Boşanma Davasında Delil Sözleşmesi Geçerli Midir?

Delil sözleşmesi, tarafların davadan önce veya davanın görülmesi sırasında, belirli delillerle ispatlanması gereken vakıaların, başka delillerle de ispatlanabilmesi veya sadece kararlaştırılan delillerle ispatlanması gerektiği hususunda yapılan usuli bir sözleşmedir . Delil sözleşmesi, münhasır ve münhasır olmayan delil sözleşmesi olarak ikiye ayrılır. Tarafların bir vakıanın, yalnızca belirli delil veya delillerle ispatlanması konusunda yapmış oldukları sözleşmeye münhasır delil sözleşmesi; kanunen mümkün olan deliller yanında başka delillerle de ispatlanmasını mümkün kılan sözleşmeye ise, münhasır olmayan delil sözleşmesi denilir .

Delil sözleşmesi, HMK m. 193’te düzenlenmiştir. Buna göre, delil sözleşmesi, taraflarca yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla, yani sözlü olarak da yapılabilir. Belirtmek gerekir ki, delil sözleşmeleri, sadece taraflarca getirilme ilkesinin uygulandığı, yani tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildikleri davalarda yapılabilir. Buna karşılık hakimin talep olmasa dahi her türlü delile başvurabildiği kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda delil sözleşmesi yapılamaz .

Yine taraflardan birisinin ispat hakkının kullanımını engelleyen veya fevkalade zorlaştıran delil sözleşmeleri geçersizdir (HMK m. 193/f. 2) .

Boşanma Davalarında Delil Sözleşmesinin Geçerliliği

TMK m. 184 emredici bir hükümdür ve dolayısıyla taraflar boşanma davalarında kanuna aykırı olarak yeminle ispata müsaade eden delil sözleşmesi yapamazlar. Ancak yargılama sırasında, uygulamada hiç rastlanmasa da, vakıaların sadece tanıkla veya başka delillerle ispat edileceğine yönelik münhasır delil sözleşmesi yapılmasına herhangi bir engel bulunmamaktadır. Boşanma davaları tam olarak kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalar olmadığı için , hiçbir şekilde delil sözleşmesi yapılamayacağı da söylenemez. Fakat belirtmek gerekir ki, boşanma davalarında vicdani kanaat ilkesi geçerli olduğundan, taraflar delil sözleşmesi yapmış olsalar ve bu doğrultuda ispat faaliyetini yerine getirseler dahi, hakim vicdanen kanaat getirmedikçe söz konusu hususlar ispat edilmiş sayılamaz (TMK m. 184).

Adana Boşanma Avukatı | Av. Saim İncekaş | En İyi Boşanma Avukatı

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.