Boşanmada Eşlerin Mal Varlığına Tedbir Koyulması

Boşanma Davasında Mallar Üzerine Tedbir Koyulması

Boşanmada Eşin Mal Varlığına Tedbir Koyulması

Aile Mahkemelerinin kuruluş, görev ve yargılama usullerine ilişkin kanununun 6. maddesi; Aile ile ilgili koruyucu, eğitici ve sosyal önlemlere ayrılmıştır. Kanunun bu maddesinde: “Aile Mahkemesinin, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere görev alanına giren konularda” gerekli önlemleri alabileceği hükme bağlanmıştır.

Aile mahkemeleri 4787 sayılı kanunun 6. maddesi bağlamında, görev alanına giren konular hakkında ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik biriliğinden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirmesine ilişkin gerekli önlemleri alabileceklerdir.

Örneğin, nafaka alacağının veya katılma alacağının ödenmemesi için borçlu mallarını kaçırıyor, üçüncü kişilere devir hazırlığında bulunuyorsa Aile Mahkemesi hakimi bu konuda gerekli tedbirler meyanında gerek edinilmiş mal olsun, gerek kişisel mal olsun alacak tutarını karşılayacak mallar üzerinde devrinin önlemesi için, tedbirler alabilecek, aynı miktarda bankadaki borçlu mevduatı üzerine tedbir koyabilecek, bunun alacağa uygun, borçluya ödenmesini önleyebilecek, aynı şekilde borçluya ait gayrimenkullerden alacağı karşılayacak değerde olanlar üzerine tedbir koyabilecek ve bu konudaki tedbir kararını kendiliğinden tapu Sicil Müdürlüğüne bildirebilecektir.”

HUMK nun 104. maddesi gereğince: ‘‘Talep olunan ihtiyati tedbirlerin en az masrafla ve en çabuk nerede ifası mümkün ise işbu tedbirlerin o mahal mahkemesi tarafından dahi karar verilebilir. Dava ikamesinden sonra bilumum ihtiyati tedbirlere tahkikata memur hakim tarafından karar verilir. Şu kadar ki, hakim ihtiyati tedbirin diğer bir mahalde daha az masrafla ve daha çabuk ifasını kabil görürse bu hususta karar verebilmek üzere o mahal hakimini naip tayin eder.”

Aynı husus 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girecek olan 12.01.2011 tarih ve 6100 sayılı HMK nun 389 ve 390 maddelerinde: “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” şeklinde belirtilmiştir.

İhtiyati Tedbir İçin Görevli Mahkeme

İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir” kuralıyla saptanmıştır.

Mezkur ihtiyati tedbirlerin, kendi görev alanına giren hususlarda Aile Mahkemesince alınmasında da, doğal olarak bir mani bulunmamaktadır.

Ancak yukarıda açıklanan hükümler muvacehesinde Aile Hakimliğince yine ailenin korunmasıyla ilgili olarak örneğin; eşlerin mal varlıkları değerleriyle ilgili tasarruflarının ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğini kararlaştırabileceği; Tüm taşınmazlardaki tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına karar verilebileceği; TMK nun 199. maddesi uyarınca ve talep edilmesi halinde” tapuya diğer eşin rızası olmadan taşınmazlarını satamayacağı şerhi koydurabileceği; Konut ve eşyalardan hangi eşin yararlanabileceği hususunda da hüküm kurulabileceği”‘ ortadadır.

Boşanma Davası Açılmadan Mallara Tedbir

Özetle yinelemek gerekirse: ““Hakim, ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesinin gerektirdiği ölçünün ne olduğunu belirleyerek, malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak davacı eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilecektir. Hakimlik, belirlenecek taşınmazlar veya taşınırlar üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa kendiliğinden bu hususun tapu kütüğüne şerhine de hükmedebilir. Doğaldır ki bütün bunların Yargıtay’ın denetimine imkan verecek şekilde, diğer eşin rızasıyla yapılacak tasarruflarla ilgili mal varlığının değerlerini belirlemek ve bunları infazda tereddüte yer vermeyecek şekilde, kararda ve hüküm fıkrasında göstermek gerekecek” ve bu amaca uygun tedbirleri hakim kendiliğinden de alabilecektir.

Evlilik birliğinin korunmasıyla ilgili bu önlemler kuşkuşuz olarak ancak evlilik birliğinin devam ettiği süre içinde alınabileceklerdir. Evliliğin sona ermesi halinde özellikle TMK nun 194-199 maddesinde yazılı önlemlerin alınmasına yer olmayacağı ise açıktır.

Keza; Aile konutundan hangi eşin yararlanacağı hususunda, boşanma davalarında hakimin TMK nun 169. maddesine göre resen tedbir kararı verebileceği ve ayrılık halinde de böyle bir kararın ancak taraflardan bir talep gelmesi halinde ittihaz olunacağı ve yine aynı usul içinde mezkur hususlarda tapu kütüğüne tedbir şerhi konulabileceğinin vurgulanması da gerekir.

Tedbir Kararı Evliliğin Sona Ermesiyle Birlikte Ortadan Kalkar

Tarafların boşanmalarına dair yabancı mahkemece verilen hükmün tenfizine ilişkin karar kesinleşmiş ve evlilik bu tarihte sona ermiştir. Evlilik sonra erdiğine göre; TMK nun 194 ve 199. maddelere dayanılarak tedbir kararı verilemez.(1)

Tedbir Kararları Kesindir

Ailenin korunmasına ilişkin olarak verilen ve geçici tedbir niteliğinde bulunan Aile mahkemesi kararlan kesindir.(2)

 

Kaynak:

  1. Yargıtay 2. HD, 14.05.2007, Tarih ve E. 2007/7375 K. 2007/8031 Sayılı
  2. Yargıtay 2. II D, 30.03.2006 Tarih ve E. 200619815 K. 2006 4452 Sayılı
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.