Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Boşanma Davasının Reddi Amacı Güden Cevap Dilekçesi

Boşanma Davasının Reddi Amacı Güden Cevap Dilekçesi

ADANA X AİLE MAHKEMESİ

SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

TEDBİREN VELAYET TALEPLİ CEVAP DİLEKÇESİ

DOSYA NO                          :

DAVALI                               :

VEKİLİ                                 : Av. SAİM İNCEKAŞ- 4293 (Adres antettedir)

DAVACI                               :

VEKİLİ                                 :

KONU            :

1) Davaya cevaplarımız ile hukuka aykırı ve mesnetsiz açılmış olan davanın reddi,

2) Müşterek çocuk X’in velayetinin dava süresince tedbiren davalı müvekkil tarafında bırakılması taleplerinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

Davacı yanın bir kısım iddiaları tamamen asılsız, boşanmaya mazeret gösterilmek üzere kurgulanmış, bir kısım iddiaları ise evliliğin ilk yıllarına dayanan tartışmalardan ibarettir. Evlilik birliğinin korunmasında gerek taraflar gerek ise çocuklar bakımından yarar vardır. Davacı tarafından bildirilen geçimsizlik olayları geçmiş tarihte yaşanan davacının kendi kusurlu davranışlarının yol açtığı olaylar olduğu gibi davalı müvekkil X’nin bu olaylarda en ufak bir kusuru bulunmamaktadır. Bu hususlar tanık beyanları ve sunduğumuz belgeler ile sübut bulacaktır.

1) 20 YILLIK EVLİLİK SÜRESİNCE TARAFLAR BİRBİRLERİNE HER KONUDA DESTEK OLMUŞTUR.

Taraflar arasında ne kültür farklılığı ne de düşünce uyuşmazlığı bulunmaktadır. Her iki taraf da üniversite mezunu ve bilinç sahibi bireylerdir. Davalı müvekkil X özellikle 2012 yılında emekli olduktan sonra kendisini evine, eşine ve çocuklarına adamıştır. Ne alkol ne sigara ne kumar ne de gece hayatı alışkanlığı bulunmaktadır. Davalı müvekkil evcimen bir yapıya sahip; ailesinin mutluluğu ile mutlu olan bir babadır.

Müvekkilin anne ve babasının vefatıyla birlikte kendisinin Adana’da tutunabileceği hiçbir dal kalmamıştır, bu durum onun ailesine olan bağını arttıran bir etken olmuştur. Kendisine ailesinden kalan tek yadigâr olan kız kardeşi ise X’da yaşamaktadır.

Müvekkil bugüne kadarki tüm ekonomik birikimini eşi ve çocuklarına huzur dolu bir gelecek oluşturmak için yapmıştır.

Evlilik içerisinde her çift arasında yaşanabilecek ve insan iletişiminin doğası gereği ortaya çıkabilecek küçük tartışmalardan ziyade evliliği temelinden sarsacak bir olay vuku bulmamıştır.

2) DAVACININ ÖNE SÜRDÜĞÜ GEÇİMSİZLİK İDDİALARI GERÇEĞE AYKIRI, BOŞANMA SEBEBİ OLARAK ELE ALINAMAYACAK İTHAMLARDIR. 

“Araç kapısının sert çarpıldığında” ve “evde kaza ile bardak kırılması sonucunda” davalı müvekkilin öfke patlaması geçirdiği  iddiası gerçekleri yansıtmamaktadır. Öfke patlaması gibi mübalağ şeklinde bir tasvir davacı yanın bir şekilde boşanma sebebi oluşturma çabasının ürünüdür. Kaldı ki arabanın kapısının sert çarpılması vakası yıllar önce ortak araç ilk alındığı zamanlarda geçmiştir ve davalı müvekkil araç kapısının hassas olduğunu belirtir şekilde kapının sert çarpılmamasını rica etmiştir. Davacı yanın evliliği temelinden sarsan vakıa olarak bunu ileri sürmesi kabul edilemez.

Evin zili çalındığında kapının geç açılması durumunda davalı müvekkilin aldatıldığı şüphesi gütmesi” tamamen gerçek dışı ve gülünçten öteye geçmeyen bir iddiadır. Zira davalı müvekkil emekli olduğu için genelde evde kendisi bulunmaktadır ve kızlarıyla ilgilenmektedir. Genellikle evde bulunup eşine ve kızlarına kapıyı açan kendisidir.

Küfür ve hakaret iddialarını kabul etmiyoruz. Davalı müvekkil kullandığı kelimelere özen gösteren ve kızlarına örnek bir baba olmak için çabalayan karakter yapısına sahiptir.

Davalı müvekkil X davacı eşinin mağdur olmaması niyeti ile ortak aracı son 3 aydır eşinden istememektedir.

3) DAVACI YAN TARAFINDAN ORTAK KONUT HİÇBİR GEREKÇE BİLDİRİLMEDEN TERK EDİLMİŞTİR.

Davacı yan evi terk etmiştir ve ablasının evinde kalmaktadır. Müşterek çocuklar ise haftasonları babalarında haftaiçleri anneleri yanında kalmaktadırlar. Evliliğin devamında çocukların yararı bulunmaktadır. Davalı müvekkil işbu boşanma davasının açılmasına ve evin terk edilmesi nedeniyle derin elem ve keder içerisindedir. Tüm bu yaşadıklarına anlam veremez bir haldedir.

4) DAVALI MÜVEKKİL EVİN ORTAK GİDERLERİNE 20 YILDIR SADIK KALMIŞTIR VE KALMAYA DEVAM ETMEKTEDİR.

Müşterek çocuk Deren’in kredi kartları, apartman aidat ve giderleri(yıldırım düşmesi sonucu apartmana yapılan gider ve toplu diyafon takılması ücretleri), elektrik, su aile bireylerinin hepsinin telefon ve internet faturaları, müşterek çocuğun sağlık masrafları(güncel olarak takılan diş teli masrafı), müşterek çocuğun havuz kursu masrafları, kurban bayramlarında yapılan kurban ve diğer masraflar, müşterek çocuğun İngilizce kurs eğitimi, müşterek çocuklara alınan cep telefonu masrafı, evin iaşesi için toplu alışveriş masraflarına birlikte katılım, ortak aracın tamir-vergi-yakıt-sigorta masrafları, ortak konutun dask sigortası-emlak vergisi masraf kalemleri davalı müvekkil X tarafından ödenmektedir. Davacının iddiası yersiz ve bir şekilde boşanma sebebi yaratmaya çalıştığını kanıtlar nitelikte bir ibareden öteye geçememektedir.

SONUÇ OLARAK;

Türk Medeni Kanunun 166/1. maddesi çerçevesinde;

Boşanmayı elde etmek isteyen kişi, karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonra da mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. Medeni Kanun böyle bir durumda kötüniyetli kişinin kendi kusurlarından faydalanmasına izin vermemektedir.

Evliliğin devamında reşit olmayan çocukların menfaati vardır. Bu nedenle eşlerden yapabilecekleri fedakarlığı son haddine  kadar yapmış olmaları istenmelidir. Müşterek çocuklar babalarına çok düşkündür. Özellikle küçük çocuk X 2012 yılından beri babası tarafından okula hazırlanıp gönderilmekte ve eve geldiğinde yine babası tarafından karşılanmaktadır. Davalı müvekkil baba emeklilik sonrasında kızlarıyla bol bol zaman geçirme fırsatı bulmuştur.

Öğretide de kabul edildiği üzere evliliğin eskiliği müşterek hayatın idamesi hususunda bir karine teşkil etmektedir. Tarafların 20 yıllık evliliği söz konusudur. Davacı yan tarafından yaşanan eski olaylar anlatılmış ve bu durum “bahane” yaratmaktan öteye gitmemektedir. Ortak hayatın halen çekilebilir nitelikte olduğu ortadadır.

Olayların özellikleri, oluş biçimi, eşlerin kültürel sosyal durumları, eğitim durumları, mali durumları, eşlerin birbirleri ve çocukları ile olan ilişkileri, yaşadıkları çevrenin özellikleri, toplumun değer yargıları gibi hususlar dikkate alınarak evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı tespit edilmelidir. Davalı müvekkil X kendisini bu yaşına kadar evlilik kurumuna, eşine ve çocuklarına adamıştır. Eşi tarafından aleyhine açılan bu boşanma davasını yakın çevresine dahi söylemeye çekinmektedir, zira hiçbir boşanma sebebi yokken açılan bu dava davalı müvekkilin mental sağlığını alt üst etmiştir.

Davacı tarafın soyut ve gerçek dışı iddiaları çerçevesinde temelinden sarsılma durumunun söz konusu olmadığı aşikardır. Geçimsizlik olarak öne sürülen olaylara davalı müvekkil sebebiyet vermemiştir. Bu nedenle işbu davaya itiraz ederek reddini talep etme zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER: Türk Medeni Kanunu, HMK ve diğer tüm yasal mevzuat hükümleri

DELİLLER:

  • Nüfus Kayıtları,
  • Fotoğraf ve diğer görüntüler,
  • Tanık,
  • Yemin,
  • Mali ve ekonomik durum araştırması,
  • Karşı tarafın sunacağı delillere karşı sunacağımız deliller,
  • Her türlü yasal delil,

TANIKLARIMIZ (Taraflar arasındaki evlilikte bugüne kadar evliliği temelinden sarsar derecede herhangi bir sorun yaşanmadığını, taraflar arasındaki karı-koca ilişkisinin gayet yeterli düzeyde olduğunu, tarafların evlilik bilincinden uzak hareketlerde davranmadıklarını, davalı müvekkil X’nin çocuklarıyla olan yakın, sıcak ve fedakar ilişkisini kanıtlamak amacıyla dinletileceklerdir)

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve re’sen dikkate alınacak olan nedenlerle;

  1. Davaya cevaplarımız ile hukuka aykırı ve mesnetsiz açılmış davanın reddi,

  2. Müşterek çocuk X’in velayetinin dava süresince tedbiren davalı müvekkil tarafında bırakılması,

  3. Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacıya yükletilmesini,

Vekaleten, saygılarımla arz ve talep ederim. tarih

                                        Davalı

                                                                                 Vekili

                                          Av. Saim İNCEKAŞ

Son düzenleme tarihi 19 Mayıs 2020 14:55

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.