Boşanma Davasında Delillerin Gösterilmesi ve Somutlaştırılması

“Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi” başlığı altında düzenlenen HMK m. 194/f. l’de “Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar” denilerek taraflara iddia veya savunmalarının temelindeki maddi vakıaları somutlaştırma yükü yüklenmiştir.

İkinci fıkrada ise, “Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur” denilmiştir. Söz konusu bu düzenleme delillerin nasıl ileri sürüleceğini belirten ve somutlaştırma yükünün tamamlayıcısı niteliğinde bir düzenlemedir .

Kanunda da görüldüğü üzere, somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi her iki taraf için öngörülmüş olup, davacı iddialarının, davalı ise savunmalarının dayanağı olan maddi vakıaları ve bunlarla ilgili delilleri bu şekilde sunması gerekir . Belirtmek gerekir ki, somutlaştırma yükü tarafların iddia veya savunmalarının dayanağı olan maddi vakıalarla ilgili olup, delillerle doğrudan bir bağlantısı yoktur. Dolayısıyla tarafların dayandıkları delillerin neler olduğu ve delillerden her birinin hangi vakıaların ispatında kullanılacağı hususu, HMK m. 194/f. 2’de düzenlenen delillerin gösterilmesiyle ilgilidir .

Somutlaştırma yükü, tarafların iddia ve savunmalarına dayanak yaptıkları maddi vakıaları ispata elverişli bir şekilde açıklamaları gerekliliğidir . Örneğin, davacının “trafik kazası sonucunda maddi ve manevi zararım oldu” diyerek dava açması halinde, somutlaştırma yükünü yerine getirmiş olmaz. Burada davacının iddia ettiği kazanın ne zaman, nasıl, nerede gerçekleştiğini ve karşı tarafın kim olduğunu belirtmesi gerekmektedir . Bunları belirttikten sonra, tarafın somutlaştırdığı vakıalara ilişkin delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatında kullanılacağını da ifade etmesi gerekir (HMK m. 194/f. 2).

Boşanma Davalarında Somutlaştırma Yükü ve Delillerin Gösterilmesi

Boşanma davalarında da tarafların iddia ve savunmalarına dayanak yaptıkları vakıaları somutlaştırmaları gerekmektedir . Örneğin, kadının “kocam beni aldatıyor” diyerek boşanma davası açması halinde, somutlaştırma yükünü (HMK m. 194/f. 1) yerine getirmemiş sayılır.

Yine, sadece “eşimle aramızdaki evlilik birliği çekilmez bir hal almıştır” şeklindeki soyut bir beyanla dava açılması durumunda bu dava reddedilecektir . Dolayısıyla davacının iddia ettiği hususun sebeplerini, bir eylem varsa bunun ne zaman gerçekleştiğini, nasıl gerçekleştiğini ve kiminle gerçekleştiğini belirtmesi gerekmektedir .

Somutlaştırma yükünün bir gereği olan delillerin gösterilmesi (HMK m. 194/f. 2) de boşanma davalarında önem arz etmektedir . Yani boşanma davasında tarafların hem iddia veya savunmalarına dayanak yaptıkları maddi vakıaları somutlaştırmaları hem de sunmuş oldukları delilleri hangi vakıaların ispatı için sunduklarını bildirmeleri gerekir . Aksi takdirde söz konusu delilin dikkate alınamaması ve dolayısıyla ispat faaliyetinin yerine getirilememesi sebebiyle aleyhe karar verilme durumu söz konusu olabilir .

Fakat boşanma davalarında somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi (HMK m. 194) ile ilgili Yargıtay kararları incelendiğinde, bu kararlarda özellikle tanık bildiriminde hangi tanığın veya tanıkların, hangi vakıanın ispatı için gösterildiğinin belirtilmemiş olmasının, HMK m. 194’teki yükümlülüğe aykırılık teşkil etmediği kabul edilmekte ve bu hükme dayanılarak verilen aleyhe kararlar bozulmaktadır.

Böyle bir durumda tanıkların, çekişmeli olan bütün vakıalar hakkında gösterildiğinin kabul edilmesi ve dinlenilmesi gerektiği ifade edilmektedir .

Gerekçesiz Boşanma Kararı Kanuna Aykırıdır

Mahkeme gerekçeli kararında, taraflar arasında yaşanan olayları anlattıktan sonra, Tanık beyanlarına göre davacı kadının az, davalı erkeğin ise fazla kusurlu olduğu belirtilmiş ancak taraflara yüklenen kusurlar somut olarak gerekçe de gösterilmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında, karar yeterli gerekçeden yoksun olup. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Bu bakımdan, gerekçesiz karar oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. (2016/13980 E.  ,  2017/14817 K.)

ADANA BOŞANMA AVUKATI | Av. Saim İncekaş | En İyi Adana Boşanma Avukatları

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.