz ekinde bila bildireceğimiz tanık beyanlarımızla da açık bir şekilde görüldüğü üzere “ananın g.. yaşayamam daha ne kadar yapayım bıktım inan, bıktım yeter artık, bu nasıl hayat, bu nasıl ana baba”ifadeleriyle hakaret ettiği ortadadır. Bu ifadenin yanında müvekkilin ailesine sözlü olarakda birçok kez hakaret edilmiştir. Bunlara rağmen davalı tarafından hiçbir zaman müvekkilin ana-babasına hakarette bulunulmadığının iddia edilmesi kabul edilemez. Bu husus evlilik birliğinin temel sarsıldığının  takdiri sayın  Mahkemenizindir. Ayrıca müvekkilin ailesinin ne davalıya ne de davalının ailesine karşı kötü bir davranışı olmamış, iddia edildiği gibi davalının annesini hiçbir şekilde kötülememiştir.  Müvekkilin ailesinin evlilik birliğine herhangi bir müdahalesi olmadığı gibi müvekkil de her durumda eşine destek olmuştur. Bu hususta davalının öne sürdüğü iddiaların hiçbir dayanağı yoktur. Zira davacı/karşı davalıya asla şiddet uygulanmamış ve kendisi tehdit edilmemiştir. Esasen müvekkilin ailesinden ziyade evlilik birliğini çekilmez hale getiren davalının kendi annesidir. Zira kendisi müvekkil ve eşine huzur vermemiştir     

Müvekkilimiz evli kaldığı süre boyunca eşine karşı bütün sorumluluklarını yerine getirmiş ve mevcut olan evliliğini devam ettirmek adına her türlü fedakarlıkta bulunmuştur.

Ancak müvekkilimizin bunca çaba ve gayretine rağmen davalı tarafın mevcut kıskançlığı, savurgan hayatı müvekkilimiz ve müşterek çocuk açısından çekilmez bir hal almıştır.

Davacı-karşı davalı taraf bu hususta eksik kalmasın mantığı ile atılabilecek ne kadar iftira varsa hepsini müvekkilimiz aleyhine sıralamış ancak hiç birine ilişkin somut bir vaka ve ispat sunamamıştır. Davacının dava dilekçesi tamamen kusur bastırmaya yönelik bir girişim olarak ikame edilmiştir. Yargılama aşamasında bu durum net olarak ortaya çıkacaktır.

SONUÇ VE İSTEM        : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davamızın kabulüne, karşı dava yönünden davanın reddi ile,davacı/karşı davalı ile müvekkilin boşanmalarına, davacı/karşı davalının velayet talebinin kabulüne, davacı/Karşı davalı aleyhine, müvekkilimiz lehine 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederiz. tarih

                                                                            Davalı/Karşı Davacı Vekil

                                                                                Av

blank

Boşanma Davasına Karşı Dava Dilekçesi

Boşanma Karşı Dava Dilekçesi -2-

ADANA 8. AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DAVALI – KARŞI DAVACI   : 

VEKİLLERİ                            :

DAVACI – KARŞI DAVALI   :

VEKİLİ                                    :Avukat Saim İncekaş; Kayalıbağ Mahallesi, Ziya Algan İş Merkezi K:5 D:41, Seyhan/Adana

KONU                                       : Davaya cevaplarımızın ve karşı davamızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR                    :

 

DAVAYA CEVAPLARIMIZ   :

 

1-)Müvekkilim ile davalı tanışmalarının üzerinden yaklaşık 1 ay geçtikten sonra … tarihinde evlenmişlerdir. Evlendikten sonra müvekkil ve eşi yaklaşık 5 ay müvekkilin ailesi ile birlikte … mahallesinde bulunan evde yaşamışlar daha sonra ayrı evlerine çıkmışlardır. Aile ile ortak yaşanan bu 5 ay süresince evlilik içinde  hiçbir anlaşmazlık yaşanmamıştır. Tanışmalarının üzerinden bir ay geçtikten sonra davacının müvekkile kaçmasıyla gerçekleşen bu evlilikte ev bulma, hayatlarını düzenleme amacıyla bir süre müvekkilin ailesinin yanında yaşamışlar daha sonra davacının da isteği üzerine aynı mahallede … TL kirayla ayrı eve taşınmışlardır. Müvekkil ve eş bu evde 3 ay yaşamıştır. Sonrasında … TL kira ile yine aynı mahallede başka bir eve taşınmışlardır. Bu süreçte tüm ev kiraları, taşınma masrafları, faturalar müvekkilim tarafından ödenmiş, evin ve eşinin tüm ihtiyaçları müvekkilim tarafından karşılanmıştır. Zaten evlilik birliği süresince müvekkilim düzenli bir işte çalışırken, … hanım ev hanımı olup maddi bir geliri de bulunmamakta idi.

2-)Bu konutta yaşamaya başlamalarından 3 ay sonra davacı …’ın babası vefat etmiş, bunun üzerine davacı … bir süreliğine annesinin yanında kalmaya gitmiştir. 10-15 gün kadar annesiyle kaldıktan sonra … müvekkile …’dan ev tutup bu evde müvekkil kendisi ve annesinin üçünün birlikte yaşamasını teklif etmiştir. Bunun üzerine müvekkil babasının ölüm acısını yaşayan eşinin ve kayınvalidesinin iyiliği için … da aylık … TL kira ile bir ev tutmuştur ve üçü birlikte yaşamaya başlamıştır.

Davacı yan evliliğin başından itibaren her akşam 2-3 saat süren tartışmalar yaşandığını söylemişse de müvekkilin ailesi kendi evlerinde yaşadığı süreçte bir tartışma yaşanmadığına tanıktır. Müvekkilin babasının tanıklığı da bu hususu kanıtlayacaktır.  Davalının annesiyle birlikte yaşamaya başladıktan sonra yani … yılı … ayında taraflar arasında tartışmalar yaşanmaya başlamıştır. Ancak bu tartışmalarda aşağılanan, hem eşi hem annesi tarafından hakarete uğrayan müvekkilim olmuştur. Bu husus da tanık beyanlarıyla ispatlanacaktır. Bu kavgalar sonunda annesinden de destek alan davalı müvekkilimi ortak konuttan kovmuştur.

3-)Müvekkilin psikiyatrik veya nörolojik hiçbir hastalığı bulunmamaktadır. Müvekkil eşini çok sevdiği için bu kadar kısa sürede evlenmiş ve hemen bir çocukları olmasını istemiştir. Eşine hamileyken veya değilken kesinlikle fiziksel şiddet uygulamamıştır. Davacı yan kusurlu olduğu için tazminat talebini desteklemek amacıyla bu iddialarda bulunmaktadır.

4-)Davalının müvekkilin sağlığıyla ilgili iddiaları gerçek dışıdır. Müvekkilimin ne denli sakin ve anlayışlı bir insan olduğu dilekçemiz ekinde sunduğumuz taraflar arasındaki mesajlaşmalarda sergilediği tavırdan ve ifadelerden de açıkça anlaşılacaktır.  Aksine öfke kontrolünü sağlayamayan, sinirli ve fevri tavırlar gösteren, müvekkilimi sürekli tahrik eden, kişiliğini rencide eden davacıdır. Müvekkile sürekli aşağılayıcı sözler sarf eden ve hakaret eden davacıdır. Ancak müvekkilim kesinlikle eşine şiddet uygulamamıştır. Davacı müvekkile hakaretlerde bulunmuştur.

5-)Müvekkilin davacının dış görünüşüyle alay ettiği iddiası da gerçek dışıdır. .Hem davacı da bulunan çikolata kisti hastalığının tedavisi için hem de hamile kalabilmesi için kilo vermesinin gerekli olduğunu davacının kendi kadın doğum doktoru söylemiştir. Müvekkil de bunun üzerine senin sağlığın için gerekliyse kilo vermen iyi olur demiştir. Kesinlikle bu konuda alay söz konusu değildir.

6-) Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, öncelikle, eldeki asılsız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz.

7-) Belirtilen koşullar altında, sözü edilen şahıs üzerinden müvekkilemize yöneltilen iddiaların, asılsız olmalarının yanı sıra, son derece çirkin ve önyargılarla dolu olmaları nedeniyle, davacı eşe karşı aşağıda ayrıntılarını sunduğumuz karşılık davayı açmak zorunlu hale gelmiştir.

KARŞI DAVAMIZ                   :

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİMİZ HAKKINDAKİ AÇIKLAMALARIMIZ:

Haksız yere yöneltilen bu suçlamalar, müvekkilimizin kişilik haklarına alenen saldırı oluşturmaktadır. Bunun yanında çocuğunun annesi olan .. yıllık eşinin kendisine yalanlar söylemesi, kendisini uzun süredir bir başkasıyla aldatması ve müvekkilimize sokak ortasında anlamsızca suçlamalarda bulunup tokat atarak rezil etmesi gibi olaylar neticesinde müvekkilimiz duygusal bir çöküntü yaşamıştır. Bu nedenle, müvekkilimiz lehine … manevi tazminat talep ediyoruz.

HUKUKİ NEDENLER           :4721 S. K. m. 166, 174, 4787 S. K. m. 4, 6100 S. K. m. 132, 133, 134, 240, 266.

HUKUKİ DELİLLER             :

1-)Nüfus kayıtları

2-)Tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması

3-)Müvekkile ait banka kayıtları, kredi ödeme planı

4-)Tanık anlatımları

5-)İbrazı mümkün her tür yasal delil

SONUÇ VE İSTEM                 :

 

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1-)Müvekkilimize karşı açılmış bulunan asıl davanın reddi ile bu dava sebebiyle doğacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,

2-)Müşterek çocuğun velayetinin çok küçük olması sebebiyle davacıya verilmesine, müvekkilimizle münasebetinin mahkemenizce düzenlenmesine,

3-)Karşı davamızda Müvekkilimiz lehine … TL manevi tazminatın davacı karşı davalıdan alınarak müvekkilimize verilmesine,

4-)Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla dileriz. (tarihi belirtiniz)

                                                                                     DAVALI – KARŞI DAVACI

                                                                                                    VEKİLİ

                                                                                                 AD SOYAD

Boşanma Karşı Dava Dilekçesi -3-

İçeriği görebilmek için üyelik girişi yapmanız gerekmektedir.

Boşanma Karşı Dava Dilekçesi -5-

İçeriği görebilmek için üyelik girişi yapmanız gerekmektedir.

Boşanma Davasına Cevap ve Karşı Dava Dilekçesi -6-

İçeriği görebilmek için üyelik girişi yapmanız gerekmektedir.

.

Boşanmaya Cevap Ve Karşı Dava Dilekçesi -7-

T.C.

ADANA X. AİLE MAHKEMESİNE

Dosya No:

DAVACI:

VEKİLİ:

CEVAP VEREN ve

KARŞI DAVA AÇAN

DAVALI                               :

KONU                                   : Dava dilekçesine cevap ve karşı dava dilekçemin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR                   :

Davacının dilekçesinde bildirmiş olduğu evlilik tarihi ve çocukların doğum tarihleri hakkındaki bilgilere bir diyeceğim yoktur.

Dava dilekçesinde zikredilen hususlar; abartılı, çarpıtılmış ve gerçekliği olmayan soyut iddialardan ibarettir. Davacı ile aramızdaki evlilikte eğer bir kusurlu var ise o da davacıdır. Davacı kusurlu ve evi terk eden taraf tır.

Davacı uzun yıllardır evlilik birliğinin gerektirdiği sadakat yükümlülüğüne hiçe saymaktadır. Sadece benim bilebildiğim kadarıyla 2010 yılı dolaylarında başka bir kadınla ilişki içerisindeydi. Bu ilişkinin akibeti hakkında bilgi sahibi olmasam da 2017 yılından beridir iş ortaklığı vesilesiyle tanıştıkları ve şuan halen birlikte olduğu …… ile ilişki içerisinde olup bu şahısla  Mart 2020’den beridir fiili evlilik hayatı yaşamaktadırlar.Bu hususta mahkemenize sunacağım tanık/tanıkların beyanlarının dinlenmesini talep ederim.

Davacı dava dilekçesinde her ne kadar 6.000 TL geliri olduğunu beyan etmişse de bu beyanı asılsızdır. Davacı özellikle Karşıyaka Belediyesi, İzmir Büyük Şehir Belediyesi gibi kamu kurumlarına taşeron olarak çalışmakta ve yüklü hakedişler kazanmaktadır. Müşterek konut olan ev davacının üzerinedir, araç sahibidir. Yaptığı işlerden yüklü alacakları vardır ve şuan dahi Zonguldak’ta bir proje çalışmaktadır. Ötesi, 2019 yılında …..’nın üzerine kayıtlı 188.000 TL değerinde araba almıştır. Tüm bunlar çerçevesinde kendisinin 6.000 TL gelire sahip olması hususu hayatın olağan akışına aykırıdır.

Davacı tarafından evliliğimizin büyük kısmında sürekli olarak hakaretlere, tehditlere, terslemelere, soğuk davranmalara ve sayısız psikolojik baskılara maruz kaldım. Fiziksel şiddete de maruz kaldım, özellikle yukarıda bahsettiğim davacının fiili evlilik hayatı yaşadığı şahısla ilgili olarak gösterdiğim sitemlere karşılık olarak çocuklarımın gözleri önünde şiddete uğradım.

Davacı yıllardır ev ve içerisindekilerle ilgilenmemektedir. Özellikle ….. ile ilişkilerinin başladıkları 2017 senesinden beridir bu durum süregelmektedir.

Dava dilekçesinde belirtildiğinin aksine davacının boşanma istemi benden kaynaklı olmayıp …..’nın benden boşanıp kendisiyle evlenmesi yönündeki ısrarlarından doğmaktadır. Şöyle ki …..’nın Ocak 2020’de Diyarbakır’a gitmesini takiben davacı da Diyarbakır’a onun yanına gitmiş ve bir daha aile evine geri dönmeyip kendisine ayrı ev tutmuştur. Mart ayı itibariyle de …… söz konusu konuta yerleşmiş ve birlikte yaşamaya başlamışlardır.

Ben tüm bu yaşanan fiziksel ve psikolojik şiddete, aşağılamalara, ve defalarca aldatılmama rağmen çocuklarımın özellikle reşit olmayanlar çocuklarımın bir aile yuvasında büyümeleri ve düzgün dürüst, örnek birer vatandaş olmalarını istemem sebebiyle boşanmak istemedim. Fakat kendisinin evliliğin devamı yönünde hiçbir zaman herhangi bir çabası olmamıştır.

Davacı, dava dilekçesinde belirtildiğinin aksine çocuklarımıza ara ara verdiği cep harçlıkları dışında ailenin gereksinimlerine, ortak harcamalarına ve rutin giderlerine katılmamaktadır.

Her ne kadar dava dilekçesinde benim anti sosyal, içine kapanık, dışarı çıkmayı, hayatı sevmeyen bir kişi olduğum iddia edilmişse de bu iddialar asılsızdır. Ailecek dışarı gezmeye, içmeye gidemeyiş sebebimiz davacının biz olmadan, tek başına ya da arkadaşları veya ilişki içerisinde olduğu kişilerle görüşmek istemesidir. Kendisinin ailecek gezme dolaşma talebi yoktur. Kişiliklerimiz aslında dava dilekçesinde bahsedilenin tam tersidir. Ben ne kadar sıcakkanlı, içten, samimi bir kişiysem davalı da o ölçü de her zaman soğuk, ufak tefek rutin konuşmalarda dahi ters cevaplar vererek diyalogu bitiren bir kişidir.

Davacı taraf her ne kadar benim cimri bir kişi olduğum iddiasını ima etmişse de bu durum gerçeği yansıtmamaktadır. Ben ülkemizin içerisinde bulunduğu güncel ekonomik durum çerçevesinde tutumlu davranıyor ve olası zaruri ihtiyaçlar için bazı lüks harcamaları erteliyorum fakat dışarıda gezmeye, para harcamaya karşı biri değilim. Yalnızca ölçülü hareket ediyor ve sorumluluklarımı yerine getirmeye çalışıyorum.

Ayrıca davacının  15 senedir cinsel ve duygusal bağımız olmadığı yönündeki iddiası da temelsizdir. Ayrı oda ve yataklarda yatmaya başlama tarihimiz de 2005 olmayıp bu durumu kendisi istemiş ve çocuklarla da iddiasının aksine ben değil o kalmıştır. Bu duruma kanıt olarak sadece çocuklarımın doğum tarihlerine bakılması bile yeterlidir. Aramızda cinsel ve duygusal bağ kalmadan, ayrı odalarda kalırken 3 çocuk sahibi olmamız mümkün değildir.

Son olarak davacnın yaşadığı psikolojik sorunlar benden değil, halen fiili evlilik hayatı yaşadığı …. kaynaklıdır, psikiyatriste gitme sebebi ikili ilişkilerinden meydana gelmiştir.

HUKUKİ NEDENLER   : Türk Medeni Kanunu ve sair mevzuat

HUKUKİ DELİLLER    :

Daha sonra bildirilecek olan tanık/tanıklar

İleride delil sunma hakkım saklı kalmak kaydı ile her türlü yasal delil

Mali ve ekonomik durum araştırması,

SONUÇ VE İSTEM         :

1-)  Yukarıda ifade ve arz ettiğim hususlar göz önüne alınarak davanın reddedilmesini, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini,

2-) Açılan karşı davanın kabul edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini,

3-) Reşit olmayan müşterek çocukların velayetlerinin şahsıma verilmesini, davalının ekonomik durumu göz önünde bulundurularak karşı dava tarihinden itibaren çocuk başına …. TL tedbir nafakası belirlenmesi, davanın sona ermesiyle birlikte çocuk başına …. TL iştirak nafakasına çevrilmesini,

4-) Şahsım adına dava tarihinden itibaren ….. TL tedbir nafakasına, davanın sona ermesiyle birlikte ….. TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesini,

5-) Ortak konutun dava süresince şahsım ve müşterek çocuklar için tahsis edilmesi tedbirinin alınmasını

6-) Madden ve manen uğradığım zarar sonucu, davacı/karşı davalı aleyhine …… TL maddi …… TL manevi tazminata hükmedilmesini,

Yüce mahkemenizden saygılarımla arz ve talep ederim.(tarih)      

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            Davalı/Karşı Davacı

Mahkeme Karşı Dava Hakkında Karar Vermelidir

Davalı-davacı kadın karşı dava dilekçesi ile eşya talebinde bulunmuştur. Kadının bu talebi ile ilgili olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. (2016/8416 E.  ,  2017/14452 K.)

Boşanmaya Cevap ve Karşı Dava Dilekçesi

AİLE MAHKEMESİ  HAKİMLİĞİ’NE

Dosya No:

CEVAP VEREN(DAVALI)

VE KARŞI DAVACI:

VEKİLİ:

KARŞI TARAF

(DAVACI/KARŞI DAVALI):

KONU: Davaya cevaplarımız ve karşı davamızdır.

AÇIKLAMALAR:

                                                       CEVAP VE KARŞI DAVAMIZ:

Karşı tarafın dava dilekçesindeki tüm iddiaları gerçekdışı olup,haksız ve hukuki dayanaktan yoksun asıl davanın reddine,tarafımızca açılan karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz.Şöyle ki ;

1-Taraflar x tarihinde evlenmiş olup,X (x doğumlu) ve X(x doğumlu) adlarında müşterek iki çocukları bulunmaktadır.

2-Karşı taraf x tarihinde x adlı fabrikadan kendi isteğiyle ayrılmış olup,mevcut durumda çalışmamaktadır.

3-Müvekkil ise Lila Caddesi üzerinde x Manav’ı işletmekte ve aylık 3.000,00 TL gelir elde etmekte olup üzerine kaytlı manav dükkanı ve x plakalı Hyundai marka panelvan kasa kamyonetinden başka malvarlığı bulunmamaktadır.

Taraflar X tarihinden beri ayrı olarak yaşamaktadırlar.

Tarafların evliliği,karşı tarafın evlilik birliğiyle bağdaşmayan ağır kusurlu davranışları neticesinde temelinden sarsılmıştır..Şöyle ki;

1-Taraflar nikahtan önce görüştükleri 7 aylık süreçten sonra evlilik kararı almış ve birbirlerinin aileleriye tanışmışlardır.Müvekkil bir hayli sevinerek gittiği karşı tarafın ailesinin evinde hiç de hoş karşılanmamış, adeta istenmeyen damat muamelesi görmüştür.Yaşanan bu olumsuzluk sonucu karşı tarafın da davranışlarının değiştiğini fark eden  müvekkil bu durumun geçici olduğuna kendisini inandırarak sevdiği kadınla mutlu bir hayat yaşayacağını düşünse de evlilik birliği süresince bir an için bile  hayalini kurduğu mutluluğun kıyısından dahi geçememiştir.Karşı tarafın müvekkil tarafından çevresine kardeşim,akrabam vs. olarak tanıtıldığı iddiası ise tamamen gerçekdışıdır,müvekkilin facebook profiline bakıldığında bilgileri arasında  ……. ile evli olduğu kolaylıkla görülecektir.(Ekli olarak sunuyoruz.)

2-Evlilikten önce görüştükleri süreçte gayet mutlu bir kadın olan karşı taraf nikahtan hemen sonra müvekkile güler yüz göstermeyen,sürekli eleştiren, bir kadına dönüşmüştür.Karşı tarafça iddia edilenin aksine müvekkili kapıdan geçirmek,yolculamak gibi adetleri olmayan karşı taraf,aksine öğlen 12’den önce uyanmamayı adet edinmiştir.Evine bakabilmek için uzun saatler çalışmak zorunda kalan müvekkil eve her geldiğinde duş alsa da karşı taraf müvekkile kokuyorsun,pis bir adamsın diyerek cinsel ilişki kurmaktan mütemadiyen kaçınmıştır.Karşı taraf ve ailesinin sürekli eleştiren tutumlarına rağmen müvekkil çocuklarını ve evin bakımını bir an için bile ihmal etmemiş,karşı tarafın beğenmeyerek ‘kokuyorsun’ dediği alın teriyle çalışmış ve ailesinin hiçbir ihtiyacını eksik etmemiştir.Müvekkil,çevresi tarafından da örnek bir baba olarak gösterilse de karşı taraf ve ailesi bu gerçeği bir türlü kabullenememiştir.Karşı taraf iddia ettiğinin aksine geç saatlere kadar uyuyan,çok nadir yemek yapan,çocukların ihtiyaçlarıyla ilgilenmeyen,arkadaşlarına ve ailesine karşı son derece ilgili ve hoşsohbetken müvekkile ve müşterek çocuklara karşı ise tam aksi bir tutum sergilemektedir.

3-Bir hayat düzeni ve amacı olmayan karşı taraf psikiyatri tedavisi görmeye de başlayınca müvekkile hayatı adeta çekilmez hale getirmiştir. Karşı taraf mükemmel bir anne olduğunu iddia etse de müvekkilin annesinin de birçok kez şahit olduğu üzere müşterek çocuklara şiddet uygulamakta ve en küçük başarısızlıklarında ağır hakaretler etmektedir. Karşı taraf, X tarihinde karşı tarafın kız kardeşinin evinde müşterek çocuklardan X(X doğumlu) ile yaşadıkları tartışma esansında önce müşterek çocuk X’yi darp etmiş daha sonra eline aldığı bıçağı savurmuş ancak diğer müşterek çocuk X(X doğumlu) müdahalesi sonucu büyük bir aile faciasının eşiğinden dönülmüştür.Böylesine acı bir olayı duyan müvekkil,iş yerini telaşla arkadaşlarına emanet etmiş ve ambulans eve ulaşmadan karşı tarafın kız kardeşinin evine giderek kriz geçiren karşı tarafa ve müşterek çocuk X’ye destek olmuşsa da karşı taraf ve ailesinin çirkin iddialarına maruz kalmaktan kurtulamamıştır.

4-Müvekkil,yaşanan acı olayın şokunu atlatamadan X tarihinde ambulans eşliğinde gittikleri Manisa Devlet Hatanesi’nde muayene olan müşterek çocuk X’nin vücudundaki darp izlerini gördüğünde adeta dünyası başına yıkılmıştır.(X tarihli raporu ekli olarak ibraz ediyoruz.)Büyük umutlarla başladığı evliliği istese dahi bu şartlar altında sürdüremeyeceğini anlayan müvekkil, boşanmak istediğini karşı tarafla paylaşmış ve müşterek evde oturabileceğini söylemişse de karşı taraf tercihini bu aşamada dahi ailesinden yana kullanmış,müşterek çocukları da yanına alarak x tarihinde annesinin evine yerleşmiştir.

5-Müvekkilin hayatında başka bir kadın olduğuna dair ortaya atılan son derece korkunç ve gerçekdışı iddianın ilgili telefon şirketinden müvekkile ait ….numaralı cep telefonunun x tarihinden bugüne dek kullanıcı kimlik bilgilerini içerir şekilde mesaj/konuşma kayıtlarının istenmesi ile dayanaktan yoksun olduğu ortaya çıkacaktır.Müvekkilin müşterek çocuklarla görüşmediği iddiasının gerçekdışı olduğu ise müşterek çocuk x’in…. numaralı cep telefonunun x tarihinden bugüne dek kullanıcı kimlik bilgilerini içerir şekilde mesaj/konuşma kayıtlarının ilgili telefon şirketinden istenilmesi ile anlaşılacaktır.Müvekkil ………. tarihinden bugüne dek bir an için bile çocuklarıyla iletişimini koparmamıştır.

Küçük X ve X anneleri olan karşı tarafla görüşmek istememektedir.Çünkü karşı tarafın tüm dengesiz davranışlarına,küfür ve hakaretlerine maruz kalmış hatta küçük X karşı tarafın küçük X’ye şiddet uygulamasına ve bıçak çekmesine şahit olmuş ve son derece acı bir olayın bir aile faciasına dönüşmesine de araya girmek suretiyle engel olmuştur.Müşterek çocuklar annelereinin adı geçtiğinde dahi tedirgin davranışlar sergilemektedirler.Özellikle küçük X annesine gideceğini anladığı an saçlarını yolmaya çalışmaktadır.

Taraflar fiilen ayrı iken de müvekkil çocuklarıyla görüşmeye devam etmiştir.Müvekkil çocuklarıyla zaman geçirirken müşterek çocukların ‘’Ne olur bizi o kadının yanına götürme baba!’’dediklerini duyunca şok olmuştur.

Müvekkil çocuklarıyla son derece ilgili,onlarla her konuda sohbet eden,ev ödevlerine yardım eden,sevgi dolu bir babadır.Müşterek çocuklar babanne ve dedeleri de çocuklara karşı son derece ilgili olmakla birlikte aralarında sevgi dolu bir ilişki vardır.

Psikolojik rahatsızlığı,ilgisizliği ve müşterek  çocuklara sık sık şiddet uygulaması nedeniyle müşterek çocuklar X ve X anneleri olan karşı tarafla yaşamak istememektedir.Bu nedenlerden dolayı;küçük X ve X’in psikolojik yönden daha fazla etkilenmemeleri için karşı tarafın bulunmadığı bir ortamda küçüklerle iletişim kurularak bilirkişi raporu aldırılmasını ve yargılamanın bitimine dek tedbiren müşterek çocuklarX ve X’in velayetlerinin müvekkile verilmesini talep ediyoruz.Yargılama sonucunda da müşterek çocukların velayetlerinin müvekkile verilmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ NEDENLER……………………:Konuyla ilgili mevzuat hükümleri.

DELİLLER………………………………….:1-Aile nüfus kaydı,araç trafik kaydı,tapu kayıtları,öğrenim belgeleri

2-Tanık anlatımları (Tanıklarımızın ad ve adreslerini bilahare bildireceğiz.)

3-Müvekkilin Xnumaralı cep telefonunun X tarihinden günümüze dek kullanıcı kimlik bilgilerini içerir şekilde mesaj/konuşma kayıtlarının ilgili telefon şirketinden istenilmesini talep ediyoruz.

4-Müşterek çocuk X’in X numaralı cep telefonun X tarihinden bugüne dek kullanıcı kimlik bilgilerini içerir şekilde mesaj/konuşma kayıtlarının ilgili telefon şirketinden istenilmesini talep ediyoruz.

5-Müvekkilin ‘X adlı Facebook hesabında paylaştığı fotoğraf ve videolar.(Bu fotoğraflarda karşı tarafı iddia edilenin aksine eşi olarak tanıttığı anlaşılacaktır.)

6-Müşterek çocuk X’nin darp edildiğine dair Manisa Devlet Hastanesi Çocuk Bölümü X tarihli kayıtlarını talep ediyoruz.

7-Taraflara ait mali ve sosyal durum araştırması,her türlü yasal delil

SONUÇ VE İSTEK…………………………: Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerden dolayı ;

1-Müşterek çocukların psikolojilerinin daha fazla bozulmaması açısından tedbiren,karşı tarafın bulunmadığı bir ortamda,bilirkişi incelemesi yaptırılarak (ve küçük x’nin X tarihli Manisa Devlet Hastanesinden alınan darp raporu bilirkişiye verilerek)müşterek çocuklarla ilgili bilirkişi raporu düzenlenmesinin istenmesine ve yargılamanın sonuna kadar müşterek çocuklar X ve X’in velayetlerinin geçici olarak müvekkile verilmesine,

2-Karşı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan asıl davanın reddine,

3-Karşı davamızın kabulüyle,evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına,

4-Müşterek çocuklar X ve X’in  tedbiren geçici velayetlerinin müvekkile verilmesine,boşanmaya karar verilmesi halinde velayetlerinin müvekkile verilmesine,

5-Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. tarih

EKLER:

1-Vek ör.,aile nüfus kaydı,öğrenim belgeleri

2-Müvekkilin Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafların ekran görüntüsü ve fotokopileri

3- … Devlet Hastanesi Çocuk bölümünden alınan 05.09.2019 tarihli darp raporu.

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Karşılıklı Boşanma Davalarının Kabulüne Dair Mahkeme Kararı Örneği

blank

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: